Anahtar kelimeler: Kaşılığında Almayı Amaçladığını Doları Abd İlinde İmzalayarak Daireyi İkamet Yaparak

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Antalya 3. Tüketici MahkemesiSAYISI
: ███████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili; müvekkilinin .... vatandaşı olup 2017 yılından itibaren .... ilinde ikamet ettiğini, 2022 yılında konut satın almayı amaçladığını, davalılar ile 02.12.2022 tarihinde daire satış sözleşmesi imzalayarak ..... İlçesi, .... Mahallesi, 154 41... parselde bulunan daireyi 137.000 ABD Doları kaşılığında taksitle ödeme yaparak satın aldığını, taşınmazın müvekkiline teslim edilmediğini, müvekkilinin dava tarihine kadar toplam 119.557 ABD Doları ödediğini, ancak tapunun devredilmediğini, geçersiz olan sözleşmeden dolayı müvekkilinin sözleşmeden caymak istediğini ve ödediği tutarın iadesini ihtarnameyle davalılardan talep ettiğini, ödeme yapılmaması üzerine davalılar hakkında icra takibi başlattığını, davalıların haksız itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek; itirazın iptaline ve müvekkili lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalılar vekili; taraflar arasında ön ödemeli ve taksitle konut satışı amacıyla sözleşme düzenlendiğini, davacının müvekkillerinden ......'ın hesabına toplam 44.757 ABD Doları ve 1.401.900,00 TL ödediğini, ancak sözleşmede kararlaştırılan sürede ödemeleri gerçekleştirmediğini, bu sebeple tapunun devredilmediğini ancak taşınmazın fiilen davacıya teslim edildiğini, davacı ile ailesi tarafından konutun satışa çıkarıldığını ancak istedikleri fiyata müşteri bulamayınca ve dairenin bedelinin düştüğünü söyleyerek sözleşmeden caymak istediklerini, bu talebin haksız olup iyi niyetle bağdaşmadığını ve sözleşmeden caymak için şekil şartına dayanılmasının da kötü niyeti gösterdiğini, davacının noterde harç ödememek için adi yazılı sözleşme yapılmasını istediğini, müvekkillerinin üzerine düşeni edimi yerine getirdiklerini, ancak davacının taşınmazı istediği fiyata satamayınca caymak amacıyla resmi şekil şartını ileri sürdüğünü, ayrıca sözleşmenin 3. maddesinde alıcının sözleşmeden cayması halinde toplam bedel üzerinden %20 kesinti sağlanacağının da hüküm altına alındığını, dolayısıyla Mahkemece kabul kararı verilecekse bu maddenin de göz önünde bulundurulması gerektiğinisavunarak, davanın reddi ile davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının Azerbaycan vatandaşı tüketici olup, 02.12.2022 tarihinde davalılar ile adi yazılı satış sözleşmesini imzaladığı, sözleşmenin konusunun .... İlçesi, .... Mahallesi, 154 41... parselde bulunan ..... nolu daire olup sözleşme bedelinin 137.000 Amerikan Doları olduğu, 75.000 Amerikan Dolarının peşin ödenip kalan tutarın 11 taksitte ödeneceği ve gayrımenkulun 01.10.2023 tarihinde davacıya teslim edileceğinin kararlaştırıldığı, davacının taksitler halinde 44.757 Amerikan Doları ve 75.000 Amerikan Doları karşılığı 1.401.900,00 TL ödediği, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin niteliği itibariyle 6502 sayılı Kanunun 40. Maddesinde düzenlenen ön ödemeli konut satış vaadi sözleşmesi olduğu ve tüketiciyle ön ödemeli konut satış vaadi sözleşmesinin kurulmasından en az 1 gün önce ön bilgilendirme formu verilmesi zorunlu olduğu gibi yapı ruhsatı alınmadan tüketiciler ile ön ödemeli konut satış sözleşmesi de düzenlenemeyeceği, ön ödemeli konut satış vaadi sözleşmesinin noterde düzenleme şeklinde yapılmasının zorunlu olduğu, aksi halde satıcının sonradan sözleşmenin geçersizliğini tüketicinin aleyhine olacak şekilde ileri süremeyeceği gibi geçerli bir sözleşme yapılmadan tüketiciden ödeme yapmasının da istenemeyeceği ancak taraflar arasındaki sözleşmede 6502 sayılı Kanunun 40... . maddesinde düzenlenen hiç bir zorunlu şartın yerine getirilmediği, bu sebeple tüketicinin sözleşmeden cayma hakkının her zaman bulunduğu, tüketicinin de ihtarnameyle sözleşmeden cayarak ödediği tutarın iadesini istediği, iade yapılmaması üzerine icra takibi başlatarak 119.757 Amerikan Dolarını tahsil tarihindeki TL üzerinden tahsilini talep ettiği, davalı tarafça takibe itiraz edilmesi üzerine eldeki davayı açtığı, tüketicinin davasının haklı olup, davalı tarafın itirazının ise alacağın tahsilini geciktirmeye yönelik olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalıların icra dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacak tutarı üzerinden belirlenen 695.600,00 TL icra inkar tazminatının davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiş; karara karşı, davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalılar yüklenici, davacı ise tüketici olduğundan uyuşmazlığın çözümünde tüketici mahkemelerinin görevli olduğu, yazılı olarak yapılan ön ödemeli konut satış sözleşmesi 6502 sayılı Kanunun 40. maddesindeki şekil şartına uygun olarak düzenlenmediğinden geçersiz olup geçersiz sözleşmedeki diğer hükümlerin de geçersiz olduğu, geçersiz sözleşme gereğince davacının ödediği bedeli sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre istemekte haklı olduğu, taraflar arasındaki sözleşme yabancı para üzerinden yapıldığından ve sözleşmede Türk Lirası olarak yapılan ödemenin yabancı para karşılığı olarak yapıldığı da açıkça belirtildiğinden davacının alacağını yabancı para alacağı üzerinden istemekte haklı bulunduğu, alacak likit olduğundan icra inkar tazminatının yasal koşullarının da oluştuğu, kamu düzenine yönelik yapılan incelemede ise, Mahkemece Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken nispi karar ve ilam harcının, davaya konu yabancı para alacağının dava tarihindeki Türk Lirası karşılığı olan (119.757 USD x 30,1155 =) 3.606.541,93 TL üzerinden 246.362,87 TL olarak tahsiline karar verilmesi gerekirken, yabancı paranın takip talebinde gösterilen karşılığı üzerinden hesaplanarak tahsiline karar verilmesinin doğru görülmediği, İlk Derece Mahkemesi kararının bu yönden düzeltilmesi gerektiği gerekçesiyle, davalılar vekilinin istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılıp yeniden, davanın kabulü ile davalıların icra dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin aynen devamına, asıl alacak tutarı üzerinden belirlenen 695.600,00 TL icra inkar tazminatının davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiş; karara karşı, davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalılar vekili; müvekkilleri yüklenici/müteahhit olmadığından ve bu durum davacı tarafça da kabul edildiğinden ve bu durum resmi belgelerle de sabit olduğundan taraflar arasında tüketici satıcı ilişkisi bulunmadığını, görevli Mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, ön inceleme aşamasına son verilip tahkikat aşamasına geçildikten sonra müvekkillerine söz hakkı verilmediğini, tahkikat aşamasının usulü gereklerinin yerine getirilmediğini, eksik inceleme ile karar verildiğini, taşınmazın teslim edildiğine dair sunulan yazışmalar, taşınmazın davacı tarafça satışa konulduğuna dair sosyal medya paylaşımlarının dikkate alınmadığını, bildirdikleri tanıkların dinlenmediğini, yemin delilline dayanmalarına rağmen bu hususun gözetilmediğini, eldeki uyuşmazlığa Tüketici Kanununun uygulanmasının hatalı olduğunu, Derece Mahkemelerince tüm bedeller Amerikan Doları üzerinden verilmiş gibi düşünülüp hatalı karar verildiğini, davacının sözleşme şartlarına uymadığını ve kötü niyetli olduğunu, ödemesi gereken bedelleri geç ödediğini, sözleşmenin feshinin sadece şekil şartına dayandırılmasının hatalı olduğunu, dava konusu taşınmazın fiilen davacıya teslim edildiğini, fiilen teslim edilen taşınmaz iade edilmeden faiz talep edilemeyeceğini, icra inkar tazminatı koşullarının oluşmadığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, harici ön ödemeli konut satış sözleşmesi gereğince ödenen bedelin tahsili için başlatılan ilamsız takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, davalılar yüklenici, davacı ise tüketici olduğundan uyuşmazlığın çözümünde tüketici mahkemelerinin görevli olmasına, yazılı olarak yapılan ön ödemeli konut satış sözleşmesi 6502 sayılı Kanunun 40. maddesindeki şekil şartına uygun olarak düzenlenmediğinden geçersiz olup geçersiz sözleşme gereğince davacının ödediği bedeli sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davalılardan talep etmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına, taraflar arasındaki sözleşme yabancı para üzerinden yapıldığından ve sözleşmede Türk Lirası olarak yapılan ödemenin yabancı para karşılığı olarak yapıldığı da açıkça belirtildiğinden davacının alacağını yabancı para alacağı üzerinden istemekte haklı bulunmasına, davaya konu alacak likit olduğundan icra inkar tazminatının yasal koşullarının oluşmasına göre, davalılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edenlere yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,17.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.