Anahtar kelimeler: Paylarla Hissenin Tapulama Açtığını Adlarına Babası Hissesinin Hisse Oğlu Eşit
1. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bozmaya uyularak verilen İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesi ile; çekişmeli eski 102 (yeni 1 09... ) parsel sayılı taşınmazın davalının babası ... adına yapılan tespitine itiraz üzerine Kadastro Komisyonunca taşınmaz 8 hisse kabul edilmek suretiyle 4 hissesinin ... oğlu ... adına, kalan 4 hissenin ise eşit paylarla davacı ... ile dava dışı ... mirasçıları ..., ... ve ... adlarına tapuya tescil edilmesi gerektiğine karar verildiğini, bunun üzerine ... Tapulama Mahkemesine dava açtığını, ... Tapulama Mahkemesinin ise 06.11.1968 tarih, ████████ Esas ve 1968/ 73 Karar sayılı ilamıyla "davanın reddine" karar verdiğini ancak taşınmazın kimin adına tescil edileceğine dair hüküm kurulmadığını, buna rağmen Tapu Müdürlüğü tarafından kararın gerekçesinin yorumlanması suretiyle taşınmazın davalının mirasbırakanı ... adına tescil edildiğini, şu halde davalının babası adına "yolsuz tescil" sebebiyle oluşturulan, ardından intikal suretiyle davalı adına tescil edilen taşınmazın tapu kaydının iptali ile öncelikle kadastro tespiti doğrultusunda taşınmazın 1/2 payının davacı adına, 1/2 payının ise davalı adına tapuya kayıt ve tesciline, bu talep kabul edilmediği takdirde çekişmeli taşınmazın Kırşehir Bölgesi Tapulama Müdürlüğü Tapulama Komisyonunun 08.05.1968 tarih ve 612 sayılı kararında belirtildiği şekilde tapuya tesciline ya da olağanüstü kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle taşınmazın davacı adına tesciline, olmadığı takdirde 102 parsel sayılı taşınmazda davacıya ve mirasbırakanına ait payın, yapılacak keşif neticesinde belirlenecek değerinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesi ile; çekişmeli taşınmaz hakkında 31.01.1969 tarihinde kesinleşen ... Tapulama (Kadastro) Mahkemesinin 06.11.1968 tarih ve ███████ Karar sayılı hükmünün bulunduğunu, ilgili Mahkeme dosyası incelendiğinde davacının eldeki dosya davacısı ..., davalısının eldeki dosya davalısı ...'ın mirasbırakanı ..., davanın konusunun ise eldeki davaya konu 102 parsel olduğunu, dava konusu taşınmaz ile ilgili olarak konusu ve tarafları aynı olan davada kesin hüküm bulunduğundan eldeki davanın öncelikle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1.(i) maddesi uyarınca dava şartı yokluğundan usulden reddini, Mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, sübuta ermeyen asıl ve terditli talepler yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince; davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. İlk Bozma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesi kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, ... Tapulama Mahkemesinin ████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile tespite itiraz davasının reddine hükmedildiği, ancak taşınmazın tapu siciline kimler adına ve hangi paylarla tescil edileceğine dair bir belirleme yapılmadığı, buna rağmen ... Tapu Müdürlüğünce 21.01.1969 tarih ve 118 yevmiye numarası ile Mahkemeden yeniden görüş sorulmaksızın, kararın yorumlanması suretiyle taşınmazın tamamının davalı ... oğlu ... adına tescil edildiği, ne var ki tespite itiraz davasının reddine karar verildiğine ve hüküm yerinde başkaca bir belirtme yer almadığına göre davanın reddi sonucunda Kadastro Komisyonu kararının kesinleştiği, şu halde aleyhine dava açılan Komisyon kararı gibi taşınmazın tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken Tapu Müdürlüğü tarafından Mahkemenin gerekçe bölümünde yer alan ifadelerin yorumlanması suretiyle tapulama tekniğine aykırı ve mülkiyetin nakli sonucunu doğuracak şekilde yapılan tescilin yolsuz olduğuna değinilerek davacının payına münhasıran, çekişmeli taşınmazın tapu kaydının iptali ile Kırşehir Bölgesi Tapulama Müdürlüğü Tapulama Komisyonunun 08.05.1968 tarih ve 612 sayılı kararında belirtilen payı oranında davacı adına tapuya tesciline dair talep yönünden davanın kabulü gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bozma Kararı Üzerine Mahkemesince Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, davacının asli talebi olan tapu iptali ve tescil açısından davanın kabulüne, dava konusu 1 09... parsel (eski 102 parsel) sayılı taşınmazın davalı ... adına olan tapu kaydının iptali ile 1/2 hisse ile davacı ... ve 1/2 hisse ile davalı ... adına tesciline karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
İlk Derece Mahkemesi kararının süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 14.03.2024 tarihli ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile; önceki bozma kararında davacının payına münhasıran çekişmeli taşınmazın tapu kaydının iptali ile Kırşehir Bölgesi Tapulama Müdürlüğü Tapulama Komisyonunun 08.05.1968 tarih ve 612 sayılı kararında belirtilen payı oranında (1/8) davacı adına tapuya tesciline dair talep yönünden davanın kabulü gerektiği belirtilmesine rağmen Mahkemece bozma kararının yanlış yorumlanması suretiyle davacının mirasbırakanı olan ...'ın dava açmayan mirasçılarına ait payların da davacı ... adına tesciline karar verilmesinin isabetsiz olduğu, kabule göre de sadece davacının payı yönünden iptal-tescil kararı verilmekle yetinilmesi, kalan payın davalı üzerinde bırakılması gerekirken davalının üzerinde kalması gereken pay yönünden de tescil nedeni değiştirilecek şekilde iptal-tescil kararı verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
D. Bozma Kararı Üzerine Mahkemesince Verilen Karar
... Asliye Hukuk Mahkemesinin 20.11.2024 tarihli ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla; bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, bozma kararında belirtilen gerekçe benimsenmek suretiyle Tapulama Komisyonunun 08.05.1968 tarihli ve 612 sayılı kararına uygun şekilde taşınmazın tapu kaydının iptali ile 1/8 payın davacı adına tesciline, bakiye payın davalı uhdesinde bırakılmasına karar verilmiş, davacı vekilinin talebi üzerine 26.11.2024 tarihli ek kararla (tashih şerhi) 9 numaralı bent hüküm yerinden çıkarılmak suretiyle hüküm tashih edilmiştir.
E. Üçüncü Bozma Kararı
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda numarası belirtilen kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Dairece, 17.03.2025 tarihli ████████ Esas, █████████ Karar sayılı karar ile; "Hemen belirtmek gerekir ki; temyizen incelenen Mahkeme kararının, bozma kararında değinildiği şekilde 1/8 pay yönünden davanın kabulüne karar verilmesi bakımından bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Davacı vekilinin yargılama giderlerine ilişkin temyiz itirazına gelince; somut olayda Mahkemece, hükmün gerekçesinde davacının asli talebi olan tapu iptal-tescil isteği yönünden davanın kabulüne karar verildiği belirtilmiş olmasına rağmen hükümde tapu iptali ve tescil yönünden davanın kısmen kabulü şeklinde hüküm tesis edilmesi doğru olmamıştır. Davacının, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile öncelikle kadastro tespiti doğrultusunda 1/2 payının davacı adına, 1/2 payının ise davalı adına tesciline, bu talep kabul edilmediği takdirde çekişmeli taşınmazın Tapulama Komisyonunun 08.05.1968 tarih ve 612 sayılı kararında belirtildiği şekilde tapuya tesciline ya da olağanüstü kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle taşınmazın davacı adına tesciline, olmadığı takdirde ise bedele karar verilmesi yönünden terditli talepte bulunduğu, tapu iptal-tescil isteği yönünden davanın kabulüne karar verildiğine göre bu kapsamda yargılama giderlerine hükmedilip tüm yargılama aşamalarındaki yargılama giderlerinden davalı tarafın sorumlu tutulması gerekirken, bu husus gözetilmeksizin hüküm tesisi isabetsizdir. Diğer yandan, harç kamu düzeni ile ilgili ve temyiz edenin sıfatına bakılmaksızın re’sen gözetilmesi gereken hususlardan olup dava konusu taşınmazın 1/8 payı yönünden iptal-tescile karar verildiğine göre, dava değerinin dava konusu taşınmazın keşfen saptanan değeri üzerinden 1/8 paya isabet eden kısım olduğu gözetilmeksizin dava konusu taşınmazın tamamının değeri üzerinden fazla nispi karar ve ilam harcına hükmedilmesi de isabetsizdir.
Hal böyle olunca; yargılama giderleri yönünden yukarıda bahsedildiği şekilde hüküm tesis edilmesi gerekirken değinilen hususlar gözetilmeksizin yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmektedir.” gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
F. Bozma Kararı Üzerine Mahkemesince Verilen Temyize Konu Karar
... Asliye Hukuk Mahkemesinin 18.06.2025 tarihli ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla; bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, bozma kararında belirtilen gerekçe benimsenmek suretiyle Tapulama Komisyonunun 08.05.1968 tarihli ve 612 sayılı kararına uygun şekilde taşınmazın tapu kaydının iptali ile 1/8 payın davacı adına tesciline, bakiye payın davalı uhdesinde bırakılmasına karar verilmiş; yargılama giderleri yönünden ise dava konusu taşınmazın keşfen belirlenen değerinin 1/8 payı üzerinden 362,90 TL nispi karar ve ilam harcı hesapladığını, 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca davacının yatırdığı 769,82 TL harçtan 371,02 TL’nin karar kesinleşince iadesine ayrıca yatırılan 769,82 TL harcın tamamı ile 3.423,90 TL keşif, bilirkişi ve posta giderlerinin ve 5.312,50 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesi ile; yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda dava konusu taşınmazın değerinin 42.500,00 TL olarak belirlendiğini, 09.10.2023 tarihli muhtıra ile eksik harcı ikmal etmesi için süre verildiğini ve aynı gün 563,14 TL’lik eksik harcı yatırdığını, dolayısıyla müddeabihin 42.500,00 TL olduğunun sabit bulunduğunu, taşınmazın tamamının davalı adına kayıtlı olmasına rağmen Mahkemece sanki davanın yalnızca 1/8’lik kısmı kabul edilmiş gibi vekalet ücreti ve harç hesaplaması yapıldığını oysa davanın 1/1 oranında kabul edilmesi gerektiğini, AAÜT uyarınca 30.000,00 TL yerine 5.312,50 TL eksik vekalet ücretine hükmedilmesinin karar harcı ve harç iadesi bakımından mükerrer ve hatalı hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu ayrıca İlk Derece Mahkemesinin 29.11.2019 tarihli kararının Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 06.06.2023 tarihli ilamı ile, 20.11.2024 tarihli “kısmen kabul” kararının da 17.03.2025 tarihli ilamı ile bozulduğunu, bu nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin 13.04.2022 tarihli kararının ortadan kalktığını, buna rağmen 18.06.2025 tarihli kararda istinaf ve temyiz giderleri yönünden karar verilmemesinin ve yargılama giderlerinin eksik hesaplanmasının da hukuka aykırı olduğunu belirterek ... Asliye Hukuk Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, yolsuz tescil hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Dosyanın incelenmesinden Kırşehir ili, ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında 1963 yılında yapılan tesis kadastrosu sırasında çekişmeli 102 parsel sayılı ve 21.2 50... yüz ölçümündeki taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 1/2 pay ile davalının murisi ... ve 1/2 pay ile de davacının murisi ... adına tespit edildiği anlaşılmıştır.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması, 6100 sayılı HMK'nın 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan Mahkeme kararının ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın ... Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
26.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!