Anahtar kelimeler: Kardeş Murisi Kök Muris Antalya İntikal Miras İli İlçesi Den

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ███████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: ... 3. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ███████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalıların murisi ...'ün kardeş olduğunu, taraflara kök muris ...'den intikal eden taşınmazın kadastro çalışmaları sonucunda davalıların murisi adına tespit ve tescil edildiğini ileri sürerek Antalya ili, ... ilçesi, ... köyü 1 20... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının davacının miras payı oranında iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı ... ... vekili cevap dilekçesi ile; dava konusu taşınmazı davalının murisi ...'in imar-ihya ettiğini, taşınmazda bulunan evi de 1985 yılında muris ...'in yaptığını, taşınmazın kök muris ...'den intikal etmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI1. ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 11.01.2018 tarihli ve ████████ Esas, 2018/9 Karar sayılı kararında, davalıların murisi ...'ün taraf olduğu Kadastro Mahkemesi dosyasındaki beyanından dava konusu taşınmazın tarafların kök murisi ...'den intikal ettiğinin anlaşıldığı ancak davalı tarafça kök muris ...'den davalıların murisi ...'e intikal ettiğinin ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, davalılar vekilinin istinaf talebi üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 25.02.2019 tarihli kararıyla; dava konusu taşınmazın kök muris tarafından sağlığında paylaştırılıp paylaştırılmadığı hususunda tanık ve mahalli bilirkişi beyanlarının alınması gerektiğine işaret edilerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.2. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı sonrası ... 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 03.11.2022 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararında; tapu kayıtları ve tapulama tutanaklarından 2009 yılında yapılan kadastro çalışmaları sonucunda ... ilçesi, ... köyü 1 11... parsel sayılı taşınmaz ile 2006 yılı kadastro çalışmaları esnasında ... ilçesi, ... köyü 1 64... parsel sayılı taşınmazın davacı ... adına tescil edildiği, yine aynı şekilde 2006 yılı kadastro çalışmaları esnasında dava dışı kardeş ... oğlu ... ... adına tescil edilen yerlerin de olduğu, tanık ve mahalli bilirkişi beyanlarından da anlaşılacağı üzere davacının evlendikten sonra köyde ekip biçtiği yer olmadığı ancak bu yerlerin davacı adına tescil edildiği, dolayısı ile davacı adına tespit gören yerler gibi aynı tarihlerde kadastro tespiti esnasında aynı şekilde babaları ...'den gelen dava konusu bu yerin davalıların murisi ... adına tespit gördüğü ve ...'ün de bu yere ev yaptığı, ortak muris ...'ün sağlığında davacı dahil tüm çocuklarına yer verdiği, bu hususun ortak muris ...'in paylaştırma iradesini gösterdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 07.04.2023 tarihli ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararında; dava konusu taşınmaza ilişkin davalıların murisi ...'ün taraf olduğu Kadastro Mahkemesi dosyasında muris ... tarafından sunulan 10.05.2007 tarihli dilekçede, dava konusu 1 20... parsel sayılı taşınmazın ortak murisleri olan ...'den kaldığını kendi imzalı yazılı beyanıyla kabul etmiş olması karşısında, İlk Derece Mahkemesinin dava konusu taşınmazın tarafların ortak murisi ...'den kaldığının kabulünün yerinde olduğu; bununla birlikte keşif sırasında dinlenilen mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarında dava konusu taşınmazın davalılar murisi ... tarafından kullanıldığını söyleyenler bulunmakla birlikte, taşınmazın zilyetliğinin babası olan ... tarafından sağlığında ...'e devredildiğine yönelik davalı taraf savunmasını doğrulayan bir ifade bulunmamakta olup yapılan kadastro tespitinde diğer mirasçılar adına tespit edilen taşınmazlar bulunması da (tüm mirasçılar adına paylı olarak tespit ve tescil edilen yerler de bulunduğuna göre) murisin tüm taşınmazlarının taksim edildiğini kabule yeterli olmayacağından, taşınmazın kök muris tarafından davalılar murisine verildiğine yönelik savunmanın davalı tarafça ispatlanamaması ve bu durumda ortak muris mirasçılarından birinin zilyetliğinin tereke adına sürdürüldüğünün kabulü gerekmesi nedeniyle dava konusu taşınmazda davacının kök muris ...'den gelen miras hakkının bulunduğu sonucuna varıldığından davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, ortak muris ...'ün sağlığında davacı dahil tüm çocuklarına yer verdiği, bu hususun ortak muris ...'in paylaştırma iradesini gösterdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm kurulması suretiyle davanın kabulü ile dava konusu 1 20... parsel sayılı taşınmazın 1/4 oranında tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline, taşınmaz üzerindeki binanın davalıların murisi ...'e ait olduğunun beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmiştir.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİA. Bozma KararıBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.Dairece 12.11.2024 tarihli █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararda, “Dava, kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Kadastro sonucu, Antalya ili, ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan 1 20... parsel sayılı 9.399,32 metrekare yüz ölçümündeki betonarme ev ve tarla nitelikli taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle taşınmaz üzerindeki binanın ... tarafından 1988 tarihinde yapıldığı belirtilerek davalıların murisi ... adına tespit edilmiş, kadastro tespitine karşı dava dışı üçüncü kişiler ... Kadastro Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasında dava açmış, yargılama sonucunda davanın reddedilerek taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiştir. Davacı ..., çekişmeli taşınmazın kök muris ...'den kendisine de intikal ettiğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ve adına tescili istemiyle dava açmıştır.İlk Derece Mahkemesince, dava konusu taşınmazı kök muris ...'in paylaştırdığı kabul edilerek davanın reddine, Bölge Adliye Mahkemesince ise davalı tarafın paylaşım iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.Karar dairece; " Tüm dosya kapsamından; davalıların murisi ...'ün Kadastro Mahkemesine sunmuş olduğu dilekçesinde dava konusu taşınmazın babası kök muris ...'e ait olduğunu ifade etmişse de aynı dilekçede 1985 yılında babası ...'in taşınmazlarını paylaştırdığını ve kendisine de dava konusu yerin isabet ettiğini ifade ettiği, taşınmaz üzerindeki evin davalıların murisi ... tarafından 1988 yılında yapıldığının hem kadastro tutanağı hem de tüm mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarından anlaşıldığı, hem Kadastro Mahkemesinde hem de eldeki davada dinlenen hiçbir tanık ve mahalli bilirkişinin dava konusu taşınmazda kök muris ...'in kullanımını görmediği, dava konusu taşınmazı davalıların murisi ...'ün kullandığının anlaşıldığı, iki tanığın ifadesinden evveliyatında çalılık olan yerin muris ... tarafından imar-ihya edilerek kullanılmaya başlandığının anlaşıldığı, mahalli bilirkişi ve davalı tanığının beyanıyla davacı adına da kadastro çalışmaları sonucunda tespit ve tescil edilen yerler olduğunun ifade edildiği, nitekim kadastro çalışmaları sırasında sağ olan kök muris ...'ün hem kendi adına hem de evlendikten sonra köyde yaşamadığı söylenen davacı kızına ve diğer üç çocuğu adına yapılan müstakil taşınmaz tespitlerinin kök murisin paylaşım iradesini gösterdiği, dava konusu taşınmazın kadastro tespitine itiraza ilişkin davada da taşınmazın kök muris ...'den oğlu ...'e verildiği değerlendirilmesine yer verildiği anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesince davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır." gerekçesiyle bozulmuştur.B. Bozma Kararı Sonrası İstinafça Verilen Temyize Konu KararAntalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi 18.03.2025 tarihli ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararında; uyulmasına karar verilen Yargıtay 1. Hukuk Dairesi bozma ilamında, taşınmazın kök muris ...'den oğlu ...'e verildiği davalı tarafça ispatlandığından davanın reddine karar verilmesi gerektiği belirtilmekte olup ayrıca taşınmazın uzun yıllardır davalının tek başına kullanımında olmasının mirasçılar arasında fiili taksime karine oluşturduğu da gözetilerek davanın reddine karar verilmiştir.VI. TEMYİZA. Temyiz SebepleriBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.Davacı vekili temyiz dilekçesi ile; taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davasında, dava konusu 1 20... parsel sayılı taşınmazın ortak muris ...’den geldiği hususunun dosyadaki belgeler, kadastro kayıtları ve davalılar murisi ...’ün beyanlarıyla sabit olduğunu, davalı tarafça taşınmazın muris tarafından kendisine bağışlandığı veya devredildiği iddiasının hukuken ve delil bakımından ispat edilemediğini, Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararının yalnızca bağış iddiasına ilişkin olduğunu, taşınmazın ortak muristen geldiği hususunu ortadan kaldırmadığını, bu nedenle ispat yükünün davalı tarafa geçtiğini, ancak bu yönde somut bir delil sunulmadığını ayrıca Yerel Mahkemenin murisin sağlığında tüm çocuklarına taşınmazlarını paylaştırdığı yönündeki kabulünün dosya kapsamı ile örtüşmediğini, tanık anlatımlarında da bu yönde açık bir beyan bulunmadığını, muris ...’ün yaşlılığı ve sağlık durumu itibariyle böyle bir taksim iradesinin varlığının mümkün olmadığını, taşınmazın davalılar murisi ... adına haksız olarak tescil edildiğini, taşınmazın değerinin dava tarihinde temyiz sınırının altında olduğunu, bu nedenle İstinaf Mahkemesi kararının kesin nitelikte bulunduğunu, temyiz şartlarını taşımadığını; esas yönünden de davalı tarafın iddialarının sübut bulmadığını ve davacı tarafın miras payına ilişkin talebinin haklı olduğunu belirterek Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin kararının bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeDava, kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Dosyanın incelenmesinden dava konusu 1 20... parsel sayılı taşınmazın tesis kadastrosu çalışmaları sonucunda 2006 yılında davalılar murisi ... adına tespit edildiği, dava dışı ... ve ... ... adlı kişiler tarafından açılan kadastro tespitine itiraz davası sonucunda ... Kadastro Mahkemesinin 15.12.2009 tarihli ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı kararıyla davaya konu 1 20... parselin ... adına tescil edildiği anlaşılmıştır.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VII. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,26.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.