Anahtar kelimeler: Mizah Com Kurduklarını Kurulum Emek Dağılımı Site Sitesini Adının Haber
3. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ███████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul 7. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkili ile davalıların ortak olarak 01.12.2014 tarihinde ......com adlı mizah haber sitesini kurduklarını, ilk kurulum aşamasında müvekkilinin çok emek verdiğini, 21.09.2015 tarihinde ortaklar arasında görev dağılımı, pay oranları, cezai şart vb. konularda ön sözleşme yapıldığını, site ilk kurulduğunda alan adının davalılardan ... adına kayıtlı olduğunu, ancak memur olması nedeniyle 06.11.2015 tarihinde müvekkili adına geçtiğini, müvekkilinin sitenin kuruluşunda logo ve grafik tasarımı da yaptığından bu fikri mülkiyet ve hizmet bedellerinin de tespiti gerektiğini, yine yapılan anlaşma uyarınca müvekkilinin kişisel hesabından sitenin kuruluşuna kadar server hizmeti için sosyal medya kuruluşları ile bu alanlarda hizmet veren bir kısım şirketlere,sosyal medya sorumlusu çalışanlarına ödemeler yaptığını, site için toplantı, seyahat, görüşme röportaj teşvik vb. faturasız veya dekontsuz 5.000,00 TL masraf yapıldığını, davalılar tarafından ise herhangi bir ödeme yapılmadığını, sitenin kurulduğu tarihten itibaren müvekkilinin 39.200,00 TL, davalı ...'in 3.000,00 TL, davalı ...'ın 4.500,00 TL, ...'un 7.750,00 TL ödeme yaptığını, bunun dışında herhangi bir ödeme yapılmadığını, davalının aralarında akdettikleri anlaşmaya uygun davranmadıklarını, üzerlerine düşen yükümlülükleri ihlal ettiklerini, ortaklığın giderlerine katılmadıklarını, aralarında akdettikleri ön sözleşmenin (9.) maddesine göre kendi ödev ve yükümlülüklerini yerine getirmeyen ortakların 3.500,00 TL cezai şart ödemesinin kararlaştırıldığını ileri sürerek; davalıların kusurlu hareketlerinden dolayı ortaklıktan çıkarılması ve ortaklık paylarının müvekkile devri, ön sözleşme ile belirlenen cezai şartın davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiş; 13.11.2019 tarihli ıslah dilekçesi ile adi ortaklığın tasfiyesine, ön sözleşme ile belirlenen cezai şartın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili; tarafların hiçbir ticari amaçları olmadan, gönüllü olarak dava konusu siteyi birlikte kurduklarını ve 21.09.2015 tarihinde bir ortaklık sözleşmesi düzenlediklerini, söz konusu sözleşmenin davacının iddia ettiği gibi bir ön sözleşme olmadığını, bu sözleşmede ortaklık şartlarının açık ve net olarak belirtildiğini, buna göre davacının sitenin editoryel işler dışındaki reklam, teknik alt yapı, üst yapı ve görsel içeriğin belirlenmesi, düzenlenmesi, yayımlanması ve yayından kaldırılmasından sorumlu olduğunu, yine sözleşmeye göre kurucu ortağın görevini yerine getirmemesi durumunda, görevini yerine getirmeyen kurucu ortağın yokluğunda oy birliği ile alınacak kararla bu ortağa yaptırım uygulanabileceğini, davacının ortaklık sözleşmesinde sitenin alt yapı ve üst yapısını için gerekli tüm işlerin teknik sorumlusu olarak belirtildiğini, davacının ortak olabilmesinin koşulunun da bu olduğunu, müvekkillerin haber yazımları, editoryal faaliyetler, haberlerin yayımlanması gibi ortaklık şartı olarak sorumluluklarına aldıkları işleri yapmaları durumunda kimseden ücret talep edemeyecekleri gibi davacının da yaptığı bu işler için ücrete hak kazanmadığını, ancak sözleşmenin (8.) maddesine göre bütçe dengelerinin oluşturulmasının tüm ortakların bilgisi dahilinde yapılması gerektiğini, ancak davacının tek taraflı aldığı kararlarla site için bazı harcamalar yaptığını söylediğini, diğer ortaklara danışmadan ve rızalarını almadan işlemler yaptığını, müvekkillerin yapıldığı söylenen harcamaların gerçekten yapılıp yapılmadığını dahi bilmediklerini, müvekkillerin yaptıkları ödemelerin nerede kullanıldığını dahi öğrenemediklerini, davacının kendi adına ve ortaklık hesabına bu işlemleri yaptığını düşündüklerinden bu borçlardan bizzat sorumlu olduğunu, davacının iddia ettiği bir kısım harcamaların da asılsız olduğunu savunarak, davanın reddini istemişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı ve davalılar arasında "........." web sitesi şeklinde adi ortaklığın mevcut olduğu, incelenen ceza dosyasından da anlaşıldığı üzere davalılarca davacının adi ortaklık konusu hakkında savcılık şikayetinin bulunduğu, bu hususta yargılamanın yapıldığı, adi ortaklık taraflarının sanık ve mağdur sıfatıyla dosyada yer aldığı, her ne kadar davacı hakkında üzerine atılı işlediğinin sabit olmaması nedeniyle beraat kararı verilmiş ise de ortaklar arasında husumetin doğduğu, bu durumun ortaklığın devamının taraflardan beklenemeyecek duruma soktuğu ve ortaklığın tasfiyesi hususunda haklı sebep olarak değerlendirildiği, gerek adi ortaklığın iştigal konusu gerekse de tasfiye konusunda uzman bilirkişi heyetinden tasfiye hususunda rapor alındığı, alınan raporda ortakların aktif ve pasifleri değerlendirilerek davacının her bir ortaktan olan alacaklarının hesaplandığı, alınan raporun denetime elverişli olduğu, davacının cezai şart talebinin ise ortaklık sözleşmesindeki ödevlerin yerine getirilmemesinden ziyade taraflarca dilekçe hakkının kullanılmasından kaynaklı tasfiye sonucu doğduğundan şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile taraflar arasındaki internet sitesi adi ortaklığın feshine, 5.158,82 TL'nin davalı ...'den, 3.658,82 TL'nin davalı ...'dan, 408,82 TL'nin davalı ...'dan dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya ödenmesine, fazla talebin reddine karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosya kapsamı, özellikle ceza dosyası değerlendirildiğinde, taraflar arasında adi ortaklığın bulunduğu ispatlandığı gibi,davacının adi ortaklığın feshini istemekle haklı olduğu, buna göre istinaf öncesi alınan kök raporun istinaf sonrası alınan ek raporla tekrar edilmesi karşısında, kök raporda dava tarihinden sonraki harcamaların hesaplamaya katılmadığı açıkca belirtilerek hesaplama yapıldığı gözetilerek, istinaf öncesinde alınan kök rapor uyarınca karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurularının reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; müvekkilinin adi ortaklık için yaptığı harcamalarının eksik hesaplandığını, davalılara yüklenen ödemelerin neye göre hesaplandığının anlaşılamadığını, ortaklığın tasfiyesi zamanına kadar müvekkilinin yaptığı harcamalar ve kattığı değerlerin daha fazla olduğunu, müvekkilinin fikri mülkiyetinde olan tasarımların bedelleri hesaplamadan karar verildiğini, sunulan maillerde ön sözleşme yapılmadan çok önce müvekkilinin davalıların bilgisi dahilinde bilişim piyasasına göre de ciddi ekonomik değeri olan tasarım ve diğer yazılımları hazırladığını, davalıların bundan haksız kazanç elde etmesinin kabul edilemeyeceğini, desing-sayfalar, yönetim paneli, önyüz vb. yazılım tasarımlar ve hizmetlerin değer piyasa araştırmasını yapmadığını, bu kalemlerin ciddi ekonomik değer olup bedelinin belirlenmesi gerektiğini, alan adı, arayüz, tasarım gibi müvekkilinin fikri mülkiyetinde olan ve ortaklığa sermaye olarak konulan emekler karşısında davalıların üzerlerine düşen sorumluluk ve görevleri yerine getirmediklerinden, müvekkilinin emeğinin karşılığının bedel olarak hesaplanması gerektiğini, müvekkilinin 19.01.2022 tarihli raporda da belirtildiği gibi detayları tabloda belirtilen server hizmet ödemeleri hariç adi ortaklık için 20.018,20 TL harcama yaptığını, sunulan dekontlardan da görüleceği üzere .... ve....ödemeleri bulunup Mahkemece söz konusu ödemeler dikkate alınmadan karar verildiğini, döviz cinsinden olan alacaklarda alacaklı dava dilekçesinde alacağının TL olarak ödenmesini talep etmediği sürece yani bu hususta seçimlik hakkını kullanamadığı sürece, alacaklının alacağının TL olarak ödenmesinin mümkün olmadığını, ortaklığın tasfiyesi söz konusu olduğundan müvekkilinin ortaklık için yaptığı harcamaların dolar cinsinden hesaplanıp öncelikle fiili ödeme tarihinde ödenmesini karar tarihindeki güncel kur üzerinden hesaplanmamasının hakkaniyete aykırı olduğunu, davalılar aleyhine cezai şarta hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, adi ortaklığın tasfiyesi ile cezai şart istemine ilişkindir.
Temyiz olunan karardaki gerekçeye, taraflar arasında akdedilen 21.09.2015 tarihli ortaklık sözleşmesi ile internet sitesi kurulum ve işletilmesine ilişkin adi ortaklığın kurulduğunun sabit olmasına, dosya kapsamına alınan ceza mahkemesi karar içeriği de incelendiğinde taraflar arasındaki ortaklık ilişkisinin feshine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına, Derece Mahkemelerince alınan kök bilirkişi raporu ile davacının davalılardan talep edebileceği tasfiye payının taraf ve yargı denetimine elverişli şekilde belirlenmesine, davacının talep ettiği cezai şartın koşullarının oluşmadığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!