Anahtar kelimeler: Akdettikleri Mağazasını Kurduklarını Paya Mobilya Davranarak Şer Devrettiğini Satışı Ortağı

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: İzmir 17. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ KBölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili; müvekkili ile davalının aralarında akdettikleri 25.09.2017 tarihli ortaklık sözleşmesi ile mobilya satışı üzerine adi ortaklık kurduklarını, müvekkili yurt dışında olduğundan ortağı olan davalının anlaşma hükümlerine aykırı davranarak ortaklığa konu mobilya mağazasını 650.000,00 TL bedelle dava dışı şirkete devrettiğini, ortaklık sözleşmesi gereği taraflar %50'şer paya sahip olmalarına rağmen davalının müvekkiline hiçbir ödeme yapmadığını, ayrıca ortaklığın tasfiyesinin gerektiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, 302.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 26.04.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 383.798,90 TL'ye yükseltmiştir.II. CEVAPDavalı vekili; davacının hiçbir emek göstermeden müvekkilinden talepte bulunamayacağını, davacının ortaklıkla ilgili maaş kira, vergi vb. hiçbir ödemede bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında noter senedi ile adi ortaklık sözleşmesi düzenlendiği ve faaliyet süresinin 20 yıl olarak belirlendiği, sözleşmede adi ortaklık sözleşmesinin ne şekilde feshedileceğinin belirlendiği, tarafların ortaklık payının %50 olarak düzenlendiği, davalının adi ortaklık konusu mobilya mağazasını 3. bir kişiye devretmesi nedeniyle ortaklığın sona erdiği, adi ortaklığa konu iş yerinin 2017 yılında 11.002,13 TL, 2018 yılında 53.556,18 TL, 2019 yılında 15.320,84 TL olmak üzere toplam 79.879,15 TL kâr ettiği ve bankadan gelen kayıtlara göre davalının dava konusu yeri 604.000,00 TL'ye dava dışı 3. bir kişiye devrettiği, alınan tasfiye raporunun denetime ve hüküm kurmaya el verişli olduğu gerekçesiyle; davanın kabulü ile taraflar arasındaki adi ortaklığın fesih ve tasfiyesine, davacı payına düşen 383.798,90 TL tasfiye payının 04.01.2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesinin kabul ve değerlendirmesinin yerinde olduğu, her ne kadar davalı tarafça tasfiye memurunun tasfiye raporunda tespit ettiği değerden öncelikle borçlar ödenerek işletmenin devamı için zaruri olan işletme giderleri, sermaye olarak ortaya konulan emek ve bu emeğe yapılması gereken ücret ödemesinin düşülmesi gerektiği belirilmiş ise de, işletme kârının zaten işletmenin devamı için zaruri olan işletme giderlerinin düşülmesinden sonra elde kalan miktar olduğu, diğer taraftan yönetici ortağa ücret ödeneceğine ilişkin olarak sözleşmede herhangi bir hüküm bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili; ortaklık sözleşmesinde tarafların yarı yarıya 1.500,00 TL'şer sermaye koymalarına karşın, müvekkilinin ortaklık süresi boyunca ortaklığa ilişkin tüm yöneticilik sorumluluğunu, çalışanlara maaş, SGK prim gider ödemelerini tek başına karşıladığını, davacının hiçbir şekilde işletmenin işleyişine ve ayakta kalmasına, borçlarına ve zararına dahil olmayıp %50 oranında tasfiye ve kâr payı almasının hakkaniyete aykırı olduğunu, işletmenin kâr ettiği yıllar boyunca müvekkilinin ortaklığa koyduğu emekle birlikte ayakta kaldığını, pandemi nedeniyle zarar etmeye başlandığında ortağından bir emek ve yardım görmediğini, bu nedenle 30.04.2020 tarihinde işletmenin kapandığını, davacının 19.12.2019 tarihli ihtarı ile kötüniyetli bir şekilde ortaklığı feshettiğini ihtar ettiğini, işletmenin devrinin söz konusu olmadığını, dava dışı 3. kişi tarafından müvekkilinin kişisel banka hesabına yapılan EFT'nin şirket devri olarak gösterilmeye çalışılmasının hatalı olduğunu, davacının yalnızca kâra değil, zarara da ortak olması gerektiğini, tespit edilen ortaklığa ilişkin değerden öncelikle borçların ödenmesi, ortakların verdikleri avansların, yaptıkları giderlerin ve katılım payının iade edilmesi, bunun sonucunda bakiye kazanç veya zararın ortaklara dağıtılması gerektiğini, tasfiye memuru bilirkişinin Mahkemece atanmadığını, 02.02.2022 tarihinde davacı tarafından bildirilen tasfiye memurunun Mahkeme tarafından seçildiğini, bilirkişi raporuna yapılan itirazların karşılanmadığını, ek rapor ya da yeni bir bilirkişiden rapor alınmadığını, davacının sermaye ve emek koyup koymadığı ve herhangi bir şekilde ortaklığa karşı sorumluluğunu yerine getirip getirmediğinin incelenmediğini, müvekkilinin her türlü gider ve masraftan sorumlu olmasının yanı sıra işletmeyi kendi adına işletmesinin karşılığında herhangi bir ücret almadığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi istemine ilişkindir.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtilen gerekçeye, Mahkemece hükme esas alınan tasfiye raporunun denetime elverişli bulunmasına, işletme kârının zaten işletmenin devamı için zaruri olan işletme giderlerinin düşülmesinden sonra elde kalan miktar olmasına, sözleşmede yönetici ortağa ücret ödeneceğine ilişkin bir hüküm bulunmadığının anlaşılmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasına karar verilmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,17.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.