Anahtar kelimeler: Üçvş Asb Utanç Kızartıcı Ümraniye Verici Memurluk Memurluğundan Yüz Jandarma

T.C.
D A N I Ş T A YİKİNCİ DAİREEsas No
: █████████Karar No
: █████████TEMYİZ EDEN (DAVACI)
: ...VEKİLİ
: Av. ...KARŞI TARAF (DAVALI)
: ... BakanlığıVEKİLİ
: Av. ...İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:...sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.YARGILAMA SÜRECİ
:Dava Konusu İstem
: Dava; davacının İstanbul İl Jandarma Komutanlığı Ümraniye ... Cezaevi Sevk Takım Komutanlığında J. Asb. Kd. Üçvş. olarak görev yapmakta iken, "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" disiplin suçunu işlediğinden bahisle, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/E-(g) maddesi uyarınca "Devlet memurluğundan çıkarma cezası'' ile cezalandırılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü,... sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
: ...İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının, aynı yerde infaz ve koruma memuru olarak görev yapan evli D. A. ile duygusal ve cinsel ilişkisi olduğu ve D. A.'nın eşi S.A.'yı öldürdüğünden bahisle disiplin soruşturması başlatıldığı; █████/2018 tarihinde akşam üzeri D. A.'nın arkadaşı S. G. ile WhatsApp uygulaması üzerinden davacı ile D. A.'nın ilişkisi üzerine yazıştıkları, D. A.'nın kocası S.A.'nın bu yazışmaları gördüğü ve tartıştıkları, ertesi gün █████/2018 tarihinde sabah 07.15 sıralarında S. A. ve eşi D. A.'nın davacının servis beklediği sokağa araba ile gittikleri, S.A.'nın servis bekleyen davacının yanına giderek, eşi D. A. ile ilişkisi olup olmadığını sorduğu, telefonunu istediği, davacının verdiği, sonrasında S. A.'nın silahını çektiği, aralarında arbede çıktığı, çıkan arbedede davacının ateşli silahla yaralandığı, S. A.'nın ise davacı tarafından silahla vurularak öldürülmesi üzerine, yapılan soruşturmada davacının verdiği ifadesinde D. A. ile ilişkisi olduğunu kabul etmediği, ancak İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından alınan ifadesinde D.A. ile gönül ilişkisi olduğunu ve bir kaç kez cinsel birliktelik yaşadığını kabul ettiği, sonuç olarak davacının evli olan infaz koruma memuru D. A. ile duygusal ve cinsel birliktelik yaşadığı, çıkan olaylar sonrasında D. A.'nın eşi S. A.'yı silahla vurarak öldürdüğü, davacının bu davranışlarının memurluk sıfatıyla bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici fiiller kapsamında değerlendirilmesi gerektiği; bu itibarla, davacının sübut bulan eylemi nedeniyle tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti
: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesince verilen temyize konu kararla; istinaf başvurusuna konu edilen Mahkeme kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunarak, 2577 sayılı Kanun'un 45/3 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davacı tarafından; D.A. ile arasındaki duygusal ve cinsel birlikteliğin özel yaşamı ve mahremiyet alanına ilişkin olduğu, bu durumun iş yaşamına yansımadığı, D.A.'nın sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davanın reddi yolundaki kararın Danıştay Onikinci Dairesince özel hayata saygı hakkının ihlal edildiği gerekçesiyle bozulduğu ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN CEVABI
: İstemin reddi gerektiği ileri sürülmektedir.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ
: ...DÜŞÜNCESİ
: İstemin reddi gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE
:MADDİ OLAY
:Davacının İstanbul İl Jandarma Komutanlığı Ümraniye ... Cezaevi Sevk Takım Komutanlığında J.Asb.Kd.Üçvş. olarak görev yapmakta iken, "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" disiplin suçunu işlediğinden bahisle, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/E-(g) maddesi uyarınca "Devlet memurluğundan çıkarma cezası'' ile cezalandırılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü,...sayılı kararının iptali istemiyle temyizen incelenmekte olan dava açılmıştır.İLGİLİ MEVZUAT
:7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un "Devlet memurluğundan çıkarma" başlıklı 9. maddesinde; "(1) Devlet memurluğundan çıkarma cezası uygulanacak fiiller ve bu cezayı verme yetkisi ile ilgili olarak 657 sayılı Kanun hükümleri uygulanır." hükmü yer almaktadır.657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "Disiplin amiri ve disiplin cezaları" başlıklı 124. maddesinin 2. fıkrasında; "Kamu hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacı ile kanunların, Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin ve yönetmeliklerin Devlet memuru olarak emrettiği ödevleri yurt içinde veya dışında yerine getirmeyenlere, uyulmasını zorunlu kıldığı hususları yapmayanlara, yasakladığı işleri yapanlara durumun niteliğine ve ağırlık derecesine göre 125 inci maddede sıralanan disiplin cezalarından birisi verilir." düzenlemesine; aynı Kanun'un "Disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller" başlıklı 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde; "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak” fiilinin Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektirdiği düzenlemesine yer verilmiştir.HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:Disiplin cezaları, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmesi bakımından kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlardır. Bu cezaların, memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurmaları sebebiyle subjektif ve bireysel etkilerinin olması yanında, kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal önemleri de bulunmaktadır.7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 9. maddesinde; devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiiller ile ilgili olarak 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiş, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinde ise memurlara verilecek disiplin cezaları ve bu cezaların verilmesini gerektirecek disiplin suçları düzenlenmiştir.7068 sayılı Kanun'un 9. maddesi ile yapılan atıf gereği Emniyet Genel Müdürlüğü teşkilatında çalışan her sınıftan memur ile Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı teşkilatlarında görev yapan subay, astsubay, sözleşmeli subay ve astsubay, uzman jandarma, uzman erbaş, sözleşmeli erbaş ve sözleşmeli erler ile diğer sınıflardaki memurlar bakımından da uygulanma olanağı bulunan 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin E/g bendinde, "Memurluk sıfatıyla bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" devlet memurluğundan çıkarılmayı gerektiren eylemlerden biri olarak sayılmış, ancak hangi hareketlerin yüz kızartıcı ve utanç verici olduğuna dair bir belirleme yapılmamıştır.█████/2014 günlü, 28995 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin █████/2014 günlü, E:████████, K:2014/8 sayılı kararında; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/E-(g) maddesinin, Anayasa'ya aykırı olmadığına hükmedilmiş olup, kararın gerekçesinde "dava konusu kuralda belirsiz olduğu ileri sürülen memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerin tümünün önceden öngörülmesinin ve tespitinin olanaksız olduğu ve söz konusu hareketlerin tek tek ortaya konulmasının mümkün olmadığı, normun daha kesin ve açık bir düzenlemeye olanak tanımaması nedeniyle kullanıldığı anlaşıldığından, anılan kavramların kullanılmasında belirlilik ilkesine aykırılık bulunmadığı, fıkrada genel bir belirleme yapılmadığı, disiplin cezası gerektiren hareketlerin, memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak derecede yüz kızartıcı ve utanç verici olması gerektiği düzenlenerek çerçevesinin çizildiği, kaldı ki, itiraz konusu kural dayanak alınarak tesis edilen idari işlemlere karşı yargı yolu açık olup belirsiz olduğu ileri sürülen kavramlar ve bu kavramların belirttiği hareketler yargı kararları yoluyla da somutlaştırıldığından, itiraz konusu kuralın Anayasa'nın 2., 38. ve 128. maddelerine aykırı olmadığı" belirtilmiştir.Yukarıda belirtilen Anayasa Mahkemesi kararında da ifade edildiği üzere, memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerin tümünün önceden öngörülmesi ve tespiti olanaksız olduğundan, söz konusu hareketlerin tek tek ortaya konulmasına imkan bulunmamaktadır.Bununla birlikte, yasa koyucu tarafından başkaca bir düzenleme yapılmadığı sürece; yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerin neler olduğu, idarece bu maddeye dayanılarak verilecek disiplin cezalarına karşı açılan davalarda görevli yargı organlarınca belirlenecek olup, bu değerlendirme yapılırken; fiilin işleniş biçimi, kamu görevlisinin fiili işlediği sıradaki görevi ile işlenen fiilin genel kabul görmüş etik kurallara göre toplum ve personelin görev yaptığı teşkilat nazarında doğurduğu etkiler gibi hususların dikkate alınması gerekmektedir.Dava konusu uyuşmazlığın çözümü için, davacının fiilinin, memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketler kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceğinin ortaya konulması gerekmektedir.Davacının "Devlet memurluğundan çıkarma" cezası ile tecziyesine ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü,...sayılı kararında, "Personelin evli olan D.A. ile ilişkisinin olduğu, ilişkinin D.A.'nın eşi S.A. tarafından öğrenilmesi ile A.S. (davacı) ve S.A. arasında arbede yaşandığı, olay esnasında personelin kaçma imkanı varken kaçmadığı ve silah ile birbirlerine ateş ettikleri, yaşanan olay sonucunda S.A.'nın hayatını kaybettiği, personelin bayan ile duygusal ve cinsel birlikteliği olduğunun ve buna bağlı olarak adam öldürme fiilinin gerçekleştiğinin tüm ifade, bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde sabit olduğu" ibaresine yer verilmek suretiyle dava konusu işlemin bir gerekçesinin "kasten öldürme" eylemi olduğu, bir diğer gerekçesinin ise davacının evli D.A. ile olan cinsel birlikteliği olduğu belirtilmiştir.UYAP kayıtlarının incelenmesinden; ... Ağır Ceza Mahkemesinin ...günlü, E:..., K:... sayılı kararı ile davacının üzerine atılı "kasten öldürme" suçundan 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği; anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusunun ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ...günlü, E:..., K:... sayılı kararı ile reddedildiği; ... Bölge Adliyesi Mahkemesi .... Ceza Dairesi kararının katılanlar vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay ... Ceza Dairesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararı ile onandığı; Yargıtay...Ceza Dairesinin onama kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı üzerine Yargıtay... Ceza Dairesinin...günlü, E:..., K:... sayılı kararı ile itirazın reddi ile dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine karar verildiği; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun █████/2022 günlü, E:2022/1-58, K:████████ sayılı kararı ile Yargıtay... Ceza Dairesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararının kaldırılmasına, davacının mahkumiyeti yolundaki...Ağır Ceza Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... günlü, E:..., K:...sayılı kararının bozulmasına karar verildiği; ... Ağır Ceza Mahkemesinin... günlü, E:..., K:... sayılı kararı ile davacının üzerine atılı "kasten öldürme" suçundan beraatine karar verildiği, anılan kararın 5271 sayılı Kanun'un 307. maddesinin 3. fıkrası uyarınca doğrudan temyiz merciine gönderildiği, Yargıtay ... Ceza Dairesinin... günlü, E:..., K:... sayılı kararı ile davacının beraatine ilişkin kararın onandığı ve anılan kararın █████/2023 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.Bu itibarla, davacının üzerine atılı "kasten öldürme" suçundan yargılandığı davada beraat ettiği ve bu kararın kesinleştiği göz önünde bulundurulduğunda, davacının "kasten öldürme" fiilini işlediğinin sabit olmadığı sonucuna varılmıştır.Bununla birlikte, dava konusu işlemin bir diğer gerekçesinin ise davacının evli D.A. ile olan duygusal ve cinsel birlikteliği olduğu belirtildiği için bu gerekçe yönünden de hukuki değerlendirmenin yapılması gereklidir.Dava dosyasının ve UYAP kayıtlarının birlikte incelenmesinden; davacının üzerine atılı "kasten öldürme" suçundan yargılandığı davada, Cumhuriyet Başsavcılığınca alınan █████/2018 tarihli ifadesinin "... Daha önceden tanımadığım S.A.'nın eşi D.A. ile kendisi Ümraniye ... Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda infaz ve koruma memuru olarak görev yaptığından dolayı 2018 yılı Ocak ayından itibaren normal arkadaşlığımız başladı. Bu arkadaşlığımız zamanla ilerledi ve arkadaşlığımız duygusal bir hal almaya başladı. Kendisi ile zaman zaman yüzyüze de görüştük ve cinsel birlikteliğimiz de oldu. Kendisi benim evime tam sayısını hatırlayamıyorum ancak 10-15 kez gelmiştir. D.A. ile arkadaşlığımız zaman zaman sona ermiş ancak daha sonra bu arkadaşlığımız tekrar başlamıştır." şeklinde olduğu; D.A.'nın ifadesinde ise, S.A. ile 2014 yılı Haziran ayında evlendiğini, eşinin Emniyet Müdürlüğü Koruma Şube Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yaptığını, kendisinin ise Ümraniye ...Tipi Kapalı Ceza infaz Kurumunda infaz ve koruma memuru olduğunu, Ümraniye Cezaevi Jandarma Komutanlığında astsubay olarak görev yapan davacı ile önceleri arkadaş olarak görüşmeye başladıklarını, ancak daha sonra bu arkadaşlıklarının ilerlediğini, duygusal birlikteliğe döndüğünü, davacı ile 3-4 kez cinsel birlikteliklerinin olduğunu belirttiği; Ümraniye Cezaevinde görevli memur S.Ö.'nün ifadesinin özetle, infaz ve koruma memuru olan D.A.'nın kendisinin çalışma arkadaşı olduğu, kendisini iki yıldır tanıdığı, D.A. ile A.S.'nin (davacı) arasının samimi olduğunu telefon konuşmalarından bildiğini, tarihini hatırlamadığı bir günde D.A, K.P. ile birlikte Kıyı Emniyetine ait sosyal tesiste öğlen yemeğine gittiklerini, yemek esnasında D.A.'nın kendisine ve K.P.'ye Ümraniye Cezaevinde görevli A.S.'nin (davacı) evli olduğunu bildiği halde kendisini aradığını ve konuşmak istediğini söylediği, A.S. ve D.A.'nın gün içerisinde telefon ile mesajlaşıp, samimi şekilde konuştuğu, bir kaç defa mesajlaşmalarında birbirlerine “canım” yazdıklarına şahit olduğunu belirttiği; infaz ve koruma memuru K.P'nin ifadesinde özetle, A.S.'nin (davacı) yanına gelerek “abi ben bir sinirle S.Ö.'ye küfür ettim, alkollüydüm, zaten kendisinin gönlünü de aldım, F. binbaşıya da bunu söyledim, bir daha öyle yapmam." dediği, K.P.'nin de “...mesleğin tehlikede lütfen böyle işlerin içine girme, D. hanımla da gerekirse hiç konuşmayın, burası çok büyük bir kurum personel sayısı çok fazla dedikodu veya yanlış anlamaya müsait şeylere yol açmayın...” dediği, A.S.'nin ise “abi yok, ben D.'nin telefonunu sildim, bir daha ne ararım ne sorarım" dediği, daha sonra F. binbaşının kendisini odasına çağırdığı, “A. astsubayla D. hanım arasında bir şey var mı?" diye sorduğu, kendisinin D.A.'dan dinlediği şekilde olayı anlattığı, F. binbaşının da konuyu Cezaevi Müdürü İ. ile konuştuklarını söylediği, hatta konuyu A.S. ile de konuştuğunu bu tip hoş olmayan şeyleri yapmaması gerektiği konusunda kendisini sözlü olarak ikaz ettiğini söylediğini beyan ettiği; bölük komutanı Jandarma binbaşı F.D. ifadesinde özetle, davacı ile D.A. arasındaki ilişkinin infaz ve koruma memuru K.P. tarafından kendisine iletildiği, kendisinin de durumu İl J.K.Yrd. albay C.Ö.'ye anlattığı, albay C.Ö'nün davacı ile görüştüğü ve ikaz ettiği; albay C.Ö.'nün ifadesinde özetle, D.A ile ilişkisi konusunda davacıyı uyardığı, davacının ilişkiyi kabul etmediği, binbaşı F.D.'den konuyu takip etmesini istediğini belirttiği anlaşılmaktadır.Bu durumda; Ümraniye Cezaevi Jandarma Tabur Komutanlığında astsubay üstçavuş olarak görev yapan davacı ile Ümraniye ... Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda infaz ve koruma memuru olarak görev yapan D. A. arasında 2018 yılı Ocak-Şubat ayından itibaren duygusal anlamda birliktelik başladığı, D. A.'nın bu süre içerisinde bir çok kez bekar olan davacının evine gittiği, davacının eylemlerinin, görev yerinde başladığı ve hem özel hayatına yansıdığı hemde görevi sırasında devam ederek "özel hayat alanının" dışına taştığı ve hizmete de yansıdığı, eylemlerin "özel hayata saygı hakkı" kapsamında bulunmadığı anlaşıldığından; yürütülen görevin önemi ve özelliği de dikkate alındığında, memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak disiplin suçunu işlediği sabit olan davacının, Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmamakta olup, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararında ise sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik görülmemiştir.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle;1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,2. ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesince verilen ...günlü, E:..., K:... sayılı temyize konu kararın yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA,3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7035 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi...İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.(X) KARŞI OY
:█████/2018 tarihinde yürürlüğe giren, 7068 sayılı Kanun'un 9. maddesinde, Devlet memurluğundan çıkarma cezası uygulanacak fiiller ve bu cezayı verme yetkisi ile ilgili olarak 657 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağı kurala bağlanmış; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/E-(g) maddesinde, "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiiller arasında sayılmıştır.█████/2014 tarih ve 28995 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin █████/2014 tarih ve E:████████, K:2014/8 sayılı kararında da; 657 sayılı Kanunu'nun 125/E-(g) maddesinde yer alan kuralın,... fıkrada genel bir belirleme yapılmadığı, disiplin cezası gerektiren hareketlerin, memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak derecede yüz kızartıcı ve utanç verici olması gerektiği düzenlenerek çerçevesinin çizildiği, kaldı ki; kural dayanak alınarak tesis edilen idari işlemlere karşı yargı yolu açık olup belirsiz olduğu ileri sürülen kavramlar ve bu kavramların belirttiği hareketler yargı kararları yoluyla da somutlaştırıldığından, Anayasa'nın 2., 38. ve 128. maddelerine aykırı olmadığına karar verilmiştir.657 sayılı Kanunu'nun 125/E-(g) maddesinde, Devlet memurluğundan çıkarma cezası düzenlendiğinden, Anayasa’nın 70. maddesinde güvence altına alınan kamu hizmetlerinde kalma hakkına sınırlama getirmektedir. Yargı; bu maddenin uygulanmasından kaynaklanan davalarda, hangi eylemin disiplin cezasını gerektirdiği ve bu eyleme bağlanan yaptırımın ne olduğunu belli bir açıklık ve kesinlikte öngörülmesine imkân vererek, kanunilik ilkesini sağlamak durumundadır.Aksi halde; "memuriyetle bağdaşmayacak eylem ve davranışlarda bulunma hâlini oluşturan durumların objektif bir değerlendirme yapmaya imkân vermeyecek, keyfî uygulamalara yol açabilecek şekilde sınırlarının belirsizliğinin söz konusu olabilecek (Anayasa Mahkemesi 22/4/2025 tarihli, E: ████████, K: ███████) " zamana, yere ve kişiye göre değişebilen sübjektif takdire elverişli ölçütlere göre; aynı eylemin, disiplin yönünden değerlendirilmesi sonucunda, aynı yargı yerinin farklı kurulları dahi farklı sonuçlara ulaşabilecektir.Bu duruma göre, 657 sayılı Kanunu'nun 125/E-(g) maddesinde, memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede olan hareket için " yüz kızartıcı ve utanç verici" lik çerçevesi çizildiğinden, uyuşmazlıkta; "yüz kızartıcı"lık kavramını somutlaştırılması bakımından durum incelenmelidir.Anayasa’nın 76. maddesinin ikinci fıkrasında “... gibi yüz kızartıcı suçlardan…” ibaresine yer verilmiş, fıkrada sayılan suçlar dışında yüz kızartıcı suçların belirlenmesi konusunda kanun koyucuya düzenleme yapma imkânı tanınmış, idare veya yargı makamlarına takdir yetkisi bırakmamıştır (Anayasa Mahkemesi 8/███████ tarihli, E:████████, K████████ ). Anayasa 'da, cezai suç kavramı olarak yer almış ve diğer suçlara göre daha ağır olan katalog suçları belirlemek için kullanılan, "yüz kızartıcı" lık nitelemesi, yasa koyucu tarafından yapılmıştır.Cezai müeyyideler toplum düzeninin korunmasına yönelik iken, disiplin hukuku; kurumun iç düzenini korumayı amaçlayan ve bunun için kamu görevlilerinin mevzuata, çalışma düzenine, hizmetin gereklerine aykırı fiillerine yönelik olarak uygulanacak yaptırımları ve bu yaptırımların uygulanmasındaki usul ve esasları düzenleyen bir alandır.Mevzuatımızda, kamu hizmetini yürütenlerin; disiplin yaptırımını gerektiren, eylem, işlem ve davranışlarını ve verilecek disiplin cezalarını belirleyen farklı düzenlemeler bulunmakla birlikte; disiplin cezaları için yasal dayanak oluşturan eylem, işlem ve davranışın aynı zamanda cezai suç teşkil ettiği haller yönünden; ayrıca düzenleme yapılarak, farklı bir ispat standardı veya oluşum unsurları belirtilmediği ve bu sürece ilişkin genel bir usul kanunu bulunmadığından, uygulamada ceza hukuku ilkelerine atıf yapıldığı görülmektedir.Nitekim, AİHM "... yasaklanan ve disipline aykırı olarak nitelendirilen ve aynı zamanda disiplin cezaları için yasal dayanak oluşturan eylem ve davranışlar, cezai suç teşkil etmektedir. Bununla birlikte, disiplin makamlarının bu gerekçelere dayanabilmesi için cezai bir hükmün gerekip gerekmediği hususunda herhangi bir bulgu mevcut değildir... bu yönde herhangi bir netliğin bulunmadığını dikkate alan AİHM, başvuranın davasında disiplin sorumluluğu ve cezai sorumluluk arasındaki çizgilerin, disiplin soruşturmasının en başından beri bulanık olduğu (AHİM- SEVEN / TÜRKİYE DAVASI (Başvuru no. ████████)";657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 131. maddesi uyarınca, suçlamalardan beraat etmenin, aynı olaylar nedeniyle disiplin cezasının uygulanmasına engel olamayacağı kuralı yönünden ise; "Danıştay kararında geçen “ceza kanununa göre mahkum olması veya olmaması hallerinin ayrıca disiplin cezasının uygulanmasına engel olamayacağı” ifadesinin, bu hususların hiçbirini aydınlatmadığı... ceza yargılamalarıyla eşzamanlı veya ceza yargılamalarının ardından yürütülen disiplin incelemelerinde üzerine atılı suç bulunan bir kişinin suçu yetkili bir mahkeme tarafından sabit bulununcaya kadar masum sayılma hakkının güvence altına alınması amacıyla izlenecek herhangi bir ilkeden" (AHİM KEMAL ÇOŞKUN/TÜRKİYE DAVASI (Başvuru no. ████████) bahsetmediği görüşündedir.Anayasa'nın 90. maddesinde, "Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır." hükmü yer almakta, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ülkemiz kabul edilmiş bulunmaktadır. "Cezai suç isnadı" kavramının, üye Devletlerin ulusal hukuk sistemlerinde kullanılan sınıflandırmalardan ayrı, "özerk" bir anlama sahip olduğu görülmektedir.İç hukukumuzda suç; Türk Ceza Kanunu'nda veya ceza hükmü içeren özel kanunlarda düzenlenen hukuka aykırı ve cezai yaptırıma bağlanmış eylemler olarak belirlemekte, disipline konu hareketin, aynı zamanda cezai suç teşkil etmesi halinde; Anayasa Mahkemesinin, Anayasa'nın 38. maddesi ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (6. ve 7. maddeleri) ortak koruma alanına giren, suç isnadı sayılan yaptırımlar yönünden, güvencelerin ihlal edip etmediğini denetleme yetkisi bulunmaktadır.Anayasa Mahkemesi ise;"... disiplin suçuna ve ceza yargılamasına konu eylemlerin aynı olduğu hâllerde disiplin soruşturmasıyla ilgili uyuşmazlıklara bakan idari mahkemelerin fiilin sübutuyla ilgili olarak ceza mahkemesinin ulaştığı kanaate saygı göstermesi ve bunu sorgulayacak ifadeler kullanmamasının beklendiği, aksi takdirde kişinin ceza mahkemesinde beraat etmiş olmasının bir anlamı kalmayacağını (Barış Baş, B.No ██████████) " belirtmiştir.Disiplin cezaları için yasal dayanak oluşturan eylem, işlem ve davranışın aynı zamanda cezai suç teşkil ettiği haller yönünden, ceza hukukuna ilişkin ilkeler ve sonuçlar belirleyici olmaktadır.Bu itibarla; yüz kızartıcı olan eylemlerin hangileri olduğuna dair genel bir kural yok ise de; bazı kanunlarda yüz kızartıcı suçlara ilişkin düzenlemeler yer almış olup, bu düzenlemelerin; 657 sayılı Kanunu'nun 125/E-(g) maddesinde kapsamında bulunana ve cezai suç olarak belirlenen eylemler yönünden, "yüz kızartıcı" kavramının somutlaştırılmasında esas alınıp, belirlilik ve öngörülebilirliğin sağlanacağı sonucuna ulaşılmıştır."Adam öldürmek" fiilinin, "yüz kızartıcı" olup olmadığının nitelendirmesi, yasa koyucunun taktirindedir. Yasal düzenlemelerde, "adam öldürmek" yüz kızartıcı olarak sayılmamıştır.Öte yandan, 7068 sayılı Kanun'da "silahla yaralamaya", "hizmet aracıyla" yaralamaya dayalı disiplin cezaları belirlenmiş ise de; bu araçlar dışındaki araçlarla " yaralama" ile " öldürme " eylemi nedeniyle disiplin cezası öngörülmemiş, 7068 sayılı Kanun'un, 657 sayılı Kanun'a atıfta bulunduğu " Devlet memurluğundan çıkarılmaya ilişkin 125/E maddesinde bu yönde bir düzenleme yapılmamıştır.Bu durumda, anılan fiilinden mahkumiyet alması halin de dahi, Devlet memurluğundan çıkarılma cezası verilemeyeceği sonucuna ulaşılmıştır.Öte yandan; adli yargıda yerince, yüz kızartıcı bir fiilden dolayı ceza verilmeyen davacıya, mahremiyet alanı kapsamındaki özel yaşamına konu tutum ve davranışlar kapsamında olmayan eylemine karşılık, idarece; suç tanımına uygun bir disiplin cezası verilmesine engel bir halin bulunmadığı da açıktır.Bu durumda; yüz kızartıcı hal ve davranışlar nedeniyle verilen disiplin cezasına ilişkin temyize konu kararın, yukarıda aktarılan gerekçe ile bozulması gerektiği oyu ile Daire kararına katılmıyorum.