Anahtar kelimeler: Bonoyu Kardeş İmzalatıp İmzalaması Bono Cebir Akışına Niyet Kambiyo Senedi

T.C.
İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ███████DAVA
: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2019KARAR TARİHİ
: █████/2019Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda,DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının davacıya cebir ve tehdit kullanmak suretiyle davaya konu senedi imzalatıp icra takibi yaptığını, tarafların kardeş olduğunu, davacının bonoyu imzalaması için aralarında hiçbir hukuki ve ticari ilişki bulunmadığını, müvekkilinin hiçbir gelirinin bulunmaması ve öğrenci olması nedeniyle senedi düzenlemesinin hayatın olağan akışına da aykırı olduğunu, senet nedeniyle davacının davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığını bildirmiş, icra takibine konu edilen bono nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti ile senedin iptaline, davalının kötü niyet tazminatı ile sorumlu tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir.İNCELEME VE GEREKÇE
:Dava, kıymetli evrak niteliğindeki bonoya dayalı olarak yapılan icra takibi sonrası açılan davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından davanın ve takibin dayanağı senedin kambiyo senedi niteliğinde bulunması nedeni ile davanın mutlak ticari dava niteliğinde bulunduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı sonucu dosya mahkememize tevzi edilmiştir. Görevsizlik kararı usul ve yasaya uygun olup, mahkememiz davaya bakmakla görevlidir.6102 s. TTK.nın 5/A maddesine göre; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır."6235 sayılı hukuk uyuşmazlıklarında Arabuluculuk kanununun üçüncü maddesinin birinci fıkrasında davacının arabuluculuk faaliyeti sonucunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağı aslını veya onaylanmış örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, eklenmemesi halinde verilecek bir haftalık kesin süre içerisinde sunulması gerektiği, aksi taktirde dava dilekçesi tebliğ edilmeksizin ve arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verileceği düzenlenmiştir.Dava dosyası ve dava dilekçesi içeriğinden davanın açılmasından önce arabuluculuk yoluna gidilmediği anlaşılmakla usul ekonomisi ve dosyanın sürüncemede kalmaması açısından, mahkememizce davacı tarafa 6325 s. Kanunun 18A/2 fıkrası uyarınca arabuluculuk son tutanağını sunması konusunda 1 haftalık kesin süre verilmesi yoluna gidilmemiştir.Uyuşmazlık konusu davaya ve icra takibine konu edilen senede dayalı bir miktar para alacağı nedeniyle borçlu olunmadığının tespitine ilişkindir.Her ne kadar menfi tespit davalarının arabuluculuğa tabi olup olmadığı konusunda doktrin ve uygulamada farklı düşünce ve kararlar bulunsa da, davanın konusunun davacının davalı tarafa bir miktar para borcunun bulunmadığının tespitine yönelik olup, alacaklı yönünden alacaklı olduğu iddia edilen bir miktar paranın tamamı ya da bir kısmının davacıdan talep edilememesi sonucunu doğuracak nitelikte dava olması nedeniyle davanın aynı zamanda eda davasının hukuki sonuçlarını da doğuran niteliği göz önünde tutulduğunda 6325 sayılı yasa ile yasa koyucunun ticari davaların konusunun bir miktar para ile ilgili olması halinde arabuluculuğa başvuru zorunluluğu öngörmesindeki temel amacın; uyuşmazlıkların usul ekonomisine uygun ve en hızlı şekilde mahkemeye taşınmadan tarafların karşılıklı rızaları ve uzlaşma yöntemleri ile çözümlenmesi suretiyle yargının iş yükünün azaltılması olduğu göz önünde tutulduğunda menfi tespit davalarının zorunlu arabuluculuğa tabi olduğu, arabuluculuk kapsamı dışında kalmasını gerektirir yasal bir gerekliliğin bulunmadığı sonucuna varılmıştır.Davanın bir miktar para nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemli menfi tespit davası olup, yukarıda açıklanan nedenlerle arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olmasına rağmen davacı tarafın arabuluculuk başvurusu yapmadan doğrudan dava açmış olması nedeniyle TTK'nın 5/A 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-2 ve HMK'nın 114 (2 ) ve 115 (2) maddeleri uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan gerekçeye göre;1-7155 Sayılı Kanunun 20. Maddesi ile 6102 Sayılı TTK'na eklenen 5/A maddesi ve 7155 Sayılı Kanunun 23. Maddesi ile 6325 Sayılı Hukuk uyuşmazlıklarında Arabulucuk Kanununa eklenen 18/A-2 maddesi uyarınca arabuluculuğa başvurulmadan dava açılması nedeniyle , TTK'nın 5/A 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-2 ve HMK'nın 114 (2 ) ve 115 (2) maddeleri uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine ,2-Harçlar yasası gereğince alınması gereken 44,40-TL harcın peşin alınan 4.269,38-TL harçtan indirilmesi ile geriye kalan 4.224,98-TL harcın karar kesinleştiğinde ve isteği halinde davacı tarafa iadesine,3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,4-Davacı tarafça peşin olarak yatırılan gider avansından arta kalanın HMK 333 maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2019Katip ...E imzaHakim ...eimza