Anahtar kelimeler: Berkay Navlun Risklerinin Boya Emtialarının Nakliye Blok İşinin Üstlendiği Muhtelif

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ13. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: █████████ EsasKARAR NO
: ████████ KararT Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret MahkemesiNUMARASI
: █████████ Esas - ████████ KararTARİHİ
: █████/2023DAVA
: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)KARAR TARİHİ
: █████/2026İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili tarafından ... numaralı Blok Taşıyıcı Sorumluk Sigorta Poliçesi ile .... Şti. risklerinin sigortalandığı, muhtelif boya emtialarının İstanbul-Konya'ya sevk edilmesi için davalı ... tarafindan taşıma işinin üstlendiği, düzenle-nen nakliye faturası ile ... tarafindan taşıma sözleşmesi oluşturulduğu, davalılardan Berkay ...'a navlun faturası ve alt nakliyeci sıfatıyla tüzel kişilik olarak, davalılardan ...'nün tek seferlik taşıma sözleşmesi nedeniyle dava açıldığı, davadışı ... tarafından yükün teslim alındığı, emtianın teslimi ile ilgili belgelere ... adına imza atıldığı, ... adına ekli Nakliye faturasının düzenlendiği, ...'ın geçmiş dönem-lerde davalı ...'ın şoförü olduğu, 29.06.2016 tarihinde ... tarafından tamir bakım için park edilen yerden ...'nün bilgisi olmadan ... tarafın dan alındığı, alınan yüklerin araç şoförü tarafından alıcıya teslim edilmediği ve çalındığı, navlun faturası ve tek seferlik taşıma sözleş-meleri gözetildiğinde davalıların kendilerinden beklenen dikkat ve özen çerçevesinde gerçekleştirmedikleri bu sebeple meydana gelen zarardan müteselsilen sorumlu olduklarının değerlendirildiği, yapılan tespitler sonucu meydana gelen 129.634,11 TL zararın müvekkili şirket tarafından tazmin edilerek halefiyet elde edildiğini, ayrıca alınan ibraname ve temlik ile sorumlulardan ödenen zararın rücuen talebi amacıyla başlatılan takibe borçlu/davalıların haksız itirazı ile duran takibin devamını ve %20'den az olmamak üzere icra-inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın sahibinin ... olduğu, ...'nün aracın şoförü olduğu, aracın ... isimli kişi tarafından çalındığı, ... ile taşıma sözleşmesi yapanın ... olduğunu, davalı ...'ın navlun faturasını düzenlendiği iddiasına karşılık, müvekkilleri işletme tarafından böyle bir fatura düzenlenmediğini ve mali kayıtlarında yer almadığını, ...'nün tek seferlik taşıma sözleşmesi düzenlediği iddiasına karşılık, ilgili sözleşme üzerindeki imzanın kendisine ait olmadığını, .....tarihindeki irsaliye faturası üzerinde bulunan imzanın da ...'ye ait olmadığını, ... hakkında Gebze 8. Asliye Ceza Mahkemesi ████████ E. Sayılı dosya kapsamında görevi kötüye kullanma suçundan dava açıldığını ancak beraat ettiğini, ...'ın güveni kötüye kullanma suçundan aynı dosyada ceza aldığını, müvekkillerinin oluşan zarardan herhangi bir kusuru olmadığını, ...'nün aracın sahibi olmadığını, taşıma sözleşmesi yapmadığını, sigortalı ...'in kendinden beklenen özen ve dikkati göstermediğini beyan ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
:İlk Derece Mahkemesi █████/2023 tarih ve █████████ Esas - ████████ Karar sayılı kararında; ".......Dava konusu taşımanın yurt içi (.../...'ndan .....'ya) olması sebebiyle taraflar arasındaki uyuşmazlıkta TTK hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Dava dosyasına sunulan tüm belge ve delillerin incelenmesi sonucunda davaya konu olayın davacının sigortalısının davadışı .... AŞ'ne ait boya cinsi emtianın komple kamyon hamulesi şeklindeki nakliyesini ...'ndan Konya'ya akdi taşıyıcı olarak üstlendiği, davadışı firmanın deposun dan teslimin 14.06.2017 tarih 12:24:37 itibarıyla ....... nakliye numaralı evrak ile ... tarafından tesliminin davacının sigortalısı .... Şti'ne yapıldığı, fiili nakliye için davacının sigortalısı .... Şti'nin... ofisinde Spot Araç sorumlusu dava-dışı ... tarafından fiili taşımanın yapılaca -ğı ... plakalı aracın temin edilerek yükleme için yönlendirildiği tespit anlaşılmıştır. Emtiayı teslim almaya gelen şoför ...'ın ehliyetinin olmadığı, emtiayı teslim almaya geldiği aracın gerekli şartları taşımadığı alınan birden fazla bilirkişi raporu ile sabit olmasına rağmen dava dışı-sigortalı .... Şti' tarafından fiili taşıyıcıya emtianın teslim edildiği, bu sebeple dava dışı-sigortalı .... Şti'nin basiretli tacir gibi hareket etmediği anlaşılmıştır. Ayrıca fiili taşıyıcı olan davalılar emtianın ve kendi araçlarının çalındığını, olay sonrası davacı nın sigortalısının ihbarı ile haber aldıklarını beyan etmeleri ile dava dışı-sigortalı .... Şti' tarafından yükü teslim ettiği kişinin sorumlu olup olmadığını denetlemediği, gerekli belgelerin (K1 yetki belgesi, emtiayı teslim almaya gelen sürücünün ehliyeti gibi) varlığını sorgulamadığı, taşıma sözleşmesinde davalının imzasının bulunmaması, bu sözleşmenin varlığından haberdar olmaması, ceza dava dosyası ve dosya kapsamında alınan █████/2023 tarihli bilirkişi raporu dikkate alındığında davalıların taşıyıcı sıfatına haiz olmadığına ve oluşan zarardan sorumluluklarının olmadığına, █████/2023 tarihli bilirkişi raporunun dosya kapsamına ve olayın oluş şekline uygun olması sebebiyle hükme esas alınması gerektiğine kanaat getirilmiştir. 6102 Sayılı TTK. Md.875'e göre taşıyıcı, eşyanın kendisine teslim edildiği tarihten, alıcısına teslim edildiği tarihe kadar oluşan hasardan sorumlu ise de nakliye sürecinde oluşan hasarın “taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği bir nedene bağlı olarak meydana gelmesi ” halinde (Md.876 hükmünden istifade edip) taşıyıcının kendisini mesuliyetten kurtarabilecek olan beyyin elerden yararlanabilmesi mümkündür. TTK madde 876'ya göre; “Zıya, hasar ve gecikme, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse, taşıyıcı sorumluluktan kurtulur” denilmek tedir.Her ne kadar mahkememizce davalıların taşıyıcı sıfatına haiz olmadıkları değerlendirilmiş ise de; aksinin kabulü halinde dahi davalılar dava konusu emtiayı teslim alan aracın çalındığını ve sonradan sigortalının haberi ile öğrendiklerini beyan etmeleri, bu hususun kesinleşen ceza mahkemesi kararı ile doğrulandığı nazara alındığında davalıların kendilerinden beklenen en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği bir olayın meydana geldiği, aracın çalınması yönünden alabilecekleri başkaca bir tedbirin olmadığı, bu itibarla davalıların TTK 876'ncı maddesi gereğince oluşan zarardan sorumlulukları nın bulunmadığına kanaat getirilmiş, anılan gerekçeler davanın reddine karar verilmiştir.İtirazın iptali davalarında davalılar yararına kötüniyet tazminatına hükmedilebilmesi için davacı/alacaklının takip yapmakta haksız ve alacaklının kötüniyetli olması şarttır. (Adem Albayrak, Asliye Hukuk Davaları, Adalet Yayınevi, Ankara 2016 basım, sf; 1287) Eldeki dava yönünden davalı/borçlular tarafından davacı/alacaklının kötüniyetli olduğu ispat edilemediği anlaşıldığından, davalı/borçluların şartları oluşmayan tazminat talebinin reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesi ile,''1-Davanın REDDİNE,2-Davalının şartları oluşmayan tazminat talebinin REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşımanın davalılar sorumluluğunda gerçekleştirildiğinin davalı ... adına düzenlenen navlun faturası ve davalı ...'nün tarafı bulunduğunun tek seferlik taşıma sözleşmesi ile kanıtlandığını, davalı ...'a navlun faturasını düzenleyen alt nakliyeci sıfatıyla tüzel kişilik olarak dava açıldığını, davalı ...'ye, Tek Seferlik Taşıma Sözleşmesi tarafı olması nedeniyle dava açıldığını, davalı beyanlarında da ... plakalı aracın 1 nolu davalı ... (...)'a ait olduğu ve 2 nolu davalının ise ...adına aracı kullanan şahıs olduğu hususunun ikrar edildiğini, davalıların adam çalıştıran ve araç işleten sıfatı ile sorumluluğu bulunduğunun TBK 66, KTK 85 hükümleri uyarınca sabit olduğunu, davalının taşıyan olmadığına dair bir itirazı da bulunmadığını, müvekkil sigortalısı tarafından yapılan tek seferlik taşıma sözleşmesi ve kesilen navlun faturasının da bu kişilere ait olduğunu, söz konusu aracın idaresi ve kontrolünün sağlanamamış olmasının müvekkil sigortalısının, dolayısıyla müvekkilin sorumluluğunda olmadığını, Davalıların taşıma işi yapan bir nakliyat firması ve şoförü olduğunu, aracın kendilerinin de tanıdığı biri tarafından emniyeti suistimal yolu ile çalınması durumundan gerekli dikkat ve özeni göstermemeleri sebebiyle davalı ve şoförünün sorumlu olduğunu, bu yükümlülüğün müvekkil sigortalısından beklenmesinin basiretli bir tacirin iddia edebileceği bir husus olmadığını, Davalının, müvekkil sigortalısına herhangi bir navlun faturası kesilmediği, sözleşme yapılmadığı iddiasının kabul edilemeyeceğini, ...'nün taşıma irsaliyesi üzerinde imzası olmasına rağmen söz konusu imzanın kendisinin olmadığı yönündeki hususun ceza dosyası nezdinde soruşturulduğunu, el yazısı ve imza örneklerinin ilgili jandarma birimi tarafından irdelendiğini, ancak yazdıkları rapor doğrultusunda net bir sonuç elde edileme diğini, bu hususta da 2 nolu davalının sorumluluğunun bulunduğunu, Davalının taşıyıcı olduğunu inkar etmediğini, forwarder sıfatını haiz olduğunu, bu sıfatla navlun sözleşmesinin tarafı olan davalının taşıyıcı olmadığı ya da taşımanın bir başka alt taşıyıcı tarafından gerçekleştirdiği ve bu nedenle esas olarak sorumluluğu olmadığına ilişkin itirazlarının mevzuata ve içtihatlara tamamen aykırı olduğunu, taşımayı fiilen bir başka firmanın gerçekleştirmiş olmasının müvekkil sigortalısı ile davalı taraf arasındaki ilişkiye etki etmeyeceğini, davalının taşıma işlemini bir başka taşıyıcıya yaptırmış olması ve bunun sonuçlarının davalının sorumluluğunda olduğunu, bu nedenle işbu itirazın iptali davasında söz konusu ihbarın gerçekleştirilmesinin kendileri açısından davanın esasına bir etkisi olmayacağını, davalıların işbu dava konusu hasara ilişkin sigorta tazminatının ödenmesi hususunda müteselsilen sorumlu olduklarını, Alacağın likit hale geldiğini, davalıların icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, işbu itirazın iptali davasına konu tazminat alacağının gerçek, miktarı belli olan likit bir alacak olduğunu, tazminat miktarı belirlenebilir olduğundan alacağın likit olmadığından bahsedilemeyeceğini, bu sebeple davalı borçlunun borca haksız bir şekilde itiraz etmesinin, icra inkar tazminatının amacına uygun talep edildiğini gösterdiğini, Dava konusu zararın poliçe kapsamında olduğunu, müvekkil tarafından bu zararın giderildiğini, ayrıca müvekkilin akdi ve kanuni halef sıfatı bulunduğunu, müvekkil sigorta şirketinin sigorta ilişkisi dışında temlik (TBK m. 183 vd.) hükümleri uyarınca üçüncü kişilere karşı kazanmış olduğu dava ve icra haklarına bağlı olarak talep hakkı bulunduğunu, bilirkişiler tarafından bu hususun göz ardı edildiğini, dava dışı sigortalı ile ayrı bir sözleşme yapılmasına gerek olmadığını, zira ibranamede dava dışı sigortalınin haklarını müvekkile temlik ettiğini açıkça beyan ettiğini, bu sebeple müvekkilin akdi halef sıfatını kazandığını, yapılan ödemenin sigorta kapsamında olduğunu, müvekkil sigortacının ödemiş olduğu tazminat miktarınca sorumlusu -na rücu imkanı bulunduğunu, müvekkilin ödenen tazminat miktarının tümünü davalıya rücu hakkı bulunduğunu, davalıların sorumlu olduğunu ve müvekkilin dava dışı sigortalısına ödemiş olduğu tazminat bedelini tahsil etme hakkını haiz olduğunu, tüm bu hususlar değerlendirildiğinde meydana gelen hasardan davalıların sorumlu olduğunun ispat edildiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa re'sen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, blok yurt içi taşıyıcı sorumluluk sigorta poliçesinden kaynaklı alacağın rücuen tazmin talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.Mahkemece, davanın reddine,karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Somut olayda, davacının sigortalısı .... Şti'nin davadışı .... AŞ'ye ait boya cinsi emtianın komple kamyon hamulesi şeklindeki nakliyesini ...'ndan Konya'ya akdi taşıyıcı olarak üstlendiği, davadışı firmanın deposundan teslimin 14.06.2017 tarih 12:24:37 itibarıyla 235578 nakliye numaralı evrak ile ... tarafından tesliminin davacının sigortalısı .... Şti'ne yapıldığı ve davacının sigortalısı akdi taşıyıcının davalı tarafça yaptığı alt taşıma sözleşmesi uyarınca alt taşıyıcının şöförü dava dışı ...'ın kullandığı ... plakalı araca emtianın yüklendiği halde alıcısına teslim edilmediği ve çalındığı ileri sürülerek blok yurt içi taşıyıcı sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında sigortalı akdi taşıyıcıya ödeme yapıldığı ve ibraname alındığı belirtilerek akdi ve kanuni halefiyete dayalı olarak davaya konu icra takibi başlatılmış itiraz üzerine itirazın iptali davası açılmıştır.Dosya kapsamı itibariyle, emtia sahibi davadışı .... A.Ş.'nin söz konusu hırsızlık olayı nedeniyle meydana gelen zararını davacının sigortalısı akdi taşıyıcı .... Şti'nden tahsil ettiği, buna göre de davacının sigortalısının zararının oluştuğuna dair delil olmadığı anlaşıl-mıştır.Davacının sigortalısı akdi taşıyıcı ile davalı taraf arasında alt taşıma sözleşmesi yapıldığını ispat yükü davacı üzerinde olduğu, davacı tarafın dava dışı sigortalısı ile davalı taraf arasında alt taşıma sözleşmesi yapıldığını ispat edemediği, bu nedenle de, davalı tarafa ara sıra şöförlük hizmeti veren ve davalı tarafın bilgisi dışında davalı tarafa ait aracı taklit anahtarla çalarak davacı tarafın sigortalısı ile alt taşıma sözleşmesi yapan ve emniyeti suistimal suçundan hakkında mahkumiyet kararı verilen dava dışı ...'ın eyleminden davalı tarafın gerek TTK hükümleri gerekse TBK. Nın 66 maddesinde düzenlenen adam çalıştıranın sorumluluğu hükümleri gereğinde sorumluluğundan bahsedilemeyecektir.Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, ilk derece mahkemesince gerekçesi yazılmak suretiyle hüküm kurulduğu da gözetildiğinde; mahkemenin kabul ve gerekçesine göre davacı vekilinin mahkeme nin kabulüne yönelik tüm istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Sonuç itibariyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden davacı üzerinde bırakılmasına,5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.