Anahtar kelimeler: Gidişdönüş Ocakhaziran Seraları Bergama Ayından Aylarına İlçesindeki Aralık Taşıması Anlaştıklarını

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL 22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2026
NUMARASI
: ███████ Esas - ████████ Karar
DAVA
: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
İSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2026
Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
: Davacı vekili; tarafların davalının Bergama ilçesindeki seraları ile ilçe merkezi arasında personel servis taşıması yapılması konusunda anlaştıklarını, bu hizmetin 2020 yılı Aralık ayından 30.06.2024 tarihine kadar davacı tarafından kesintisiz şekilde yerine getirildiğini, 01.01.2024–30.06.2024 dönemi için günlük gidiş-dönüş bedelinin 2.600- TL + KDV olarak belirlendiğini, bu kapsamda Ocak–Haziran 2024 aylarına ilişkin altı adet fatura karşılığı davalının kısmi ödemeler yaptığını, Mart, Nisan, Mayıs ve Haziran 2024 aylarına ait fatura bedellerinin ödenmediğini, Bergama İcra Dairesi nezdinde icra takibi başlatılmış ise de, davalının yetkiye ve borca itirazı üzerine dosyanın İstanbul 1. İcra Dairesine gönderildiğini ve burada da itiraz nedeniyle takibin durdurulduğunu, icra takibinde başlangıçta daha yüksek tutar talep edilmekle birlikte işbu dava ile 252.400-TL asıl alacağa yönelik itirazın iptalini talep ettiklerini beyanla itirazın iptaline,davacı lehine icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekili; davalı şirketin davacıya borcu bulunmadığını, davacı tarafından emsallerine göre fahiş bedellerle faturalar düzenlendiğini,
taraflar arasındaki ticari ve insani ilişki nedeniyle ayıp ihbarında bulunulmadığını,fahiş faturalandırmanın davalı aleyhine maddi zarara yol açtığını ve bu zararın ispatlanabilir nitelikte olduğunu, zarara uğrayan tarafın davalı olduğu, davacının
kötüniyetli şekilde dava açtığını,davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
:Mahkemece; davacının incelenen ticari defterlerine göre taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, davalının verilen kesin süreye rağmen ticari defterlerini sunmadığı, davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davacı lehine delil olarak kabul edileceği, davacı şirketin davalı şirkete takibe konu e-faturaları düzenlediği,tarafların e-fatura mükellefi oldukları, davacının talebine konu faturaları davalıya usulüne uygun olarak tebliğ ettiği, faturalara itiraz edildiğine dair bir kayıt bulunmadığı, fatura içeriklerinin kesinleştiği,aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği ancak bu yönde ispata yarar bir delil sunulmadığı, davalı şirket verilen kesin süreye rağmen defterlerini ibraz etmediği takdirde, sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğu mahkemece kabul edilebileceğinden davacı kayıtlarının davalı kayıtları ile uyumlu olduğu kabul edilerek, davalının, davacıya toplam 252.400-TL borçlu olduğu, davacı tarafından da bu miktar kadar dava açıldığı gerekçesiyle itirazın kısmen iptaline, davalı aleyhine asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
: Davalı vekili; mahkemece uyuşmazlığın yalnızca tarafların ticari defterleri üzerinden incelendiğini,hizmetin eksiksiz yerine getirilip getirilmediği,uyuşmazlığın hizmet sözleşmesinin ifa durumu ve fatura bedellerinin usulüne uygunluğu oluşturduğunu, mahkemece bu unsurların derinlemesine incelenmeden hüküm kurulmasının eksik inceleme niteliğinde olduğunu, uyuşmazlığın, hizmetin ifası, süresi ve ödenen bedelin hizmet karşılığı olup olmadığı gibi hususları içerdiğini, yalnızca ticari defterlerin incelenmesi ile yetinilmesi, uyuşmazlığın esasını oluşturan hizmetin yerine getirilip getirilmediği iddialarını aydınlatmadığını,faturaların varlığı, hizmetin eksiksiz ve sözleşmeye uygun olarak ifa edildiğini kesin biçimde ispatlamadığını, faturalara yasal sürede itiraz edilmemesi, yalnızca davalının söz konusu bedeli kabul ettiği anlamına geleceğini, hizmetin usulüne uygun yapıldığı hususunu tek başına belirlemediğini, davalının hizmet bedelleri ile ilgili itirazlarında maddi zarar ve haksız bedel iddialarını ileri sürdüğünü, bu iddialar araştırılmamış ve delil değerlendirmesi yapılmadığını, emsallerine göre fahiş fiyatta faturalar kesildiğini, aradaki ticari ve insani ilişki nedeniyle ayıp ihbarında bulunulmadığını,zarara uğrayan tarafın müvekkili olduğunu, davacı tarafa bu sebeple herhangi bir borcu da bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
:Dava, dört adet fatura bedeli bakiyesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkindir.
HMK'nın 222.maddesi "Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine ibrazına karar verebilir" hükmünü haizdir. Her iki yanın ticari defterlerinin kanuna uygun tutulduğu ve sahibi lehine delil vasfında bulunduğu, davacının düzenlediği 4 adet faturaların davacının kanuna uygun tutulduğu belirlenen ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalıya ticari defterlerini ibraz için ara kararı verilmiş ise de; ticari defterlerin ibrazı için tebligat yapılmamıştır.Davalının ticari defterlerinin ibrazı istenilmediği halde gerekçeli kararda aksi belirtilmitir.Ancak ,davalı tarafça karar bu yönüyle istinaf edilmediğinden bu eksiklik kaldırma sebebi yapılmamıştır. Esasen; Zincirlikuyu Vergi Dairesinden gönderilen davalı şirkete ait 2024 yılı ticari kayıtlarında da davacının 2024 yılında düzenlediği 6 adet fatura ile davalının hizmet aldığının Vergi Dairesi kayıtlarında mevcut olduğu davacının düzenlediği 6 adet faturanın davalıya tebliğ edildiği, vergi dairesinden gelen karşılaştırmalı analiz listelerinde davacının 6 adet belge ile KDV hariç 384.000-TL bedelli faturaların kayıtlı bulunduğu, davalının faturalara itiraz etmediği de davalı vekilinin dilekçelerinde belirtilmiştir.Davalı faturaların fahiş fiyatla düzenlendiğini cevap dilekçesinde savunmuş, istinaf dilekçesinde de hizmetin gereğince verilmediğini ileri sürmüş ise de yargılama aşamasında bu yolda bir iddia ve delil sunmamıştır. Delil gösterilmeyen bir konuda mahkemece bir araştırma yapılması mümkün değildir. Tüm faturaların tebliğ alındığı, düzenli ödemeler yapıldığı anlaşılmakla davalının fahiş fiyatta fatura düzenlenerek davalının zarara uğratıldığı iddiası kanıtlanamamıştır.
Açıklanan nedenlerle; HMK'nın 355(1)maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle yapılan inceleme sonunda icra takibine konu edilen alacağa dayanak faturaların davalıya tebliğ edilip itiraza uğramadığı, davalının davacıya 252.400-TL borçlu bulunduğunun kabulü ile itirazın iptaline ve davalının bilgisinde olan alacağın likit olduğunun kabulü ile davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, anlaşılmakla istinaf nedenleri yerinde olmayan davalı vekilinin başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
Alınması gereken 17.241,44-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 4.310,36-TL harcın mahsubu ile kalan 12.931,08-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 45-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!