Anahtar kelimeler: Şufa Koyarak Giden Davalısı Öğrendiğini Depo Vadeli Bankacılık Düşük Hesaba

T.C.
İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ███████DAVA
: Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2019KARAR TARİHİ
: █████/2019Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda,İSTEM
:Davacı vekili dava dilekçesinde
: müvekkilinin davalısı olduğu İzmir ...Asliye Hukuk mahkemesinde görülen ön alım davasına konu şufa bedelinin vadeli hesaba yatırılması ve karar kesinleştiğinde müvekkiline ödenmesine karar verildiğini, karar kesinleştiğinde paranın alınması için bankaya giden müvekkilinin depo edilen şufa bedeline çok düşük oranda faiz işletildiğini öğrendiğini, parayı itirazı kayıt koyarak aldığını, müvekkilinin düşük faiz oranı nedeniyle zarara uğradığını bildirmiş, şimdilik 20.000,00-TL faiz alacağının faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.İNCELEME VE GEREKÇE
:Dava, mahkeme kararı ile şufa bedeli olarak yatırılan paraya düşük oranda faiz işletilmesi nedeniyle zarara uğradığını iddia eden davacının faiz alacağı istemine ilişkindir.Davaya konu bankaya yatırılan paranın mahkeme kararı ile yatırıldığı, taraflar arasında rızaya dayalı yazılı bir sözleşme kurulmadığı, davacının tacir olmadığı gibi bedelin ön alım bedeli olması nedeniyle ticari niteliğinin bulunmadığı dosya kapsamı ile açıktır.█████/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3(1)-k maddesinde ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiler "tüketici", aynı maddenin l bendinde ise mal ve hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık vb sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemler "tüketici işlemi" olarak kabul edilmiştir. Aynı kanunun 73(1)maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiştir. Yine aynı kanunun 83(2) maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği düzenlenmiştir.Somut olayda; davalı bankanın 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunda tanımlanan hizmet sunan işyeri sahibi özel hukuk tüzel kişisi, davacının ise tüketici nitelikli kişi olup yapılan işin tüketici işlemi niteliğinde bulunduğu gözönünde tutulduğunda yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler ışığında davacının tacir olmadığı gibi, davaya konu alacağın tarafların ticari işletmesi ile ilgili bulunmadığı, işin niteliğinin bankacılık işlemi niteliğinde olmasının açıklanan yasal düzenleme karşısında işlemin tüketici işlemi sayılmasına engel olmadığı ve buna bağlı olarak görev ve yetkiye ilişkin hükümlerin uygulanmasını engellemeyeceği birlikte gözetildiğinde mahkememiz görevsiz olup, görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olması nedeniyle görevsizlik kararı verilmesinin zorunlu olduğu, görevin dava şartlarından olup HMK nun 115(1) maddesi uyarınca davanın her aşamasında resen gözetilmesi gerektiği dikkate alınarak mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın dava şartı yokluğu yönünden usulden reddine, dosyanın görevli Tüketici Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM1-Görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olması ve Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ nedeniyle HMK nun 114(1)/c maddesinin yollaması ile HMK nun 115(2) maddesi uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden REDDİNE,2- HMK'nun 20 (1) maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde ve yasal süre içinde istem halinde dosyanın görevli İZMİR TÜKETİCİ MAHKEMESİ'ne GÖNDERİLMESİNE,3-HMK'nun 331(2) maddesi uyarınca yargılama giderlerinin görevli mahkeme tarafından değerlendirilmesine,4-HMK'nun 20(1) maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra yasal süre içinde gönderme başvurusunun yapılmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmek üzere dosyanın ele alınmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf - yolu açık olmak üzere karar verildi.█████/2019Katip...E imzaHakim ...eimza