Anahtar kelimeler: Tüzüğüün Altınözü Emrinde Emniyet Müşaviri İbarettir Disiplin Çıkarma Memuru Süreci

T.C.
D A N I Ş T A YİKİNCİ DAİREEsas No
: ██████████Karar No
: █████████TEMYİZ EDEN (DAVACI)
: ...VEKİLİ
: Av. ...KARŞI TARAF (DAVALILAR)
: 1- ... Bakanlığı2-... MüdürlüğüVEKİLLERİ
: Hukuk Müşaviri...İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:......, K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.YARGILAMA SÜRECİ
:Dava Konusu İstem
: Dava; Hatay ili, Altınözü İlçe Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapan davacının, Mardin İl Emniyet Müdürlüğünde görev yaptığı dönemdeki eylemleri nedeniyle hakkında yürütülen disiplin soruşturması neticesinde, "hırsızlık" suçunu işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'ün 8/6. maddesi uyarınca 3 kez ayrı ayrı "meslekten çıkarma" cezasıyla tecziyesine ilişkin █████/2019 Bakan onayı tarihli, Mardin İl Polis Disiplin Kurulunun...... günlü, ... sayılı kararının uygun bulunmasına yönelik Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararının iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalınan hakların ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
:.... İdare Mahkemesinin... günlü, E:... K:... sayılı kararıyla; uyuşmazlık konusu olayda, disiplin cezasına konu fiil tarihi itibarıyla Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün; işlem tarihi itibarıyla ise 7068 sayılı Kanun'un yürürlükte olduğu, bu haliyle disiplin ceza ilkeleri uyarınca davacının lehine olan mevzuatın tespit ve tatbikinin gerektiği, davacıya isnat edilen hırsızlık suçunun 7068 sayılı Kanun'da düzenlenmediği ancak bu fiilin karşılığının, 657 sayılı Kanun'un 125/E-(g) maddesi kapsamında "meslekten çıkarma" disiplin cezasından daha ağır nitelikte olan "Devlet memurluğundan çıkarma" olduğu, bu durumun davacının aleyhine sonuç doğurması nedeniyle uyuşmazlığa lehe olan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün uygulanması gerektiği; davacı hakkında, "bina içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında hırsızlık" suçunu işlediğinden bahisle, ... ... Asliye Ceza Mahkemesinin... günlü, E:..., K:... sayılı kararı ile fiilleri sabit görülerek ayrı ayrı "6 ay 7 gün", "4 ay 20 gün" ve "4 ay 20 gün" hapis cezası ile cezalandırılmasına ancak şartları oluştuğundan “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” karar verildiği, ceza yargılaması sonucunda verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının niteliği gereği, bu aşamada hukuki etkiye sahip olmadığından ve doğrudan bu karara dayanılarak hüküm kurulmasının, masumiyet karinesi ile çelişeceğinden, anılan yargı kararının işbu karara doğrudan gerekçe teşkil etmesinin mümkün olmadığı; bu durumda, olayın oluşu ve gelişimi, davacının ifade ve savunmaları ile ikrarı, tanık ifadeleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, █████/2016 tarihinde K. isimli mağazada, █████/2016 tarihinde de L. ve M. isimli mağazalarda "hırsızlık" suçunu işlediğinin sabit olduğu, olayda karar tarihi itibariyle 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı, sübut bulan eylemi nedeniyle davacının durumuna uygun ve lehine hüküm ihtiva eden Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6. maddesi uyarınca "meslekten çıkarma" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen temyize konu kararla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararın kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek, davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davacı tarafından; ileri sürülen hususların mahkemece karşılanmadığı ve gerekçesiz olarak karar verildiği, hırsızlık suçu nedeniyle hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, disiplin soruşturmasının mevzuatla belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde yürütülmediği, soruşturmaya başlama ve ceza verme yetkisine ilişkin zamanaşımı süresi dolmasına karşın işlem tesis edildiği, hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali gerektiği ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN CEVABI
: Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ
: ...DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmüştür.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE
:MADDİ OLAY
:Dava dosyasının incelenmesinden; Hatay ili, Altınözü İlçe Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapan davacının, Mardin İl Emniyet Müdürlüğünde görev yaptığı dönemde, ... Alışveriş ve Yaşam Merkezinde (AVM) █████/2016 tarihinde yaşanan hırsızlık olayının şüphelisi olarak gözaltına alınması ve ... Kaymakamlık Makamının... tarihli Olur'u ile görevden uzaklaştırılması üzerine hakkında başlatılan disiplin soruşturması neticesinde hazırlanın raporda; davacının, █████/2016 tarihinde ... AVM'de bulunan K. isimli mağazadan, bir adet şişme mont ve bir adet swithi aldığı, yanında getirmiş olduğu tırnak pensi ile montun alarmını kestiği, swithin ise alarmını kesmeyi unuttuğu, koparmış olduğu alarmı mağaza içerisinde çeşitli yerlere attığı ve söz konusu eşyaların ücretini ödemeden AVM'den ayrıldığı; █████/2016 tarihinde ise, aynı AVM'deki M. isimli mağazadan bir adet gömlek alıp alarmını yine yanında getirdiği tırnak pensi ile kestiği ve ücretini ödemeden mağazadan ayrıldığı, aynı gün L. isimli mağazadan bir adet eşofman altı alıp ücretini ödemeden ayrılırken güvenlik görevlisinin durumu farketmesi üzerine durdurulduğu, adı geçen mağaza yetkililerince durumun güvenlik birimlerine bildirilmesi üzerine hakkında tutanak tutulmak suretiyle adli işlemlerin başlatıldığı, davacının söz konusu davranışlarıyla hırsızlık suçunu işlediğinden bahisle dava konusu işlemin tesis edilmesi üzerine de temyizen bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.İLGİLİ MEVZUAT
:Disiplin cezasına konu eylemin işlendiği tarihte yürürlükte olan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6. maddesinde; hırsızlık, gasp, dolandırıcılık, irtikap, rüşvet, zimmet, ihtilas, ırza geçme, ırza tasaddi, sahtecilik, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması, kalpazanlık, kasden adam öldürme veya bu suçları işlemeye teşebbüs etmek, emniyeti suiistimal, yalan yere tanıklık, yalan yere yemin, suç tasnii, iftira fiilleri meslekten çıkarma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır.Anayasa Mahkemesinin █████/2016 günlü, E:███████, K:2016/3 sayılı kararıyla, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün dayanağı niteliğindeki 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanun'un 83. maddesinin birinci cümlesinin iptaline karar verilmesi sonrasında, █████/2017 günlü, 29957 sayılı Resmi Gazete yayımlanarak yürürlüğe giren 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname; █████/2018 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülerek yasalaşmış ve 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun, █████/2018 günlü, 30354 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan 7068 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesinin 1. fıkrasında, "(1) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/3/1979 tarihli ve 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre resen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezaları bu Kanun hükümleri uyarınca verilmiş addolunur." kuralı getirilmiştir.7068 sayılı Kanun'da, Tüzük'ün 8/6. maddesindeki fiillere ilişkin bir düzenlemeye yer verilmemiş olup, anılan Kanun'un 9. maddesinde; Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiiller ile ilgili olarak 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerinin, 34. maddesinde ise; bu Kanun'da hüküm bulunmayan hallerde 657 sayılı Kanun'un disipline ilişkin hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.7068 sayılı Kanun'un atıfta bulunduğu 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin 1. fıkrasının E bendinin (g) alt bendinde, "memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiili, Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır.Öte yandan; dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunduğu şekliyle 7068 sayılı Kanun'un "Emniyet teşkilatı disiplin kurullarının görev ve yetkileri" başlıklı 17. maddesinde, "(1) Emniyet teşkilatı disiplin kurullarının disiplin cezası verebilecekleri personel ve uygulamaya yetkili oldukları cezalar aşağıda gösterilmiştir.a) İl polis disiplin kurulları, kuruldukları il emniyet kadrosundaki;1) Polis memurları, çarşı ve mahalle bekçileri ile atanması il makamlarına ait personele bütün disiplin cezalarını, ..., verebilir. ..."; "Emniyet teşkilatı disiplin kurullarınca verilen kararların kesinleşmesi" başlıklı 18. maddesinde, "(1) Disiplin kurullarınca verilen kararlardan;a) İl polis disiplin kurulunun polis memurları hakkında verdiği meslekten çıkarma cezası dışındaki kararları valinin onayıyla; meslekten çıkarma cezası kararları valinin önerisi, Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun görüşü ve Bakanın onayıyla, ... kesinleşir.(2) Birinci fıkranın (a) ve (b) bentleri uyarınca intikal eden ve Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunca uygun görüş belirtilmeyen dosyalar Bakanlık Yüksek Disiplin Kurulunca kesin karara bağlanır. ..."; "Zamanaşımı" başlıklı 29. maddesinde, "(1) Bu Kanunda sayılan fiilleri işleyenler hakkında bu fiillerin işlendiğinin disiplin amiri tarafından öğrenildiği tarihten itibaren; a) Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kısa ve uzun süreli durdurma cezalarında bir ay içinde, b) Meslekten çıkarma cezası ve Devlet memurluğundan çıkarma cezasında altı ay içinde, disiplin soruşturmasına başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar. (2) Disiplin cezasını gerektiren fiillerin işlendiği tarihten itibaren iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar. ..." hükümlerine yer verilmiştir.HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:7068 sayılı Kanun'un 29. maddesi incelendiğinde; kanun koyucu tarafından, disiplin kurulunca teklif edilen cezanın Bakanlık makamınca verildiği bir sistemin öngörülmediği, ceza verme yetkisinin doğrudan disiplin kuruluna ait olduğu; ancak sonuç cezanın meslekten çıkarma cezası olması durumunda, personel bakımından ikinci bir incelemeden sonra bu yaptırımın uygulanmasının amaçlandığı anlaşılmakla, anılan maddeye göre disiplin cezası verme konusunda mevzuatla yetkili kılınan disiplin kurulunca takdir edilen cezanın verildiği tarihin iki yıllık zamanaşımı süresinin belirlenmesinde dikkate alınması gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır.Nitekim, █████/1980 günlü, 2261 sayılı Kamu Güvenliğine ve Kolluk Hizmetlerinle İlişkin Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Bunlara Yeni Hükümler Eklenmesi Hakkında Kanun ile 3201 sayılı Kanun'a "Ek Madde 2" olarak eklenen ve daha sonra █████/1987 günlü, 291 sayılı KHK ile "Ek Madde 5" olarak teselsül ettirilmiş olan; ancak 7068 sayılı Kanun'la yürürlükten kaldırılmış olmakla birlikte benzer düzenlemeleri içeren maddenin gerekçesinde; "Emniyet örgütünde kurulacak disiplin kurullarının ceza verebilecekleri personel ve uygulayacakları cezalar bakımından yetki sınırlarını belirlemektedir. Maddeye egemen olan görüşe göre, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunundaki, disiplin kurullarını ceza vermek için sadece görüş bildiren bir yer kabul eden ve ceza verme yetkisini merkezdeki atamaya yetkili amire bırakan sistem bırakılmakta ve disiplin kurulları, gösterilen yetki sınırları çerçevesinde disiplin cezası vermede birer karar yeri durumuna getirilmektedir. Böylece 657 sayılı Kanuna göre bugüne kadar uygulamada karşılaşılan, işlerin merkezde toplanması yüzünden disiplin cezalarının geç verilmesinden doğan sakınca giderilecek ve disiplin işleri büyük bir hız kazanmış olacaktır." şeklinde ifade edilen hususlar ile de bu duruma işaret edildiği, işlerin merkezde toplanması yüzünden disiplin cezalarının geç verilmesinden doğan sakıncanın giderildiği ve disiplin işlerine büyük bir hız kazandırılmasının amaçlandığı göz önünde bulundurularak, iki yıllık zamanaşımı süresinin belirlenmesinde meslekten çıkarma disiplin cezası vermeye yetkili olan disiplin kurulunca cezanın verildiği tarihin dikkate alınması gerektiği gerekçesine dayalı yargı kararları verilmiştir.Bu bağlamda, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun █████/2025 günlü, E:████████, K:█████████ sayılı kararıyla disiplin cezası verme konusunda mevzuatla yetkili kılınan disiplin kurulunca takdir edilen cezanın verildiği tarihin iki yıllık zamanaşımı süresinin belirlenmesinde dikkate alınması gerektiği yolundaki bölge idare mahkemesi ısrar kararı onanmıştır.Uyuşmazlık konusu olayda; davacının disiplin cezasıyla cezalandırılmasına sebep olan eylemlerin 10-█████/2016 tarihinde işlendiği, yürütülen disiplin soruşturması neticesinde davacının hırsızlık suçunu işlediği belirtilerek Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ... İl Polis Disiplin Kurulunun... günlü, ... sayılı kararıyla karar verildiği, söz konusu cezaya yönelik dosyanın █████/2018 tarihli Vali onayı ile birlikte sevk edildiği Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun... günlü, ... sayılı kararıyla da davacının Tüzüğün 8/6. maddesi gereğince 3 kez ayrı ayrı meslekten çıkarma cezasıyla tecziyesine karar verildiği, cezanın da, █████/2019 tarihli Bakan onayı ile birlikte kesinleştiği görülmektedir.Yukarıda aktarılan mevzuatta, eylem tarihinden itibaren iki yıl içerisinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğrayacağı kuralına yer verilmiş olmakla birlikte; olayda, kuruldukları il emniyet kadrosundaki polis memurlarına bütün disiplin cezalarını verme yetkisine sahip olan il disiplin kurulunca kanunda öngörülen iki yıllık zamanaşımı süresi içerisinde disiplin cezasının davacıya verildiği anlaşıldığından, ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğramaması nedeniyle tesis edilen dava konusu işlemde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.Öte yandan; 7068 sayılı Kanun'un 17. maddesinde, il polis disiplin kurullarının, kuruldukları il emniyet kadrosundaki polis memurlarına bütün disiplin cezalarını verebileceği kuralına yer verilmiş; emniyet teşkilatı disiplin kurullarınca verilen kararların kesinleşmesine yönelik hususların düzenlendiği 18. maddesinde de, il polis disiplin kurulunun polis memurları hakkında verdiği meslekten çıkarma cezası kararlarının valinin önerisi, Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun görüşü ve Bakanın onayıyla kesinleşeceği, bu kapsamda intikal eden ve Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunca uygun görüş belirtilmeyen dosyaların ise, Bakanlık Yüksek Disiplin Kurulunca kesin karara bağlanacağı hüküm altına alınmıştır.Somut uyuşmazlıkta; davacının, K., M. ve L. isimli mağazalarda gerçekleştirdiği iddia olunan eylemlerinin karşılığı olarak İl Polis Disiplin Kurulunca, eylem ayrımına gidilmeksizin tek bir eylem kabul edilerek meslekten çıkarma cezası verilmiş olduğu, uygun görüş için dosyanın gönderildiği Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunca ise, her bir mağazaya yönelik hırsızlık eylemi nedeniyle ayrı ayrı olmak üzere 3 kez meslekten çıkarma cezası verildiği anlaşılmaktadır.Bu durumda; davacı hakkında İl Polis Disiplin Kurulunca verilen meslekten çıkarma cezasının sayısının artırılmasının uygun görüş belirtme niteliğinde olmadığı anlaşıldığından, Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunca dosyanın kesin karara bağlanmak üzere Bakanlık Yüksek Disiplin Kuruluna gönderilmesi gerekirken, her bir mağazaya yönelik eylemi ayrı ayrı değerlendirilerek davacının 3 kez meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde bu yönüyle hukuka uygunluk; davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair Bölge İdare Mahkemesi kararında da hukuki isabet bulunmamıştır.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle;1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen... günlü, E:... K... sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 2/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,3. 2577 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanun'la değişik 50. maddesinin 2. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın, kararı veren ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine,4. 2577 sayılı Kanun'a 6545 sayılı Kanun'un 27. maddesi ile eklenen Geçici 8. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, █████/2025 tarihinde esasta oybirliği, gerekçede oyçokluğuyla karar verildi.(X) KARŞI OY
:Dava; polis memuru olarak görev yapan davacının, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'ün 8/6. maddesi uyarınca 3 kez ayrı ayrı "meslekten çıkarma" cezasıyla tecziyesine ilişkin işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalınan hakların ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.7068 sayılı Kanun'un; "Emniyet teşkilatı disiplin kurullarınca verilen kararların kesinleşmesi" başlıklı 18. maddesinde; "(1) Disiplin kurullarınca verilen kararlardan; a) İl polis disiplin kurulunun polis memurları hakkında verdiği meslekten çıkarma cezası dışındaki kararları valinin onayıyla; meslekten çıkarma cezası kararları valinin önerisi, Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun görüşü ve Bakanın onayıyla, kesinleşir. ... " hükmüne yer verilmiştir.Alıntılanan yasal düzenlemeye göre disiplin cezasına ilişkin işlemlerin, aynı idare içerisinde yer alan farklı idari birimlerin irade açıklamalarının ortaya konulması suretiyle birden çok aşamayı içeren işlem niteliğinde olduğu, meslekten çıkarma işlemlerinde işlemin son aşamasını teşkil eden Bakan onayı öncesindeki ara işlemlerin, işlemin gerçekleşmesinin zorunlu unsurunu oluşturmakla birlikte tek başına hukuksal sonuç doğurucu niteliklerinin bulunmadığı, Bakan onayı işlemi ile işlemin kesin ve yürütülebilir işlem niteliğini kazandığı görülmektedir.Diğer yandan, aynı Kanun'un "Zamanaşımı" başlıklı 29. maddesinde; "(1) Bu Kanunda sayılan fiilleri işleyenler hakkında bu fiillerin işlendiğinin disiplin amiri tarafından öğrenildiği tarihten itibaren; a) Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kısa ve uzun süreli durdurma cezalarında bir ay içinde, b) Meslekten çıkarma cezası ve Devlet memurluğundan çıkarma cezasında altı ay içinde, disiplin soruşturmasına başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar. (2) Disiplin cezasını gerektiren fiillerin işlendiği tarihten itibaren iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar. (3) Zamanaşımı, tamamlanmış suçlarda suçun işlendiği, kesintisiz suçlarda kesintinin gerçekleştiği, zincirleme suçlarda ise son suçun işlendiği tarihten itibaren işlemeye başlar." düzenlemesine yer verilmiştir.Uyuşmazlıkta; disiplin cezasına konu eylemin gerçekleştiği tarihten itibaren iki yıllık süre geçtikten sonra verilen Bakan onayı ile dava konusu işlemin tesis edildiği anlaşılmaktadır.Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca, Bakan onayı ile kesin ve yürütülebilir nitelik kazanan disiplin işlemi, zamanaşımı yönünden de ancak bu onay tarihi itibarıyla sonuç doğurabilecektir.Aksi kabulün; kesin ve yürütülebilir niteliği olmayan idari işlemlerin ilgililer hakkında sonuç doğurmasına ve Kanun'da düzenlenen zamanaşımı süresinin öngörülemez şekilde belirsizleştirilmesine neden olacağı açıktır.Bu durumda; davacıya isnat olunan fiillerin işlendiği tarihten itibaren iki yıllık zamanaşımı süresi geçirildikten sonra tesis edilen işlemde bu yönüyle hukuka uyarlık bulunmadığından, temyiz isteminin kabulü ile temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının anılan gerekçeyle bozulması gerektiği oyu ile çoğunluk kararına gerekçe yönünden katılmıyoruz.