Anahtar kelimeler: Antakyamerkez Metrekare Tapuda Alanında İli Yüzölçümündeki Eski Mahallesi İlamına Yüzölçümlü
8. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. ... ili Antakya/Merkez ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sonucunda, tapuda davacı ... ve davalı ... adına kayıtlı bulunan eski 427 parsel sayılı 450,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 19 76... parsel numarasıyla ve 514,65 metrekare yüzölçümlü olarak; davacı ... ve davalı ... adına kayıtlı bulunan eski 483 parsel sayılı 150,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise 19 76... parsel numarasıyla ve 147,82 metrekare yüzölçümlü olarak tespit ve tescil edilmiştir.
2. Davacı ... dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında paydaşı olduğu 19 76... ve 73 parsel sayılı taşınmazların yüzölçümünün azaldığını ileri sürerek dava açmıştır.
II. CEVAP
1. Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın haksız olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; Hazineye husumet yöneltilemeyeceğini ileri sürerek davanın husumetten reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 30.12.2014 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 16.11.2020 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamı ile "davanın 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosuna karşı, davacının paydaşı olduğu 19 76... ve 73 parsel sayılı taşınmazların yüzölçümünün azaldığı iddiası ile açılmış olup, kayıt maliklerinin tamamının hukukunu ilgilendiren nitelikte bir dava olduğu; davacının yüzölçümünde azalma olduğunu iddia ettiği taşınmazların müşterek mülkiyete tabi olduğu, taşınmazlarda davacı ... dışında, dava dilekçesinde davalı olarak gösterilen ... ve ...’ın da paydaş olduğu; bu haliyle dava sonucunda verilecek hükmün tüm paydaşların hukukunu etkileyeceğinden, davaya diğer paydaşların da katılması zorunlu olup, taşınmazların diğer paydaşlarının davalı olarak gösterilmiş olmalarının aktif dava ehliyetinin sağlandığı anlamına gelmeyeceği; aktif dava ehliyetinin mevcudiyetinin dava şartlarından olup, bu koşul yerine getirilmeden davanın esasına girilerek hüküm kurulmasının isabetsiz olduğuna işaret edilerek davacıya kayıt maliki olan diğer paydaşların da yöntemince davaya katılımlarını sağlamak üzere süre ve imkan tanınması, aktif dava ehliyetindeki eksikliğin giderilmesi halinde yargılamaya devam edilerek sonucuna göre karar verilmesi" gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
Bozma ilamına karşı davacı ... tarafından karar düzeltme isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 18.05.2022 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamı ile "Davanın niteliğine göre; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 693/3. maddesi uyarınca her bir paydaşın diğer paydaşları temsilen dava açabileceği"ne işaret edilerek Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 16.11.2020 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının davanın esası hakkında; bir başka ifade ile uygulama kadastrosunun yöntemine uygun olup olmadığına ilişkin araştırma ve inceleme yapılması gereğine işaret edilerek hükmün değişik gerekçe ile bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... davacı asilin yurtdışı adresine Tebligat Kanunu'nun 25. maddesi gereğince usulüne uygun tebligat yapıldığı fakat davacının 25.10.2023 tarihli duruşma ve 26.01.2024 tarihli duruşmaya mazeretsiz olarak katılmadığı, davalıların davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri için dosyanın işlemden kaldırıldığı, takip eden 3 ay içinde davanın yenilenmediği..." gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı ... temyiz dilekçesinde; 6 Şubat depremi nedeniyle Mahkemenin dosyayı resen ele alarak duruşmayı ertelediğini, duruşmayı ertelerken yeni tespit ettiği duruşma gününün ise kendisine bildirilmediğini, kendisine duruşma günlerini bildiren bir tebligat yapılmadan davayı takip etmediği gerekçesiyle dava dosyasının işlemden kaldırılıp akabinde de açılmamış sayılmasına karar verilmesinin hatalı olduğunu açıklayarak, hükmün bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, uygulama kadastrosuna itiraz niteliğindedir.
İlk Derece Mahkemesince yukarıda yazılı gerekçe ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş olup, dosya kapsamında çözümlenmesi gereken husus; duruşma gün ve saatinin davacı tarafa 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde bildirilip bildirilmediği, buna bağlı olarak da dosyanın işlemden kaldırılması ve ardından da açılmamış sayılmasına karar verilmesinin usul ve kanuna uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 150. maddesinde ''usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir. Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflardan biri duruşmaya gelir, diğeri gelmezse, gelen tarafın talebi üzerine, yargılamaya gelmeyen tarafın yokluğunda devam edilir veya dosya işlemden kaldırılır. Geçerli bir özrü olmaksızın duruşmaya gelmeyen taraf, yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemez. Duruşma gününün belli edilmesi için tarafların başvurması gereken hâllerde gün tespit ettirilmemişse, son işlem tarihinden başlayarak bir ay geçmekle dosya işlemden kaldırılır. Dosyası işlemden kaldırılmış olan dava, işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde taraflardan birinin dilekçe ile başvurusu üzerine yenilenebilir. Yenileme dilekçesi, duruşma gün, saat ve yeri ile birlikte taraflara tebliğ edilir. Dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak bir ay geçtikten sonra yenileme talebinde bulunulursa, yeniden harç alınır, bu harç yenileyen tarafça ödenir ve karşı tarafa yüklenemez. Bu şekilde harç verilerek yenilenen dava, eski davanın devamı sayılır. İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır ve Mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır. İşlemden kaldırılmasına karar verilmiş ve sonradan yenilenmiş olan dava, ilk yenilenmeden sonra bir defadan fazla takipsiz bırakılamaz. Aksi hâlde dava açılmamış sayılır. Hangi sebeple olursa olsun açılmamış sayılan davadaki talep dahi vaki olmamış sayılır.'' hükmüne yer verilmiş, dosyanın işlemden kaldırılması sonrası davanın açılmamış sayılmasına ilişkin kararın verilmesinde izlenecek yol tek tek belirtilmiştir.
Somut olayda, Dairemizin 18.05.2022 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı bozma ilamı sonucunda, dava yukarıda yazılı esasa kaydedilmiş olup tensip zaptı ile birlikte taraflara duruşma gün ve saatini bildirir davetiye gönderilmesine karar verilmiş ve duruşma 29.03.2023 tarihine bırakılmıştır.
İşbu duruşma gününü bildirir davetiye davacının bildirdiği yurt dışı adresine, duruşma için kararlaştırılan 29.03.2023 tarihinden sonra, 05.04.2023 tarihinde tebliğ edilmiş olup davacının 29.03.2023 tarihli duruşmadan, bu tarihten evvel haberdar olduğundan bahsedilemeyeceği açıktır.
Öte yandan her ne kadar 29.03.2023 tarihine duruşma günü verilmiş ise de 06.02.2023 tarihinde meydana gelen deprem nedeniyle adliyenin fiziki şartlarının duruşma yapılmasına müsait olmadığı gerekçesiyle işbu dosyanın duruşmasının belirlenen gün ve saatte yapılamadığı görülmekle dosyanın 11.05.2023 tarihinde resen ele alınarak ilk duruşmasının yapıldığı ve duruşma gününün 25.10.2023 tarihine bırakıldığı; ne var ki kararlaştırılan bu duruşma gününün; davacı tarafa tebliğine dair bir ara karar bulunmadığı gibi dosya ve UYAP ortamında yapılan incelemede de gerek 11.05.2023 tarihli; gerekse dosyanın işlemden kaldırıldığı 26.01.2024 tarihli duruşma gününün davacı tarafa tebliğine dair bilgi ve belge de bulunmadığından, davacı tarafın usulüne uygun olarak duruşmaya davet edildiğinden bahsedilemeyeceği kuşkusuz olup İlk Derece Mahkemesince davacının duruşmadan haberdar olduğu ve duruşmaya katılmadığı gerekçesiyle, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, davacı vekiline duruşma gününün usulüne uygun bildirilmesinin ardından hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı görülmüş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
14.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!