Anahtar kelimeler: Taksimle Dedesinden Çayır Rızai Şahitlerinin Vasıflı Açması Köyünde Sehven Açtığını

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ███████ K.Mahkeme kararı davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı dava dilekçesinde özetle; ... köyünde yapılan kadastro çalışmaları sırasında dedesinden babasına, babasından da kendisine rızai taksimle kalan çayır vasıflı taşınmazının 1 66... parsel ile sehven Hazine adına tespit ve tescil edildiğini, bu taşınmazla ilgili olarak daha önce ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2008/9 Esas sayılı dosyasında ... aleyhine dava açtığını, ancak davayı Hazine aleyhine açması gerektiğinden davanın husumet yönünden reddedildiğini, o davada da keşif yapıldığını şahitlerinin yerin kendisine ait olduğunu söylediklerini ileri sürerek davalı Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDava dilekçesi davalılara tebliğ edilmiş, davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.III. MAHKEME KARARIMahkemenin 26.10.2015 tarih ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne, Ardahan ili, ... ilçesi, ... köyünde bulunan ve fen bilirkişisinin 03.08.2015 havale tarihli krokili raporunda (A) harfi ile gösterilen 2.547,906 m²'lik kısmın davacı adına kayıt ve tesciline karar verilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİA. Bozma Kararı1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine temsilcisi temyiz isteminde bulunmuştur.2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 09.05.2019 tarih ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararıyla; davanın, TMK'nın 713/1, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. ve 17. maddelerine dayalı tescil isteğine ilişkin olduğu, TMK'nın 713/3. maddesi uyarınca bu nitelikteki davalarda Hazineye ve ilgili Kamu Tüzel Kişiliğine husumet yöneltilmesi gerektiği, yasal hasım konumundaki tüzel kişiler davaya dahil edilmeden yargılamaya devamla hüküm kurulmasının mümkün olmadığı, somut olayda dava, Hazine aleyhine açılmış olup yasal hasım konumunda bulunan ... Köyü Tüzel Kişiliğinin de davaya dahil edilmesi gerektiğinin gözden kaçırıldığı ve böylece taraf teşkili sağlanmadan hüküm kurulduğu, taraf teşkilinin sağlanması dava şartlarından olup bu koşul yerine getirilmeden davanın esasına girilemeyeceği, öte yandan bu nitelikteki davalarda, TMK'nın 713/4 ve 5. fıkraları gereğince keşif sonucu elde edilen bilirkişinin rapor ve krokisine göre gerekli yerel ve gazete ilanlarının yöntemine uygun bir biçimde yapılması, ilanın yapıldığı gazete ile ilan tutanaklarının dosya arasına konulması, yasal 3 aylık sürenin dolmasının beklenilmesi gerektiği, ne var ki, Mahkemece yasal ilanlar yaptırılmaksızın hüküm verilmesi cihetine gidildiği, Mahkeme kararı belirtilen nedenlerle isabetsiz olduğu gibi, davanın esası bakımından yapılan inceleme ve araştırmanın da yetersiz olduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen KararMahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafından dava dilekçesinde her ne kadar 1 66... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ve adına tesciline yönelik olarak dava açılmış ise de dava konusu taşınmazın kadastroda tespit harici bırakılan yer olduğu, bozma sonrası eksikliklerin giderilmesi ile birlikte hasmın doğru gösterildiği, keşif esnasında dinlenen mahalli bilirkişi ve diğer tanık anlatımları ile davacının en yakın komşu parsel kadastrosu yapılma tarihinden önce asgari 20 yıl davasız ve aralıksız taşınmazı çayır vasfı ile biçmek suretiyle kullandığının ispat edildiği, davacının zilyetliğinin ekonomik amaca uygun olduğu, davacının senetsizden edindiği taşınmaz miktarının ... köyü çalışma alanında kuru tarımda 100 dönümü geçmeyeceği, TMK'nın 713. maddesi gereği yasal ilanların usulüne uygun bir şekilde yapıldığı ve yasal 3 aylık sürenin dolduğu, yapılan ilan neticesinde herhangi bir itirazda bulunanın olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile fen bilirkişisinin 10.10.2022 tarihli krokili raporunda (A) harfi ile gösterilen 2.305,06 m²'lik kısmın çayır vasfı ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı Hazine temsilicisi temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece yeterince inceleme yapılmadığını, eksik inceleme, araştırma ve uygulama ile hüküm kurulduğunu ileri sürerek hükmün bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeDava, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.Dava konusu Ardahan ili, ... ilçesi, ... köyünde bulunan, fen bilirkişisinin 10.10.2022 havale tarihli krokili raporunda (A) harfi ile gösterilen 2.305,06 m²'lik kısım tescil harici bırakılmıştır.Dosya kapsamı ve mevcut delil durumu gözetilerek yapılan incelemede; Mahkemece, dava konusu edilen taşınmaz bölümü hakkında davacı lehine zilyetlikle kazanım şartlarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle davanın kabulüne dair yazılı olduğu şekilde karar verilmiş ise de yapılan değerlendirme ve varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Dava, 4721 sayılı Kanun'un 713/1, 3402 sayılı Kanun'un 14... . maddelerine dayalı tapusuz taşınmazın tescili isteğine ilişkindir. Taşınmazın zilyetlikle kazanılabilmesi için öncelikle zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olması, bundan sonra da 3402 sayılı Kanun'un 14. ve 17. maddeleri uyarınca, emek ve para harcanmak suretiyle imar-ihya edilerek tarıma elverişli hale getirilmesi ve bu işlemlerin tamamlanmasından sonra kazanmayı sağlayacak zilyetlik süresinin geçmesi zorunludur.Somut olayda; jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişi tarafından dosyaya sunulan raporda çekişmeli taşınmaz bölümü üzerinde 1958, 1979, 19 89... yılı hava fotoğraflarında sürüm yapılarak tarımsal faaliyetin yapılmadığı, imar-ihya edilmediği, dava konusu alan içerisinde su yatağı olduğu, dolayısıyla çayır olabileceğinin belirtildiği, yine ziraat mühendisi bilirkişi kurulu tarafından dosyaya sunulan raporda çekişmeli taşınmaz bölümünün uzun yıllardan beri üzerindeki otun biçilmesi suretiyle kullanıldığı ve vasfının çayır olduğunun belirtildiği, keşifte dinlenilen mahalli bilirkişi beyanlarında da çekişmeli taşınmaz bölümünün, taşınmaz üzerinde kendiliğinden biten otların davacının babası ve davacı tarafından biçilmesi suretiyle kullanıldığı belirtilmiş olup bu şekilde kendiliğinden yetişen otların biçilmesinin ekonomik amaca uygun zilyetlik olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı, böylece davacı lehine zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının oluşmadığı anlaşılmaktadır.Hal böyle olunca Mahkemece davacı lehine zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının oluşmadığı dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken, dosya kapsamına uygun olmayan gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazlarının kabulüyle Mahkeme kararının 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA,Temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf bulunduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,Dosyanın ... Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,1086 sayılı HUMK'un 440/III-1. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,26.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.