Anahtar kelimeler: Taşınacağının Gemisi Vardıklarını Gemiye Kalkan Konşimento Navlun Konteyner Basiretsiz Yük

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████ Esas
KARAR NO
: ████████ Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
DAVA
: Alacak (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ
: █████/2026
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait 6 konteyner eşyanın deniz yoluyla İstanbul'dan ......'ya 8.100 USD navlun bedeli ile davalı tarafından taşınması hususunda anlaşmaya vardıklarını, davalı tarafından taşımaya konu eşyaların son teslim tarihi 02.10.2019 olmak üzere ... gemisi ile taşınacağının bildirildiğini, davalı tarafından 02.10.2019 tarihinde konşimento talimatına uygunluk verildiğini, davalının basiretsiz organizasyonu neticesinde eşyanın 07.10.2019 tarihinde kalkan gemiye yüklenemediğini, davalı tarafından Ambarlı alternatifi ile 28.10.2019 tarihli ...'den yükleme onayının geldiğinin bildirildiğini, sonrasında yine davalı tarafından geminin rotasının değiştirmesi nedeniyle bu gemiye de yükleme yapılamadığının bildirildiğini, eşyaların ancak bir ay gecikme ile 08.11.2019 tarihinde hareket eden gemiye yüklenerek sevk edilebildiğini, Davalı...tarafından liman değişikliği sebebiyle iç nakliye, ardiye masrafı vb ilave masraflar olduğunu, bu masrafların müvekkili tarafından ödenmesi gerektiğinin aksi takdirde eşyanın teslim edilmeyeceğinin bildirildiğini ve müvekkili adına 4 adet fatura tanzim edildiğini, Müvekkili tarafından davalıya ihtirazi kayıtla; İç nakliye Ücreti 17.700 TL, liman güvenlik bedeli 543,25 TL, ardiye ücreti olarak 28.117,56 TL, ardiye ücreti 750 USD, terminal ücreti 550 USD olmak üzere toplam 46.360,81 TL ve 1.300 USD ödeme yaptığını belirterek, davalı tarafından müvekkili adına tanzim edilen ve müvekkili tarafından ödenen navlun bedeli faturası hariç diğer fatura bedellerinin istirdadına, TL alacak bakımından avans faizinin, USD alacak bakımından 3095 sayılı kanunun 4a maddesinin uygulanmasına, yargılama masrafları ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taşımaya konu eşyaların fiili taşıma işinin müvekkili tarafından ... A.Ş.'ne verildiğini ve taşımanın ... tarafından gerçekleştirildiğini, taşımaya ilişkin olarak davacı tarafından verilen talimat ve bilgilerin müvekkili tarafından ...'ye aktarıldığını ve ... tarafından müvekkiline iletilen mailde rezervasyonun yapıldığının ve ardiyesiz ilk girişin 28.09.2019, talimat son teslim 02.10.2019, beyanname son teslim 02.10.2019, ......Kalkış 07.10.2019 olarak bildirildiğini, beyanname son tesliminden önceki tüm sürecin müvekkili tarafından eksiksiz olarak tamamlandığını, ... tarafından eşyanın alıcı bilgisinin talep edildiğini, ...'ye alıcının, ...olduğunun bildirildiğini, ... tarafından, yüklerin askeri mühimmat kabul edildiğini ve Cenevre merkezinden onay almaları gerektiğinin ve bu gemi için sürelerinin kalmadığının ve sonraki gemiye almaları gerektiğinin müvekkiline bildirildiğini, müvekkili tarafından davacıya Katar -Doha'ya bir sonraki geminin 08.11.2019 tarihinde kalkacağının bildirildiğini, bekleme sürecine ilişkin olarak; ... tarafından müvekkiline 05.12.2019 tarih, ... no.lu 480 USD ihracat ardiye ücreti, Liman işletmecisi ...A.Ş. tarafından 17.10.2019 tarih, ... no.lu liman ardiye faturası tanzim edildiğini, Bunlarla birlikte yükün yurt içi kara nakliyesinin müvekkili şirket tarafından gerçekleştirildiğini, kara nakliyesi için müvekkili tarafından davacı adına 17.700 TL, müvekkili tarafından terminal ücreti olarak ... ve limana ödenen 550 USD 'nın davacı adına fatura tanzim edildiğini, masrafların oluşumunda müvekkili şirketin herhangi bir kusuru bulunmadığını, davacı tarafından ödenen bedellerin müvekkilinden iadesi talebinin hiçbir dayanağının bulunmadığını, aksi, kabul anlamına gelmemek üzere müvekkilinin sorumluluğunun kabulü halinde, yasal sınırlı sorumluluk ilkesinin uygulanması gerektiğini, davanın fiili taşıyan ... gemi acentesine ihbar edilmesini talep ettiklerini belirterek, itirazlarının kabulü ile haksız davanın reddine, yargılama masrafları ile vekalet ücretlerinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
:
İlk Derece Mahkemesi █████/2023 tarih ve ████████ Esas - ████████ Karar sayılı kararında;".........Davacının kendisine ait 6 konteyner emtianın İstanbul'dan Katar Doha'ya taşınmasını davalıdan talep ettiğini, davalının basiretsizliği sebebiyle 07.10.2019 tarihinde gemiye yükleme yapılamadığını, 08.11.2019 tarihinde sevkin yapılabildiğini davalı tarafından liman değişikliği sebebiyle iç nakliye, ardiye ,terminal ücreti olarak kendisine yansıtılan ücretleri ihtirazi kayıt altında ödediğini ve bu bedellerin istirdatını talep ettiği, davalının ise fili taşımanın ... tarafından gerçekleştirildiğini, ... ye alıcının ...olarak bildirildiğini, bunun üzerine ...'nin Cenevre'den onay almaları gerektiğinden 07.10.2019 daki sevkıyata yetişmediği, ... tarafından kendisine tanzim edilen faturaları davacıya yansıttığını ve sevkıyatın gecikmesinde müvekkilinin kusurunun bulunmadığına yönelik cevabi yanıtta bulunduğu, dosyaya sunulu ... tarafından tanzim edilen ...nolu konişmento incelendiğinde yükleyicinin davalı , gönderilenin ......., Yükleme limanın Ambarlı, tahliye limanın Hamad limanı olduğu, 6 adet 40 feet konteynerin 08.11.2019 tarihinde gemiye yüklendiğinin anlaşıldığı, dosyaya sunulu ve davacının da kabul ettiği 08.11.2019 tarihli davalının davacı adına tanzim ettiği navlun faturası uyarınca ve dosyaya sunulu e posta yazışmaları uyarınca davalının davacının emtialarını Katar Doha'ya taşınması işini üstlendiği, davalının taşıyan davacının ise taşıtan olduğu, ... nin fili taşıyan olduğu , buna göre tarafların iş bu davada aktif ve pasif husumet ehliyetlerinin bulunduğu , sevkıyatın gecikmesi sebebiyle davalının ...Nolu fatura : liman güvenlik ücreti: 543,25 TL, ...nolu fatura: ardiye ücreti: 28.117,56 TL, ... no'lu fatura : yurt içi kara nakliye KDV dahil 17.700 TL, ... no'lu faturadaki terminal ücreti : 550 USD ve ardiye ücreti 750 USD faturaları tanzim ettiği, davacının ise bu faturaları ihtirazi kayıt altında ödediği ve mahkememizden ihtirazi kayıt altında ödediği bedellerin istirdatını talep ettiği, ...nolu konişmentoda alıcının ... olarak belirtildiği, 06.06.2020 tarihli bilirkişi raporunda; davalının, fiili taşıyan ... ve fili taşıyanın adamlarının fiil ve ihmallerinden sorumlu olduğu, somut davada, yük limana getirilmekle birlikte, taşıyanın hakimiyetine geçmediği, bu sebeple TTK' nın yükün geç tesliminden doğan zararlara ilişkin hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığını, TBK 116 madde uyarınca davalının sorumluluğuna gidilebileceğini,TBK 116 hükmü uyarınca davalının , bir borcun ifasına yardımcı olarak katılan kişilerin borca aykırı davranarak alacaklıya verdikleri zarardan borçlunun da sorumlu olacağını ifade ettiği, somut olayda davacıya karşı deniz yolu ile yükün taşınması edimini borçlanan davalı, fiili taşıyan dava dışı ... nin fiileri sebebiyle kararlaştırılan zamanda yükün taşınmasını sağlayamadığından davalının sorumluluğuna gidilebileceğinin belirtildiği, 30.06.2023 tarihli bilirkişi raporunda; taşıyan ile konişmento hamili gönderilen arasındaki ilişkide mezkur konişmento esas alındığı, konişmentoda alıcının ... olarak belirtilmesine karşın teslim yerinin ... ...olması karşısında taşıma konusunda genel merkeze bildirilerek onay alınması ve bu konu araştırma yapılması için belirli bir süre beklenilmesinin hayatın olağan akışına uygun olduğu ve davalının sorumlu olmadığının belirtildiği anlaşılmış, davacı tarafça sunulu 18.07.2023 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde belirttiği, dava dilekçesi ekinde sunduğu 01.10.2019 tarihli e posta yazışmasından konişmento talimatında alıcının açıkça "......" olarak belirtildiği, emtialarında tek tek belirtildiği, davalının konişmento talimatına "uygundur bu şekilde " şeklinde e posta yazışmasına cevabı yanıtta bulunduğu, ... tarafından davalıya iletilen 03.10.2019 tarihli e postada, alıcının ...olarak belirtildiği, yine aynı tarihli davalının fiili taşıyana verdiği yanıtta; taşımanın askeri bir taşıma olmadığı, tamamen basit metal parçaların taşındığının belirtildiği, yükün alınmasını rica ettiği, yükün alınmamasından doğacak zararlardan sorumlu olmadıkları ve bunu da müşteriye açıklayamayacaklarının belirtildiği, e posta yazışmalarından da görüleceği üzere davalının ilk baştan beri alıcının ...olduğunu bildiği ve emtiaların içeriğini net olarak bildiği mahkememizce kabul edilmiş, davalı taşıyanın basiretli tacir gibi davranmayarak TBK 116 uyarınca davacının davaya konu faturalar sebebiyle zarara uğramasına sebebiyet verdiği mahkememizce sabit görülmüş ve davacının ihtirazi kayıt altında ödediği davaya konu bedelin davalıdan istirdatına karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur." gerekçesi ile,
''1-Davanın KABULÜ ile 46.360,81TL' ve 1300 USD nin dava tarihinden itibaren işleyecek; USD için 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarının USD de ile açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden işleyecek faiz, TL için ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının hatalı olduğunu, davacının ödediği masrafların oluşumunda müvekkil şirketin herhangi bir kusuru bulunmadığını, dolayısıyla ödenen bedellerin müvekkil şirketten iadesi talebinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davacı ile müvekkil şirket arasında davacıya ait emtiaların Türkiye'den Katar / Doha'ya taşınması için █████/2019 tarihinde görüşmeler başladığını, davacı şirket tarafından müvekkil şirketten ücret teklifi talep, teklifler iletildiğini ve akabinde taraflarca taşımanın 8.100 USD navlun ücreti karşılığında yapılması konusunda anlaşma sağlandığını, akabinde fiili taşıma işinin müvekkil şirket tarafından ... A.Ş.'ye verildiğini, █████/2019 - █████/2019 tarihleri arasında davacıya ait taşınması talep edilen konteynerlerin toplanarak limana indirildiğini, bu süreçte davacı şirket ile defalarca görüşme sağlandığını, ancak alıcının ...olduğu bilgisinin müvekkil şirkete hiçbir şekilde verilmediğini, karşı tarafla 25.09.2019 tarihinde yapılan görüşmede de yüklerin ne zaman limana indirilmesini talep ettikleriyle ilgili detayların müvekkil şirket ile paylaşıldığını, ancak yine müvekkil şirkete alıcının ...olduğu bilgisinin verilmediğini, işbu konteynerler limana indirildikten sonra ve henüz gemiye yüklenmeden hemen önce yüklenmeyi beklerken müvekkil şirkete davacı şirket tarafından iletilen 01.10.2019 tarihli mail ile iletilen evraklarda alıcının ...olduğunun bildirildiğini, sonraki süreçte davacı gönderici tarafından iletilen bilgilerin ...'ye iletildiğini, akabinde ... firması tarafından gelen mailde alıcının ...olduğu ve genel merkezlerinden onay alınması gerektiği gerekçeleri ile yüklemenin durdurulduğunu, her ne kadar davacı tarafından evrak organizasyonunun yürütülmediği ve müvekkil şirketin kusuru sebebiyle taşıma konusu yüklerin gemiye geç teslim edildiği ve dolayısıyla demuraj vb. masrafların oluştuğu beyan edilse de bu iddiaların tamamen afaki ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacı tarafın iddia ettiği üzere müvekkil şirketin evrak organizasyonunu yürütmediği ve bu sebeple gecikme yaşandığı vb. soyut beyanların kabulünün mümkün olmadığını, beyanname son tesliminden önce tüm sürecin müvekkil tarafından yürütüldüğünü ve işlemlerin tamamlanıldığını, her ne kadar ...'ye taşıma konusu yüklerin fotoğrafları iletilip askeri malzeme olmadığı izah edilmişse de salt alıcı bilgisi sebebiyle müvekkil şirketi zor durumda bırakarak yüklemeyi gerçekleştirmediğini ve konteynerlerin boşaltılmasını talep ettiğini, belirtilen limandan ....'ya gidecek bir sonraki geminin 08.11.2019 tarihinde yükleme limanından kalkacağı yükleten / davacıya bildirilerek gerekli tüm işlemlerin müvekkil şirket tarafından gerçekleştirildiini ve yüklerin eksiksiz ve herhangi bir ayıptan ari olarak alıcıya teslim edildiğini, fakat bu süreçte doğan demuraj, ardiye ve sair masraflar sebebiyle müvekkil şirkete; ... tarafından ... nolu █████/2019 tarihli 480-USD bedelli ihracat ardiye faturası,Liman işletmesi ... A.Ş tarafından ... nolu █████/2019 tarihli liman ardiye faturası, tanzim edildiğini ve belirtilen tutarların müvekkil şirket tarafından ödendiğini, yükün yurtiçi kara nakliyesinin müvekkil şirket tarafından gerçekleştirilmiş olduğunu, iç nakliye ücreti olarak 17.700 TL (15.000TL + KDV) ve terminal ücreti 550-USD ... ve Limana ödenen tutarlar ile birlikte davacı / yükletene fatura edildiğini, dolayısıyla davacı / yükletene fatura edilen tutarların müvekkil şirketin herhangi bir kusur / ihmalinden kaynaklanmadığını, İşbu taşıma faaliyetinde teslimin ne zaman yapılacağı hususunda bir teslim tarihi taahhüdü olmadığı için ortada gecikmiş bir teslimin söz konusu olmadığını, dava konusu yükün ilk gemiye yetişmemiş olmasının, yükün alıcının ..... olması sebebi ile yükün ... tarafından, "askeri mühimmat" olup olmadığnın araştırılmasına ilişkin sürecinden kaynaklandığını, bunda müvekkil şirkete yüklenebilecek herhangi bir kusur ve / veya ihmal olmadığını, yerel mahkeme tarafından alınan bilirkişi raporlarında somut olayda yükün taşıyanın hakimiyetine geçmediği, bu nedenle TTK'nın geç teslime ilişkin hükümlerinin uygulanamayacağı, ancak TBK hükümlerine gidilebileceği yönünde değerlendirme yapıldığını, ancak teslim hususunda taraflarca mutabık kalınan bir süre olmadığından ve müvekkil şirket tarafından herhangi bir kesin süre taahhüdü verilmediğinden raporda belirtilen görüşün gerçeğe uyarlığı bulunmadığını, aksine müvekkil şirket tarafından davacı şirkete navlun teklifi verilirken transit sürenin yaklaşık 30 gün olduğu, ancak bu sürenin kesin olmadığı, yoğunluğa ve hava koşullarına göre sürenin değişkenlik gösterebileceğinin belirtildiğini, bu kapsamda TTK gereğince inceleme yapılarak geç teslim olgusunun mevcut olmadığı yönünde yapılan değerlendirme sonucunda TBK hükümlerinin uygulanması gerektiği yönünde yapılan değerlendirmelerin hatalı olduğunu, geç teslimin var olduğu ve bunda da müvekkilin sorumlu olduğunun kabulü halinde dahi TTK'nın "Sebeplerin Birleşmesi" başlıklı 1183. maddesi uyarınca kusur tespiti yapılması gerektiğini, müvekkil şirket dava konusu taşıma faaliyetinde taşıma komisyoncusu (forwarder) olarak yer aldığından ve taşıma komisyoncusuna ilişkin hususlar TTK'da yer aldığından işbu uyuşmazlığa TTK hükümlerinin uygulanması gerektiğini, TTK'da taşıtanın doğru ve eksiksiz beyanda bulunma yükümlülüğünün olduğunu, bu yükümlülüğe aykırı bir davranış halinde doğan zararlardan taşıyanın sorumlu tutulamayacağını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa re'sen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, dava konusu yükün ilk gemiye yetişmemiş olması nedeniyle davalı tarafça davacıya yansıtılan iç nakliye ücreti, liman güvenlik ücreti, ardiye ücreti, terminal ücretinin davacı tarafça davalıya ihtirazi kayıtla yaptığı ödemenin istirdadı istemine ilişkindir.Mahkemece, davanın kabulüne,karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Somut olayda, Davalı .... Şti. İle davacı .... Şti. 6 konteynerlik eşyanın deniz yoluyla ...'ya taşınması hususunda 09.09.2019 tarihli elektronik posta ile deniz taşıma akdi kurulmuş, anlaşma tutarı 1350 USD olup x 6 konteyner için = 8.100,00-USD'dir. Anılan taşıma organizasyonu çerçevesinde, 23.09.2019 tarihli elektronik posta ile beyanname son teslim tarihi 02.10.2019 olan ... gemisi seçilmiş, davalı akdi taşıyıcının da fiili taşıma konusunda dava dışı ... A.Ş. ile anlaşmış ve taşıma ... tarafından gerçekleştirilmiştir.Davacı taraf, davalı şirket tarafından üstlenilen Türkiye'den ...'ya gerçekleşecek olan deniz taşıma faaliyetinde operasyonel eksiklikler nedeniyle ihraç edilen yüklerin gemiye geç teslim edildiğini; bu sebeple de doğan demuraj vb. ücretlerin ihtirazı kayıt konarak ödendiğini; ancak söz konusu geç teslim sebebiyle davalı şirketin kusurunun bulunduğunu iddia ederek ödediği 46.360,81-TL ve 1300-USD bedelin iadesini talep etmiştir. Davalı taraf ise, davacı şirket tarafından gerçek alıcı bilgisi detayı davalı şirkete iletilmediğinden dosyada mevcut ...nolu konşimentoda da görüleceği üzere consignee(alıcı) kısmında "..." ibaresi yer aldığını, davacı, alıcının "..." olduğunu belirtmekten imtina ettiğini, bu sebeple davacı şirketin doğru ve eksiksiz beyanda bulunma yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğinden oluşan zarardan davacının sorumlu olduğunu ileri sürmüştür.Davacı taraftan davalı tarafa gönderilen █████/2019 tarihli mail içeriğine göre, dava konusu taşımaya ilişkin ihracat çeki listesinin gönderildiği, çeki listesinde alıcının bilgilerinin yazıldığı anlaşılmıştır.Davalı vekili tarafından ileri sürülen diğer istinaf sebepleri yargılama aşamasında verdiği beyan dilekçeleri ile de ileri sürüldüğü, ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi heyet raporunda ve mahkemece verilen hüküm gerekçesinde bu iddiaların tartışılıp değerlendirildiği anlaşılmıştır.Davalı tarafın, dava konusu yükün ilk gemiye yetişmemesinden kaynaklı kusurunun olmadığını ispat edemediği, bu nedenle davalı tarafça davacıya yansıtılan iç nakliye ücreti, liman güvenlik ücreti, ardiye ücreti, terminal ücretinden oluşan masraflardan davacının sorumlu olmadığı, davacının ihtirazi kayıtla yaptığı ödemenin istirdadı şartlarının oluştuğu anlaşılmıştır.Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere , mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince gerekçesi yazılmak suretiyle hüküm kurulduğu da gözetildiğinde; mahkemenin kabul ve gerekçesine göre davalı vekilinin mahkemenin kabulüne yönelik tüm istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Sonuç itibariyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.862,57 TL istinaf karar harcından istinaf eden davalı tarafından peşin olarak yatırılan 1.426,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.436,57 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden davalı üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda █████/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!