Anahtar kelimeler: Kızılcahamam Köylülerinin İfrazı Ham Vasfıyla Toprak Edildikten Davalıkarşı Yahut Metrekare
8. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Kızılcahamam 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kadastro sonucunda, Ankara ili ... ilçesi ... Mahallesinde çalışma alanında bulunan 1 01... parsel sayılı 13.028 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, ham toprak vasfıyla 31.05.2011 tarihinde belirli bir kısmı 2/A yahut 2/B alanı içinde kalan taşınmazın ifrazı nedeniyle Hazine adına tespit ve tescil edildikten sonra, 20.09.2017 tarihinde 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 sayılı Kanun) uyarınca satış suretiyle davalı-karşı davacı ... adına tapuda kayden intikal ettirilmiştir.
2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; tapuda kayıtlı bulunan Ankara ili ... ilçesi ... Mahallesi 1 01... parsel sayılı taşınmazın öncesinde Hazineye ait iken geçerli bir hukuki sebebe dayanmaksızın tapu kütük ve ... kayıtlarında yapılan usulsüzlük ile davalıya satıldığının 27.11.2019 tarihli ve ████████ sayılı inceleme raporu ile sabit olduğunu belirterek yolsuz tescile dayalı tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı-karşı davacı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın müvekkili tarafından satış bedelleri ödenerek satın alındığını, tapu işlemlerinin tapuya güven ilkesi gereğince geçerli olduğunu ve yapılan işlemlerin usulüne uygun olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuş; karşı dava yönünden ise müvekkili adına oluşan tapu kaydının terkinine karar verilmesi halinde müvekkilinin uğradığı zararların karşılanması gerektiğini, şimdilik 1.000,00 TL zararın karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacı karşı davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... Tapu Sicil Müdürlüğünden celp edilen kayıt, bilgi ve belgeler incelendiğinde dava konusu Ankara ili ... ilçesi ... Mahallesi 1 01... parsel sayılı taşınmazın tapu kütüğünün beyanlar hanesinde herhangi bir şagil (muhdesat) belirtmesi bulunmamasına rağmen 19.07.2017 tarihinde ... tarafından dayanaksız olarak tapu kütüğü ve takbis kaydı üzerine ''... Oğlu ...'nin kullanımındadır.'' belirtmesinin eklendiği, bu belirtme üzerine taşınmazın 6292 sayılı Kanun kapsamında şagil olarak belirtilen kişi olan davalıya satışı yapılarak taşınmazın davalı adına 20.09.2017 tarihli ve 1247 yevmiye ile tescil edildiği anlaşılmıştır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.11.2009 tarihli ve 2009/4 - 383 E. - ████████ K.; 16.06.2010 tarihli ve 2010/4 - 349 E. - ████████ K. sayılı kararlarında da vurgulandığı gibi; tapu işlemleri kadastro tespit işlemlerinden başlayarak birbirini takip eden işlemler olduğundan ve tapu kütüğünün oluşumu aşamasındaki kadastro işlemleri ile tapu işlemleri bir bütün oluşturduğundan, kadastro tespit tutanağında veya tapulama tutanağında yer almayan bir şagil kaydının bu kaydın aksine tapu kütüğüne eklenmesi mümkün değildir. Bu kayda göre taşınmazın 6292 sayılı Kanun kapsamında tapulama tutanağında şagil kaydı olmadığı halde tapu kütüğüne şagil kaydı eklenerek satılması halinde davalı adına oluşan tescil yolsuz bir tescil yani gerçek hak durumunu yansıtmayan bir tescildir. Bu nedenle de davalı ... adına oluşan tapu kaydı 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 1025. maddesi gereğince iptale tabidir. 4721 sayılı Kanun'un 1024/2 fıkrası gereğince bağlayıcı olmayan bir hukuki işleme dayanan veya hukuki sebepten yoksun tescil yolsuzdur. Tapulama tutanağında (kadastro tespit tutanağı) şagil olarak geçmediği halde, tapu kütüğü ve ... kayıtlarında gerçeğe aykırı kayıt oluşturularak taşınmaz kendisine satılan kayıt maliki davalı ilk el olduğundan durumu bilen veya bilmesi gereken kişi konumunda olup, 4721 sayılı Kanun'un 1023. maddesi koruyuculuğundan faydalanamayacağı açıktır. Sonuç olarak 2/B vasfındaki taşınmazın malik Hazine tarafından 6292 sayılı Kanun gereği hak sahibi fiili kullanıcısına veya onun gösterdiği kişiye satılması gerekirken taşınmazın tapulama tutanağında fiili kullanıcısı olduğuna ilişkin bir kayıt olmadığı halde tapu kütüğüne ve ... kaydına sonradan fiili kullanıcı eklenerek taşınmazın davalıya satılarak devredilmesi sonucu davalı adına oluşan tescil yolsuz olup iptali gerekmektedir. Dava konusu taşınmazın 6292 sayılı Kanun kapsamında davalıya satışı usulsüz olduğundan, şagil olmayan kişiye Hazine adına kayıtlı taşınmazın 6292 sayılı Kanun kapsamında satışı mümkün olmadığından idarenin yapmış olduğu satış işlemi yasaya aykırılık teşkil ettiğinden davanın kabulü ile davalı adına kayıtlı tapu kaydının iptal edilerek davacı adına tesciline karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Davacı-karşı davalının davası kabul edilmiş ise de, tapu kütüğünde ve ... kayıtlarında bizzat davacı-karşı davalı idarenin memur vasfındaki çalışanları tarafından usulsüzlükler gerçekleştirilerek davalı/karşı davacıya satış işlemi gerçekleştirilmiş olduğundan, davalı-karşı davacı aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermediğinden yargılama giderleri davacı üzerine bırakılmış, davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş, davalıya harç yüklenmemiş, davacı da muaf olduğundan davacıdan harç alınmamıştır. Öte yandan 6292 sayılı Kanun'un 11/4.maddesinin "Bu Kanun kapsamında kalan taşınmazlardan hak sahiplerine satılmaması, ilgililerine devredilmemesi veya iade edilmemesi gerektiği halde bu tasarruflara konu edilenlerden; satılanların satış bedeli kanuni faiziyle iade edilir, devir ve iade edilenler ise bedelsiz olarak geri alınır." hükmü uyarınca, davalının ödemiş olduğu bedelin de kararın kesinleşmesini müteakip ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Karşı dava yönünden ise geçersiz bir sözleşmeden kaynaklı herkes verdiğini geri isteyebileceğinden asıl dava da davalının ödemiş olduğu bedelin iadesine karar verildiğinden, yine davalının ilk el konumunda olduğu gözetildiğinde 4721 sayılı Kanun'un 1023 koruyuluculuğundan da yararlanamayacağı açık olduğundan davalı karşı davacının bunun dışında davacı karşı davalıdan herhangi bir tazminat talebinde bulunamayacağı..." gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, dava konusu Ankara ili .... ilçesi ... Mahallesi 1 01... parsel sayılı taşınmazın davalı ... adına olan tapu kaydının iptali ile davacı Hazine adına tapuya tesciline, kararın kesinleşmesini müteakiben davalının Hazineye ödediği 15.016,83 TL satış bedelinin ödeme tarihi olan 20.09.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıdan alınarak davalıya verilmesine, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı-karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...1998 yılında yapılan kadastro sonucunda Ankara ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan 1 01... parsel sayılı 15.223 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz 6831 sayılı Orman Kanunu’nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkartılan yerlerden olduğu belirtilerek ham toprak niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir. Kadastro tutanağı askı ilan süresi içerisinde tespite itiraz davası açılmaması nedeniyle 02.02.1999 tarihinde kesinleştirilerek tapuya tescil edilmiştir. 20.09.2017 tarihinde 2/B kapsamında yapılan satış sonucu ... adına tapuya tescil edilmiştir. Davacı Hazine, yapılan satışın yolsuz olduğu iddiası ile davalı-karşı davacı ... de tazminat talebi ile dava açmıştır. Dava, 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi kapsamında Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılıp 6292 sayılı Kanun uyarınca satışı yapılmış taşınmazda, davalı gerçek kişi adına olan tapu kaydının yolsuz tescil nedeni ile iptali ve davacı adına tescili, karşı dava ise tazminat istemine ilişkindir. Dava konusu taşınmazın kadastro tutanağı, tapu kaydı ve tapu kütüğü incelendiğinde, taşınmaz hakkında 28.12.1998 tarihinde kadastro tutanağı düzenlendiği, tutanakta taşınmazın 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi gereğince orman sınırı dışına çıkartılan yerlerden olduğu belirtilerek ham toprak niteliği ile Hazine adına tespit ve tescilinin yapıldığı, tutanağın beyanlar hanesinde herhangi bir şerh bulunmadığı, 2008 yılında taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi gereğince orman sınırı dışına çıkartıldığına dair şerh konulduğu, daha sonra tapu kütüğüne tarih konulmaksızın ... oğlu ... işgalinde olduğuna dair şerh verildiği, 2/B şerhinin de 20.09.2017 tarihinde terkin edildiği görülmüştür. Davacı Hazine tarafından dosya arasına sunulan Ankara Valiliği ... Denetim Bürosu tarafından düzenlenen 10.12.2019 tarihli raporda; ... Mahallesi 1 01... parselle ilgili yapılan değerlendirmede, taşınmazın ... sisteminde tutulan muhdesat bilgileri kısmına ... Tapu Müdürlüğünde görevli ... tarafından yeni kayıt yolu ile 19.09.2017 tarihinde saat 15:20:35 de "... oğlu ... kullanımındadır" bilgisinin eklendiğinin tespit edildiği, adı geçen şahıs tarafından 07.09.2017 tarihinde doğrudan satış başvurusu dilekçesi verildiği, ... tarafından satış bedelinin 20.09.2017 tarihinde ödendiği, ... Mal Müdürlüğü görevlileri tarafından 20.09.2017 tarihli "2/B tapu ferağ" yazısının Tapu Müdürlüğüne gönderildiği, 1 01... parsel sayılı taşınmazın aynı tarihte ... satılarak adına tescil yapıldığı belirtilmiştir. Yukarıda bahsi geçen satış işlemine dair belgeler Mahkemece dosya arasına getirtilmiştir. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepler ile kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan incelemede; Her ne kadar taşınmazın davalı adına tesciline esas olan hukuki işlem 6292 sayılı Kanun uyarınca Hazinenin satışına dayanan idari bir işlem olup 6292 sayılı Kanun'un 4. maddesi gereği; iş bu kanun kapsamında kalan taşınmazlardan hak sahiplerine satılmaması, ilgililerine devredilmemesi veya iade edilmemesi gerektiği halde bu tasarruflara konu edilenlerden; satılanların satış bedelinin kanuni faiziyle iade edileceği, devir ve iade edilenlerin ise bedelsiz olarak geri alınacağı düzenlemesi mevcut olup taşınmazın hak sahiplerine satılmaması, ilgililerine devredilmemesi veya iade edilmemesi gereken yerlerden olduğunun değerlendirilmesi halinde bu madde kapsamında idari işlemin iptali ile satışın geri alınması mümkün ise de; dosyaya konu somut olayda davacı idarenin satışın yapılması konusunda bir iradesinin bulunmadığı, tapu memurlarınca tapuda yolsuzluk yapılmak sureti ile hiç şerh bulunmayan kayıtlara sonradan kullanıcı şerhleri verildiği, bu kullanıcı şerhlerine dayanılarak satışların yapıldığı, bu durumun müfettiş raporları ile de sabit olduğu, karşı dava yönünden ise; geçersiz bir sözleşmeden kaynaklı herkes verdiğini geri isteyebileceğinden asıl dava da davalının ödemiş olduğu bedelin iadesine karar verildiğinden, yine davalının taşınmazı satın alan ilk el konumunda olduğu gözetildiğinde 4721 sayılı Kanun'un 1023 koruyuluculuğundan da yararlanamayacağı açık olduğundan davalı karşı davacının bunun dışında davacı karşı davalıdan herhangi bir tazminat talebinde bulunamayacağı anlaşıldığından Mahkemece asıl davanın kabulüne ve karşı davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır...." gerekçesiyle istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı-karşı davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu olayda müvekkilinin bir kusurunun olmadığını, müvekkilinin kamu görevlisinin beyanlarına itibar edip, onların dediği evrak ve belgelerle işlem yaptığını, buna rağmen Devletin kendi çalışanının kusurunu müvekkilinin üzerine yansıtmaya çalışmasının haklı ve adil olmadığını, dava konusu olayda, müvekkilinin, davacının çalışanlarının kusuru nedeniyle malından olacağını, müvekkilinin tapu kaydının iptali nedeniyle, tapu sahibinin oluşan gerçek zararı neyse, tazminatın miktarının da o olacağını, hizmet kusurundan dolayı zarar gören üçüncü kişiye karşı sadece kamu yönetiminin sorumlu olacağını ileri sürerek, kararın kaldırılmasına, davanın reddine ve karşı davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın tapuda davalı- karşı davacı adına 6292 sayılı Kanun uyarınca yapılan satışının yolsuz tescil niteliğinde olup olmadığı, karşı davacının tazminat talebinde bulunup bulunmayacağına ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı-karşı davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin temyiz eden davalı-karşı davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!