Anahtar kelimeler: Sonuçsuz Silivri Satımdan Edimlerini Cari Getirdiğini İlişki Görüşmelerinin Bakirköy Arabuluculuk

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ12. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: █████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2023NUMARASI
: █████████ Esas █████████ KararDAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2022İSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2026Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;DAVA
: Davacı vekili; taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu, bu ticari ilişki nedeniyle müvekkili şirketin davalı şirket nezdinde dava konusu cari hesap alacağının oluştuğunu, müvekkilinin edimlerini tam ve eksiksiz olarak yerine getirdiğini, arabuluculuk görüşmelerinin sonuçsuz kaldığını, Silivri İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini belirterek davanın kabulü ile itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.CEVAP
: Davalı vekili; cari hesap ekstresinde alacağın dayanağı █████/2022 tarihli 1.314.402 TL- bedelli faturaya konu malların müvekkili firmaya teslim edilmediğini, mallar teslim edilmediğinden tahsilinin talep edilemeyeceğini, müvekkilinin ürünlerin teslimini sağlamak için █████/2022 tarihinde 134.000- TL, █████/2022 tarihinde 353.954,37- TL ödeme yaptığını, ancak ürünlerin teslim edilmediğini, bu ödemelerin önceki bakiye borçların tahsili ve teslim edilmeyen ürünler için avans niteliğinde olduğunu, sevk irsaliyesinde malları teslim almış görünen davalı şirket çalışanlarından ...'ın müvekkili şirket arasında husumet bulunduğunu, müvekkili tarafından davacı tarafça haksız olarak tahsil edilen 487.954,37 TL’nin tahsili amacıyla İstanbul 31.İcra Dairesinin ... esasına kayıtlı olarak icra takibi başlatıldığını belirterek davanın reddine ve davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEME KARARI
: Mahkemece; alınan bilirkişi raporunda davacı tarafından sunulan 2022 yılları ticari defterlerin TTK ve VUK hükümleri doğrultusunda sahibi lehine delil niteliğine haiz olduğu, takibe ve davaya konu edilen cari hesap özetinde kayıtlı faturalarını ve ödeme belgelerinin davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının ticari defterlerine göre; davacının davalıdan dava tarihi itibariyle (10.11.2022) 899.932,21- TL alacaklı olduğunu, davalı tarafından defter ve belgeler incelemeye sunulmadığı, davacı ve davalı tarafın BA/BS formlarında bildirdikleri belgelerin sayı ve tutar yönüyle eşleştiğinin belirlendiği, neticeten, davacının dava konusu esas tutar, incelenen ticari defterler, faturalar ve tüm dosya içeriği çerçevesinde ; davacının davalıdan 899.932,21-TL alacaklı olduğunun belirlendiğini ,tarafların BA-BS kayıtlarının eşleştiği ve teslim olgusunun kanıtlandığı anlaşılmakla itirazın iptali ile %20 oranda icra inkar tazminatına karar verilmiştir.İSTİNAF SEBEBLERİ
: Davalı vekili; mazeretinin kabul edilmesine rağmen ön inceleme yapılmasının usulsüz olduğunu ileri sürerek Müvekkil firma ile eski çalışanı ...'lar arasında husumet bulunduğunu, Müvekkil firmadan bir takım işçilik alacakları talebi ile Silivri Arabuluculuk Bürosuna başvurduğunu, dava şartı arabuluculuk kapsamında yapılan müzakerelerde Silivri Arabuluculuk Bürosu ████████, ███████████ numaraları ile anlaşmazlık tutanağı tutulduğunu, bununla beraber ... Müvekkil firmaya gönderdiği ihtarnamede asılsız suçlamalarda bulunduğu, savcılık makamına suç duyurusunda bulunduğunu beyan ettiğini, ...'ın müvekkil firmaya husumet beslediğini, bu nedenle firmayı zarara uğratmak kastı ile teslim alınmayan mallara ilişkin irsaliyeleri imzaladığını, davalı tarafın ticari defter ve belgelerini ibraz etmemesi halinde, davacının alacağını ispatlaması için başka deliller sunması gerektiğini, davacı taraf, davalıdan 899.932,21-TL alacaklı olduğunu ispatlamak için başkaca delil sunmadığını, Mahkeme, tarafların BA-BS kayıtlarının eşleştiğini ve teslim olgusunun kanıtlandığını kabul etmiş ise de BA-BS kayıtlarının eşleşmesi, faturaların teslim edildiğini ispatlamadığını, BA-BS kayıtlarının tarafların faturaları kaydetme şeklini gösterdiğini, faturaların teslim edildiğini ispatlamak için, faturaların teslimine ilişkin başkaca delillerin de sunulması gerektiğini, faturaların teslimine ilişkin başkaca delil sunmadığını, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.GEREKÇE
: Dava; cari (açık) hesap alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptalini istemiştir.Davalı vekili; mazeretinin kabul edilmesine rağmen ön inceleme yapılmasının usulsüz olduğunu ileri sürerek kararın bu sebeble kaldırılmasını talep etmiştir. Mahkemece; 7251 Sayılı Yasanın 13.maddesi ile değişik 6100 Sayılı HMK’nun 139.maddesi ihtaratını içerir duruşma gününü bildirir davetiyenin davalı vekiline ön inceleme duruşması öncesinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, 6100 Sayılı Yasa’nın 7251 Sayılı Yasayla değişik 140/5.maddesinde ön inceleme duruşmasında verilmesi gerekli bir süre bulunmadığı, delillerin ön inceleme duruşması öncesinde ibrazının gerektiği, davalı tarafça ön inceleme duruşması öncesinde herhangi bir belge sunulmadığı, bilirkişi incelemesi için yapılan ihtarata rağmen ticari defter ve belgelerini ibraz etmediği, ön inceleme duruşmasına muvafakatının olmadığını belirtmiş ise de incelenmesini talep ettiği delil ve belge bulunmaması ve bu aşamada yeniden ön inceleme duruşması yapılmasında hukuki fayda olmaması nazara alındığında talebin usul ekonomisine de aykırılık teşkil ettiği değerlendirilmekle talebin reddine karar verilmiştir.Davalı vekiline ön inceleme duruşma günü için çıkartılan tebligatta iki haftalık kesin süre içinde dilekçelerde bildirdiği tüm belgelerini ibnaz için kesin mehil verildiği anlaşılmakla davalı vekilinin hiç bir belge ibraz edilmediği anlaşılmakla; mahkemece davalının savunma hakkının özünü zedelemediğinden yapılan usulü hata kaldırma sebebi yapılmamıştır.6100 sayılı -HMK nın 222. Maddesinde; "(1) .. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-███████ md.) " hükümlerine yer verilmiştir.Mahkemece ticari defterlerin ibrazı gerektiği, aksi halde ibrazdan kaçınmış sayılacağına ilişkin ara kararını havi duruşma zaptı davalı vekiline tebliğ edilmiştir. Yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde alınan raporda davacının ticari defterlerinin kanuna uygun tutulduğu, davalının ihtara rağmen ticari defterlerini ibrazdan kaçındığından davacının kanuna uygun tutulan ticari defterlerinde bulunan kayıtlarının davacı lehine kesin delil olarak kabulü gerekir. Davacı alacağını ticari defterleri ile kanıtladığı gibi, davalı 2022 yılında düzenlenen 10 Adet faturayı vergi dairesine beyan etmiştir. Bu halde davalının faturaları tebliğ aldığı, itiraz ettiğini savunmadığı malların teslim edilmediğini , malları teslim alanın çalışanı da olduğunun da kabul edildiği ,sonradan işçinin işçilik alacakları için dava açması da teslimin gerçekleştiğini kabule engel teşkil etmediği, imzalı sevk irsaliyeleri ile ve BA formları ile mal aldığını vergi dairesine bildiren davalının soyut malların teslim alınmadığına ilişkin istinaf nedeni yyerinde bulunmamıştır.Açıklanan nedenlerle; davacı takip tarihi itibari ile davacının davalıdan gereği 899.932,21-TL alacağının bulunduğunu kanıtlamış olup, itirazın iptaline ve likit alacak nedeniyle icra inkar tazminatına mahkum edilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 60.791,27-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 15.469,85-TL harcın mahsubu ile kalan 45.321,42-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 20-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. █████/2026