Anahtar kelimeler: Hesapda Göründüğü Düşüldüğünde Hesapta Cari Takipleri Kambiyo Senetler Bedelli Senetlerin

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ12. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: █████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2023NUMARASI
: ███████ Esas - ████████ KararDAVA
: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2021İSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2026Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;DAVA
: Davacı vekili; taraflar arasında ticari ilişki çerçevesinde davalıya ait cari hesapda davacının711.687,09-TL alacaklı olduğu ancak davalının davacıya bir kısım senetler verdiği, işbu senetlerin cari hesapta göründüğü, davalı borçlu aleyhine toplam 589.600-TL bedelli senetler için kambiyo takipleri başlatıldığı, işbu bedel düşüldüğünde davacının davalıdan 122.087,09- TL bakiyecari hesap alacağı bulunduğu, davalının ödeme yapmaması üzerine borçlu aleyhine İstanbul Anadolu 16. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, borçlu davalının, yetkiye, borca itiraz ettiğini belirterek davalı borçlunun yetki itirazının reddi ile itirazın 122.087,09- TL üzerinden iptaline,davalı borçlunun alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.CEVAP
: Davalı vekili; taraflar arasında mevcut ticari ilişkisi kapsamında gerek davalıya ait gerekse davalı tarafından kendi müşterilerinden aldığı kambiyo senetlerini ciro ederek davacıya verdiği, kambiyo senedi ödeme vasıtası olup kambiyo senedine bağlanmış bir alacağın ayrıcaistenmesinin mümkün olmadığı, ayrıca davalı tarafından davacıya verilen kambiyo senetleri mevcut borcun çok çok üzerinde olduğu ,kambiyo senetleri hakkında İstanbul 25.İcra Dairesinin..., Karacasu İcra Dairesinin ...,İstanbul Anadolu 16.İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasıyla icraya takibi başlatıldığı, takip dosyaları derdest olduğu,davacıya borçlu olmadığı gibi alacaklı olduğunun görüleceğini belirterek davanın reddine, davacı aleyhine %20 den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEME KARARI
: Mahkemece; davalının defterlerinin incelenmesi için talimat yazıldığını, davalı tarafça defterler sunulmadığından inceleme yapılamadığını, davacı tarafın 2016-2021 yıllarına ilişkin tüm yasal ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verildiği, alınan bilirkişi raporunda, davacının 122.087,09-TL cari hesap alacağı bulunduğunu, davalının iddia ettiğinin aksine senetlerin davalının hesabına kayıt edildiğini ve yine karşılıksız olması ve icra takibi yapılması nedeniyle 1 seri no.lu Muhasebe Uygulama Genel Tebliğ Hükümlerine ve Tek Düzen Hesap Planına uygun olarak şüpheli alacaklar hesabına virman edilmek suretiyle karşılık ayrıldığını, tarafların mal ve hizmet satış ve alışlarına ait faturalarının BS ve BA Formlarının uyumlu olduğu yönünde görüş bildirildiğini, davanın bir miktar para alacağına ilişkin olduğu gözetilerek TBK’nın 89/1.ve HMK’nın 10. Maddeleri uyarınca davacı alacaklının yerleşim yeri İstanbul Anadolu İcra Daireleri'nin de yetkili olduğunu, davalı taraf kendisine verilen sürede ticari defterlerini ibraz etmediği, davacı tarafın defterleri üzerinde bilirkişi incelmesi yapıldıktan sonra flash bellek içerisinde bir kısım eksik olduğunu bildirdiği kayıtları sunmuş ise de zamanında ve tam olarak defterleri sunmadığı için davalı tarafın defterleri üzerinde inceleme yapılmadığını, davacının ticari defterlerinin sahibi lehine delil oluşturduğunu, davacının icra takibine konu ettiği 122.087,09-TL cari hesap alacağı olduğunu, taraflara ilişkin BA-BS formlarının da davacının icra alacağına konu ettiği dava konusu mal ve hizmetlerin davalı tarafça alındığının teyit ettiğinin değerlendirildiğini, dava açılışında dava değeri esas alacak üzerinden belirtilmesine rağmen icra takibinde asıl alacağa faiz işletilerek takip yapıldığı anlaşıldığından davanın tam kabulüne itirazın kısmen iptaline(faize yönelik açılmış dava olmadığından) karar verilmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİ
: Davalı vekili; davanın kabulüne karar verilmiş gerekçe olarak da aynen;her iki tarafın defterleri üzerinde inceleme yapılması kararlaştırılmış ise de davalı taraf kendisine verilen sürede ticari defterlerini ibraz etmediği,davacı tarafın defterleri incelendikten sonra flash bellek içerisinde bir kısımı eksik olduğunu bildirdiği kayıtları sunmuş ise de zamanında ve tam olarak defterleri sunmadığı için davalı tarafın defterleri üzerinde inceleme yapılmadığı,İncelenen davacnın ticari defterlerinin tam ve usulüne uygun olarak tutulduğu belirlendiğinden sahibi lehine delil oluşturduğu,davacının 122.087,09- TL cari hesap alacağı olduğu,taraflara ilişkin BA-BS formlarının da davacının icra alacağına konu ettiği dava konu mal ve hizmetlerin davalı tarafça alındığını teyit ettiği" denildiği,kararın eksik incelemeye dayalı olduğunu ,2016 yılı ticari defterlerinin inceleme için vergi müfettişi ...'in elinde olduğu, 2016 yılından sonraki yıllara ait defterler ise elektronik ortamda kayıtlı olduğu bildirilerek ticari defterlere ilişkin kayıtlar flash belleğe aktarılarak,sunulmuş kayıtlardaki belge asıllarının da yine vergi müfettişliğinde incelemede olduğu bildirildiğini,müvekkilinin defterlerini sunamaması haklı bir gerekçeye dayandığı,ticari defter ve kayıtların Vergi Dairesinden istenilmesi gerekirken eksik inceleme ile davacı kayıtlarına göre davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı tarafın kendi defterlerinde şeklen alacaklı görünmesi ispat açısından yeterli olmayıp, mal ve hizmetin teslim edildiğinin yasal delillerle kanıtlanması gerektiğini, yemin deliline dayanıldığı halde taraflarına yemin teklif hakkının hatırlatılmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.GEREKÇE
: Dava, davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan cari (açık)hesap bakiyesinin tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.6100 sayılı HMK nın 222. Maddesinde; "(1) .. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-███████ md.) " hükümlerine yer verilmiştir.Mahkemece davalının ticari defterlerinin incelenmesi için mahalline talimat yazılmış,davalı vekiline meşruhatlı tebligat 29.03.2022 tarihinde tebliğ edilmiş ise de davalı tarafça bir mazeret bildirilmemiş, davalı vekili 14.06.2023 tarihli dilekçesi ile 2016 yılı ticari defterlerinin Vergi Müfettişinde bulunduğu ,takip eden yıllar ticari defterlerini de flash bellek içinde ibraz ettiklerini belirtmiş ise de ihtarata rağmen süresinde ibraz edilmediğinden mahkemece ibrazdan kaçınmanın sonuçları dikkate alınarak incelenmemiştir. Yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde alınan raporda davacının ticari defterlerinin kanuna uygun tutulduğu, davalının ihtara rağmen ticari defterlerini ibrazdan kaçındığından davacının kanuna uygun tutulan ticari defterlerinde bulunan kayıtların davacı lehine kesin delil olarak kabulü gerekir. Davacı alacağını ticari defterleri ile kanıtladığı gibi, davalı 2016, 2017, 2018 yıllarında 176 adet belge ile 1.431.579-TL bedel ile mal alışverişi yapıldığı her iki tarafça vergi dairesine BS-BA bildirimleri yapılmıştır. Bu halde davalının faturaları tebliğ aldığı, itiraz ettiğini veya ödediğini savunmadığı, yemin teklif hakkının hatırlatılmadığını istinaf başvurusunda ileri sürmüş ise de; davaya cevap dilekçesinde yemin deliline de dayanılmış ise de; davalının savunmalarına göre yemin delile başvurulmasını ,ispatı gerektiren bir husus bulunmadığından bu yöndeki istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır.Açıklanan nedenlerle; davacı takip tarihi itibari ile davacı davalıdan 122.087,09-TL alacağı bulunduğunu kanıtlamış olup,ödeme savunması bulunmadığı dikkate alınarak itirazın iptaline ve likit alacağa haksız itiraz nedeniyle davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından,karara ilişkin istinaf nedenleri yerinde olmayan davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 8.339,77-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 2.084,95-TL harcın mahsubu ile kalan 6.254,82-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 40-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Gerekçeli kararın bir örneğinin taraflara tebliğine,HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. █████/2026