Anahtar kelimeler: Anamur Polikliniğinde Doktoru Fesh Öğrendiğini Feri Ayrıldıktan Diş İşten Akdinin
10. Hukuk Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ███████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Anamur 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'un davalı diş doktoru ...'ya ait diş polikliniğinde işçi olarak 01.01.1999-01.01.2004 tarihleri arasında çalıştığını, davalı işverence iş akdinin 2017 yılında fesh edildiğini, işten ayrıldıktan sonra hizmet sürelerinin Kuruma tam olarak bildirilmediğini öğrendiğini, belirtilen dönemlerde eksiksiz çalıştığını emeklilik işlemleri sırasında öğrendiğini, müvekkilin davalı iş yerinde 01.01.1999-01.01.2004 tarihleri arasında çalıştığı gün sayısının tespitine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 01.01.1999-01.01.2004 tarihleri arasında çalışmasının tespitini talep ettiğini, davanın açıldığı tarih itibariyle, yasal düzenleme gereğince hak düşürücü sürenin geçtiğini, Kuruma bildirilmeyen hizmetlerin sigortalı hizmet olarak değerlendirilmesine ilişkin davanın, tespiti istenen hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde açılması gerektiğini, davacının müvekkil yanında çalışmaya başladığı tarihin 01.02.2010 tarihi olduğunu, davanın 19 99... yılları arasındaki çalışmaların tespitine dair olduğunu, yasal düzenlemede belirtilen 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacının 05.2004-12.2009 dönemlerinde ... no.lu ... ve ... adi ortaklığında çalıştığını, 02.2010-06.2017 dönemlerinde ... no.lu müvekkili ...'ya ait iş yerinde çalıştığını, her iki işletmenin bağımsız iki işletme olduğunu, vergi dairesi yoklama tutanaklarında davacıya ait belirtilen dönemlerde bir çalışmanın olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile
Davanın kabulü ile
Davacı ...'un davalı ...'nun yanında sekreter olarak 01.06.1999-01.01.2004 tarihleri arasında sürekli çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile eldeki dosya kapsamında; duruşmalarda bordro ve davacı tanıklarının beyanları birlikte değerlendirildiğinde mahkemenin kabulünün yerinde olduğu anlaşılmakla, dosyaya ilişkin istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; verilen kararın açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı talebi bu yönde olunca, yasal düzenleme gereğince, Mahkemenin dava hakkında en fazla kısmen kabul kısmen ret kararı verebilmesi ve yargılama giderleri ile vekalet ücretlerine dair hükümleri de buna göre değerlendirmesi gerektiğini, davacının taleplerinin tamamen kabul edilmemesine rağmen hükmün "davanın kabulü" şeklinde kurularak tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin müvekkil üzerine bırakılmış olmasının usul ve yasaya açıkça aykırı olduğunu, davacı asilin 01.06.1981 doğumlu olduğunu, dava dilekçesi ile talep edilen davalı iş yerinde çalışmaya başladığını iddia ettiği tarihte 17 yaşında olduğunu ve eğitim öğretim hayatına devam ettiğini, okul hayatı devam etmekte olan birinin ya da Mahkemenin kabul kararına göre de okulun kapanıp davacının yaşını doldurduğu gün davacının, hiçbir vasfı olmadan tam zamanlı bir çalışma hayatına atıldığının kabulünün hayatın olağan akışı ile de kesinlikle örtüşmediğini, Mahkeme tarafından, tüm yargılama boyunca dinlenen tanıklardan sadece davacı lehine ifade veren tanık beyanlarına itibar edildiğini, gerekçeli kararda dinlenilmesine resen karar verilen kamu tanıklarının beyanlarına neden itibar edilmediği hususu değerlendirme konusunun yapılmadığını, SGK'dan gelen belgelerden de anlaşıldığı üzere, davacının ilk işe giriş bildirgesi ... no.lu iş yeri tarafından verilmiş olup, davalı 31.12.2009 tarihine kadar bu iş yerinde kesintisiz çalıştığını, dosyaya, davacının dava konusu edilen döneme dair, çalışma olgusunu ispatlar nitelikte yazılı bir delil sunulamadığını, yargılama sırasında dinlenen gerek davacı tanıkları gerekse kamu tanıkları, davacının çalışma olgusu hakkında net beyanlarda bulunmadıklarını, alınan tanık beyanlarında kabul edilebilir, somut ifadeler bulunmamasına rağmen Mahkemece, sanki tanık beyanları ile çalışma olgusu kesin ispatlanmış gibi değerlendirilerek karara dayanak yapıldığını, dosyada bulunan bilirkişi raporunun sadece tanık beyanlarına dayandırıldığını, yargılama sırasında tüm itiraz ve taleplere rağmen dosyada ne yeni bir rapor alınmak için başka bir bilirkişiye ne de eksikliklerin giderilmesi ve itirazlarının değerlendirilmesine dair aynı bilirkişiye ek rapor alınmak üzere gönderilmediğini, yüzeysel bir bilirkişi raporu ile karar verildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Feri müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının davasını ispat edemediğini, davacının hizmet iddiası belgelerle ispat edilmediği gibi tarafsız kamu tanıkları ile kanıtlanmadan bir hüküm kurulmuş olup kararın bozmayı gerektirdiğini, davacının davasının tam olarak ispatlanmadığını, eksik incelemelerin söz konusu olduğunu, bilirkişi raporunun usule uygun olarak alınmadığını, bilirkişi raporlarına itirazların Mahkemece değerlendirilmediğini, davanın hak düşürücü süreden sonra açıldığını ileri sürerek kararın bozulması gerektiğini belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının 01.01.1999-01.01.2004 tarihleri arasında davalıya ait iş yerinde işçi olarak kesintisiz çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ve feri müdahil Kurum vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!