Anahtar kelimeler: Turgün Olunanlar Satıştan Gebze Sakarya Oto Turizm Başkan Yazim İnş

T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ

T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN
:... (...)
ÜYE
:... (...)
ÜYE
:... (...)
KATİP
:... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
:GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
:█████/2024
NUMARASI
:████████ Esas - ████████ Karar
DAVACI
:TURGÜN İNŞ. EML.YAPI. TURİZM OTO. SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. - ...
VEKİLİ
:Av. ... - ...
DAVALI
:... - ...
VEKİLİ
:Av. ... - ...
İHBAR OLUNANLAR
:1-... - ...
:2-... - ...
DAVA
:Teslim (Ticari Nitelikteki Satıştan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
:█████/2023
KARAR TARİHİ
:█████/2026
KR. YAZIM TARİHİ
:█████/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin inşaat ve yapı işleri ile uğraştığını, davacı şirketin sahibinin akrabası ...'in de aynı işle uğraştığını, hatta bazı işlerde davacı şirketiyle beraber çalıştığını, davacı şirket sahibinin tanıdığı olan ve davaya konu ticaretin gerçekleştiği dönem de dahil davalı firmada uzun süredir sigortalı olarak çalışan ... vasıtasıyla davacının akrabası olan ... ile davalı firmadan çeşitli büyüklüklerde demir almak için iletişime geçtiğini, iletişim neticesinde de davacı şirketin yetkilisinin akrabası olan ...'in 11.11.2022 tarihinde davalı firmaya ait olmak üzere 191.150,00-TL bedelli sipariş ettiği malları almak amacıyla havale yaptığını, demir-çelik piyasasında demir işleyip satan, davalı şirket gibi büyük firmalardan ilgili demir siparişi verildikten ve ödemesi yapıldıktan sonra yaklaşık 90-180 gün arası siparişin teslimatının gerçekleştiğini, davacının akrabası olan ...'in de davacı şirket inşaat işi yaptığından, Mayıs 2023 tarihinde ihtiyacı olacak demire ilişkin 11.11.2022 tarihinde davalı firmanın sigortalı çalışanı ...'in yönlendirmesi ile davalı firma hesabına 11.11.2022 tarihinde ilgili ödemeyi yaptığını, ...'in akrabası ... ile ... arasındaki o dönem yapılan Whatsapp yazışmalarında bu hususun desteklendiğini, gerek ödeme tutarı gerekse de ödemenin yapıldığı hususlarının davalı firmaya ait banka hesap bilgileri işbu yazışmalar vasıtasıyla davalı şirketin sigortalı çalışanı ... tarafından iletildiğini, davacının akrabası ... tarafından davalı firmaya yapılan 11.11.2022 tarihli ödemeden sonra davalı firmanın çalışanı ...'in, davacı şirketle ile ödemeyi yapan ... arasındaki akrabalık ve iş ilişkisini bildiğinden, ilgili faturanın müvekkili şirkete kesilmesinin daha zahmetsiz olacağını ifade etmesi üzerine, ödemeyi yapan ...'den, ilgili ödemeyi davacı şirkete virman etmesini ve söz konusu siparişe ilişkin faturanın da davacı şirket adına düzenleneceğini belirttiğini, ...'in, davacının sahibi ile akraba olması ve iş bazlı da olsa davacı ile ortak iş yapması nedeniyle işbu hususu davacının beyan ettiğini, davacı şirketin yetkilisinin kabulü ile ...'in davalı firma çalışanı ...'e, ilgili ödemenin davacı şirket carisine virman edilmesine ve mal teslimi sırasında davacı şirkete ilgili faturanın kesilmesine sözlü olarak ... verdiğini, davalı firma çalışanı ...’e söylediğini, ...'in ıslak imzalı olarak kesinlikle böyle bir evrakı davalı firmaya teslim etmediğini, davalı firma ile sonradan yaptıkları görüşmelerde bu yönde bir evrak aslının kendilerinde olduğuna dair bir beyanda da bulunmadığını, ... tarafından 11.11.2022 tarihinde davalı şirkete yapılan ve daha sonra davacı şirkete virman edilen ödemede belirtilen 8'lik 4 ton, 10'luk 2 ton, 12'lik 2 ton, 14'lük 2 ton, 16'lık 6 ton olmak üzere toplam 16 ton demirin davalı şirketten alınarak davacı şirkete teslimini, talep kısmının 1. maddesindeki talep kabul görülmediği durumda, 11.11.2022 tarihinde ... tarafından davalı şirkete ödenen ve daha sonra müvekkili şirket adına virman yapılan 191.150,00-TL bedelin ödeme tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalı şirketten alınarak davacı şirkete verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle dava dışı ...'in, dava konusu ... esnasında davalının personeli olup olmaması hususunun gelinen noktada hukuken herhangi farklılık arz etmediğini, şirket kayıtlarının tetkiki neticesinde ...'in davalı bünyesinde "hazırlama ve takip işçisi" ve "vinç operatörü" olarak 29.08.2017 ila 30.05.2023 tarihleri arasında çalışmasının olduğu, iş akdinin, yasanın 25-II-g bendi gereğince, devamsızlık sebebiyle ve haklı nedenle fesih olduğunu, davanın ...'e ihbarını talep ettiklerini, ...'in, 2022 yılı Kasım ayında, davalı şirkette yurt içi satış temsilciliğine gelerek, dava dışı ... adına 16 ton mal alım talebini bildirdiğini, bu kişinin neden dava dışı olduğu da ayrıca soru olduğunu, davanın ayrıca ...'e ihbar edilmesini talep ettiklerini, ayrıca ...'le ...'in akraba olduğu bilgisi bulunduğunu, ... ile davacı arasındaki akrabalık ilişkisinin ise dava dilekçesindeki beyanlarla sabit olduğunu, söz konusu sipariş talebinin davalı tarafından işleme alındığını, buna istinaden ... tarafından davalının banka hesabına 11.11.2022 tarihinde 191.150,00-TL mal bedeli ödemesi yapıldığını, ödeme dekontunun ekte olduğunu, ödemenin "Toplamda 16 Ton Demir (8lik 4 Ton - 10luk 2 Ton - 12lik 2 Ton - 14lük 2 Ton - 16lık 6 Ton) Kdv Ve Nakliye" açıklaması ile yapıldığını, ödeme akabinde ...'in müvekkiline ilettiği yazılı, imzalı talebinde "11.11.2022 Cuma günü göndermiş olduğum 191.150 TL'nin ... adına olan TURGÜN İNŞAAT cari hesabına aktarılmasını" istediğini, bu talep öncesinde sözlü olarak ... tarafından da davalı şirkete bildirildiğini, davacı adına alım işlemlerinin baştan beri ..., ..., ... ve davacı birlikteliğiyle yürütüldüğünün açık olduğunu, davacının işlemi kendi adına tamamlamaya onayı, kabulü ve ödemeyi kendi carisine virmanla gerçekleştirme iradesinin olduğunun kendi beyanlarıyla açıklandığını, ...'e talimatlandırıldığının açıkça anlaşıldığını, davacıya yapılacak satış için işlemlerini, davacı vergi levhası ve faaliyet belgesini temin ederek düzenleyen, sürdüren davalı şirketin, takiben bakiye mal bedeli bildirdiğini ve davacının, 14.11.2022 tarihinde davalı şirket banka hesabına havale suretiyle 19.200,00-TL bakiye bedel ödemesi gerçekleştirdiğini, davacı hesabına 191.150,00-TL'nin virmanı, davacı tarafından yapılan 19.200,00-TL ödeme, davacıya faturalanan 212.269,95-TL toplam mal bedelinin, tümüyle davalı şirketin yasal defterlerine işlendiğini, davalının davacıdan, cari hesabına göre 1.919,95-TL alacaklı olduğunu, irsaliyede davacı adına ... imzası ve isminin bulunduğunun doğru olduğunu, teslimin davacı adresinde yapıldığı davacı kendi beyanıyla sabit olduğunu, alım işlemlerinin kendi adına gerçekleştiğini davacının ikrar ettiğini, fatura kesilmesine bizzat ... verenin davacı olduğunu, faturadan haberdar olmama iddiasının kabul edilebilir olmadığını, dava konusu malzemeler için davacı adına 27.03.2023 tarih ve DA02023... nolu, 212.269,95-TL bedelli fatura kesildiğini, davaya konu malzemelerin nakliyesi için davacı adına 27.03.2023 tarih ve DD02023... nolu irsaliye kesildiğini, malzemelerin nakliye için Demtrans Taşımacılık ve Ticaret A.Ş.'nin aracına yüklenerek 27.03.2023 tarihli kantar tikesi düzenlendiğini, taşımanın 41 ... plakalı araçla yapıldığını, muhatap ... tarafından bildirilen davacı adresine aynı tarihte teslim edildiğini, davalı tarafından teslim borcunun ifa edilerek siparişin kapatıldığını, teslimden iki ay kadar sonra, 2023 yılı Mayıs ayı içerisinde, ... tarafından davalının arandığını, aynı malın tesliminin talep edildiğini, 11.05.2023 tarihli eposta ile sipariş geçildiğini, davacının zararını belgelendirmesini, dava dışı ... ve ...'e davanın ihbarını ve duruşmada beyanlarının alınmasını, ...'in tanık olarak dinlenmesini, olaylara vakıf olan davalı şirketin kıdemli satış portföy yöneticisi ..., 41 ... plakalı vasıta ile taşıma ve teslimi gerçekleştirmiş olan araç şoförü ... ve bildirecekleri diğer tanıkların dinlenmesini, neticeten izah edilen nedenlerle, davalı şirket aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ
:
İlk derece mahkemesince; "... Davanın KABULÜNE, davalı tarafından davacıya düzenlenen; █████/2023 tarihli faturada yer alan ürünlerden, taleple bağlı kalınarak 191.150,00.-TL'ye tekabül eden miktarının davalı tarafından davacıya teslimine ..." şeklinde hüküm kurulmuştur.
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; işbu yargılamada esasen davacı adına alım işlemlerinin başından beri ..., ..., ... ve davacı birlikteliğiyle yürütüldüğünü, yerel mahkemenin, dava konusu ürünlerin teslim edildiği hususunun kanıtlanamadığı hatalı tespiti ile hükme vardığını, ayrıca, yargılamada davacı ile ... arasındaki ilişki, alış veriş ve para hareketine hiç değinilmediğini, bu eksiklik sebebiyle hüküm gerekçesinde hatalı olarak davacı tarafından sipariş bedellerinin büyük bir kısmının ödendiğinin kabul edildiğini, dava konusu olayda, davacı ve adı geçen dava dışı üçüncü şahısların, birlikte yola çıkıp, daha sonra aralarında kavgaya tutuşan ortaklar oldukları izleniminin hakim olduğunu, geri planda yaşananların kendilerince bilinmesinin mümkün olmadığını, yaşanan ne ise neticesinde davacı, ... aleyhine hukuki veya cezai yollara başvurmak yerine, rahatsızlığını, yeri yurdu belli davalıya kolaylıkla yöneltmek istediğini ve ne yazık ki hatalı olarak yargılama neticesinde bunun kabulüne gidildiğini belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
Davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; dosyadaki mübrez belgelerden anlaşıldığı üzere ...'in, davalı firma tarafından siparişin geçildiği ve sözde malın teslim edildiği tarihlerde davalı firmanın çalışanı olduğunu, gerek davalı firmada 20 yılı aşkın süredir çalışan tanık ...'nün beyanında gerekse de bilirkişi raporunda sonuç kısmında davanın haklılığının tespit edildiğini, davalı tarafın istinaf dilekçesindeki bir diğer beyanının ise sonradan yapılan 19.200,00-TL'lik ödemenin davacı şirket ticari defter ve kayıtlarında olmadığı iddiası olduğunu, işbu ödemenin dava konusu yapılmadığını, işbu ödemeye ilişkin davacı şirketin herhangi bir talebinin dosyada mevcut olmadığını, dava konusu yapılmayan, talepte bulunulmayan ödeme kaleminin davacı şirketin ticari defterlerinde olmamasının da oldukça doğal olduğunu, işbu 19.200,00-TL ödemenin davacı şirket defterlerinde gözüküp gözükmemesinin, görülen dava yönünden bir katkısının olmayacağını belirterek; haksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
:Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2024 tarih, ████████ Esas - ████████ Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava; taraflar arasındaki satım sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosyanın incelenmesinde; davacı şirket yetkilisinin akrabası olan ... tarafından 2022 yılı Kasım ayında davalı şirket çalışanı ... vasıtasıyla davaya konu edilen 16 ton mal siparişi verildiğini, buna istinaden ... tarafından davalının banka hesabına 11.11.2022 tarihinde 191.150,00-TL mal bedeli ödemesinin "Toplamda 16 Ton Demir (8lik 4 Ton - 10luk 2 Ton - 12lik 2 Ton - 14lük 2 Ton - 16lık 6 Ton) Kdv Ve Nakliye" açıklaması ile yapıldığı, ardından ...'in davalı şirketten, yapılan ödemenin davacı şirkete virman yapılmasını istediğini, ayrıca davacı şirket tarafından 14.11.2022 tarihinde davalı şirkete ait banka hesabına havale suretiyle 19.200,00-TL bakiye bedel ödemesi yapıldığını, davalı tarafından da 27.03.2023 tarih
DA02023... sayılı, 212.269,87-TL bedelli fatura düzenlendiğini ancak davalı tarafından davaya konu ürünlerin tesliminin yapılmadığını belirterek eldeki alacak davasının açıldığı, davalı tarafça davacıya faturalanan 212.269,95-TL toplam mal bedelinin, tümüyle davalı şirketin yasal defterlerine işlendiğini, davalının davacıdan, cari hesabına göre 1.919,95-TL alacaklı olduğunu, dava konusu malzemeler için davacı adına 27.03.2023 tarih ve DA02023... nolu, 212.269,95-TL bedelli fatura kesildiğini, müvekkili tarafından teslim borcunun ifa edilerek siparişin kapatıldığını belirterek davanın reddini talep ettiği, Mahkemece davanın kabulüne karar verildiği, verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
Uyuşmazlık; davacı tarafça yapılan ödemelerin karşılığı olan ürünlerin davalı tarafından davacıya teslime edilip edilmediği noktasındadır.
Mahkemece alınan her iki tarafın defterlerinin incelendiği bilirkişi raporunda; davacıya ait 2022 yılı defterlerinin usule uygun olarak
tutulmadığı ve sahibi lehine delil vasfının bulunmadığı, 2023 yılı defterlerinin usule uygun tutulduğu ve delil niteliğine haiz olduğu, davalının 2022-2023 yılına ait
yasal ticari defterlerinin usule uygun olarak tutulduğu ve sahibi lehine delil vasfının bulunduğu, davalının düzenlediği, dava konusu emtiaya ait 27.03.2023 tarihli,
DA02023... sayılı ve 212.269,87-TL bedelli faturanın her iki taraf yasal
ticari defter kayıtlarında olduğu, davacının 14.12.2022 tarihinde T.C. Zıraat Bankası
TR... şirket hesabından Kroman Çelik İşbankası
hesabına yaptığı 19.200,00.-TL tutarında EFT'nin davalı firmanın defter kayıtlarında olduğu, davacı firma defter kayıtlarında ise olmadığı, davalı tarafından dosyaya sunulan ... imzalı yazıda "11.11.2022 Cuma günü
göndermiş olduğum 191.150.-TL'nin ... adına olan TURGUT İNŞAAT cari hesabına
aktarılmasını istiyorum" talebinin, davalının defter
kayıtlarına 15.11.2022 tarihinde alındığı, fakat davacının defter kayıtlarında bulunmadığı, davalının defter kayıtlarında 2023 dönem başında davacı firmadan
gönderilen toplam 210.350,00-TL karşılığında davacı firmanın alacaklı olduğu, davalı firmanın 27.03.2023 tarihindeki son işlem sonrası 1.919,87.-TL davacıdan alacaklı olduğu, dava konusu emtianın davalı firmanın 27.03.2023 tarih, DD02023...
no.lu davacı firmanın Osmangazi Mh. Aşıroğlu Cd. No:... İç kapı No:...
Darıca/Kocaeli adresine sevk irsaliyesi düzenlendiği. 41 ... plakalı araç ile
... no.lu kantar fişi düzenlendiği, teslim alan imzasının davalı firma çalışanı ... olduğu, davacı firma tarafından emtianın teslimine ait
herhangi bir belge olmadığı tespit edilmiştir.
Eldeki davada; davacı tarafından EFT ile gönderilen 19.200,00-TL ve davalı tarafından dosyaya sunulan ... imzalı yazıda "11.11.2022 Cuma günü
göndermiş olduğum 191.150.-TL'nin ... adına olan TURGUT İNŞAAT cari hesabına
aktarılmasını istiyorum" talebi gereği 191.150-TL olmak üzere toplam 210.350,00-TL ödemenin yapıldığı hususunda bir ihtilaf bulunmadığı, davacı alacağa konu edilen ürünlerin teslim edilmediği iddia etmektedir.
Davacı taraflar arasında ticari satış sözleşmesi bulunduğunu iddia etmiştir. Satış sözleşmesinde satıcı malın teslim edildiğini, alıcı da teslim edilen ürünün bedelini ödediğini ispatla yükümlüdür. 6100 sayılı HMK'nın 190. maddesi ile 4721 sayılı TMK'nın 6. maddesi uyarınca, herkes iddiasını ispatla yükümlüdür. Takip konusu fatura bedelleri tanıkla ispat sınırının (HMK'nın m. 200) üzerinde olduğuna göre, alacağın varlığı 6100 sayılı HMK'nın 200. maddesi uyarınca yazılı delil ile ispat edebilir.
İlk derece mahkemesince, tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemelerine göre; taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğu, her iki tarafın 2023 yılına ilişkin ticari defter ve belgelerinin usulüne uygun tutulduğu, davalı yanın teslim ettiği dava konusu emtiaya ait 27.03.2023 tarihli,
DA02023... sayılı ve 212.269,87-TL bedelli faturanın her iki tarafın yasal
ticari defter kayıtlarında olduğu tespit edilmesine rağmen satılan ürünlerin teslim edildiği hususu davalı tarafından ispat edilememiş olduğu gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi isabetli olmamıştır.
Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda; ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de; ancak, HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir.
Tarafın ticari defterleri, yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde, lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde, dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir.
Bu açıklamalar kapsamında dosya incelendiğinde; tarafların 2023 yılı ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup birbirini teyit ettiği, defterler HMK'nın 222. maddesinde belirtilen usule uygun olarak tutulduğundan tarafların lehine delil oldukları, buna göre; davacı tarafından EFT ile gönderilen 19.200,00-TL ve davalı tarafından dosyaya sunulan ... imzalı yazıda "11.11.2022 Cuma günü
göndermiş olduğum 191.150.-TL'nin ... adına olan TURGUT İNŞAAT cari hesabına
aktarılmasını istiyorum" talebi gereği 191.150,00-TL olmak üzere toplam 210.350,00-TL ödemenin yapıldığı hususunda bir ihtilaf bulunmadığı, davacı alacağa konu edilen ürünlerin teslim edilmediği iddia edilmediğini ileri sürmüş ise de, dava konusu emtiaya ilişkin faturanın kendi ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı/alıcı tarafından davaya dayanak yapılan emtiaya ilişkin fatura ticari defterlere kaydedildiğine göre; fatura düzenlenmiş olması tek başına malın teslim edildiği veya hizmetin verildiği anlamına gelmez ise de basiretli bir tacir gibi davranması gereken davacının faturaları defterlerine kaydetmiş olması karşısında artık fatura içeriği hizmetin verilmediği ve malların teslim edilmediği iddiasının dinlenme olanağının olmadığı kabul edilmiştir. Başka bir söyleyişle ticari defterlere kaydedilen fatura içeriği malın teslim edildiği veya hizmetin yerine getirildiğine dair davalı lehine karine oluşmuştur ("... hiçbir tacir kendi defterine aleyhe kayıt düşemeyeceğinden faturaların davalı defterinde kayıtlı olması faturalar içeriğindeki malın davalıya teslim edildiğine karine oluşturur. Bu karinenin aksini bir başka deyişle faturalar içeriği emtianın teslim edilmediğini, faturaların usulsüz olduğunu davalı ispatlamalıdır ... " Yargıtay HGK., █████/2019 Tarih, ███████-823 E. ████████ K.). Artık davacının bu karinenin aksini ispat etmesi gerekmekte olup davacı bu yönde bir delil ileri sürememiştir. Bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur.
Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle kabulüne, yerel mahkemenin kararının kaldırılmasına dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir hususta bulunmadığından; dairemizce davanın esası hakkında HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
H Ü K Ü M
: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere ;
1-Davalının ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle ESASTAN KABULÜNE, Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2024 tarih, ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince, KALDIRILMASINA,
YENİDEN YARGILAMA YAPILMASI GEREKMEDİĞİNDEN AŞAĞIDAKİ ŞEKİLDE HÜKÜM KURULMASINA,
a)Davanın REDDİNE,
b)Alınması gerekli 732,00-TL karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 3.264,37-TL harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 2.532,37-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince davacıya iadesine,
c)Davalının yaptığı toplam 344,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
ç)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
d)Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT. uyarınca hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
e)Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine,
f)6325 sayılı HUAK'ın 18/A-11 maddesi uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
2-İstinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masrafları;
a)İstinaf kanun yoluna başvuru harcının hazineye irad kaydına,
b)İstinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince davalıya iadesine,
c)Davalı tarafından yapılan 1.169,40-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 424,00-TL posta ve tebligat masrafının davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
ç)İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
d)Davalının yatırdığı istinaf gider avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince davalıya iadesine,
e)Kararın, 6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,
İlişkin; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2026
...
Başkan ...
¸e-imzalıdır
...
*Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Katip ...
¸e-imzalıdır
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!