Anahtar kelimeler: İcrai Zimmet Görüşü Kötüye Suçlar Davranışla Vermek Esastan Sayisi Görevi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: █████████ Esas, █████████ KararSUÇLAR
: Zimmet ve icrai davranışla görevi kötüye kullanma (sanıklar ..., ... ve ... hakkında) zimmet (sanık ... hakkında)HÜKÜMLER
: İstinaf başvurusunun esastan reddi (sanık ... hakkında), hükümlerin düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi (sanıklar ..., ... ve ... hakkında)TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaBölge Adliye Mahkemesince verilen kararların temyizi üzerine yapılan ön incelemede;Katılan ... vekilinin, icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan verilen ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223. maddesi kapsamında bir hüküm olmayan hüküm kurulmasına yer olmadığına dair kararlara yönelik temyiz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.İlk Derece Mahkemesince zimmet suçundan verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun'un 286. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294. maddesine istinaden temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298. maddesi gereğince temyiz istemlerinin reddini gerektirir başkaca bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.Sanıklar müdafiilerinin dosya kapsamına göre uygun görülmeyen duruşmalı inceleme taleplerinin 5271 sayılı Kanun'un 299. maddesi uyarınca takdiren reddine ve incelemenin duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇA. İlk DereceAydın 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.04.2018 tarihli ve ████████ Esas, ████████ sayılı Kararıyla sanıklardan ...'ın zimmet suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereğince beraatine, ..., ... ve ...'nin aynı suçtan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 247/1, 43/1 ve 62. maddeleri gereğince ayrı ayrı 5 yıl 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, aynı Kanun'un 53. maddesi gereğince hak yoksunlukları uygulanmasına karar verilmiştir.B. İstinafİzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 24.10.2018 tarihli ve █████████ Esas, █████████ sayılı Kararı ile sanıklardan ... hakkında verilen beraat hükmüne yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümlerin 5237 sayılı Kanun'un 53/1-d maddesindeki hak yoksunluğuna ve vekalet ücretine ilişkin fıkraları düzeltilerek katılan ... vekilinin ve sanıklar müdafiilerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZA. Temyiz SebepleriKatılan ... Vekilinin Temyiz İstemiSanık ... hakkında eksik inceleme ile verilen beraat hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi kararının bozulması gerektiğine ilişkindir.Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemiMüvekkilinin kooperatiften istifa etmesine ve yönetim kurulu kararlarında imzasının bulunmamasına rağmen istifa ettiği yönetimin aldığı kararlar nedeniyle zimmet suçundan cezalandırılmasına karar verildiğine, İlk Derece Mahkemesince yaptıkları savunmalar dikkate alınmadan salt bilirkişi raporu hükme esas alınarak müvekkili hakkında ceza tayin edildiğine, istifa tarihinden itibaren kooperatifin aldığı kararlardan müvekkilinin sorumlu tutulamayacağına, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın bozulmasına yöneliktir.Sanıklar ... ve ... Müdafiinin Temyiz İstemiİlk Derece Mahkemesince müteahhit ... yararına 143.680 TL'nin zimmete geçirildiğine ilişkin kabulün hatalı olduğuna, bu konuda tanık sıfatıyla dinlenen kişilerin beyanlarına göre kooperatif ortaklıklarının devam ettiği açık olduğundan ortaklıktan çıkma nedeniyle gerçek anlamda yapılan herhangi bir ödemenin bulunmadığına, müteahhit ile görüşerek ev alan ve ödemelerini müteahhide yapan kişilerin kooperatife ortak yapılması, kayıtların düzeltilmesi ve müteahhidin tahsil ettiği ödemelerin muhasebeleştirilmesi amacıyla müteahhit ...'ya avans verilmiş gibi gösterilerek şahsın kooperatife borçlandırıldığına, gerçekte kooperatif yönetimi tarafından yapılan bir ödemenin bulunmadığına, tüm bu hususların karar defterleri ile de sabit olduğuna, ...isimli şahsın yaptığı kabul edilen 22.400 TL ödemenin sanıkların uhdelerinde kaldığına ilişkin değerlendirmenin de hukuka aykırı olduğuna, bu şahsa 105.000 TL bedel karşılığında 28.01.2010 tarihinde işyerinin tapu devrinin yapıldığına, devrin yapıldığı sırada taşınmaz bedelinin tamamının ödenmediğine, ...'in devraldığı taşınmazı ipotek göstererek 29.01.2010 tarihinde ... Bankasından kredi çekip kooperatife 48.715 TL ödeme yaptığına, önceki yaptığı aidat ödemeleri ile birlikte toplam 82.600 TL'nin kooperatif kayıtlarına intikal ettiğine, bu şahsın kooperatife 22.400 TL borcunun kaldığına ve borcunu ödemediğinden hakkında icra takibi yapıldığına, borca itiraz etmesi üzerine Aydın 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen davada kooperatif lehine takibin devamına karar verilmiş ise de Yargıtay 23. Hukuk Dairesince tapudaki resmi senette 105.000 TL'lik satış bedelinin ...tarafından kooperatifi temsil ve ilzama yetkili olanlara nakden ve tamamen verildiği açıklamasına yer verildiğinden bakiye satış bedeli alacağı olduğunu ispat yükünün alacaklıda olması sebebiyle kararın bozulmasına karar verildiğine, bu karar gerekçe gösterilerek müvekkillerinin mahkumiyetlerine karar verilmiş ise de müvekkillerine Asliye Hukuk Mahkemesindeki dava ihbar edilmediğinden tapudaki işlem sırasında satış bedelinin tamamının alınmadığının ispat edilemediğine, tapu kayıtları ve kredi sözleşmesi incelendiğinde devir sırasında gayrimenkul bedelinin tamamının ödenmediği anlaşılacağından usul ve yasaya aykırı Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerektiğine ilişkindir.B. Değerlendirme ve Gerekçe1.Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönündenSanığın leh ve aleyhindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddianın reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmayı tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen Bölge Adliye Mahkemesinin beliren takdir ve kanaati ile beraat hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi kararının usul ve kanuna uygun olması karşısında katılan ... vekilinin temyiz itirazları ile hükümde dikkate alınan sair hususlar yönünden hukuka aykırılık görülmemiştir.2.Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümler yönündenSanıkların kooperatifte üstlendikleri yönetim kurulu üyelikleri sebebiyle zilyetliği kendilerine devredilmiş, koruma ve gözetim ile sorumlu oldukları 143.680 TL kooperatif parasını gerçeğe aykırı tediye makbuzları düzenlemek suretiyle "taşeronlara verilen avanslar" hesabına alacak kaydı yaparak ... tarafından mal edinilmesini sağladıkları ve ...isimli şahsa yapılan dükkan satışıyla ilgili olarak tahsil edilen 105.000 TL paranın 82.600 TL'sini kooperatifin muhasebe kayıtlarına intikal ettirerek bakiye 22.400 TL'yi uhdelerine geçirdikleri kabul edilen somut olayda;Sanık ...'ün atılı suçlamaları kabul etmeyerek 29.03.2008 tarihinde kooperatif yönetim kuruluna yeniden üye seçildikten sonra düzenlenen yönetim kurulu toplantılarına çağrılmadığını, alınan kararlarda imzasının bulunmadığını savunması, bu hususta sanık müdafii tarafından 25.12.20 08... .02.2009 tarihlerinde yönetim kurulu başkanı sanık ...'ye çekildiği iddia edilen ihtarnameler ile sanığın 03.08.2009 tarihli ve 76 sayılı kararla kooperatif ortaklığından çıkarıldığına ve ödediği 20.000 TL aidatın iadesine ilişkin 30.04.2010 tarihli kooperatif yönetim kurulu kararı suretlerinin dosyaya ibraz edilmesi karşısında, iddiaya konu eylemlerin 2010 yılında gerçekleşmesi nedeniyle sanığın bu tarihlerde kooperatif ortaklığından çıkarılıp çıkarılmadığı, alınan kararlarda imzasının bulunup bulunmadığı araştırılarak ihtarname içeriklerinin doğru olup olmadığı tespit edildikten sonra hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiğinin gözetilmemesi,...isimli şahsın yaptığı 105.000 TL ödemenin 22.400 TL'sinin sanıkların uhdesinde kaldığına ilişkin isnatla ilgili olarak sanıklar ... ve ... hakkında Aydın Cumhuriyet Başsavcılığının ████████ 49... /9066 soruşturma sayılı dosyalarında kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlar verildiğinin tespit edilmesi ve aynı fiilden dolayı yeniden soruşturma yapılabilmesinin 5271 sayılı Kanun'un 172/2. maddesi gereği "yeni delilin meydana çıkmasına" ve 5271 sayılı Kanun'un 173/6. maddesi uyarınca kovuşturmaya yer olmadığına dair karara ilişkin önceden karar veren mercin kararına bağlı olması, kanun koyucu tarafından bunun ceza muhakemesi şartı olarak öngörülmesi karşısında, yeni delil meydana çıkıp çıkmadığı ve merci tarafından verilen bir karar bulunup bulunmadığı açıklığa kavuşturulmaması ayrıca Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 11.06.2014 tarihli ve ████████ Esas, █████████ sayılı bozma ilamındaki "Davacı kooperatifçe tapuda satışı yapılarak mülkiyeti davalıya devredilen dükkanla ilgili olarak tapudaki resmi senette 105.000 TL'lik satış bedelinin ...tarafından kooperatifi temsil ve izama yetkili olanlara nakden ve tamamen verildiği açıklamasına yer verildiğine göre, bakiye satış bedeli alacağı olduğunu ispat yükü alacaklıdadır." şeklindeki gerekçe hükme esas alınmış ise de sanıkların savunmalarında ...isimli şahsın tapu devri sırasında dükkanın satış bedelinin tamamını ödemediğini, tapu üzerine ipotek tesis ettirerek bankadan kredi çekebilmesi için devrin önceden yapıldığını, çekilen kredi kooperatife ödendikten sonra muhasebe kaydı yapılan toplam para miktarı dışında kalan bakiye bedel kadar şahsın kooperatife borcu olduğunu, zimmetlerine herhangi bir para geçirmediklerini, bu durumun banka ve tapu kayıtları ile de sabit olduğunu savunmuş olmaları, sanık savunmalarını destekler mahiyette ... Kaymakamlığı Tapu Müdürlüğünün 16.12.2016 tarihli müzekkere cevabında S.S. ... Konut Yapı Kooperatifinden ...'e devredilen depolu dükkanın 28.01.2010 tarihinde ipoteksiz olarak satın alındıktan sonra taşınmaz üzerine 29.01.2010 tarihinde T.C. ... Bankası lehine ipotek verildiğinin belirtilmesi, ... Bankası cevabi yazısında ise banka müşterisi ...'in 29.01.2010 tarihinde bireysel işyeri kredisi çektiğinin, bu kredi karşılığında dükkanı ipotek verdiğinin ve dekont üzerine ... tarafından parayı elden teslim aldığına dair ibare düşülerek imza atıldığının bildirildiği görülmekle, tapu devri yapılırken dükkan satış bedelinin tamamının ...isimli şahıs tarafından ödenmediğinin anlaşılması, bu itibarla İlk Derece Mahkemesinin tapu devri sırasında borcun tamamının ödendiği karinesine dayanan mahkumiyet gerekçesinin yerinde olmaması karşısında, sanık savunmalarına neden itibar edilmediğinin gerekçesinin açıklanmaması, kooperatif yönetim kurulu tarafından hakkında icra takibi başlatılan ...'in muhasebe kayıtlarına göre ödemediği tespit edilen para miktarının sanıkların ne şekilde uhdelerinde kaldığına ilişkin değerlendirme yapılmaması,Sanıkların 143.680 TL kooperatif parasını gerçeğe aykırı tediye makbuzları düzenlemek suretiyle "taşeronlara verilen avanslar" hesabına alacak kaydı yaparak ... tarafından mal edinilmesini sağladıkları iddiasına ilişkin olarak, İlk Derece Mahkemesince tanık olarak dinlenen ...'nın beyanlarında tüm tediye makbuzlarının tarafınca düzenlendiğini ve makbuzlar altındaki imzaların kendisine ait olduğunu, tediye makbuzlarının bir kısmının yaptığı işlere karşılık kooperatiften aldığı iş avansı, bir kısmının da üyelikten çıkmak isteyen üyelere yapılan ödemeler olduğunu, tanıdık üyeler tarafından kooperatif borçlarıyla ilgili kendisine de ödeme yapıldığını belirtmesi, tediye makbuzlarında isimleri bulunan ve kooperatife müteahhit aracılığıyla üye oldukları anlaşılan şahısların ise kooperatiften değil doğrudan müteahhitten ev satın aldıklarını ve ödemelerini de müteahhide yaptıklarını, kooperatife üye olmaları gerektiğinin söylenmesi nedeniyle üye olduklarını beyan ederek anlaşılan satış bedelinden fazla miktarda para ödediklerine veya satın aldıkları evlerin kendilerine teslim edilmediğine ilişkin bir anlatımda bulunmadıklarının anlaşılması, kooperatif muhasebecisi ...'in de bazı kooperatif ortaklarının müteahhide ödemeler yaptıklarını tespit ettiklerinden bu ortakların kooperatife girişini sağlayarak müteahhide avans ödenmiş gibi mahsup işlemi yaptıklarını, amaçlarının belgesiz olarak yapılan ödemelerin resmiyete dökülmesini sağlamak olduğunu, yönetim kurulu karar defterinde de gerekli açıklamaların yapıldığını beyan etmiş olması dikkate alındığında, müteahhidin ev sattığı kişilerin kooperatife üye yapılması ve ödenen satış bedellerinin muhasebeleştirilmesi amacıyla gerçekte kooperatif tarafından müteahhide yapılan bir ödeme olmadığı halde üyeler tarafından doğrudan müteahhide ödenen paraların sanki kooperatiften avans olarak alındığına dair evraklar düzenlendiğinin ve iddiaya konu tediye makbuzlarının da sanıklarca tanzim edilmediğinin anlaşılması karşısında, sanıkların hangi eylemleri ile ...'nın mal edinmesini sağladıkları dosya kapsamına uygun, mantıksal ve hukuksal bağ kurulmak suretiyle denetime imkan verecek şekilde gerekçeleriyle gösterilmeden kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi,Kabule göre de;5237 sayılı Kanun'un 247/1 ve 43/1. maddeleri uyarınca belirlenen "7 yıl 6 ay" hapis cezalarından 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılması sırasında hesap hatası sonucu "6 yıl 3 ay" yerine, "5 yıl 15 ay" hapis cezasına hükmolunmak suretiyle eksik ceza tayin edilmesi ve buna bağlı olarak aynı Kanun'un 53/5 maddesi gereğince yasaklılık süresinin "3 yıl 1 ay 15 gün" yerine "2 yıl 13... gün" olarak belirlenmesi,Hukuka aykırı bulunmuştur.III. KARAR1.Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle sanıklar hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan verilen hüküm kurulmasına yer olmadığına dair kararlara yönelik ... vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,2.Değerlendirme ve gerekçe bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenle sanık ... hakkında kurulan hükümde katılan ... vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,3.Değerlendirme ve gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafiilerinin ve katılan ... vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin Kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2 ve 307/5. madde ve fıkraları gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a madde-fıkra ve bendi uyarınca Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,23.12.2025 tarihinde karar verildi.