Anahtar kelimeler: İlanına Askı Vasfıyla Tarla Almayan Edildikten Metrekare Arası Bursa Alanında
8. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ███████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacı ... vekili ve davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kullanım kadastrosu sırasında, Bursa ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 1 06... (yeni 9 05... ) parsel sayılı 901,51 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tarla vasfıyla 08.05.2021 tarihinde tespit edildikten sonra tutanakta yer almayan bir tarihte yüzölçümü 472,76 metrekare olarak düzeltilmiş ise de 901,51 metrekare olarak 01.06.2010-01.07.2010 tarihleri arası askı ilanına çıkarılmıştır.
2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; kullanım kadastrosu çalışmaları sırasında Bursa ili ... ilçesi ... köyü 1 06... parsel sayılı taşınmazda orman kadastro haritasındaki 2/B hatlarına uyulmadığını ileri sürerek, 1 06... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, taşınmazın 2/B hatlarına uygun şekilde Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... İdaresi vekili cevabında; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 16.07.2019 tarihli ve ███████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile, "davacının davasının 2/B parseli dışında kalan uygulama alanına yönelik bulunduğu, taşınmazın orman kadastrosu sınırları içerisinde yer aldığı ve orman niteliğinde olduğu, taşınmazları 2/B kapsamına alma yetkisinin orman kadastro komisyonunda olduğu, bu bağlamda hak sahibi olduğunu iddia edenlerin idareyi zorlayıcı dava açma yetkisinin bulunmadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 16.07.2019 tarihli kararına karşı davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 16.06.2020 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile, "1997 yılında yapılan 6831 sayılı Kanun' un 2/B maddesi çalışması sırasında PVI numarasıyla orman sınırları dışına çıkartılan taşınmazın orman kadastro paftasındaki sınırlarının yersel ölçü yapılmadan 1/5000 ölçekli standart topografik haritalar kullanılarak yapıldığı, kullanım kadastrosu sırasında ise özalit kopya olan orman kadastro haritasının sayısal hale getirilerek çakıştırılması sonucu, taşımazın orman kadastro haritasındaki tersimatının zemindeki ve 2/B tutanaklarındaki durumuna uygun yapılmadığı, taşınmazın davaya konu edilen kısmının bir bölümünün de hızlı tren kamulaştırma alanı içerisinde kaldığı, davacı ...’nin davasının bu gerekçeyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile ret kararı verilmesi doğru değilse de, kararın sonucu itibariyle doğru olduğu" gerekçesiyle davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 16.06.2020 tarihli kararının davacı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 05.12.2022 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamıyla, "temyize konu kararda İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesi değiştirildiğine göre, Bölge Adliye Mahkemesince yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekirken istinaf isteminin esastan reddine karar verilmesinin doğru olmadığı, ayrıca yapılan araştırma ve incelemenin hüküm kurmaya yeterli bulunmadığı" gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "1997 yılında yapılan 6831 sayılı Kanun' un 2/B maddesi uyarınca yapılan çalışma sırasında ölçü ve tersimat hatası yapıldığı, ... numaralı OS noktasının 2/B çalışma tutanağında eski 1 30... parsellerin müşterek kuzeydoğu köşesine konulduğu tarifli ise de, esasen arazi kadastrosuna uyularak yapılan orman kadastrosuna göre 131 parselin zaten tamamının orman sınırı dışında kaldığı, halbuki 1 30... parsellerin müşterek kuzeydoğu köşesinden başlatılan 2/B sınırı hattının yine 2019 başlangıç noktasına varılarak kapatılması halinde özel şahsa ait ve orman dışında bırakılmış 131 parselin bir kısmının bu kez 2/B vasfı ile orman dışına çıkartılmış olacağı, bu durumun kullanım kadastrosu çalışmaları sırasında fark edilerek düzeltildiği ancak bu yapılırken takip eden 20 21... numaralı orman sınır noktalarının uygulama tutanağında tarif edilen durumuna uyulmayarak sınırlandırma hatası yapıldığı, 2/B çalışma tutanağında 1 30... parsellerin müşterek kuzeydoğu köşesinde tariflenen ... numaralı OS noktasının esasen 131 parselin kuzeybatı köşesinde olması gerektiği ve buna göre teselsül ettirilen 20 21... numaralı orman sınır noktalarının uygulama tutanağında tarif edilen sınırlarına uygun ölçüm ve sınırlandırma yapıldığında eski 1 06... yeni 9 05... parsel sayılı taşınmazın dosyaya sunulan rapor ekindeki krokide A, B, C ve D harfleri ile gösterilen kısımlarının toplamı olan 802,68 m² olması gerektiği" gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, eski 1 06... yeni 9 05... parsel sayılı taşınmazın yüzölçümü ve sınırlarına dair tespitinin iptaliyle 26.02.2024 tarihli rapor ve eki krokilerde gösterildiği şekilde 802,68 m² yüzölçümüyle tapuya tesciline karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; taleplerinin tamamen kabul edilmiş olmasına rağmen kısmen kabul kararı verilerek davalı leline vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; eksik araştırma ve inceleme ile hüküm verildiğini, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, uygulama kadastrosu tespitine itiraza ilişkin olup, dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre 3402 sayılı Kanun' un 22/2.a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosunun usul ve yasaya uygun yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmaktadır.
1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de var olmadığına göre, Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... İdaresi vekilinin tüm, davacı ... vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Ancak; dava konusu taşınmazın, orman ve fen bilirkişileri ..., ... ve ... tarafından hazırlanan 26.02.2024 tarihli bilirkişi raporu ekindeki krokide (A) ve (B) harfleri ile gösterilen kısımlarının yargılama sırasında, 6292 Sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun uyarınca şerh sahibi ... Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifine 1 06... parsel sayılı taşınmaz kapsamında satıldığı, anılan bilirkişi raporunda (D) ve (C) harfleri ile gösterilen kısımlarının ise satışa konu edilmediği anlaşılmaktadır.
Bu durum karşısında; orman ve fen bilirkişilerinin 26.02.2024 tarihli raporlarında (D) ve (C) harfleri ile gösterilen kısımlarının, beyanlar hanesine kullanıcı şerhi ve Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı şerhi verilmek suretiyle tarla vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken, satışa konu olmayan kısımları da kapsayacak şekilde tescil hükmü kurulması doğru olmamıştır.
VII. KARAR
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle, davalı ... İdaresi vekilinin tüm, davacı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
Davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!