Anahtar kelimeler: Sındırgı Tapulama Tespite Onandığı Köyünde Sinin Nedene İli İlçesi Bursa
1. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Sındırgı Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Kadastro sonucu; ... ili, ... ilçesi, ... köyünde bulunan 2789 parsel sayılı taşınmazın 24.07.1974 tarihinde davacı ... adına tespit edildiği, tespite itiraz üzerine ... Tapulama Mahkemesinin 07.12.1983 tarihli, ███████ Esas, 1983/9 Karar sayılı kararı ile taşınmazın 1 35... ’sinin davacı ... adına tesciline karar verildiği, kararın Yargıtay 7.Hukuk Dairesinin 23.05.1985 tarihli █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamı ile onandığı, Yargıtay ilamının taraflara tebliğ edildiği, ancak anılan hükmün Mahkemece kesinleştirilmediği, bu nedenle taşınmazın davacı adına tescilinin sağlanmadığı anlaşılmıştır.
Davacı, 20.09.1962 tarihli tapu senedi ile 2789 parsel sayılı 148 m² yüz ölçümünde olan taşınmazı satın aldığını, 1977 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında tapu kaydının uygulandığını ve taşınmazın alanının 1 76... olarak tespit edildiğini, kadastro tespitine, komşu taşınmaz sahibi ...’ın itirazı üzerine kadastro komisyonunca dava konusu taşınmazının 27 m²'lik kısmının yolda bırakılarak 149 m²'lik kısmının adına tespit ve tesciline karar verildiğini, ...'ın komisyon kararına itirazı üzerine ... Tapulama Mahkemesinin 1977 Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile 2789 parsel sayılı taşınmazın 1 49... yüz ölçümü ile adına tesciline, 27... ’lik kısmın yol olarak tapulama dışı bırakılmasına karar verildiğini, ... ’ın temyizi üzerine Yargıtayca kararın bozulduğunu ve bozma sonrası ... Tapulama Mahkemesinin ███████ Esas, 1983/9 Karar sayılı kararı ile 2789 parsel sayılı taşınmazın 1 35... yüz ölçümü ile adına tesciline karar verildiğini, 2020 yılı Ağustos ayında tapu kaydının gerekmesi üzerine yaptığı araştırma sonucunda, kararın kesinleşmediği ve bu nedenle de tescil işlemlerinin yapılmadığını öğrendiğini ileri sürerek 2789 parsel sayılı 1 35... miktarlı taşınmazın adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili; dava konusu yerin kamunun ortak kullanımına ayrılmış yol boşluğu olduğunu, kadastro çalışmaları sırasında yol olarak tescil harici bırakıldığını, yürürlükteki mevzuat ve yerleşik Yargıtay içtihatları gereğince yol olarak tescil harici bırakılan yerlerin kamuya ait olduğunu, zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili; dava konusu taşınmazın davalı ... Belediyesinin görev, yetki ve sorumluluk alanı dışında kaldığını, Belediyeye husumet yöneltilemeyeceğini öne sürerek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili; dava konusu alanın kadastro çalışmaları sırasında tespit dışı bırakılan yerlerden olup bu haliyle Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunduğundan kazandırıcı zaman aşımı yoluyla kazanılmasının mümkün olmadığını, ayrıca Belediyenin yasal hasım konumunda olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalılar, davaya cevap vermemiştir.
İlk Derece Mahkemesince; davacı tarafın talebi ile Yargıtay tarafından onanan ... Tapulama Mahkemesinin ███████ Esas, 1983/9 Karar sayılı ilamın 3. fıkrasının aynı olduğu, bu durumda kesin hüküm hususunun tartışılması gerektiği, nitekim ... Tapulama Mahkemesinin ███████ Esas, 1983/9 Karar sayılı ilamındaki taraflar ile işbu davadaki tarafların aynı olduğu ve aynı sebebe ilişkin olduğu, aynı taraflar arasında aynı dava sebebine dayanarak aynı konuya ilişkin olarak açılan ikinci bir davada, birinci davada kesin hükme bağlanmış olan husus (HMK madde 303/1,2) hakkında kesin delil teşkil edeceği, bahsi geçen davada verilen kararın derecattan geçerek kesinleştiği ancak şeklen kesinleştirme şerhinin düzenlenmediği veya fiziken dosya içerisinde bulunmadığı, bu nedenle, şeklî anlamda kesinleşmiş olan ... Tapulama Mahkemesinin ███████ Esas, 1983/9 Karar sayılı ilamındaki hükmün eldeki dava yönünden maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceği, davacının dava açmadan ve yeni bir mahkeme kararına ihtiyaç duymadan da önceki Mahkeme kararını kesinleştirerek infazını sağlayabileceği, bu nedenle davacının eldeki davayı açmasında HMK'nın 114/1-h bendi gereğince hukuki yararının da bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b/1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un/HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!