Anahtar kelimeler: Akraba İstekli Babası Gaziantep Eşi Yardım İli Nun Kesinlik Hmk

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Gaziantep 14. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından adli yardım istekli temyiz edilmekle; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu′nun (HMK) 334/1. maddesindeki koşulların davacılar lehine gerçekleştiği dosya içeriğinden anlaşıldığından, davacıların adli yardım talebinin kabulü ile kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ın babası ... ... ile diğer davacı ...'nun eşi ...'nun akraba olduklarını, tarafların birleşerek Gaziantep ili, ... ilçesinde bulunan 21 88... parsel sayılı taşınmazı satın aldıklarını ve bu taşınmazı müşterek bir şekilde ekerek yıllarca işlediklerini, taşınmazın bulunduğu köyde yaşamadıkları için kadastro tesis işleminden yıllar sonra haberdar olduklarını ve geçen sürede o taşınmazı izlemeye devam ettiklerini, dava konusu taşınmazın hali hazırda davalı ... uhdesinde olduğunu, davalının bu taşınmazı Gaziantep Belediyesinden bedelsiz olarak devraldığını, taşınmazın 1972 yılında Gaziantep Belediyesi tarafından haksız şekilde yolsuz tescil yapılarak ... Belediyesine tescil edildiğini, müvekkillerinden ...'ın babası ... ...'ın Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı dosyası ile diğer davacının eşi ...'nun Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1980/Esas, ████████ Karar sayılı dosyası ile yapılan hatalı kadastro uygulamasının düzeltilmesi için dava yoluna başvurduğunu, ancak davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, o dönemde Gaziantep dahil bir çok ilde sıkıyönetim ilan edildiğini ve dönemin şartları kalabalık alanlara, karakol ve adliyelere girmemeyi gerektirdiğini, tescilin baştan itibaren yolsuz olmasının, tescilin dayanağı olan idari işlemdeki sakatlıklardan veya Kadastro Kanunu kapsamında hatalı tespitlerden kaynaklanabileceğini belirterek 21 88... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacılardan ...'ın babası müteveffa ... ... ve diğer davacı ...'nun eşi müteveffa ... adına eşit olarak tesciline ve davacılara miras payı oranında intikaline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın 10 yıllık hak düşürücü dolduktan sonra açıldığını, müvekkili Belediye'ye husumetin yöneltilmesinin yasal olmadığını, müvekkilinin dava konusu taşınmazın güncel maliki olmadığını, bu nedenle fiili ve hukuki hiç bir sorumluluğunun olmadığını, davacı yanın gerçek dışı iddialarına itibar edilmesinin mümkün olmadığını, davaya konu taleplerin daha önce Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas, ███████ Karar ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı yargılamalarına esas teşkil ettiğinin, mükerrer dava ve kesin hüküm yasağına giren davanın hukuken dinlenilebilir nitelikte olmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... Belediye Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu 21 88... parsel sayılı taşınmazın tesis kadastrosu ile 10.04.1973 tarihinde Gaziantep Belediyesi adına tescil edildiğini, 04.02.19 92... yevmiye numarası ile devir yoluyla müvekkili Belediye adına tescil gördüğünü, davacı tarafın kadastro tespiti öncesindeki vakıalara dayanarak tapu iptali ve tescil talebinde bulunmuş ise de bu talebin karşılanmasının hukuken mümkün olmadığını, 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacıların kadastro tespiti sırasında taşınmazı kullandıklarını iddia etseler de taşınmazın 2003 yılından günümüze kadar uydu görüntülerinde taşınmazda herhangi bir tarımsal faaliyette bulunulmadığının görüldüğünü, ayrıca davacıların hali hazırda ölü olan kişiler adına tescil talebinde bulunduğunu ileri sürerek açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştirIII. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının dava konusu ettiği taşınmazın dosyaya kazandırılan tapu kayıtları ve tapu kütük sayfasından davalı ... Belediyesi adına 10.04.1975 tarihinde tespit ve tescil edildiği daha sonra 04.02.19 92... yevmiye numarası ile diğer davalı ... Belediyesine tescil edildiği, tapu müdürlüğü tarafından taşınmazın tesis kadastro tutanağının davacı tarafından açılan diğer dosyaya gönderildiğine ilişkin cevap verildiği, Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesi ve 1. Sulh Hukuk Mahkemesine yazılan müzekkerelere ise dosyaların arşivde bulanamadığına ilişkin cevap verildiği, taşınmazın tesis kadastrosunun 1975 yılında kesinleştiği, bu haliyle 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde düzenlenen hak düşürücü sürenin de geçtiği, bu sürede dava açılamamasına ilişkin gerekçelerin yerinde olmadığı gibi davalılar arasında yapılan devrin yolsuz olduğu iddiasının da yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazın kadastro tespit tutanağı tüm aramalara rağmen bulunamamış ise de, ... Tapu Müdürlüğünün 02.11.2021 tarihli yazısı ve eklerindeki tapu kütük sayfası ve takyidatlı tapu kaydından dava konusu 168.458 metrekare yüz ölçümlü 21 88... parselin geldisi olan 11 81... parselin, Gaziantep Belediyesi adına olan kadastro tespitinin 10.04.1975 tarihinde kesinleştiği, 04.02.1992 tarihinde de Gaziantep Belediyesinin taşınmazı satış yolu ile ... Belediyesine devrettiği, dolayısıyla taşımazın kadastro tespitinin 1992 yılından önce kesinleştiğinin sabit olduğu, yapılan istinaf incelemesi sonucunda tüm dosya kapsamına göre; kadastro öncesi nedenlere dayalı olarak 21.10.2021 tarihinde açılan davanın 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde belirtilen 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı, bu nedenle Yerel Mahkemenin hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine ilişkin kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkillerinin dava konusu olan Gaziantep ili, ... ilçesi 21 88... parsel sayılı taşınmazı satın aldıklarını, ilgili taşınmazı müşterek bir şekilde arpa, buğday, mısır gibi tahıl ürünlerini ekerek yıllarca işlediklerini, söz konusu taşınmazla ilgili olarak ölü ...'nin mirasçılarının müvekkillerinin haklı malikliklerine delil olacak nitelikte beyanları ve görgüye dayalı şahitliklerinin mevcut olduğunu, kimi tanıklarının, dava konusu taşınmazın bulunduğu ada içerisinde halen birçok arazisi bulunduğunu, kadastro fotoğrafları dosya arasına alındığında dava konusu taşınmazın 1980'li yıllara kadar işlendiğinin anlaşılacağını, hatta taşınmazın buğday ekili ve harman zamanı çekilmiş fotoğraflarının mevcut olup dosyaya sunduklarını, ancak babalarının ölmesi ve çocukların şehir dışında meslek erbabı olmasından, taşınmazı ekip biçmediklerini ve yaşanılan hadiselerden ötürü taşınmaza bakamadıklarını, dava sürecinde dinlenilen tanık beyanlarının da dava konusu arazinin müvekkilleri tarafınca uzun yıllar boyunca ekilip bakıldığını kanıtladığını, müvekkillerinin yıllarca emek verdikleri taşınmazın yolsuz tescille devredildiğini öğrendiklerinde Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas ve ███████ Karar sayılı davayı açtıklarını ancak dönemin koşulları gereği davayı takip edemediklerini, dava takip edilemediği için olumsuz sonuçlandığını, dava konusu taşınmazın halihazırda davalı ... Belediyesinin uhdesinde olduğunu, davalının iş bu taşınmazı Gaziantep Belediyesinden bedelsiz olarak devraldığını, taşınmazın 1972 yılında Gaziantep Belediyesi tarafından haksız şekilde yolsuz tescil yapılarak ... Belediyesine tescil edildiğini, kadastro işleminin ve askı süresinin usulüne uygun yapılıp yapılmadığı araştırılmadan karara bağlanmasının usuli bir eksiklik olduğunu, ayrıca Mahkemenin davanın ıslah edilmemesine rağmen tazminat olarak değerlendirip nispi vekalet ücretine hükmetmesinin de hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeDava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Kadastro sonucu; Gaziantep ili, ... ilçesi, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan dava konusu 21 88... parselin geldisi olan 11 81... parselin tesis kadastrosu kesinleşme tarihinin 10.04.1973 olduğu, davanın ise 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra 21.10.2021 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, dava hak düşürücü süre nedeniyle reddedildiğine göre AAÜT'nin 7/2. maddesine göre hükmedilecek vekalet ücretinin maktu vekalet ücreti olması gerektiği halde İlk Derece Mahkemesince nispi vekalet ücretine hükmedilmiş olması isabetsiz ise de bu husus yargılamanın yeniden yapılmasını gerektirmediğinden hükmün aşağıda belirtildiği şekilde düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;1. Davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,2. Davacılar vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 4. bendinde yer alan "482.601,02 TL" ibaresinin hüküm yerinden çıkarılarak, yerine “9.200,00 TL maktu” ibaresinin yazılması suretiyle Mahkeme kararının DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,26.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.