Anahtar kelimeler: Ekskavatörü Mut Tamirat Servisi Motor Revizyonu İşlettiği Makinesinin Makineleri Model

T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

T.C.
ADANA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
: ███████
KARAR NO
: ███████
HAKİM
: ... ...
KATİP
: ... ...
DAVACI
: ...
VEKİLİ
: ...
DAVALI
: ...
VEKİLİ
: ...
DAVA
: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2023
KARAR TARİHİ
: █████/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: ...
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ... marka ... model iş makinesinin motor revizyonu ekskavatörü aldığını, ... İş Makineleri adlı davalının işlettiği yetkili servisi arasında tamirat için anlaşıldığını, 14.500,00 TL olarak belirlenen bedel karşılığında aracın kullanıma hazır bir şekilde devredileceği hususunda anlaşıldığını ve █████/2021 tarihinde kredi kartı ile ödeme yapıldığını ve Mersin ili Mut ilçesine getirip teslim edildiğini, ekskavatörü çalıştırmak üzere müvekkilinin operatör çağırdığını, operatörün iş makinesinin kontağını çevirdiğini ve bir ses gelerek motorun arıza verdiğini ve kilitlendiğini, yetkili servis çalışanının motoru söküm tamir için servise götürdüğünü, davalıya ait ... İş Makineleri Yetkili Servisi tarafından █████/2022 tarihinde malzemeler için toplam 43.130,00 TL fiyat teklif edildiğini, yetkili servis tarafından yapılan motor için garanti verilemeyeceğinin söylenmesi üzerine müvekkilinin tamiratın yapılmasını kabul etmediğini ve motoru sökülmüş parçalar halinde ... İş Makinaları yetkili servisinin teslim aldığını ve beraberindeki ustaların incelemesinden sonra önceki yapılan ustalıktan kaynaklı sorun olduğu ve bu sebeple bu kadar zararın oluştuğunun belirtildiğini, parça bedeli ve işçilik 57.315,00 TL ödeme yapılması hususunda anlaşıldığını belirterek fazlaya ilişkin her türlü talep hakları saklı kalmak kaydıyla ikinci tamirat dolayısıyla yapmış olduğu 250,00 TL'nin ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, kısmı alacak davası olarak; 35 günlük çalışma dolayısıyla oluşan 250,00 TL tutarındaki mahrum kalınan gelir sebebi ile dava tarihinden itibaren işleyecek faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacı müvekkiline verilmesi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı tarafça ödenmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının tacir olmadığını, küçük esnaf olarak çalıştığını, davanın ticaret mahkemesinde değil görevli Asliye hukuk mahkemesinde açılması gerektiğini, müvekkili tarafından yapılan hizmette herhangi bir eksik ve ayıbın söz konusu olmadığını, davacı tarafından süresi içinde kesinlikle ayıp ve kusur ihbarında bulunulmadığını, anlaşmaları üzerine █████/2021 tarihinden davacının istediği işlemlerin yapıldığını ve çalışır vaziyette kontrolleri yapılarak teslim edildiğini, sonra iş makinesinde başka bir arızanın meydana gelmesi nedeni ile iş makinesi motorunun incelendiğini ve █████/2021 tarihinde teklif sunulduğunu, ve fiyatta ve garanti konusunda anlaşamadığını, davacı iş makinesinin motorunu alarak başka iş yerine yaptırdığını, müvekkili tarafından orijinal parçalar kullanılmak istendiğini, buna göre de 500 saat veya 6 ay süre ile ... yetkili servisi olarak garanti verildiğini, davacı 2 yıl garanti istediği için ve orijinal parça istemediği için anlaşamadıklarını belirterek haksız davanın reddine, görevsizlik kararı verilerek dosyanın görevli asliye hukuk mahkemesine gönderilmesini, davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Taraflar arasındaki uuşmazlık alacak davasından kaynaklanmaktadır.
Adana 5 Ocak Vergi Dairesinin █████/2023 tarihli yazı cevabında; davalının Motorlu Kara Taşıtlarının Genel Bakım ve Onarım Hizmetleri faaliyetine başladığı ve halen devam ettiği, 2020 ve 2021 dönemlerinde bilanço usulüne göre defter tuttuğunun tespit edildiği belirtilmiştir.
Mut Kaymakamlığı Mal Müdürlüğünün █████/2023 tarihli yazı cevabında; davacının 2005 yılı içerisinde Kara Yolu ile Şehirler Arası Yük Taşımacılığı işine başladığı, 2020 ve 2021 yılları içinde birinci sınıf tüccar sayılma hadlerinin altında kaldığı belirtilmiştir.
Mersin Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne yazılan müzekkereye verilen cevabi yazıda; davacının şahıs işletmesi ya da şirket ortaklığı kaydına rastlanılmadığı belirtilmiştir.
Adana Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne yazılan yazıya verilen cevabi yazıda; davalının kaydına rastlanmadığı belirtilmiştir.
Mersin Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanlığı'nın █████/2023 tarihli yazı cevabında; davacının █████/2005 tarihinde kamyon işletmesi, █████/2016 tarihinde Servis aracı işletmesi meslek dallarında kayıt yaptırdığı ve kaydının devam ettiği bildirilmiştir.
Adana Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanlığının █████/2023 tarihli yazı cevabında; davalının iş makinaları tamiratı mesleğinde sicil kaydının olduğu ve kaydının devam ettiği bildirilmiştir.
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmış, maddenin (a) bendinde bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ile çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve çekişmesiz yargı işi sayılacağı belirtilmiştir. Bir uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olabilmesi için, her iki tarafın da Ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir.
Aksine düzenleme bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine ve tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalara bakmakla görevlidir. (TTK'nın 5/1.) TTK'nun 3. maddesi ise, ”Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir” hükmünü içermektedir.
Ticari davalar, mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olmak üzere iki gruba ayrılmaktadır.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın sırf dava konusunun TTK'da düzenlenmesi nedeniyle ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar TTK'nın 4/1. maddesinde bentler hâlinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra ve İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu gruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar ise, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması hâlinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava hâline getirmez.
Toplanan deliller ve dosya kapsamına göre, uyuşmazlığın taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı olarak davalı tarafından davacıya gönderilen ekskavatörün ayıplı ifa edilip edilmediği, ayıplı ifa edilen ekskavatöre ilişkin olarak ödenen bedelin davacı tarafından davalıdan talep edilip edilemeyeceğinden kaynaklı alacak davası olduğu bu haliyle uyuşmazlığın mutlak ticari dava niteliğinde bulunmadığı, Mersin Mut Mal Müdürlüğünün █████/2023 tarihli yazı cevabı kapsamında; davacının işletme hesabına göre defter tuttuğunun bildirildiği, Adana ve Mersin Ticaret Sicil müdürlüğünün cevabi yazısında; davacının ve davalının kaydına rastlanılmadığının bildirildiği, bir davanın nispi ticari dava olarak kabul edilebilmesi için TTK'nın 4/1. maddesine göre her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davalarından olmasının gerektiği, verilen yazı cevapları incelendiğinde davacının işletme hesabına göre defter tuttuğu, davalının ise bilanço usulüne göre defter tuttuğunun bildirildiği, davacının ticaret sicil kaydının bulunmadığı, davacının Esnaf ve Sanatkarlar odasında kaydının bulunduğu, dolayısıyla davacının esnaf olduğu ve Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanlığı'nın gelen cevapta davacının Servis aracı işletmesi işiyle uğraştığı dava konusu aracın bu faaliyeti ile ilgili olmadığı durumu birlikte değerlendirildiğinde, taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olmadığı anlaşılmakla 6100 sayılı HMK.nun 114/1-c maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK.nın 115/2 maddesi gereğince davanın mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilerek, görevli ve yetkili mahkemenin Adana Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğuna ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Nedenleri gerekçeli kararda açıklanacağı üzere;
1-6100 sayılı HMK.nun 114/1-c maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK.nın 115/2 maddesi gereğince davanın mahkememizin görevsizliği nedeniyle DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE,
2-6100 sayılı HMK.nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli ADANA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
3-6100 sayılı HMK.nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmediği takdirde, mahkememizce DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verileceğinin ihtarına (tebliğ ile beraber),
4-6100 sayılı HMK.nın 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
5-6100 sayılı HMK.nın 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise, talep halinde mahkememizce verilecek ek kararla dosya üzerinden bu durumun tespiti ile davacıların yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmesine,
Dair, HMK.'nun 341/1 ve 345.maddesi gereğince; kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde, aynı yasanın 343. Maddesi gereğince mahkememize ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile İSTİNAF YOLUNA başvurulabileceği belirtilerek taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2024
Katip ...
e- imzalıdır
Hakim ...
e- imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!