Anahtar kelimeler: Hala Dolmasına Düşecek Erzurum Hissedarlar Devrinin Maliki Arsa Sahibine Payı

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: ... 2. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ███████ E., ███████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davacının müşterek maliki olduğu 1756 ada, 6 parsel sayılı taşınmaza ilişkin davalı yüklenici şirket ve hissedarlar arasında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye göre arsa sahibi davacıya düşecek dairenin devrinin sözleşmede öngörülen süre dolmasına rağmen hala davacı arsa sahibine yapılmadığını belirterek sözleşme gereğince davacıya devri taahhüt edilen 4. kat Kuzeydoğu cephesindeki 2+1 nitelikli bağımsız bölümün davalı adına olan tapusunun iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, dairenin tesliminde yaşanan gecikmeden kaynaklı olarak şimdilik 3.000,00 TL maddi zararın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; anlaşma gereği binanın zamanında bitirildiğini, iskân ruhsatının alındığını, ancak davacının ödemesi gereken bedeli ödemediği için dairenin kendisine devredilmediğini, binanın tamamlandığı ve kararlaştırılan 115.000,00 TL’nin ödenmesi halinde dairenin devredileceği hususunun davacıya ihtar da edildiğini, herhangi bir ödeme yapılmadığını, davanın haksız açıldığını belirterek, davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının, davacının oğlu ve vekili olan dava dışı ........ ile yapılan protokoller doğrultusunda 115.000,00 TL davacıdan alacaklı olduğu, alacağın ödenmesi halinde taşınmaz devrinin gerçekleşeceğini ifade ettiği, davalının sunmuş olduğu protokoller incelendiğinde dava dışı ....’ın davalı ile yaptığı birbiriyle bağlantılı protokollerde 17.08.2020 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine atfen hem kendi adına asaleten hem de vekil olduğu ... adına vekaleten hareket ederek, kendi lehine alacak hakkı vekil olduğu ... adına da borç doğurucu sözleşmeler yaptığının anlaşıldığı, dava dışı .......ın protokollerle kendi durumunu güçlendiren vekaleten hareket ettiği davacı ...'ın durumunu zayıflatacak şekilde TBK'nın 506. maddesinde düzenlenen vekilin sadakat ve özen borcunu ihlal ettiğinin anlaşıldığı, öte yandan noterde düzenleme şeklinde yapılan sözleşmede değişiklik yapılmasının sözleşmenin yapılış şekline bağlı olarak noterde düzenleme şeklinde yapılması gerektiği, bu haliyle 115.000,00 TL ödeme karşılığı dairenin devredileceğini düzenleyen protokol hükümlerinin uygulanmasına yasal olanak bulunmadığı, davacının arsa payını devir borcunu yerine getirdiği, davalının binanın tamamlanması sonrası dava konusu 19 no.lu bağımsız bölüm dairenin davacı arsa sahibine devir borcunu yerine getirmediği anlaşılmakla sözleşme hükümlerinin ayakta olması karşısında davanın kabulüne karar vermek gerektiği, gecikme nedeniyle tazminat istemi yönünden sözleşmede inşaatın teslim tarihi olarak "2021 yılı sonu" şeklinde düzenleme bulunduğu buna göre dava tarihi itibarıyla 1 ay 16 gün gecikmenin bulunduğu anlaşılmakla borcun ifasına ilişkin tarih belirlendiğinden sözleşmede düzenlenmese dahi davacının gecikmeden kaynaklı tazminat talep hakkı bulunduğu, 2022 ocak ayı için bilirkişi tarafından 1.902,81 TL kira bedeli belirlendiği, 2022 yılı şubat ayında 16 gün için 1165,87 TL kira bedeli işlediği davacının toplam talebinin 3.000,00 TL olması nedeniyle taleple bağlı kalınarak davanın kabulü ile 19 no.lu bağımsız bölüm sayılı taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, davacının tazminat talebinin kabulü ile 3.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile TBK'nın 13. maddesi gereğince kanunda öngörülen şekilde yapılması gereken bir sözleşmenin değiştirilmesinde de aynı şekle uyulması zorunlu olduğundan, noterde düzenleme şeklinde yapılan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin de aynı şekilde tadil edilmesi gerektiği, davalı vekilince, protokollerin imzalanması sonrasında düzenleme şeklinde taşınmaz vaadi ve arsa payı kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığı belirtilmiş ise de, noter onaylı sözleşmede bedel ödeneceğine ilişkin bir hükmün yer almadığı ve imzalandığı iddia olunan protokollere herhangi bir atıf da yapılmadığının anlaşıldığı, taraflar arasında 3819 yevmiye no.lu arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin imzalandığı, bu sözleşmede olmamasına rağmen, daha önce imzalanan protokolde, arsa sahibinin yükleniciye nakit bedel ödemesinin öngörüldüğü, bu haliyle arsa sahibinin konumunu ağırlaştırıcı vasıfta olup, sözleşmenin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan TBK'nın 13. maddesi hükmünce noterde düzenleme şeklinde yapılmamış olması sebebiyle geçersiz ve arsa sahibini bağlayıcı nitelikte bulunmadığının anlaşıldığı belirtilerek başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1. Davalı vekili temyiz dilekçesinde;a. Davalı şirket ile mirasçılar adına hareket eden dava dışı .... arasında düzenlenen 04.09.2018, 11.08.20 20... .08.2020 tarihli protokollerden sonra anlaşma sağlanarak ... 2. Noterliği'nin 17.08.2020 tarih ve ... yevmiye no.lu düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi ve arsa payı kat karşılığı inşaat sözleşmesinin düzenlendiğini, yani iş bu protokollerdeki edimlerin yerine getirileceğinin davacı tarafından kabul ve taahhüt edilmesiyle söz konusu arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin kurulduğunu, 17.08.2020 tarihli sözleşmeden sonradan yapılan bir değişiklik olmadığını, İlk Derece Mahkemesinin bu yöndeki tespitinin hatalı olduğunu,b. Dava konusu taşınmazda davacı ... ile çocuklarının miras payı oranında pay sahibi iken tapuda devir işlemlerinin kolay olması için diğer mirasçıları temsilen ...'a pay devri yapıldığını, yani dava dışı ...... ile diğer kardeşlerinin de taşınmazda pay sahibi olduğunu, bu halde yerel mahkemenin "...davacı ...'ın durumunu zayıflatacak şekilde TBK 506. maddesinde düzenlenen vekilin sadakat ve özen borcunu ihlal ettiği anlaşılmaktadır" şeklindeki gerekçesinin yerinde olmadığını, gerçek durumun göz ardı edilerek sanki arsanın sadece davacıya aitmiş gibi dava dışı .... vekillik görevini kötüye kullanarak hareket etmiş ve davacının edimi olan borçtan bilgisi yokmuş gibi davanın kabulüne karar verilmesinin haksız olduğunu,c. Ayrıca dava dışı ....2019 yevmiye no.lu vekaletnameye göre davacının taşınmazını satmaya, satış bedellerini almaya, sulh ve ibraya, atış vaadi sözleşmesi yapmaya, imzalamaya, sözleşme koşullarını ve cezai şartlarını dilediği şekilde tespite....vs yetkisi bulunduğunu,d. Dava konusu inşaatın süresi içerisinde tamamlanarak teslime hazır hale getirildiğini, 31.12.2021 tarihli yapı kullanma izin belgesinin alındığını, davacının davalı şirkete ödenmesi gereken 115.000,00 TL'yi ödemediği için tapu devrinin yapılmadığını, 22.02.2022 tarihli ihtarname ile de 115.000,00 TL'nin ödenmesi halinde tapu devrinin yapılacağının bildirildiğini, davalı şirketin temerrütü bulunmadığını, bu nedenle gecikme nedeniyle tazminata hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca tapu iptal ve tescil, geç teslim nedeniyle ... zararın tazmini istemlerine ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeple;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,07.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.