Anahtar kelimeler: Nafakalar Nafakaların Erkek Kadın İlkelere Kesinlik Şartı Eksiklikleri Kusur Hakim
2. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi

SAYISI
: 2024/... E., ████████ K.
Taraflar arasında görülen ve istinaf incelemesinden geçen karşılıklı boşanma davasında bozma sonrasında yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince verilen yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, tazminatlar ve nafakalar yönünden; davacı kadın vekili tarafından ise tazminatların ve nafakaların miktarı yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle tedbir nafakasına ilişkin hükmün bozma kapsamı dışında kalarak kesinleştiği Mahkemece son karar tarihinden itibaren tedbir nafakası olarak hükmedilen nafakanın iştirak nafakası niteliğinde olduğundan sonuca etkili olmadığının ve iştirak nafakasının boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren hüküm ifade edeceğinin anlaşılmasına göre davacı kadının tüm; davalı erkeğin aşağıdaki paragraf kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Islah kurumu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 176 ncı ve devamı maddelerinde ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Islah, davacı veya davalının, iddianın ve savunmanın değiştirilmesi yasağı kapsamındaki usul işlemlerini, karşı tarafın iznine ve hâkimin onayına bağlı olmaksızın belli kurallar çerçevesinde bir defaya mahsus olmak üzere düzeltmesini sağlayan bir usul hukuku kurumudur. Islahın zamanı ve şekli, 6100 sayılı Kanun'un 177 nci maddesinde düzenlenmiştir. İlgili maddenin birinci fırkasında "Islah, tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilir." hükmü yer almakta olup 22.07.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7251 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 18 inci maddesi ile birinci fıkradan sonra gelmek üzere ikinci fıkra olarak "Yargıtayın bozma kararından veya Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararından sonra dosya İlk Derece Mahkemesine gönderildiğinde, İlk Derece Mahkemesinin tahkikata ilişkin bir işlem yapması hâlinde tahkikat sona erinceye kadar da ıslah yapılabilir. Ancak bozma kararına uymakla ortaya çıkan hukuki durum ortadan kaldırılamaz." hükmü getirilmiştir. Böylelikle kanunda öngörülen şartları sağladığı takdirde Yargıtay bozma kararı ve Bölge Adliye Mahkemesi gönderme kararından sonra da ıslah yapılabilmesi mümkün kılınmıştır.
Somut uyuşmazlıkta, taraflar arasındaki karşılıklı boşanma davasında İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına, kadın lehine 30.000,00 TL maddî ve 30.000,00 TL manevî tazminata, kadının yoksulluk nafakası talebinin reddine karar verilmiştir. Kararın kadın vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. Dairemizce tazminat miktarlarının ve iştirak nafaka miktarının az olduğu gerekçesi ile hükmün bozulmasına, sair yönlerden onanmasına karar verilmiştir.
Davacı kadın vekili, dava dilekçesinde 50.000,00 TL maddî ve 100.000,00 TL manevî tazminat talebinde bulunmuştur. Yargıtay bozma kararı sonrası davacı kadın vekili 14.03.2024 tarihli ıslah dilekçesi ile kadın lehine maddî ve manevî tazminat taleplerini arttırmak amacıyla kısmi ıslah talebinde bulunmuş olup ıslah dilekçesiyle maddî ve manevî tazminat istemini 5.000.000,00'ar TL'ye çıkarmıştır. Bozma sonrası tahkikat işlemi yapıldığında maddî tazminat miktarını ıslah yolu ile artırmasında bir engel bulunmamakla birlikte manevî tazminatın niteliği itibariyle tek ve bölünemez olduğu, bölümler halinde istenemeyeceği, başlangıçta talep edilen tazminat miktarının ıslahla da olsa artırılamayacağından kadının dilekçeler aşamasındaki 100.000,00 TL olan talebi dikkate alınarak uygun bir manevî tazminat takdir edilmesi gerektiği halde, yazılı şekilde ıslah edilen miktar da dikkate alınarak tazminata karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararının manevî tazminat yönünden BOZULMASINA,
2.Davacı kadının tüm; davalı erkeğin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan kararın bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden ...'e iadesine,
Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz eden ...'ya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine.
05.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!