Anahtar kelimeler: Aydin Aydın Vade Keşideci Yazim Ortağı Gösterdiği Layihalar Dinlenip İstenmiş

DOSYA NO
: ████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: AYDIN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2025NUMARASI
: ████████ E. ███████ K.DAVANIN KONUSU
: AlacakKARAR TARİHİ
: 08.05.2026KARAR YAZIM TARİHİ
: 08.05.2026Aydın Asliye Ticaret Mahkemesinin 09.01.2025 tarih ████████ E. ███████ K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
: Davacı vekili, davalının müvekkili şirketin ortağı ve yetkili temsilcisi olduğunu, davacı şirketi keşideci olarak gösterdiği █████/2014 düzenleme, █████/2014 vade tarihli 330.000,00 TL bedelli bonoya dayanarak █████/2014 tarihinde şirket aleyhine Söke İcra Dairesinin ████████ E. sayılı dosyasında ilamsız icra takibi başlattığını, takip dosyasında, █████/2014 ve █████/2014 tarihlerinde yapılan hacizlerde fabrika alet makine ve ekipmanları ile fabrikada mevcut 120 balya (26.600 Kg) işlenmiş pamuğun haczedilip yed-i emine teslim edildiğini, 120 balya işlenmiş pamuğun 116.635,68 TL olarak kıymetlendirilip alacağa mahsuben alacaklıya verildiğini, dolayısıyla takip dosyasında 116.635,68 TL'nin haricen tahsil edildiğini, Söke 1. AHM ████████ E. ████████ K. sayılı dosyasında takip konusu bonodan dolayı davacı şirketin borçlu olmadığının tespitine karar verildiğini, İİK md. 72/5 uyarınca icranın iadesinin istendiğini, icra dairesince haczedilip satılan malların toplam bedeli olan 46.500,00 TL'nin davacıya iadesine karar verildiğini, ancak pamuk bedeli olan 116.635,68 TL'nin icra kasasına girmiş bir para olmadığından iade kapsamına alınmadığını iddia ederek, 116.635,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.CEVAP
: Davalı vekili, davacının ödendiğini beyan ettiği 116.635,68 TL için 18.03.2014 tarih 30998 nolu faturanın davacı şirket tarafından düzenlenerek haricen müvekkiline verildiğini, davacı tarafça 18.03.2014 tarihli ödemeden sonra 12.06.2014 tarihinde menfi tespit davası açıldığını, ancak bu ödemenin istirdatının davada talep edilmediğini, müvekkilinin gerçek bir alacağının bulunduğunu, borcu ödedikten sonra 1 yıllık hak düşürücü süre içinde dava açılmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, Söke 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ E. ████████ K. sayılı dosyasında davacının eldeki dosya davacısı, davalının ise eldeki dosya davalısı olduğu, davanın menfi tespit davası olduğu; davalının davacı şirketin müdürü sıfatıyla kendisi lehine kambiyo senedi düzenlediği, bu senede dayalı olarak icra takibi başlattığı, temsilcinin kendisi ile işlem yapmasının kural olarak yasak olduğu, iyiniyet-sadakat borcu kapsamında temsil ettiği şirketin çıkarına aykırı olarak yapılan işlemin sakat olduğu gerekçesiyle menfi tespit davasının kabul edildiği, istinaf incelemesinde icra takibi esnasında ancak menfi davası açılmadan haczedilen ve harici tahsil olarak icra dosyasına bildirilen pamuk bedeline isabet eden 116.635,68 TL bakımından dava kendiliğinden istirdat davasına dönüşmeyeceği gerekçesiyle ile bu miktar bakımından verilen kararın kaldırıldığı, hükmün Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği, davalı her ne kadar alacağın zamanaşımına uğradığı iddiasında bulunmuşsa da, icra takibine konu edilen 330.000,00 TL bedelli senede ilişkin olarak başlatılan icra takibi sebebiyle haczedilen pamukların bedeline ilişkin açılan dava bakımından menfi tespit davası ile zamanaşımının kesildiği; Söke 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ esas ████████ karar sayılı dosyası ve İzmir BAM 11. HD ███████ Esas-█████████ Karar sayılı ilamı uyarınca davalının davacı şirketin müdürü sıfatıyla kendisi lehine kambiyo senedi düzenlediği, bu senede dayalı olarak icra takibi başlattığı, temsilcinin kendisi ile işlem yapmasının kural olarak yasak olduğu, iyi niyet -sadakat borcu kapsamında temsil ettiği şirketin çıkarına aykırı olarak yapılan işlemin sakat olduğu, davalının lehtar, davacının borçlu olduğu 330.000,00 TL bedelli bono sebebiyle başlatılan icra takibi sebebiyle haczedilerek davalıya bırakılan pamukların değerinin davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 116.635,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.İSTİNAF NEDENLERİ
: Davalı vekili, davanın HMK 316. madde uyarınca basit muhakeme usulüne tabi olduğunu, tarafların cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçesi sunamayacaklarını, davacının iddiasını değiştiren bir iddiada bulunarak cevaba cevap dilekçesi verdiğini, davacının gerek dava şartı arabuluculuk sürecinde gerekse dava dilekçesinde istirdat talebinde bulunduğunu, ancak usulsüz olarak sunduğu cevaba cevap dilekçesinde dava konusu istemin İİK 72 maddesi kapsamında istirdat istemi değil genel hükümlere göre TBK m. 77 vd hükümlerine göre açılmış sebepsiz zenginleşmeye dayalı istirdat davası olduğunu beyan ettiğini, mahkemece istirdat talepli davanın açıkça alacak davası olarak değerlendirildiğini, sebepsiz zenginleşmeye dayalı davalarda 2 ve 10 yıllık zamanaşımı sürelerinin uygulandığını, 116.635,00 TL alacağın dava konusu olmadığı menfi tespit davasının zamanaşımını kestiğine dair gerekçenin hatalı olduğunu, İİK 72/7 fıkrası uyarınca borçlu ödemiş olduğu parayı ödediği tarihten itibaren bir sene içinde umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geri alınmasını isteyebileceğini, ancak davacının 18.03.2014 tarihli ödemeden sonra 1 yıllık hak dürücü süre içinde istirdat davası açmadığını, ödemenin menfi tespit davasından önce olduğunu, müvekkilinin ispatlanmış gerçek bir alacağı olduğunun davacı şirketin defter ve kayıtlarında yer aldığını, 1 yıllık hak düşürücü sürenin ödemenin yapıldığı tarihe göre hesaplanması gerektiğini, arabuluculuk başvurusunda sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak talebinde bulunulmadığını, dava 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 18/A ve HMK uyarınca dava şartı yokluğundan davanın usulden reddedilmesi gerektiğini, davacının kendi şirket defter ve kayıtlarında müvekkiline borcu olduğunu, icra dosyası kapsamında ödendiği iddia edilen 116.635,68 TL'nin 12.02.20214 tarihinde fiilen haczedilen 035 parti 120 balya pamuğun şirket yetkilisi olarak davalının düzenlediği ve davalıya teslim edilen 18.03.2014 tarihli 30998 nolu faturanın karşılığı olduğunu, başkaca ödenen bir bedel bulunmadığını, davacı pamuk bedeli olduğunu bildiği halde haricen para ödediğini ileri sürerek mahkemeyi yanılttığını, Söke 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ E sayılı dosyasında görülen menfi tespit davasında davacı şirketin defter ve kayıtlarının bilirkişilerce incelendiğini, müvekkilinin alacaklı olduğunun tespit edildiğini, aynı zamanda 116.635,00 TL'nin şirketin borcundan düşüldüğünün belirtildiğini, menfi tespit davası dilekçesinde ve davanın yargılaması sırasında 116.635,68 TL'nin iadesinin talep edilmediğini, İzmir BAM 11. HD ███████ E █████████ K sayılı 16.09.2022 tarihli kesinleşmiş kararı ile 116.635,68 TL'nin davacıya ödenmeyeceğine dair kararının kesin hüküm teşkil ettiğini, 19.07.2011-27.01.2014 tarihleri arasında davacı şirketin ortağı olup davacıdan alacaklı olan müvekkilinin Söke 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin ███████ E sayılı dosyasında alacak davası açtığını, bu davanın derdest olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere müvekkilinin alacağının takasının söz konusu olduğunu, davacının borçlu olmadığı bir parayı ödeyerek müvekkilini zenginleştirmiş olmadığını, müvekkilinin 24.01.2014 tarihinde hisselerini devrederek davacı şirketten ayrıldığını, fatura tarihinin 18.03.2014 olduğunu, davacının kendi yasal şirket defter ve belgelerinde kayıtlı borcuna ilişkin olarak fatura kesip ve kendi şirket defter ve belgelerine işleyerek müvekkiline ödediğini, ödemenin 18.03.2014 tarihinde yapıldığını, öğrenmenin üzerinden 2 ve 10 yıllık zamanaşımı süreleri dolduğundan sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanılarak dava açılmasının mümkün olmadığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.GEREKÇE
: Dava, davalı alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak başlatılan icra takibi kapsamında, haricen yapılan ödemenin davalıdan istirdatı istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.Söke 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ E. ████████ K. sayılı menfi tespit davasında, kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibine dayanak bono nedeniyle davacı şirketin davalıya borçlu olmadığına karar verildiği, bu kararın davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 16.09.2022 tarihli ███████ E. █████████ K. sayılı kararı ile, 18.03.2014 tarihli 116.635,68 TL tutarında "Mahlıç pamuk 035 partisi" açıklamalı fatura bedelinin menfi tespit davasının açılmasından önce davalıya ödendiği, bu tutar yönünden dava dilekçesinde herhangi bir talep bulunmadığı, fatura tutarı olan 116.635,68 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-b-2 md gereğince kaldırılmasına, kaldırılan hükmün yerine geçmek üzere davanın kabulü ile, davacının davalıya Söke 1. İcra Müdürlüğü'nün ████████ Esas sayılı dosyası ve takip mesnedi █████/2014 tanzim, 03.02.2014 vade tarihli, 330.000,00 TL bedelli, keşidecisi .... Şti, lehdarı ... olan bono nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, bu kararın da davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin █████████ E. █████████ K. Sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmiştir. Eldeki davada ise 18.03.2014 tarihli 116.635,68 TL tutarındaki fatura karşılığında davalıya ödenen tutarın davalıdan istirdatı talep olunmuştur.Davalı vekilince, müvekkilinin davacı şirketin ticari defterlerine göre davacı şirketten alacaklı olduğunu iddia etmekte ise de, söz konusu fatura ile pamuk satışı nedeniyle haricen tahsil edilen tutarın davalı vekilince 21.05.2014 tarihli dilekçe ile Söke 1. İcra Müdürlüğünün ████████ E. Sayılı takip dosyasına bildirilmiş olmakla, bu tutarın bono borcuna mahsuben tahsil edildiğinin kabul edilmiş olduğu anlaşıldığından, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Davalı vekili, istirdat istemi yönünden zamanaşımı süresinin dolduğu iddia edilmiş olup, menfi tespit davasının kesinleşme tarihi olan 18.04.2024 tarihi itibariyle davacının istirdat istem hakkının doğduğu dikkate alındığında, ilk derece mahkemesinin zamanaşımının menfi tespit davasının açılması ile kesildiği yönündeki kabulünün yerinde olduğu kanaatine varılarak, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir.Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 7.967,33-TL'nin peşin alınan 1.991,84-TL'den mahsubu ile fazla yatan 5.975,49-TL harcın istek halinde davalıya iadesine,3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasınaDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.08.05.2026