Anahtar kelimeler: Florya Merter Tutmadığından Çeklere İbrazında İmzası Şube Örneği Şubesinden Firmalar

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ12. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: █████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2019NUMARASI
: ████████ Esas ████████ KararDAVA
: TazminatDAVA TARİHİ
: █████/2018İSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2026Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;DAVA
: Davacı vekili; davacıya davalı bankanın Merter şubesinden 4 adet Florya şubesinden ise 1 adet çekin ticari ilişki içinde bulunduğu firmalar tarafından teslim edildiğini, (Seri numaralar: ...,...,...,... / Florya şube seri no:...). Bankaya ibraz edilen çeklere keşideci imzası ile banka kayıtlarındaki imza örneği tutmadığından işlem yapılamadığını, çekin süresinde bankaya ibrazında karşılığı bulunmaması durumunda yasa gereğince bankanın sorumluluğu asgari miktarın ödenmesi talebini de içerdiğini, TTK'nın 801 ve 815. maddeleri uyarınca bankanın çekteki keşideci imzasını kontrol etme yükümlülüğü olduğunu, çekin sıhhati bakımından mahkemece çekteki imzanın keşideciye ait olup olmadığı hususunda araştırma ve inceleme yapılarak bankanın sorumluluğu yönünden de değerlendirme yapılması gerektiğini, bankaların BDDK kapsamında faaliyet gösterdiklerini, bankanın çeklerde yer almakta olan imza sirkülerini gereken dikkat ve özene aykırı şekilde denetlememiş olması ve uygun şekilde kontrol etme yükümlülüğüne aykırı davranmış olması nedeniyle fazlaya ilişkin hakların saklı kalmak kaydı ile 500-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.Mahkemece; █████/2018 tarihli ara karar ile "Davacı vekiline taleplerini netleştirebilmesi ve davalı tarafın sorumluluğuna ilişkin beyanlarını sunabilmesi için 2 haftalık kesin süre verilmesine" karar verilmesi üzerine davacı vekili █████/2018 tarihli dilekçesi ile; "davanın konusu bankanın ödemediği banka yükümlülük tutarı tahsili talebi değildir.Huzurdaki dava, davalı basiretli tacir bankanın, çeklerde yer almakta olan imza sirkülerini gereken dikkat ve özene aykırı bir şekilde denetlememiş olması ve kontrol yükümlülüğü yerine getirmemiş olması nedeniyle müvekkil firmanın uğradığı zararın tazmini için, kısmi dava olarak açılmıştır. Bu sebeple; aşamalarda yapılacak inceleme ve bilirkişi incelemesi neticesinde zararın tespiti ile talebimiz artırılacak olup, eksik harç tamamlanacaktır." denilmiştir.CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu çeklere imza tutmadığından işlem yapılamadığı yönündeki davacı taraf iddiaları gerçeğe aykırı olduğunu, dava konusu çeklerin karşılıksız yazıldığını ve banka sorumluluk bedellerinin ödendiğini, davacı tarafça dava konusu çeklerin bankaya ibraz edildiğini, keşideci imzaları ile banka kayıtlarında yer alan imzaların uyuşmadığı gerekçesi ile çekler için işlem yapılamadığını ve çeklerin bedellerinin bu gerekçe ile ödenemediğini iddia ettiğini, ancak bu iddianın gerçeğe aykırı olduğunu, çek bedellerinin ödenememiş olmasının sebebi imza uyuşmazlığı olmadığını, çeklerin ibraz tarihinde çeklerin keşide edildiği hesaplarda karşılığı bulunmaması olduğunu, huzurdaki davanın erken açıldığını, keşidecilere çek karnesi verilirken gerekli inceleme yapıldığını, keşidecinin sosyal-ekonomik durumu tespit edildiğini, yeterli inceleme yapan davalı bankaya kusur izafe edilmesinin mümkün olmadığını, davanın husumet yokluğu nedeniyle reddini, erken açılan işbu davanın beyanlar doğrultusunda esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEME KARARI
: Mahkemece; dava ..., ..., ..., ...,... seri numaralı çeklerin bankaya ibrazına rağmen davalı banka tarafından çeklerdeki imzaların tutmadığı için işlem yapılmadığı, davalı bankanın özen yükümlüğünü ihlal ederek çekteki imzanın keşideciye ait olup olmadığını kontrol etmemesi nedeni ile davacının alacağını tahsil edemeyerek zarara uğradığı iddiasına dayalı maddi tazminat davası olduğu, yapılan incelemede bütün çeklerin davalı bankaya ibraz edildiği, davalı banka tarafından ibraz tarihinde çekin karşılığı bulunmadığı yönünde işlem yapıldığı anlaşılmakla ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiştir.İSTİNAF SEBEBLERİ
: Davacı vekili; müvekkile davalı bankanın Merter şubesinden 4 adet; Florya şubesinden ise 1 adet çek, ticari ilişki içerisinde bulunduğu firmalar tarafından teslim edildiğini (Merter şube seri numaraları: ..., ..., ..., ... / Florya şube seri numarası: ...), Bankaya ibraz edilen çeklere "keşideci imzası ile banka kayıtlarındaki imza örneği tutmadığından" işlem yapılamadığını, çekin süresinde bankaya ibrazı, karşılığı bulunmaması halinde yasa gereğince bankanın da sorumluluğu asgari miktarın ödenmesi talebini de içerdiğini, TTKnın801 ve 815 maddeleri uyarınca bankanın çekteki keşideci imzasını kontrol etme yükümlülüğü olup, çekin sıhhati bakımından mahkemece çekteki imzanın keşideciye ait olup olmadığı hususunda araştırma ve inceleme yapılarak bankanın sorumluluğu yönünden de değerlendirme yapılması gerektiğini, muhatap banka çek anlaşması dolayısıyla, keşideciye karşı, ödenmek üzere kendisine karşı ibraz edilen çeki, imzanın gerçek ve içeriğinde tahrifat olup olmadığı açısından kurallara uygun ve itinalı şekilde kontrol etmek borcunu yüklendiğini, muhatap yönünden, yasadan doğan kusursuz sorumluluk öngörüldüğünü, Bankalar, BDDK kapsamında faaliyet gösterdiklerinden objektif özen yükümlülüğüne uygun şekilde davranması gerektiğini, buna ek olarak, 6102 Sayılı TTK madde 18/2 uyarınca, tüm tacirlerin ticari işleriyle ilgili olarak basiretli bir tacir gibi davranmaları gerektiğinin düzenlendiğini, kamu nezdinde oluşturulan bu güven bankaların işlemlerinde sıradan bir tacirden daha yüksek bir özen göstermeleri gerektirdiğini, kendilerinden çek karnesi talep edildiğinde, talep eden ticari şirketin kredi notunun yüksek olup olmadığının araştırılması ve olumlu sonuca ulaşılması halinde çek karnesi verilmesi gerektiğini, bu sebeplerle, müvekkilin alacağını tahsil edememiş olması nedeniyle davalı bankanın sorumluluğu bulunduğunu, konuya ilişkin olarak İstanbul 16. ATM nin ████████ esas sayılı dosyası ile müvekkil adına açılan davada finans uzmanı bilirkişi tarafından hazırlanan rapora göre ''Çek hesabının açılması ve çek defterlerinin verilmesi sürecinde bankaların basiret ve özen yükümlülüğü altında oldukları açıktır. Davalı bankaca çek hesabı açılması esnasında ve çek defterleri verilmeden önce TCMB tarafından yapılan çek duyuruları çerçevesinde arşiv vb. gerekli araştırmaların yapılmadığı anlaşılmaktadır....netice itibariyle karşılıksız çıkan çeklerle ilgili davalı bankanın basiret ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışlarından dolayı kusurunun %50 oranında olduğu '' yönünde görüş bildirildiğini, gerekçeli kararda "ilgili çeklerin davalı bankaya ibraz edildiği, davalı banka tarafından ibraz tarihinde çekin karşılığı bulunmadığı yönünde işlem yapıldığı anlaşılmakla ispat edilemeyen davanın reddine" karar verilmiş ise de açıklanan sebeplerle davalı bankanın ibraz edilen çeki, imzanın gerçek ve içeriğinde tahrifat olup olmadığı açısından kurallara uygun ve itinalı şekilde kontrol etmek borcunu yerine getirmediğini, objektif özen yükümlülüğüne uygun şekilde hareket etmediği,karar verilirken bu hususların değerlendirilmesi gerektiğini, eksik inceleme ile karar verildiğinden kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.GEREKÇE
: Dava; davalı bankanın çeklerin ibrazında banka tarafından yeterince incelenmediğini ileri sürerek uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.TTK nın 801(1) maddesi uyarınca cirosu kabil bir çeki ödeyecek muhatap ,cirolar arasında düzenli bir teselsülün varlığını incelemekle yükümlü ise de cirantaların imzalarının geçerliğini araştırmakla yükümlü değildir.Davacı taraf, dava konusu çeklerin bankaya ibraz edildiğini, keşideci imzaları ile banka kayıtlarında yer alan imzaların uyuşmadığı gerekçesi ile çekler için işlem yapılamadığını ve çek bedellerinin bu gerekçe ile ödenmediğini iddia etmekte ise de çek bedellerinin ödenmemiş olmasının sebebi imza uyuşmazlığı değil, çeklerin ibraz tarihinde çeklerin keşide edildiği hesaplarda karşılığı bulunmaması olduğu, ... tarafından keşide edilen, ... numaralı çek 19.12.2016, ... numaralı çek 16.01.2017, ... numaralı çek 31.01.2017 tarihinde ... ... A.Ş.'ne, ... numaralı çek ise 02.01.2017 tarihinde ... ... A.Ş takasına ibraz edilmiş, çekler ...'e ait olan ... numaralı çek hesabı üzerine keşide edilmiş olup, çeklerin ibraz tarihinde ilgili hesapta karşılığı olmadığından takastan karşılıksız şerhi yazıldığı davalı banka vekili tarafından sunulan ekstrelerden anlaşılmaktadır. ... tarafından keşide edilen, ... ve ... numaralı çekler için 12.01.2017 tarihinde, ... numaralı çek için 08.02.2017 tarihinde 1.290 TL banka yükümlülük tutarı, ... numaralı çek için 08.02.2017 tarihinde 1.410 TL banka yükümlülük tutarının ödendiği banka tarafından sunulan ödeme dekontlarından anlaşılmaktadır. ... tarafından keşide edilen ... numaralı çek ise 26.12.2016 tarihinde ... takasına ibraz edilmiş, söz konusu çek ... numaralı çek hesabından keşide edilmiş olup ibraz tarihinde karşılıksız şerhi yazılmış, işbu çek için 12.01.2017 tarihinde 1.290 TL banka sorumluluk tutarı ödenmiştir.Davacı dava dilekçesinde çeklerin ibrazında bankanın kontrol yükümlülüğünde özen yükümlülüğünü yerine getirmediğinden imza uyumsuzluğu nedeniyle ödeme yapılmadığını ileri sürmüş,mahkemece açıklama istenilmesi üzerine açıklama beyanında da aynı vakıayı tekrar etmiş, yargılama sırasında ıslah talebinde bulunmamıştır. İstinaf dilekçesinde ve bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde sunduğu emsal dosyada ise sorumluluk sebebinin farklı olduğu anlaşılmaktadır. Basit yargılama usulünde iddia ve savunmanın genişletilmesi ve değiştirilmesi yasağı, yazılı yargılama usulünden farklı olarak dava açılmasıyla ve cevap dilekçesinin mahkemeye verilmesiyle başlar. (HMK'nın 319.maddesi) Dilekçeler aşamasının tamamlanmasından sonra, tarafların dilekçelerine ekledikleri ya da ilgili yerlerden getirtilmesini istedikleri delillerin toplanması ile mahkemece tarafların iddia ve savunmaları ile delilleri incelenmiş olacaktır.Taraflarca getirilen vakıaların hukukî nitelendirmesini yapmak hâkime ait ise de kural olarak taraflarca ileri sürülmeyen vakıaları hâkim araştıramaz ve bunların ispatını da isteyemez. Usul hukukumuza hâkim olan ve HMK'nın 25. maddesinde düzenlenen "Taraflarca getirilme ilkesi" uyarınca kanunda öngörülen istisnalar dışında hâkim, iki taraftan birinin söylemediği şeyi veya vakıaları kendiliğinden dikkate alamaz ve onları hatırlatabilecek davranışlarda dahi bulunamaz.HMK'nın "Dava dilekçesinin içeriği" başlıklı 119. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinde "Davacının iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetleri"nin gösterilmesi gerektiği düzenlendiği gibi, "Cevap dilekçesinin içeriği" başlıklı 129. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde de "Davalının savunmasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetleri"nin bulunması gerektiği düzenlenmiştir. Görüldüğü üzere davacı dava dilekçesinde talep sonucunu haklı göstermeye yarayan yani davanın temelini oluşturan maddi vakıaları yazmak zorundadır. Aynı ilke uyarınca davalı da cevap dilekçesinde savunmasının dayanağını oluşturan vakıaları sunmak zorundadır. Böylece davacı iddiasını, davalı da savunmasını somutlaştırmış olacaktır.HMKnın 194. maddenin 1. fıkrasında "Taraflar, dayandıkları vakıaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırmalıdırlar." hükmüne yer verilmiştir.Dava dilekçesinde dayanılan maddi vakıa çeklerin ibrazında banka tarafından imzaların incelenmesinde yeterli özen gösterilmediği ileri sürülmüş ise de; somut olayda imza uyuşmazlığı bulunmadığı gibi banka tarafından çek kanuni karşılık tutarlarının ödendiği ve karşılıksız şerhlerinin de yazıldığı anlaşılmakla banka çekin ibrazında gerekli incelemeyi yapmış görünmektedir. Dava dilekçesinde dayanılan vakıanın aksine yargılama yapmak ve delil toplamanın mümkün olmadığı, davacının dayandığı vakıaları ve delilleri somutlaştırmadığı, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü emsal dava dosyasının sorumluluk sebebinin farklı olup elde ki davaya emsal olmadığı, davalı banka yönünden çek hesabı açmakta kusuruna dayanılmadığı anlaşılmakla davanın reddine ilişkin kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.Açıklanan nedenlerle; çeklerin ibrazında karşılıksız şerhi yazıldığı ve dayanılan maddi vakıaya göre bankaya bir sorumluluk yüklenemeyeceğinden davacı vekilinin karara ilişkin istinaf nedeni yerinde görülmemiş, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 732-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 269,85-TL harcın mahsubu ile kalan 462,15-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. █████/2026