Anahtar kelimeler: Avlusu Nasılsa Ölçümü Mevki Duvarla Ahşap Etrafının Tapulama Çevrili Taş
1. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI
: ███████ E., ████████ K.
Mahkeme kararı davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ilçesi, ... köyü, köy içi mevki 1 54... parsel sayılı taşınmazın 990,00 m² yüz ölçümü ve ahşap ev ve avlusu vasfıyla adına kayıtlı olduğunu, ancak aslında taşınmazın 1.200,00 m² olup etrafının taş duvarla çevrili olduğunu, her nasılsa 210,00 m² eksik yazıldığını, kalan kısmın tapulama harici bırakıldığını ileri sürerek tescil harici bırakılan 210,00 m²'lik kısmın adına kayıtlı bulunan 1 54... parsel sayılı taşınmaza ilave edilerek adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine temsilcisi cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın Devletin hüküm tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu, davanın makul süre içerisinde açılmadığını, tescil harici bırakılma tarihinin zilyetliğin başlangıcının belirlenmesi açısından önemli olduğunu, önceki zilyetliğe itibar edilemeyeceğini, bu nedenlerle davanın reddi ile dava konusu taşınmazın Medeni Kanun'un 713/6. maddesi gereği Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
... Köyü Tüzel Kişiliğine dava dilekçesi tebliğ edilmiş, davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 30.03.2016 tarih ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla; 18.03.2016 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide A harfi ile gösterilen 215,15 m²'lik yerin atadan beri miras yoluyla davacıya ait olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine temsilcisi temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 29.06.2020 tarih ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararıyla; davanın, TMK'nın 713/1. ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesine dayalı olarak açılan tapusuz taşınmazın tescili isteğine ilişkin olduğu, bu nitelikteki davalarda TMK'nın 713/4 ve 5. fıkraları gereğince keşif sonucu elde edilen bilirkişinin rapor ve krokisine göre gerekli yerel ve gazete ilanlarının yöntemine uygun bir biçimde yapılması, ilanın yapıldığı gazete ile ilan tutanaklarının dosya arasına konulması, yasal 3 aylık sürenin dolmasının beklenilmesi gerektiği, Mahkemece yasal ilanlar yapılmadan yazılı olduğu şekilde davanın esası hakkında karar verilmesinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Davacının karar düzeltme talebinin Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 24.02.2021 tarih ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararıyla reddine karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davaya konu Çankırı ili, ... ilçesi, ... köyü 1 54... parsel sayılı taşınmazın davacıya ait olduğu, kadastro çalışmaları sırasında her ne kadar davaya konu taşınmaz 990,50 m² üzerinden davacı adına kayıtlı ise de mahallinde yapılan keşif ve keşifte dinlenen mahalli bilirkişilerin beyanları, hava fotoğraflarının incelenmesi sonucu hazırlanan 16.11.2022 tarihli jeodezi ve fotogrametri mühendisi raporu dikkate alınarak davaya konu taşınmazın kuzey ve üzerinde bulunan konumuna göre arka tarafında bulunan ve fen bilirkişilerinin raporuna göre 215,15 m²'lik yerin atadan beri miras yoluyla davacıya ait olduğu, TMK'nın 731/1. maddesi ve Kadastro Kanunu'nun 14. maddesi kapsamında tapusuz taşınmazın tescili mahiyetindeki davada TMK'nın 731/4. ve 5. maddeleri gereği gerekli ilanların yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine temsilcisi temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, taşınmazın bilirkişi raporlarına ne olarak kullanıldığı ve öncesinin ne olduğunun tam olarak belirlenmediğini, dava konusu yer yol ise aktif yol olarak kullanılıp kullanılmadığının tespiti gerektiğini, kararda yol olarak bırakıldığının belirtildiğini ancak daha fazla ayrıntıya girilmediğini, dava konusu yerin tescil harici bırakıldığı tarihin de net olarak belirlenmediğini, davacının zilyetliğe dayandığını ancak Mahkemece davacının zilyetliğinin aralıksız olup olmadığının araştırılmadığını, alınan bilirkişi raporlarının imar-ihya ile ilgili hususları irdelemediğini, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalılara yükletilmesinin hukuka aykırı olduğunu, yeterli araştırma ve inceleme yapılmadan karar verildiğini ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.
Dava konusu Çankırı ili, ... ilçesi, ... köyünde bulunan, fen bilirkişilerinin 18.03.2016 raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 215,15 m²'lik kısım tescil harici harici bırakılmıştır. Davacı ..., miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan ve kadastro sırasında tespit harici bırakılan taşınmaz bölümünün, adına kayıtlı bulunan 1 54... parsel sayılı taşınmaza ilave edilerek tescili istemiyle dava açmıştır.
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, bozma kararı uyarınca işlem yapılmasına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı Hazine temsilcisinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Yargıtay’ın yerleşmiş içtihatlarında “kadastro çalışmalarında tespit dışı bırakılan taşınmazın tescili davalarında Türk Medeni Kanunu’nun 713. maddesinin üçüncü fıkrası hükmüne göre Hazine ve ilgisi bakımından diğer kamu tüzel kişileri yasal hasım durumunda bulunduklarından yargılama gideri, harç ve avukatlık ücretinden sorumlu tutulamayacakları” benimsenmiştir.
Davalı Hazine ve davalı Köy Tüzel Kişiliği davada yasal hasım konumunda bulunduğundan vekalet ücreti de dahil hiç bir yargılama giderinden sorumlu tutulamayacaklardır. Mahkemece verilen hükümle davalılar aleyhine harç, yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmiş olması doğru değildir.
Ne var ki, bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 438. maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazlarının değinilen yönden kabulü ile hükmün 2, 3 ve 4. fıkralarının hükümden çıkarılmasına, yerine "2-Harçlar Kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 146,96 TL karar ve ilam harcından, peşin yatırılan 34,20 TL ve 2,60 TL tamamlama harcının mahsubu ile 110,16 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına", "3-Davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına" "4- Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına," cümlelerinin yazılmasına, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (HUMK) 438/7. maddesi gereğince hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf olduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Dosyanın Şabanözü Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
1086 sayılı HUMK'un 440/III-1. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
26.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!