Anahtar kelimeler: Kırşehir Usûlüne Kyb Evrakı Görüşü Adalet İstinaden Neticesinde Yoksunluklarına Cezalandırılmasına

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.SUÇ
: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmaKARAR
: MahkumiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: İlgili kararın kanun yararına bozulmasıKırşehir Cumhuriyet Başsavcılığının 09.06.2015 tarihli iddianamesi ile hükümlü hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191/1-6, 53. ve 58. maddeleri uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Kırşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.07.2018 tarihli kararı ile 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verildiği, kararın 19.07.2018 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 12.09.2024 tarihli ve █████████ sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.09.2024 tarihli ve KYB-██████████ sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:I. İSTEMYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;"Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 10. Ceza Dairesinin █████/2019 tarihli ve █████████ esas, █████████ karar sayılı ve aynı Dairenin █████/2020 tarihli ve ████████ esas, █████████ karar sayılı ilâmları ile benzer diğer ilamlarında da değinildiği üzere, şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik şüphelinin 15 gün içinde Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkının bulunduğu, erteleme kararında itiraz hakkı, itiraz süresi ve merciinin gösterilmesi gerektiği halde, Kırşehir Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen █████/2015 tarihli kamu davasının ertelenmesine ilişkin kararda, itiraz süresinin belirtilmediği ve şüphelinin yanıltıldığı, bu nedenle kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmediği ve kovuşturma şartının gerçekleşmediği cihetle, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında kendisine usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmayan sanık hakkında açılan kamu davasında mahkemesince durma kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇEA. Şüpheli hakkında, 01.03.2015 tarihli eylemi nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Kırşehir Cumhuriyet Başsavcılığının 21.04.2015 tarihli ve █████████ Soruşturma, ████████ Esas, ████████ sayılı iddianamesi ile, 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, iddianamede; daha önce aynı suçtan dolayı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği ve ihlal üzerine kamu davası açıldığından bahisle, yeniden erteleme kararı verilemeyeceği hususunun belirtildiği,B. Kırşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.12.2015 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 62... . maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve kararın 13.01.2016 tarihinde kesinleştiği,C. Sanığın 11.06.20 16... .06.2016 tarihli eylemlerine ilişkin Kırşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.06.2017 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının ihbarı ile Kırşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 09.07.2018 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 191/1., 62... . maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verildiği ve hükmün, istinaf edilmeksizin 19.07.2018 tarihinde kesinleştiği,D. Dayanak Kırşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.12.2015 tarihli ve 2015274 Esas, ████████ Karar sayılı dava dosyasının incelenmesinde;Şüpheli hakkında, 30.10.20 14... .12.2014 tarihli eylemleri nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Kırşehir Cumhuriyet Başsavcılığının 20.01.2015 tarihli ve █████████ Soruşturma, 2015/6 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre iledenetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, şüphelinin kendisine yüklenen denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uygun davranmadığının bildirilmesi üzerine, erteleme kararının kaldırılarak Kırşehir Cumhuriyet Başsavcılığının 21.04.2015 tarihli ve █████████ Soruşturma, ████████ Esas, ████████ sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, Kırşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.12.2015 tarihli ve 2015274 Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile hükmedilen mahkûmiyet kararının sanık tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 19.03.2024 tarihli ve █████████ Esas, ██████████ Karar sayılı kararı ile bozularak, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşmesine karar verildiği,Anlaşılmıştır.E. 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesinde yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bu suçtan yürütülen soruşturmalarda sadece bir kez verilebilecektir. Buna göre, usûlüne uygun verilip kesinleşen herhangi bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bulunmamasına rağmen aynı sanık hakkında birden fazla soruşturma bulunması halinde, soruşturmaların birleştirilmesi sonrası kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerekmektedir. Yargıtayın yerleşik içtihatlarına göre, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesi tarihine kadar aynı şüpheli/sanık tarafından kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlenen tüm eylemler tek suç olarak kabul edilmekte ve 5237 sayılı Kanun'un 61. maddesi kapsamında temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edilmektedir. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden sonra işlenen ilk kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu ise, 5237 sayılı Kanun'un 191/5. maddesi kapsamında ihlâl sebebi sayılmakta, bu ihlâlden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarının soruşturma ve kovuşturma konusu olabileceği, ancak iddianame düzenlenmeden aynı suçtan işlenen eylemlerin ise 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi kapsamında zincirleme suça esas alınması gerektiği kabul edilmektedir. İddianame düzenlendikten sonra aynı suçtan işlenen eylemler ise ayrı suçtur ve 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi kapsamında doğrudan dava konusu edilebilir.Tüm bu açıklamalar ışığında;Sanık hakkında önceden işlemiş olduğu aynı nev'iden suç nedeniyle Kırşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinde açılmış bir kamu davası olduğundan, bu kez inceleme konusu 01.03.2015 tarihli suçtan dolayı 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi gereğince kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmeden doğrudan kamu davası açılması üzerine, yapılan yargılama sonucunda Kırşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin inceleme konusu kararı ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiş ise de; dayanak Kırşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.12.2015 tarihli ve 2015274 Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile hükmedilen mahkûmiyet kararının sanık tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 19.03.2024 tarihli ve █████████ Esas, ██████████ Karar sayılı kararı ile bozularak, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşmesine karar verildiği, bu haliyle 5237 sayılıKanun'un 191/6. maddesinde yer alan "(6) Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez." şeklindeki düzenleme gereğince doğrudan kamu davası açılmasının dayanağı olan davada, "düşme" kararı verilmesi nedeniyle, verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının hukuki geçerliliğinin kalmadığı, 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi kapsamında kovuşturma şartının da gerçekleşmediği anlaşıldığından;Mahkemesince "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı" verilmeden açılmış olan kamu davasında, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden, bu şartın gerçekleşmesini beklemek üzere, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma kararı" verilerek, sanık hakkında incelemeye konu suç nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi için Cumhuriyet Başsavcılığına bildirimde bulunulması gerektiği anlaşılmakla, bu hususta kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir.III. KARARGerekçe bölümünde tespit edilen husus yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına oy birliğiyle TEVDİİNE, 20.01.2026 tarihinde karar verildi.