Anahtar kelimeler: Kik Girebilmesi Pulu Askıya Damga İhaleye Payının İmza Alım Alınıp
6. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ███████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI
: ███████ E., ████████ K.
İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacı iş ortaklığı ile davalı arasında personel hizmet alım sözleşmesi imzalandığını, davacı iş ortaklığı tarafından sözleşmenin imza altına alınıp yürürlüğe girebilmesi için damga vergisi, karar pulu ve KİK payının ilgili hesaplara yatırıldığını, davalı kurum tarafından sözleşmenin askıya alındığının davacılara bildirildiğini ve sonrasında ihaleye ilişkin idari işlemin iptaline dair mahkeme kararının kesinleşmesi üzerine sözleşmenin davalı tarafından feshedildiğini, sözleşmenin, davalı yanca yapılan ihale aşamasındaki eksiklikler ve yanlışlıklar nedeniyle idareden kaynaklanan sebeplerle mahkeme kararı ile ihalenin iptaline karar verilmesi sonucu idarece fesih ve tasfiye edildiğini, kendilerinin herhangi bir kusuru olmadığını, personel hizmet alım sözleşmesinin haksız feshi nedeniyle sözleşme giderlerinin (damga vergisi, karar pulu ve kik payı) ve yoksun kalınan yüklenici kârına karşılık (sözleşmenin 29. maddesinin kıyasen uygulanması suretiyle) sözleşme bedelinin %80’i ile yapılan iş bedeli arasındaki farkın %5’inin tazminini talep ettiklerini belirterek şimdilik 1.500,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, 04.10.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 476.861,01 TL’ye çıkarmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacılar ile davalı idare arasında imzalanan hizmet sözleşmesinin idare mahkemesi kararı nedeniyle feshedildiğini, davalının bir haksız feshinin söz konusu olmadığını, sözleşme feshedildiğinden, sözleşme konusu iş de tamamlanmadığından iş eksilişine ilişkin kanun ve yönetmelik hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığını, idarenin kusuru bulunmadığından tazminat talebinin hukuka uygun olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin ████████ Esas, ████████ Karar, 04.10.2022 tarihli kararı ile davanın kabulü ile 1.500,00 TL'nin dava tarihi olan 05.06.2020 tarihinden itibaren, 475.361,01 TL'nin ıslah tarihi olan 04.10.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin ████████ Esas, ████████ Karar, 04.10.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin █████████ Esas, █████████ Karar, 24.09.2024 tarihli kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. Bölge Adliye Mahkemesinin █████████ Esas, █████████ Karar, 24.09.2024 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemiz, █████████ Esas, █████████ Karar, 16.12.2024 tarihli kararı ile davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddi ile 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu'na ekli (1) sayılı tablonun II. Kararlar ve Mazbatalar başlıklı bölümünün (2) numaralı fıkrası düzenlemesi gereği şikayet ya da yargı kararı üzerine ihalenin iptal edilmesi halinde ihale kararlarının yanı sıra ihale makamı ile düzenlenen sözleşmelerin de kısmen veya tamamen yararlanılamayan kısmına isabet eden damga vergisinin iade edilmesine imkân tanındığı, Damga Vergisi Kanunu Genel Tebliği'nin 4. maddesi uyarınca da, mükelleflerin ilgili vergi dairesine başvurmaları durumunda iade işleminin gerçekleştirileceği, davacının bu istemi bakımından dava açmada hukuki yararı bulunmadığı, bu durumda mahkemece; dava konusu damga vergisi alacağı bakımından yukarıda açıklanan nedenlerle istemin reddi gerektiği belirtilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile 178.862,17 TL bedelin 1.500,00 TL'sinin dava tarihi olan 05.06.2020 tarihinden itibaren kalan 177.362,17 TL'sinin ise ıslah tarihi olan 04.10.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde;
a. Mahkeme kararında damga vergisinin vergi dairesinden talep edilebileceği belirtilmiş ise de; bu durumun zararın kaynağını ve tazmin sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağını, zira Borçlar Hukuku ilkeleri uyarınca zarar gören tarafın, zararın doğmasına sebep olan kişiden doğrudan zararlarının tazminini talep edebileceğini, aksi yönde tesis edilen kararın zararın kaynağı ile sorumluluk ilişkisini göz ardı ettiğinden, hukuka aykırı olduğunu beyan etmektedir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Sözleşme idare mahkemesi kararı nedeniyle feshedilmiş olup idarece yapılmış bir haksız feshin söz konusu olmadığını,
b. Sözleşme mahkeme kararı neticesinde feshedildiğinden; işin tamamlanması söz konusu olmadığından iş eksilişine ilişkin kanun ve yönetmelik hükümlerinin uygulanmasına hukuken imkân bulunmadığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, hizmet alım sözleşmesinin haksız feshi nedeniyle ... zararın tazmini istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin olarak yatırıldığından davalıdan yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacılara yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
07.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!