Anahtar kelimeler: Salihli Çekme Gününün İstemli Yana Davetiye Noterliğinin Günde Dinlenerek Sözlü

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Salihli 3. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., 2023/1 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 16.12.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştirBelli edilen günde gelen davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ...'in sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili, müvekkilinin davalı yana .... Noterliğinin 08.08.2011 tarihli vekaletnamesi ile banka hesaplarından para çekme, para yatırma, müvekkilinin adına verilmiş ve verilecek çekleri ilgili banka veznesinden tahsil etme gibi yetkiler verdiğini, davalının iş bu vekaletnameye istinaden müvekkilinin .... Bankası .... Şubesi ███████ ... nolu hesabı üzerinden 18.02.2014-06.10.2015 tarihleri arasında muhtelif bedellerde çekler tahsil ettiğini, paralar çektiğini, söz konusu paralar ile ilgi bugüne kadar herhangi bir ödeme yapılmadığını, bu hususta şifahen yapılan tüm girişimlerin sonuçsuz kaldığını, davalının vekalet görevinin gereklerini yerine getirmediğini, aldıklarını vekalet verene vermediğini, kötüniyetli davrandığını, hesabından çekilen ve tahsil edilen çek bedellerini davacıya ödemediğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100.000,00 TL alacağın yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 17.08.2020 tarihli ıslah dilekçesi ile, talebini 890.735,00 TL'ye çıkartılmıştır.II. CEVAPDavalı vekili; dava konusu talebin zamanaşımına uğradığını, çeklerin arkasında davacının cirosunun bulunduğunu, ciro ve teslimle çekin el değiştirdiğini, davacının Manisa Cumhuriyet Başsavcılığında 16.06.2016 tarihinde vermiş olduğu ifadesinde işyerinin ..... İlçesinde olduğu dönemde paraya sıkıştığını, bu dönemde müvekkilinin kendisine para yardımı yaptığını, daha sonra paraya sıkıştıkça müvekkilinden para yardımı aldığını, almış olduğu borç paralarla ilgili olarak davalıya vekalet verdiğini ve bu vekaletle ... ... Bankasındaki hesabından borç aldığı paraları çekmesini istediğini, ancak müvekkilinden almış olduğu bütün paraları ödediğini beyan ettiğini, davacının müvekkilinden almış olduğu borç paraları ödediğini ispatlaması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının davalıyı 08.08.2011 tarihli vekaletnameyle vekil tayin ettiği, bilahare 12.05.2016 tarihli azilname ile azlettiği, vekalet akdinin bu tarihte sona erdiği, geri verme borcunda muacceliyetin de bu tarih itibariyle başladığı, borcun muaccel olduğu tarih ile dava tarihi arasında 5 yıllık zaman aşımı süresinin geçmediği, davada ispat yükünün vekil olan davalıda olduğu, hesabını vermeye ve gerçekten aldığı bedeli de davacıya ödemeye mecbur olduğu, bu ödemeyi de yazılı belgelerle ispat etmek zorunda olduğu, ispat yükü üzerinde bulunan davalının iddialarını ispat edemediği gerekçesiyle; bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kabulüne, 890.735,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ispat yükü üzerinde bulunan davalı vekilin davacının hesabından vekaletname ile çektiği 890.735,00 TL'yi davacıya ödediğini veya davacının borcu karşılığında tahsil ettiğini yazılı delillerle ispat edemediği ve cevap dilekçesinde açıkça yemin deliline de dayanmadığı, Türk Borçlar Kanunu'nun 508. maddesine göre hesap verme yükümlülüğü altında bulunan vekilin, bu sorumluluğundan doğan alacağın faizinden de hesap verme yükümlülüğünü doğuran eylem itibariyle sorumlu olacağından, vekilin paraları tahsil ettiği tarihten itibaren alacağa faiz işletilmesi gerektiği, davalı vekilin paraları tahsil ettiği tarihten itibaren alacağa faiz işletilebileceğinden davacı tarafın talebi doğrultusunda tüm alacağa dava tarihinden itibaren faiz işletilmesinin de doğru bulunduğu gerekçesiyle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davalı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili; davacı tarafça 08.08.2011 tarihli vekaletnamenin dava dilekçesinin ekinde sunulmadığını, bu nedenle davacının 08.08.2011 tarihli vekaletnameye ilişkin delilden vazgeçmiş sayılacağını, davacının Manisa Cumhuriyet Başsavcılığı █████████ Soruşturma sayılı dosyasında vermiş olduğu ifadesinde; davalıya olan borçları nedeniyle borcunu banka hesabından ödemek için davalıya vekalet verdiğini beyan ettiğini, isticvap duruşmasında da müvekkiline borçlarının olduğunu, bu borçlarının karşılığı vekaletname ve davaya konu çekleri verdiğini kabul ettiğini, bu durumda davacının müvekkiline olan borçlarını ödediğini ispatlaması gerektiğini, davaya konu çeklerin kanunda belirtilen şekilde ciro edilmediğini, bu ciroların tahsil cirosu değil temlik cirosu olduğunu, davacının dava tarihi olan 02.05.2019 tarihinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak başlangıçta 100.000,00 TL bedelli dava açtığını, 17.08.2020 tarihinde davasını ıslah ederek talebini artırdığını, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi halinde 100.000,00 TL için dava tarihinden itibaren, artırılan miktar için ise ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini, vekaletin kötüye kullanılmasından kaynaklı davalarda zamanaşımı süresinin beş yıl olduğunu, davacı tarafça davanın beş yıllık süre dolduktan sonra açıldığını ve yine beş yıllık sürenin dolmasından sonra ıslah edildiğini, davacının verilen kesin süreye rağmen bilirkişi ücretini yatırmadığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, vekaletin kötüye kullanılmasından ve vekilin hesap verme yükümlülüğüne aykırı davranmasından kaynaklı tazminat istemine ilişkindir.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle vekilin hesap verme yükümlülüğünün doğal sonucu olarak ispat yükü üzerinde olan davalının savunmasını geçerli delillerle ispatlayamadığının anlaşılmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,40.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,16.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.