Anahtar kelimeler: Taksimen İptalitescile Çarşamba Vaadi Samsun Düşürücü Geçtiğini İntikalen Parsellerin Sürenin

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Çarşamba 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı; dava konusu 1 15... , 1 22... ve 9 nolu parsellerin kısmen intikalen ve taksimen kısmen de satış vaadi sözleşmesine dayalı olarak kendisi adına tescil edilmesi gerektiğini ileri sürerek tapu iptali-tescile karar verilmesini istemiştir.II. CEVAPBir kısım davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davada hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacının dava konusu taşınmazda geçmişe yönelik olarak bir hakkının bulunmadığını, adı geçen arazinin bizzat davalıların babası tarafından 1958 tarihinde satın alındığını, ondan beri müvekkillerinin adı geçen tarlada çalıştıklarını, arazinin müvekkillerinin babasının üst soyundan gelen bir arazi olmadığını, kadastro sırasında arazinin sınırları belirlenirken davacı tarafın herhangi bir itirazının bulunmadığını, görevlilere sınırları bizzat kendisinin gösterdiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazlara ilişkin kadastro tutanaklarının 20.11.2008 tarihinde kesinleştiği, Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü süreden sonra 07.08.2023 tarihinde davanın açıldığı gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; somut olayda davacı tarafından taşınmazın eski tapu kayıtları, satış sözleşmeleri gereğince kendisine ait olduğu öne sürülmesine göre davanın kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil niteliğinde olduğu, çekişmeli 1 22... parsel, 1 15... parsel ve 1 22... parselin kadastro sonucunda davalıların murisi ... ... adına tespit gördüğü, 21.11.2008 tarihinde kesinleştiği, davacının çekişmeli taşınmazların kendine ait olduğunu savunarak mülkiyet iddiasıyla Kadastro Kanunu'nun 12. maddesinde belirtilen 10 yıllık hak düşürücü süreden sonra kadastro öncesi nedene dayalı olarak dava açmış olmasına göre mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı ... temyiz dilekçesinde özetle; Yerel Mahkeme ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Yerel Mahkemenin taleplerini yanlış değerlendirdiğini, talepleri değerlendirilmeksizin istinaf başvurusunun esastan reddedildiğini, davanın yolsuz tescil nedenine dayalı tapu iptali ve tescil davası oluğunu, bu nedenle herhangi bir hak düşürücü süre ya da zamanaşımının söz konusu olmayacağını ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeDava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Kadastro sonucu; Samsun ili, ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan 1 15... parsel, 1 22... parsel ve 1 22... parsel sayılı taşınmazların kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle senetsizden ... oğlu ... ... adına tespit edildiği, kadastronun itiraz edilmeksizin 21.11.2008 tarihinde kesinleştiği, davanın ise 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nda öngörülen 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra 07.08.2023 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,26.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.