Anahtar kelimeler: Kabulüreddine Beşiktaş Gayrinakit Lehtarıltd İhtarı Şubesi Nakit Akdedildiğini Borçluya Kefil

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ12. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: █████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2021NUMARASI
: ████████ Esas ████████ KararDAVA
: İtirazın İptaliDAVA TARİHİ
: █████/2021İSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2026Davanın kısmen kabulü-reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;DAVA
: Davacı vekili; Müvekkili bankanın ... Şubesi ile dava dışı kredi lehtarı.....Ltd. Şti. arasında Çerçeve Kredi Sözleşmesi akdedildiğini, işbu bu sözleşmeyi davalının müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, anılan sözleşme kapsamında asıl borçluya kredi kullandırıldığını, kredi tutarı 67.669,28-TL nakit ve 12.270- gayrinakit borcun ödenmemesi üzerine Beşiktaş 17.Noterliğinin 30.03.2016 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarı ile kredi hesaplarının kat edildiğini, ihtarın davalıların gösterdiği tüm adreslere gönderildiği ve borcun ödenmediği, akabinde İstanbul 1.İcra Dairesinin ██████████ esas sayılı dosyası ile alacağın tahsili için ilamsız icra takibine geçildiğini, davalı/borçlu kefilin, asıl borca ve takibin tüm fer’ilerine itirazları üzerine takibin durduğunu, talep edilen faizin sözleşmenin 15. maddesine göre %72 oranda olduğunu, sözleşmenin 5.1 m. göre müvekkili bankanın defter ve kayıtlarının yegane delil olacağının taahhüt edildiğini belirtilerek 97.980,04-TLnakit, 12.630-TL gayrinakit alacak üzerinden itirazın iptaline, takibin devamına ve %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi talep edilmiştir.CEVAP
: Davalı davaya cevap vermemiştir.İLK DERECE MAHKEME KARARI
: Mahkemece; bilirkişi tarafından belirtilen asıl alacak, faiz oranının sözleşme hükümlerine uygun olduğu ve fahiş oranda olmadığı, davalı kefil yönünden kat ihtarının tebliğ edilemediğini İİK nın 68/b son cümlesinin kredi borçlusu yönünden uygulanması mümkün ise de kefiller yönünden uygulanmasının mümkün olmadığı, davalı müteselsil kefil yönünden takip tarihi itibariyle temerrüde düştüğü, kefilin gayrinakdi kredilerin deposundan sorumlu tutulabilmesi için imzalanan sözleşmede açık ve net bir şekilde sorumluluk içeren düzenleme bulunması gerektiği, sözleşmede davalı kefilin sorumluluğuna ilişkin açık bir düzenleme mevcut bulunmadığından çek depo talebine ilişkin istemin yerinde olmadığı gerekçesiyle , takibin 58.594,69-TL asıl alacak, 1.147-TL işlemiş faiz, 57-TL BSMV, 81,60-TL ihtiyati haciz masrafı ve 400- TL ihtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere toplam 60.280,29-TL üzerinden davalının itirazının kısmen iptaline,takip tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık %30 oranında temerrüt faizi ve %5 gider vergisi (BSMV) işletilmesine , fazla istemin reddine,asıl alacağın %20'si oranda hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, gayri nakdi kredi sözleşmesinden kaynaklanan çek depo talebine ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.İSTİNAF SEBEBLERİ
: Davacı vekili; hesap kat ihtarının davalıya tebliğ edilmediğinden temerrüt tarihi icra takip tarihi kabul edilerek takip tarihine kadar akdi faiz oranından yapılan hesaplama esas alınarak karar verildiğini, davalıya asıl borçlu ile birlikte ihtar keşide edildiği, ancak adresten ayrıldığından ihtarın tebliğ edilemediğini, davalı adres değişikliğini müvekkili Bankaya bildirmediğinden kredi sözleşmesinin 5.3.maddesi ve kefalet sözleşmesi bölümünün 2.3.maddesi hükmü gereği tebligatın davalının adresine ulaştığı tarih olan 01.04.2016 tarihinde tebliğ edilmiş sayılması gerektiğini, ihtarnamede verilen sürenin dolduğu tarih olan 03.04.2016 tarihinden takip tarihine kadar geçen süre için de temerrüt faizi oranından faiz hesabı yapılması gerektiğini, icra takibinde talep edilen faiz oranı %72 olmasına rağmen bilirkişi raporunda dava dışı firmaya kullandırılan rotatif kredilere fiilen uygulanan en yüksek akdi faiz oranının %15 olduğundan bahisle %100 fazlası olan %30 oranı üzerinden temerrüt faizi hesaplandığını, Sözleşmenin 2.1.maddesi; "TBKnın582.maddesi gereği müteselsil kefaletin doğmuş ve doğacak tüm borçları kapsayacağı" hükmüne göre kefil (nakit yada gayrinakit ayırımı yapılmadan) doğmuş ve doğacak tüm borçlardan sorumlu olacağına ilişkin açık hükme rağmen gayrinakit alacak depo talebinin karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın tüm taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.GEREKÇE
: Dava, genel kredi sözleşmesi ve kat ihtarına dayalı başlatılandavalı müteselsil kefil hakkında başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Alınan bilirkişi raporunda "banka ile asıl borçlu şirket arasında 300.000- TL limitli Kredi Çerçeve Sözleşmesi akdedildiği, işbu sözleşmeyi davalının 300.000-TL kefalet limiti ile müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, davalıya çıkartılan kat ihtarının iade geldiğini, bu nedenle davalı kefilin takip tarihi itibariyle temerrüde düşürülmüş sayılabileceğini, asıl borçlu kredi lehtarı firmaya kullandırılan rotatif kredilere fiilen uygulanan en yüksek akdi faiz oranının %15 olduğu, davacı banka tarafından emsal nitelikte kredi kullanan firmalara uygulanan faiz oranlarının sunulmadığını, bu nedenle sözleşmenin 4.2 maddesi uyarınca en yüksek %15 akdi faiz oranının %100 fazlası mertebesinde %30 oranında temerrüt faiz oranının belirlendiği, takip tarihi itibariyle davacının alacağının 58.594,69- TL asıl alacak, 1.147- TL işlemiş faiz, 57- TL BSMV, 81,60- TL ihtiyati haciz masrafı ve 400- TL ihtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere toplam 60.280,29- TL olduğu, takip tarihinden itibaren asıl alacak tutarı ödeninceye kadar sözleşmesel olarak yıllık %30 oranda temerrüt faizi ve bu faiz üzerinden %5 gider vergisi talep edilebileceği, sözleşme içeriğinde davalı kefilin gayrinakdi çek taahhüt bedelinin depo edilmesinden sorumlu olduğunu gösteren açık bir düzenleme bulunmadığı" şeklinde rapor düzenlenmiştir.6102 sayılı TTK’nın 7. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesinde; “Ancak, kefil ve kefillere, tahahhüt veya ödemenin yapılmadığı veya yerine getirilmediği ihbar edilmeden temerrüt faizi yürütülemez.” hükmüne yer verilmiştir. Asıl borçlunun borcunu ödemediği müteselsil kefile ihbar edilmedikçe, asıl borçlunun temerrüdü nedeniyle oluşan temerrüt faizinden müteselsil kefil sorumlu tutulamaz. Ancak kefil kendi temerrüdünün hukuki sonuçlarından sorumlu olacağından, kendi temerrüdü sonucu ortaya çıkan temerrüt faizleri ve ferilerinden sınırsız olarak sorumlu tutulabilecektir. Bu halde davalı kefile kat ihtarı tebliğ edilmeden temerrüde düştüğü kabul edilemeyeceğinden temerrüt tarihi sayılan icra takip tarihine kadar akdi faiz hesaplanmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.İİK nın 68/b maddesi asıl borçlu için yapılmış bir düzenleme olup müteselsil kefile uygulanması sözkonusu değildir.Sözleşmenin 2.1 maddesi; "TBKnın 582.maddesi gereği müteselsil kefaletin doğmuş ve doğacak tüm borçları kapsayacağı" hükmüne göre kefil doğmuş ve doğacak tüm borçlardan sorumlu olacağı kararlaştırılmış ise de; yerleşik yargı uygulamasında müteselsil kefilin gayrinakit borçtan sorumlu tutulabilmesi için açık bir düzenleme bulunması gerekir.Çek kanuni karşılık tutarı davacı bankanın bir yükümlülüğünü teşkil ettiği halde ,asıl borçlu şirketin sözleşmesel olarak yükümlenmesi nedeniyle asıl borçludan tahsili talep edilmektedir. Müteselsil kefil için ayrıca açık bir hüküm bulunması halinde davalının sorumluluğu sözkonusu olabileceğinden gayrinakdi alacağa ilişkin telebin reddi de yerindedir. Davacı banka tarafından %72 oranda temerrüt faizi istemini haklı kılacak şekilde fiilen %36 oranda akdi faiz ile kredi kullandırıldığına ilişkin kredi kullandırım belgesi ibraz etmediğinden eldeki kredilere uygulanan en yüksek oranda faizi esas alınarak temerrüt faizinin belirlenmesinde isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle; istinaf nedenleri yerinde olmayan davacı vekilinin istiaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 732-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 269,85-TL harcın mahsubu ile kalan 462,15-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. █████/2026