Anahtar kelimeler: Niyetini Alımsatımı Müteahhitten Anlaştıklarını Anlaştıkları Devrettiğini Bittiğinde Ordu Parselde İyi

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: ... 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 2021 yılında davalı ... ile ev alım-satımı hususunda anlaştıklarını, inşaat bittiğinde müvekkilinin dava konusu Ordu ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 52 15... parselde kayıtlı 11 numaralı bağımsız bölümü müteahhitten aldığını ve anlaştıkları gibi taşınmazı davalıya tapuda devrettiğini, ancak davalının müvekkilinin iyi niyetini kullanarak taşınmazın bedelini müvekkiline vermediğini, müvekkilinin sık sık köye gitmesi ve yaş itibari ile sürekli evden çıkamaması nedeniyle davalının 250.000,00 TL parayı tapuyu almadan önce ...'a müvekkiline vermesi için bıraktığını, 95.000,00 TL parayı ise daha sonradan müvekkiline vermesi için ... ... isimli şahısa bıraktığını, daha sonradan 5.000,00 TL de müvekkiline verdiğini, ancak dava konusu evin değeri ile ödenen bu miktarların alakası olmadığını, müvekkilinin taşınmazın kalan bedelini istediğinde ise davalının sürekli müvekkilini oyaladığını, en son ise "param yok, hem evin değeri sana ödediğim kadar, fazlası etmez" diyerek telefonu müvekkilinin yüzüne kapattığını, müvekkilinin yaşı itibari ile yaşlı ve iyi niyetli olduğunu, zira taşınmazı davalının sözüne güvenerek devretmesinin de bunun delili olduğunu, davalının şimdi ise taşınmazı internet üzerinden 2.200.000,00 TL bedel üzerinden satışa çıkardığını belirterek davalı adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ve davacının 2022 yılında taşınmaz satımı hususunda belirli bir bedel üzerinde anlaştıklarını, müvekkili tarafından taşınmazın bedeli ödendiğinde tapuda devir işlemi gerçekleştirilerek satış işleminin bitirildiğini, davacının kötü niyetle hareket ettiğini ve satış bedeli kendisine ödenmesine rağmen bedelin ödenmediğini iddia ederek daha fazla para istediğini, davacının aldığı ödemenin bir kısımını dava dilekçesinde kabul ettiğini, davacı-davalı arasında yapılan 31.01.2022 düzenlenme tarihli "Yapı Taahhüt Sözleşmesi" incelendiğinde ise "Ödeme Planı" bölümünde; "Peşinat olarak 200.000 TL ödeme alındı, 400.000 ödeme yapılacak ve tapu devri yapılacaktır." şeklinde taraflar ve tanık eşliğinde imzaya alındığını, söz konusu taşınmazın bulunduğu arsa sahiplerinden biri olan davacı, müteahhit firma tarafından yapılmakta iken kendisine düşen dairelerden birinin satışı konusunda müvekkili ile anlaştığını, anlaşılan zamandaki daire fiyatları üzerinden sözlü olarak, akabinde de yazılı sözleşmede kararlaştırıldığı haliyle anlaştıklarını, sözleşmede belirtilen peşinat ödemesinin de müvekkili tarafından yapıldığını, daha sonra da tapu devrine kadar müvekkil tarafından anlaşılan rakamın tamamının davacıya ödendiğini, satışın gerçek bir satış işlemi olduğunu, davacı tarafın iddiasının aksine söz konusu satış bedellerinin gerçekleştirildiğinin davacı tarafın dava dilekçesindeki beyanı, satış sözleşmesi ve resmi tapu senedi ile sabit olduğunu, kabul etmemekle birlikte davacının iddiasının bir an için doğru olduğu kabul edilse dahi davacının talebinin ödenmeyen bedelin ödenmesi olması gerektiğini, davacının iddialarının tamamen asılsız olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; satış bedelinin ödenmemiş olmasının tek başına tapu kaydının iptal nedeni olmayıp somut olayda davacının satış iradesinin bulunduğu, dava konusu bağımsız bölümü iradi olarak davalıya temlik ettiği, uyuşmazlığın satış bedelinin ödenmemesinden kaynaklandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosya içeriğine, toplanan delillere, davacının dava dilekçesindeki anlatımına göre taşınmaz bedelinin davalıca ödenmemesi, eksik ödenmesi nedeniyle tapu iptali-tescil istenmekle geçerli olan bir satım sözleşmesinde bedelin ödenmemesi nedeniyle tapu iptal ve tescil istenemeyeceğine, davacının hile iddiasına dava dilekçesinde dayanmamasına, bir an hile iddiasına dayandığı düşünülse bile bu iddianın davacı tarafça somut deliller ile ispatlanamamasına, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde ve hükmün fer'ilerinde usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince verilen kararı ve gerekçeyi kabul etmenin mümkün olmadığını, bedelin tamamının ödenmediği konusunda bile bir şüphe bulunmadığını, Mahkemenin bunu gerekçesinde de belirttiğini, ancak yanılmayla alakalı değerlendirmesinin kabul edilmesinin mümkün olmadığını, hilenin şartları oluşmasına rağmen Mahkemece aksi yönde bir kanaate varıldığını, müvekkilinin davalı ile yaptığı sözleşme ile taşınmazın devri iradesi içerisinde olduğunu, tarafların karşılıklı anlaşma neticesinde taşınmazla ilgili bir bedel belirleyip anlaşma sağladıklarını, ancak son yıllarda yaşanan enflasyon nedeniyle aşırı değer artışları, müvekkiline ödenecek olan kalan paranın değer kaybetmiş olması, müvekkili ile davalı arasında taşınmazın bedelinin yeniden belirlenmesi konusunu gündeme getirdiğini, dosya kapsamında dinlenilen bir kısım tanıklar anlaşma bedelini ya da güncelleme ile ilgili bilgilerinin olmadığını beyan ettiklerini, ancak tanık ...'ın anlaşmayı ve daha sonra yapılan güncellemeyi bildiğini belirttiğini, tanığın bu beyanı incelendiğinde müvekkilinin aldatıldığının açıkça ortaya çıktığını, davalı tarafın kredi çekip kalan borcu ödemek bahanesiyle yeniden güncelleme adı altında fiyat belirlendiğini ve müvekkiline bu bedel üzerinden ödeme yapacağını belirterek müvekkilinin satışı vermesini sağladığını, müvekkilinin burada tamamen iyi niyetinin kurbanı olduğunu, davalı tarafın sözde fiyat güncellemesini kabul ettiğini beyan ederek müvekkilini yanılttığını ve müvekkilinin satışı vermesini sağladığını, ancak sonrasında bu parayı vermeyeceğini, evin değerinin bu olduğunu söylediğini, müvekkilinin yeni bir bedel belirlenmesi ve evi ipotek göstermek suretiyle kredi çekilip parasının ödeneceği bahanesiyle satış vermeye zorlandığını ve iradesinin sakatlandığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeDava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Dosya içeriği ve toplanan delillerden; dava konusu Ordu ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 51 25... parselde kayıtlı 11 numaralı mesken nitelikli bağımsız bölüm davacı adına kayıtlı iken davacının 12.05.2023 tarih ve ... yevmiye numaralı resmi senet ile taşınmazı 350.000,00 TL bedelle davalı ...'a satış yoluyla temlik ettiği anlaşılmıştır.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,26.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.