Anahtar kelimeler: Oğulun Uğraştıklarını Çiftçilik Zorla Köyünde Hayvancılıkla Baba İkamet Babası Yazim

ESAS NO
: 2025/KARAR NO
: 2026/HAKİM
: ... ...KATİP
: ... ...DAVACILAR
:1-2-VEKİLİ
: Av.DAVALI
:VEKİLİ
: Av.DAVA
: Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2026KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
:Davacı vekili dava dilekçesi ile; Müvekkili ...'in müvekkili ...'in babası olduğunu ... köyünde ikamet ettiklerini, baba oğulun birlikte çiftçilik ve hayvancılıkla uğraştıklarını, davalı ...'ın ise müvekkilleri tarafından hiç bir şekilde tanınmayan, ekonomik ve sosyal ilişki kurulmayan ancak söz konusu davada davalı gösterilmesinin sebebi ...'ın alacaklı olduğu ... 3. Genel İcra Dairesi'nin 2024/... E. sayılı dosyasından müvekkillerden tehdit ve zorla alınan, dava konusu yapılan 2 adet senetlerde muhtemelen alacaklı olarak gösterilen kişi olduğunu, ... 3. Genel İcra Dairesi'nin 2024/... E. sayılı dosyası incelendiğinde alacaklısının ..., borçlusunun dava dışı ... olduğu ve kambiyo senetlerine özgü takip yolu olduğu görüldüğünü, müvekkillerinin dava dışı ... ile aynı köyden olmaları ve müvekkiller ile uzaktan akraba olmaları dışında herhangi bir bağlantısı olmadığını, 14.10.2024 günü müvekkiline ait ... Köyü 117 numaradaki adrese gelinmiş sanki bu adres davalının adresiymiş gibi, adreste bulunan bir takım menkuller ve canlı hayvanlar haczedildiğini, müvekkilleri yapılan hacizde söz konusu yerin ... ile hiç bir bağlantısı ve alakası olmadığını, adresin kendilerine ait olduğunu, onun adresinin yan tarafta olduğunu, kendi adresinde bulunan menkul mallar ve hayvanların kendilerine ait olduğunu ve bu hususta istihkak iddiasında bulunduklarını beyan ettiklerini, esas icra dairesi olan ... 3. İcra Dairesi yasa gereği istihkak hususunda bir karar verilmek üzere dosyayı İcra Hukuk Mahkemesine göndermesi gerekirken bu hususta Uyap ortamında herhangi bir işlem yapılmadığını, buna rağmen aynı icra dosyasından tekrar ... İcra Müdürlüğüne muhafaza talimatı yazıldığını, 13.12.2024 günü beraberinde icra memuru, bir kamyon ve siyah bir vito jip ile müvekkillerin ... Köyü 173 nolu adrese kalabalık bir şekilde muhafaza için gelindiğini müvekkillerden kendilerine senet vermeleri durumunda haciz ve muhafaza işlemi yapılmayacağını ve söz konusu borçtan kendilerini kurtaracaklarını ısrarla söylemeleri üzerine müvekkillerinin ortamın vahametine kapılarak bizzat Av....'nın kendi el yazısı ile doldurduğu 14.12.2024 ödeme tarihli 100.000,00 TL lik senet ve 05.01.2025 ödeme tarihli 200.000,00 TL borçluları, müvekkil ... ve ... olan 2 adet senetleri imzalamak zorunda kaldıklarını, müvekkillerinin bir çok kez tehdit aldığını ve arandığını bu arada Av. ...'nın ısrarlı aramaları ve mesajlarından korkan müvekkillerinin Av. ... bildirdiği hesabına senetlere mahsuben 17.12.2024 tarihinde 10.000,00 TL sı ve 18.12.2024 tarihinde 10.000,00 TL ödemek zorunda kaldıklarını, müvekkillerinin borçlu olmadıkları halde kendilerinden ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı ve avukatlık kanuna aykırı olarak kendileri ile ilgili olmayan bir borç için senet düzenleyen Av. ... hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2024/... sayılı dosyası ile şikayette bulunduklarını, öncelikle ve ivedilikle dava konusu 13.12.2024 olan bir tanesi 14.12.2024 vadeli ve 100.000 TL değerinde, diğeri 05.01.2025 vadeli ve 200.000 TL değerinde iki tane senetler için icra takiplerinin ihtiyati haciz dahil tarafça ikame edilecek icra takiplerinin durdurulması amacıyla teminatsız olarak; Mahkememizin aksi kanaatte olması halinde göstereceğimiz %15 teminat karşılığında takipten önce açılan dava olması dolayısıyla ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davalı avukatının baskı tehditleri altında alınan, tanzim tarihi 13.12.2024 olan 14.12.2024 vadeli ve 100.000 TL değerinde, diğeri 05.01.2025 vadeli ve 200.000 TL değerinde iki tane senetlerden dolayı müvekkillerin borçlu olmadığının tespitine ve senetlerin iptaline, alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla davalının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
:Davalı vekili cevap dilekçesi ile; Açılan davayı kabul etmediklerini, her ne kadar davacılar tarafından dava dışı borçlu ... ile aynı köyden, uzak akraba olmaları dışında herhangi bir bağlantılarının bulunmadığı iddia edilmiş ise de dava dışı ...'in babası ve davacı ...'in babası yani diğer davacı ...'in öz kardeş olduklarını, davacı ... de █████/2024 tarihli haciz tutanağında borçlu ... benim amcamın oğlu olur şeklinde beyanı ile bu hususun doğrulandığını, davacılar ve dava dışı borçlu ...'in evleri ve bahçelerinin ortak, bitişik nizam olarak inşa edildiğini, tarafların aynı çatı altında aynı iş kolu hayvancılık ile uğraştıklarını, dava dışı ...'in yengesinin ... bizim akraba olur, çok borcu olduğunu duyduk, içerideki malzemeler ...'e aittir şeklinde beyanlarının ardından görevli icra memuru eşliğinde; 15.000,00 TL 1 adet 2 tonluk iki teker kiremit renkli römork, 25.000,00 TL 1 adet 1 tonluk iki teker kiremit renkli römork, 360.000,00 TL 6 adet sığır/ inek haczi yapıldığını, davacılar vekilinin █████/2024 tarihinde haciz mahallinde herhangi bir işlem yapılmadığına ilişkin iddialarının asılsız olduğunu, istihkak iddiasında bulunmaları için 7 günlük süresi mevcut olan ve söz konusu süre içerisinde istihkak iddiasını ileri süremeyen davacılar tarafından huzurdaki dosya ile muvazaalı olarak menfi tespit davası ikame edilerek borçtan kurtulmak, alacaklının alacağına kavuşmasını engellemek amacıyla yapıldığını, █████/2024 tarihinde ... Köyü, ... ... adresine haciz işlemleri için gidildiğini, davacı ... alacaklı vekiline borcun ödenmesi konusunda senet verdik, şu anlık muhafaza işlemi yapılmasın şeklinde beyanda bulunduğunu ve █████/2024 tarihli haciz tutanağında davacı ...'in imzasının olduğunu, davacıların senetlerin zorla ve baskı altında imzalatıldığı iddiasının doğru olmadığını, davacıların bu yol ile üçüncü kişiler aracılığı ile borçtan kurtulmayı amaçladığını, ihtiyati hacze itiraz ettiklerini belirterek davacı borçluların haksız ve mesnetten yoksun davasının reddine, Mahkememiz tarafından verilen █████/2024 tarihli ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, davacı borçlular aleyhinde %20’den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.KANITLAR
:İcra dosyası, sözleşme, ticari defter ve bağlı kayıtlar, bilirkişi raporu, vs.KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME :Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.Mahkememize ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2024/ Esas 2025/ Karar sayılı görevsizlik kararı ile Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydı yapılmıştır."Borca Katılma" TBK'nun 201. maddesinde düzenlenmiş olup buna göre borca katılmanın, mevcut bir borca borçlunun yanında yer almak üzere, katılan ile alacaklı arasında yapılan ve katılanın, borçlu ile birlikte borçtan sorumlu olması sonucunu doğuran bir sözleşme olduğu, borca katılan ile borçlunun, alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olduğu ifade edilmiştir. Davacı tarafından sunulan 17.12.2024 tarihli protokolün içeriği dikkate alındığında söz konusu protokolün bir borca katılma sözleşmesi olarak kabulü gerekmektedir.Borca katılmanın temel şartı, borca katılmanın gerçekleştiği anda hukuken geçerli bir borcun varlığıdır. İlk borcun mevcut ve geçerli olmaması halinde borca katılan için de herhangi borç doğmaz.Borca katılma sözleşmesinin geçerliliği kanununda herhangi bir şekil şartına bağlanmamıştır. TBK’nun 603. maddesi kıyasen dahi olsa borca katılmaya uygulanması mümkün değildir. Zira, hukukun temel prensibi şekil serbestisi olup,bu madde istisnai bir düzenlemedir. İstisna öngören kanun hükümlerinin uygulama alanın yorum yoluyla genişletilmesi söz konusu olamaz . ... Borçlar Kanunu’nda, TBK’nun 603. maddesinde olduğu gibi, kefalet sözleşmesine ilişkin şekil kurallarının uygulama alanını genişleten bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Bu itibarla, ... öğreti ve uygulamasında borca katılmanın kefalet sözleşmesi için öngörülen şekil kurallarına tabi olmadığı ve prensip olarak herhangi bir şekle bağlı olmaksızın yapılabileceği kabul edilmektedir.Yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda, borca katılma sözleşmesi için kefalete ilişkin hükümlerin uygulanmasının mümkün olmadığı , diğer yandan borca katılma sözleşmesi kapsamında düzenlenen bonoların illetten mücerret olduğu, bonolardan ötürü eldeki davanın açıldığı, bono düzenlenmesindeki şekil şartlarının tam olduğu, eş rızasının aranmasının söz konusu olamayacağı kanaatine varılmakla, dolayısıyla davacının bu yöndeki talebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Davacı vekilinin, sözleşmenin ve bonoların baskı ve tehdit altında alındığından hükümsüz olduğuna ilişkin iddiası bakımından değerlendirme yapıldığında ;Davacıların borçlanma edimini kendi serbest iradeleri ile yaptıkları, davacı tarafça düzenlenen protokol içeriğinde bonoların ihtirazi kayıtla karşı tarafa verildiğine dair herhangi bir kayıt bulunmadığı, davacı tarafça bu aşamada protokolün cebri icra tehdidi altında ve korkutma ile imzalandığı ileri sürülemeyeceğinden icra dosyasındaki belgelere göre değerlendirerek davanın reddine karar verilmesi gerekmiş ; (... 19HD, 2013/ E, 2013/ K, ... 19Hd, 2015/E, 2015/K, 21.12.2015 Tarihli benzer mahiyetteki ilamları) açıklanan nedenlerle davacının iki dava dayanağı da yerinde bulunmamakla davanın reddi gerekmiştir.H Ü K Ü M
: Yukarıda açıklanan nedenlere,1-Davanın REDDİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL nispi karar ve ilam harcının peşin alınan 4.781,70 TL'den mahsubu ile artan 4.049,70 TL fazla harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,3-7155 sayılı Kanunun 23. Maddesi ile 6325 sayılı Kanunun 18/A-12-13 maddeleri uyarınca 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye ödenmesine,4-Kararın niteliği gereği davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına,6-Davalı yararına ölçümlenen 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,Dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren HMK’nın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesi’ne ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2026Katip ...¸e-imzalıdırHakim ...¸e-imzalıdır