Anahtar kelimeler: Erişerek Portföyüne Rol Saha Ağı Tedarikçimüşteri Sunmuş İşleyişine Boyunca Erdiğini

ESAS NO
: 2025/KARAR NO
: 2026/HAKİM
: ... ...KATİP
: ... ...DAVACI
:VEKİLİ
: Av.DAVALI
:VEKİLİ
: Av.DAVA
: Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Davalı ...'un davacı şirket nezdinde 25.09.2023 tarihinde işe başladığını, 31.12.2024 tarihinde iş akdinin sona erdiğini, davalının, müvekkili şirkette görev yaptığı süre boyunca şirketin iç işleyişine, müşteri portföyüne, teknik ve mali verilerine doğrudan erişerek; müşteri ilişkileri yönetimi, saha teknik takibi, fiyatlandırma ve tedarikçi-müşteri ağı yönetiminde aktif rol aldığını, tüm mesleki bilgi ve yetkinliklerini, müvekkili şirket kurucusu ... tarafından yürütülen kapsamlı eğitim süreçleri sonucunda kazanıldığını, bu süreçte edindiği bilgiler ve tecrübelerin müvekkili şirketin ticari sır niteliğindeki verileri arasında yer aldığını, Davalı ...'un müvekkili şirkette görev yaptığı süre boyunca müşteri portföyü yönetimi, saha teknik takibi, fiyatlama ve tedarikçi-müşteri ilişkilerinde yetkili personel olarak çalıştığını, bu görevleri gereği müvekkili şirkete ait gizli bilgi niteliğindeki teknik, ticari ve mali verilere doğrudan erişim sağladığını, taraflar arasında █████/2023 yılında imzalanan Gizlilik Sözleşmesi uyarınca, tasarım bilgileri, teknik veriler, maliyet hesaplamaları, ticari sırlar, müşteri ve tedarikçi bilgileri, fiyat politikaları, pazarlama stratejileri gibi tüm veriler herhangi bir sınırlama olmaksızın gizli bilgi olarak kabul edildiğini, yine aynı sözleşmede, gizli bilginin ifşası veya yetkisiz kullanımı halinde ihlalde bulunan tarafın zararı tazminle yükümlü olduğu ve personelin ihlali halinde davacı müvekkili şirketi soktuğu zararın tazmininden sorumlu olacağının açıkça düzenlendiğini, davalının, iş akdinin sona ermesinden sonra müvekkili şirketin müşteri bilgilerini, fiyat politikalarını ve pazarlama stratejilerini izinsiz şekilde kullandığını, üçüncü kişilerle paylaşarak müvekkili şirketin müşteri kaybına yol açtığını, özellikle davalı sorumluluğunda bulunan ... Gıda ve ... İplik firmalarıyla yürütülen ticari ilişkilerin, davalının ayrılışının hemen ardından kesintiye uğradığını, bu durumun müvekkili şirketin ciddi zarara uğramasına neden olduğunu belirterek davalının gizlilik sözleşmesini ihlal ettiğinin ve TTK m.55 uyarınca haksız rekabet fiilinde bulunduğunun tespitine, haksız rekabetin men’ine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, gizli bilgilerin kullanılmasının önlenmesine yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesine, müvekkilinin uğradığı zararın ve mahkemece somut olayın özellikleri ve dosya kapsamındaki deliller doğrultusunda tespit edilip hakkaniyete uygun şekilde belirlenen bedelin davalıdan tahsiline ve gizlilik sözleşmesi gereği zararlarını karşılar nitelikte şimdilik 1.000,00 TL tanzimat bedelinin müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Görev itirazları bulunduğunu, görev yönünden itirazları kabul görmediği takdirde huzurdaki davanın, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafça huzurdaki davadan önce İş Hukuku Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk kapsamında işçi-işveren uyuşmazlığından kaynaklı olarak arabuluculuk başvurusu yapılmış ve görüşmeler sonucunda anlaşma sağlanamadığını, arabuluculuk sürecinde uzlaşılamayan husus ile huzurdaki dava konusu uyuşmazlığın aynı olmadığından kanun kapsamında geçerli bir dava şartı arabuluculuk faaliyetinden bahsedilemeyeceğini, davacı tarafın, usulüne uygun bir şekilde arabuluculuk başvurusu bulunmadığı ve arabuluculuğun tamamlanabilir bir dava şartı olmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin geçerli olmadığı gibi müvekkilinin sözleşmeyi ihlal edecek ve davacıyı zarara uğratacak bir eylemde bulunmadığını, taraflar arasındaki iş sözleşmesinin, davacı işveren tarafından haklı neden olmaksızın feshedildiğinden rekabet yasağı sona ermiş olup davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin davacı işveren nezdinde, 25.09.2023-31.12.2024 tarihleri arasında satış görevlisi olarak çalıştığını, işveren tarafından haksız olarak (04) koduyla işten çıkartıldığını, TBK'nin 447/2. maddesindeki düzenleme uyarınca, iş akdinin işçi tarafından haklı nedenle feshi veya işveren tarafından haksız şekilde feshi halinde rekabet yasağının sona ereceğinin açık olduğunu, somut uyuşmazlıkta cezai şart talep etme koşulları oluşmadığı gözetilerek davacı tarafın tüm taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin hiçbir şekilde geçerli olduğunu kabul etmemek kaydıyla, müvekkilinin gizliliği ihlal eden herhangi bir eylemde bulunmadığını, davacı tarafa ait hiçbir bilgiyi paylaşmadığını, davacı tarafın, müvekkilinin gizlilik sözleşmesini ihlal ettiğini iddia etmişse de bu iddialarını destekleyecek herhangi bir delil sunmadığını, iddia edilen zararın ne şekilde oluştuğunun açıklanmadığını, müvekkilinin, davacı işveren nezdinde satış personeli olarak görev yaptığını, davacı şirketteki konumu itibarı ile şirketin ticari sırlarını bilebilecek pozisyonda olmadığını, müvekkilinin davacı işveren nezdinde 1 yıl 3 ay gibi kısa bir süre çalıştığını bu sürenin işi öğrenme amaçlı geçtiğini, davacının taleplerinde hiçbir haklı sebebi olmadığı gibi davanın usul ve yasalara aykırı şekilde açıldığının açıkça ortada olduğunu belirterek davanın öncelikle usulden reddine, bu talepleri kabul görmediği takdirde davacı tarafın soyut ve genel anlatımlarla iddia ettiği, ispata elverişsiz tüm taleplerinin esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER
:Sözleşme, arabuluculuk dosyası, faturaDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; haksız rekabet kaynaklı davacının uğramış olduğu zararın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesi talebine ilişkin olduğu görülmüştür. Rekabet yasağı sözleşmesi, işçinin iş ilişkisi içinde işverenin müşterilerine nüfuz etmesi yahut iş sırlarına vakıf olması nedeniyle hizmet sözleşmesi sona erdikten sonra belirli bir faaliyet alanında belirli bir coğrafi bölgede ve belirli bir zaman dilimi içerisinde işçinin işverenle rekabet teşkil eden davranış içerisine girmesini yasaklayan sözleşmeler olarak tanımlanmaktadır.Rekabet etmeme taahhüdünü içeren bu sözleşmeyle işçi işverene karşı hizmet sözleşmesinin bitiminden sonrasına yönelik olarak menfi bir yükümlülük, bir yapmama borcu altına girmektedir.Başka bir deyişle rekabet yasağı sözleşmesi ile işçinin ekonomik faaliyet özgürlüğüne ve ekonomik geleceğine kısmen dahi olsa sınırlama getirilmektedir (). Rekabet yasağı kaydının geçerli olabilmesi için işçinin, hizmet ilişkisi içinde olduğu işverenin müşteri çevresi ve üretim sırları gibi ticari sırları bilebilecek bir pozisyonda çalışması ve bu bilgileri önceki işverenle rakip durumunda olan yeni işveren ile paylaşabilme ihtimalinin varlığı yeterlidir. Bu anlamda, ayrılan işcinin yeni işyerinde aynı pozisyonda çalışması da şart değildir. Keza rekabet yasağının varlığı için ayrılan işçinin, önceki işverene fiilen bir zarar vermesi şart olmayıp, zarar verebilme risk ve ihtimalinin varlığı yeterlidir. Rakip firmalarla paylaşması ve nüfuz etme imkanının bulunup bulunmaması önem arz etmektedir. ( ... 11. HD'nin █████/2019 tarihli, 2018/ Esas ve 2019/ Karar sayılı, █████/2017 tarihli, 2015/ Esas ve 2017/ Karar sayılı kararları)Bu kapsamda somut olay incelendiğinde; davalı ...'un,davacı şirkette satış görevlisi olarak █████/2023 tarihinde işe başladığı █████/2024 tarihinde davacı şirketteki görevinin sona erdiği anlaşılmaktadır.Davacı taraf mahkememizde açmış olduğu iş bu dava ile taraflar arasında █████/2023 tarihinde imzalanan sözleşmesi uyarınca davalının rekabet yasağına aykırı davrandığını belirterek tazminat talebine bulunmuş,davalı ise iş sözleşmesinin davacı tarafından haksız yere feshedildiğini,işçilik alacaklarının tahsili için davacı şirket ile yapılan arabuluculuk görüşmesi sonucu tarafların anlaşmaya vardığını bu yüzden iş bu davanın açılamayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.Davalı tarafından dosyaya sunulan ... Arabulucuk Bürosunun 2025/ numaralı dosyasının incelenmesinde davacı şirket ile davalı ...'un bir kısım işçilik hakları konusunda anlaşmaya vardıkları ve bu tutanağın ... 12 Sulh Hukuk Mahkemesinin 2025/ Esas sayılı dosyasıyla icra edilebilirlik şerhi aldığı görülmüştür.Davalı ...'un iş sözleşmesi haklı bir neden olmaksızın davacı iş veren tarafından sonlandırıldığından 6098 sayılı kanunun 447/2. Maddesi gereği davacının tazminat talebinde bulunamayacağı anlaşıldığından davanın reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: (Yukarıda açıklanan nedenlerle),1-Davanın REDDİNE,2-Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116.60 TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,3-7155 Sayılı Kanunun 23.maddesi ile 6325 Sayılı Kanun 18/A-12-13 maddeleri uyarınca 3.140,00.-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiklerinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.göre belirlenen 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,6-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa İADESİNE,Dair; davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde ... açık olmak üzere karar verildi. █████/2026Katip ...e-imzalıdırHakim ...e-imzalıdır