Anahtar kelimeler: Bonoya Evraktan Sunmuş Kıymetli Bono Örnek İlamsız Yazildiği Emri Kambiyo

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
: 2025/
KARAR NO
: 2026/
HAKİM
: ... ...
KATİP
: ... ...
DAVACI
:
DAVALI
:
VEKİLİ
: Av.
DAVA
: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle;... 5. Genel İcra Dairesi'nin 2025/... E. sayılı dosyası kapsamında müvekkili ... aleyhine kambiyo senetlerine (bono) özgü ilamsız takip yolu kapsamında başlatılan takip uyarınca, müvekkiline █████/2025 tarihinde örnek 10 nolu ödeme emri tebliğ edildiğini, söz konusu takibin gerçek ve geçerli bir bonoya dayanmadığından ... 5. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2025/... E. Sayılı dosyası kapsamında söz konusu bonoya ilişkin takibe itirazda bulunulduğunu, söz konusu sahte bono yönünden müvekkilinin borçlu olmadığının tespit edilmesi için işbu menfi tespit davasını ikame etme zorunluluğu hasıl olduğunu, Müvekkili aleyhine başlatılan takip talebinin ekinde sunulan █████/2025 tarihli bonodaki imzanın müvekkili tarafından atılmadığını, takibe dayanak bononun aslen müvekkili tarafından keşide edilmediğini, müvekkilinin söz konusu bononun keşide tarihini de kapsayacak biçimde son dönemlerde aktif olarak ticaret yapmadığını, her ne kadar keşideci olarak kendisi belirtilmişse de yakın tarihli bonoyu keşide etme iradesi olmadığını, lehine düzenlenen ... isimli şahsı tanımadığını, adı geçen şahısla aralarında bono düzenlenmesini gerektirecek adi veya ticari bir ilişki bulunmadığını, takibe konu bononun sahte senet olduğunu, her ne kadar imza müvekkilinin imzası dahi olsa bu imzanın; müvekkilinin açığa imza atması sağlanıp ardından üzerine fotokopi biçiminde bono sureti basılarak elde edildiğini, veya doğrudan müvekkilinin imzası taklit edilerek oluşturulduğunu, işbu itiraz dışında bono lehtarı ve cirantaları hakkında açığa imzanın kötüye kullanılması ve resmi belgede sahtecilik suçlarını kapsar biçimde ... Cumhuriyet Başsavcılığına ayrıca şikayette de bulunduklarını, müvekkili ile dava dışı ... arasında hiçbir ticari ve insani bir ilişki bulunmuyorken, müvekkilinin ... lehine durup dururken 12.000 USD bedelli bir bono düzenlemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkilinin takip dayanağındaki senedi imzalamadığını, senedi Kambiyo Senetlerine Özgü Haciz Yolu İle Takip uyarınca takibe koyan yetkili hamil ve takip alacaklısı ...'un icra memuru olarak görev yaptığını, kendisinin mesleğinin getirisi olarak, İİK ve en azından İcra Hukukunu ilgilendirdiği kadarıyla TTK bilmesini beklemenin çok olağan ve haklı bir beklenti olduğunu belirterek dava konusu haksız takip uyarınca müvekkilinin telafisi imkansız zararlara uğrayacağı açık olduğundan icra takibi neticesinde müvekkilinin uğrayacağı muhtemel zararların engellenmesi için işbu borca itirazları bağlamında İİK m. 72/3 maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilmesini, müvekkilinin, davalı ...'un,... 5. Genel İcra Dairesi'nin 2025/... E. sayılı dosyasında 12.000 USD (Harca esas değeri : 475.440,00 TL) asıl alacak ve tüm ferileri yönünden borçlu olmadığının tespitine, sahte senedi takibe koymada kötüniyeti veya en azından ağır kusuru bulunan karşı tarafın, senede dayanan takip konusu alacağın%20'den aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine, bu tazminata icra dosyasının takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde özetle
: Davacı tarafından hakkında yöneltilen “açığa imza, hile, dolandırıcılık” iddialarıyla ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2025/ soruşturma sayılı nezdinde yapılan şikâyette herhangi bir suç unsuru tespit edilemediğinden Kovuşturmaya Yer Olmadığına Kararı verildiğini, Ceza hukuku bakımından dahi karşılığı bulunmayan bu iddiaların, hukuk yargılamasında borçtan kurtulma aracı olarak ileri sürülmesinin dürüstlük kuralı ile bağdaşmadığını, ... 5. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2025/ Esas sayılı dosyasında takibe dayanak senetteki imzanın davacıya ait olduğu sabit görülerek borca ve imzaya itiraz davasının reddine karar verildiğini, taraflar bakımından verilmiş yargısal bir tespit bulunmadığını, bu aşamadan sonra menfi tespit dosyasında imza aidiyetinin yeniden tartışılmasının hukuki yarar ve usul ekonomisi ilkelerine aykırı olduğunu, davacı ile aralarında hiçbir tanışıklık, temas, ticari ilişki veya kişisel bağ bulunmadığını, bonoda alacaklı olmasının ciro silsilesi sonucu doğduğunu, borçlu bono alacaklısını da yani senedin ön yüzündeki alacaklıyı da tanımadığını beyan ettiğini, bu durumda tarafların birbirini hiç tanımadığı bir durumda davacının iddia ettiği şekilde açığa imza alınmasının fiilen ve mantıken mümkün olmadığını, davacının talebi üzerine verilen ihtiyati tedbirin, icra takibinde alacağın tahsilini engellediğini, gelinen aşamada bu tedbirin devamını haklı kılacak hiçbir hukuki gerekçe kalmadığını, tedbirin devamının, davacı lehine haksız bir koruma sonucunu doğurduğunu belirterek davacının menfi tespit davasının tamamen reddine, icra takibini durduran ihtiyati tedbirin derhal kaldırılmasına, davacının açık kötü niyetli davranışı nedeniyle İİK m.72/6 uyarınca %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına, davacının haksız ve onur kırıcı ithamları nedeniyle her türlü şikâyet ve dava haklarının saklı tutulduğunun zapta geçirilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; ... 5. Genel İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı takibine konu senedin sahte olarak düzenlendiği iddiası ile menfi tespit istemli olduğu, uyuşmazlığın ise açığa atılan imzanın anlaşmaya aykırı doldurulup doldurulmadığı, açığa atılan imzanın üzerine sonradan senet metni yazdırılıp yazdırılmadığı, bononun geçerli bir bono olup olmadığı, neticeden davacının bu bono kaynaklı borçlu olup olmadığı hususlarında toplandığı görülmüştür.
Menfi tespit davalarında ispat yükü kural olarak davalı alacaklıya düşer. Davacı borçlu, davalının (alacaklının) varlığının iddia ettiği hukuki ilişkiyi sadece inkar etmekle yetinmekte ise yani bu hukuki ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukuki ilişkinin varlığının iddia eden davalı olduğu için ispat yükü davalı alacaklıya düşer. (HMK Md. 190, TMK md.6) fakat menfi tespit davasını açan davacı borçlu davalı alacaklının iddia ettiği hukuki ilişkinin hiç doğmadığını iddia etmeyip, bilakis bu ilişkinin doğduğunu bildirerek başka bir nedenle hukuki ilişkinin geçersiz olduğunu ya da son bulduğunu ileri sürmekte ise bu iddiayı ispat yükü TMK'nın 6. Maddesi gereğince davacıya düşer. Bu kapsamda somu olay incelendiğinde,davacı taraf mahkememizde açmış olduğu iş bu dava ile ... 5. Genel İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı takibine konu senedin sahte olarak düzenlendiğini, senet üzerindeki imzadan sonra senedin doldurulduğunu iddia ederek borçlu olunmadığının tespiti talep edilmiştir.Mahkememizce davaya konu senet hakkında borca ve imzaya itirazın değerlendirildiği ... 4. İcra Hukuk Mahkemesinin 2025/... Esas sayılı dosyası celp edilmiş,dosyanın incelenmesinde ... 5. Genel İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı takibine konu senet üzerindeki imzanın dosyamız davacısı ...'a ait olduğunun tespit edildiği, aynı dosyada alınan bilirkişi raporunda senet üzerindeki yazıların ise davacı ...'a ait olmadığı belirtilmiştir.İspat yükü üzerinde olan davacı tarafa senet üzerindeki yazıların tarafların anlaşmasına aykırı olarak düzenlenip düzenlenmediği hususunda yemin deliline dayanılıp dayanılmayacağı husunda mahkemeye bilgi verilmesi istenilmiş ancak davacı taraf yemin deliline dayanmamıştır.Yapılan tahkikat sonucu ... 5. Genel İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı takibine konu senet üzerindeki yazıların tarafların anlaşmasına aykırı olacak şekilde doldurulduğu iddiası davacı tarafından ispatlanamadığı anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş, takibe konu senet bedelinin %20 oranında davalı lehine tazminat verilmesi ve mahkememizce verilen tedbir kararının kaldırılmasına dair aşağıdaki gibi hüküm verilmiştir.
HÜKÜM
: (Yukarıda açıklanan nedenlerle),
1-Davanın REDDİNE,
2-İİK 72/6 maddesi gereği dava değeri olan 475.440,00 TL nin % 20 si oranında belirlenen 95.088,00 TL tazminatın davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
3-Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcının ve 7155 Sayılı Kanunun 23.maddesi ile 6325 Sayılı Kanun 18/A-12-13 maddeleri uyarınca 4.600,00.-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin,davacıdan peşin alınan 8.119,33 TL harçtan mahsubu ile bakiye 2.787,33 ‬TL'nin karar kesinleştikten sonra istemi halinde davacıya iadesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiklerinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.göre belirlenen 76.070,40 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
6-Mahkememizce █████/2025 tarihli ara karar ile verilen tedbir kararının kaldırılmasına,bu hususta ... 5. Genel İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı dosyasına müzekkere yazılmasına,
7-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa İADESİNE,
Dair; davalı asil ile davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde ... açık olmak üzere karar verildi. █████/2026
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!