Anahtar kelimeler: Emirlerinin Emirleri Muhtelif Alınamayan Süreci Limited Yıllarının Sanayi Dönemlerine Yöneltilen
Danıştay 3. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No
: █████████
Karar No
: ████████
TEMYİZ EDEN (DAVALI)
: ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
VEKİLİ
: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI)
: ...
VEKİLİ
: Av. ...
İSTEMİN KONUSU
: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
:
Dava konusu istem
: Davacı adına, asıl borçlu ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nden alınamayan 2011 ve 2012 yıllarının muhtelif dönemlerine ait kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... ile ... takip numaralı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: Dava konusu ödeme emirleri içeriği kamu alacağının tahsili amacıyla asıl borçlu şirket adına tanzim edilen ödeme emirlerinin, kanuni temsilcisinin mernis adresine tebliğe çıkarıldığı ancak adreste bulunmadığından iade edildiği, aynı adrese ikinci kez tebliğinin denendiği, tebliğ yapılamaması üzerine düzenlenen tebligat pusulasının tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği şerhini ihtiva etmediği dolayısıyla söz konusu ödeme emirleri usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğinden davacının kanuni temsilci sıfatıyla takibi için gerekli koşulların oluştuğundan söz edilemeyeceği gerekçesiyle ödeme emirleri iptal edilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)-KARŞI OY
:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 93 ilâ 109. maddelerinde tebliğ esasları, tebliğin muhatapları, posta ve ilan yoluyla tebliğler, memur eliyle tebliğ, elektronik ortamda tebliğ ve tebliğ yerine geçen işlemler düzenlenmiş, tebligatın nerede, nasıl ve kimlere yapılacağı belirlenmiştir.
Dava konusu ödeme emirleri içeriği amme alacağının tahsili amacıyla asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin kanuni temsilcinin MERNİS'te kayıtlı ikametgah adresine tebliğe çıkarıldığı, adresin kapalı olması nedeniyle tebligat çıkaran mercie iade şerhi düşülerek tebliğin iade edildiği, ödeme emirleri ikinci kez aynı adrese tebliğe çıkarıldığında ise üzerinde kanuni temsilcinin (muhatabın) adı soyadı, vergi kimlik numarası ile tebliğ evrakını gönderen idarenin, ... tarihinin yazılı olduğu tebligat pusulasının, muhatabın kapısına yapıştırıldığının anlaşıldığı olayda, yapılan tebligatın 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nda öngörülen tebliğ usulüne aykırı olduğundan söz edilemez.
Bu bakımdan, usule uygun şekilde tebliğ edilip dava konusu edilmeyerek kesinleşen kamu alacağının tahsiline yönelik olarak düzenlenen ödeme emirlerinin, davacının kanuni temsilcisi olarak borçtan sorumluluğu, ödeme emirlerinin diğer koşulları yönünden hukuka uygun olup olmadığı yolunda uyuşmazlığın esası hakkında inceleme yapılarak karar verilmek üzere Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyoruz.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!