Anahtar kelimeler: Davadavacı Bürosu Satımdan Tarafımızca Tensip Mesnetsiz Öğrenilmiş Emrine Durdurulmasına Arabuluculuğa

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı borçlu tarafından --------İcra Müdürlüğü --------- E. sayılı dosyası kapsamında tebliğ edilen ödeme emrine karşı süresi içerisinde yapılan itiraz üzerine İcra Müdürlü tarafından 29.08.024 tarihli karar tensip tutanağı ile takibin durdurulmasına karar verildiğini, söz konusu karar ve borçlu tarafın itiraz dilekçesinin taraflarına tebliğ edildiğini, davalının itirazı dosya üzerinden öğrenilmiş olup davalının itirazı haksız ve mesnetsiz olduğundan 30.08.2024 tarihinde tarafımızca dava şartı arabuluculuğa başvurulduğunu,--------- Arabuluculuk Bürosu --------- sayılı dosya ile anlaşmanın sağlandığını,--------- Arabuluculuk Bürosu 16.09.2024 tarih ve --------- sayılı anlaşamama son tutanağı ekte sunulduğunu, taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğunu, davacının davalı şirkete iş yapmakta ve yaptığı işi faturalandırdığını, davalı şirketin davacının 09.07.2024 tarihli ve 160.110,88 TL bedelli faturasına 8 günlük süre içerisinde itiraz edilmediğini ve bakiye 70.000,00 TL'yi ödemediğini, davalı şirketin davacı şirkete hiçbir bildirimde bulunmayınca 19.08.2024 tarihinde davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı şirket yetkililerini 20.08.2024 tarihinde taraflarını arayarak kapak hesabı bilgisini talep ettiklerini, taraflarına ulaşan kişinin muhasebe çalışanları --------- olduğunu, --------- ---------- nolu telefonuna --------- üzerinden kapak hesabı bilgilendirmesi yapıldığını, --------- "Merhabalar 20.08.2024 tarihi itibariyle kapak hesabınız 87.090,19 TL olduğunu, Ödeme yapmanız halinde ibraname tarafınıza iletilecek ve dosya kapatılacaktır." bilgilendirmesinin yapıldığını, ancak davalının 20.08.2024 tarihinde (kapak hesabı bilgilendirmesi sonrası) icra takibi açıldıktan sonra davacıya 70.110,88 TL ödeme yapıldığını ve başkaca ödeme yapmayacaklarını bildirdiklerini, davalı borçlu tarafından -------- İcra Müdürlüğü --------- E. sayılı dosyası kapsamında tebliğ edilen ödeme emrine karşı süresi içerisinde yapılan itiraz üzerine İcra Müdürlüğü tarafından 29.08.2024 tarihli karar tensip tutanağı ile takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalının itirazında haksız olduğunu, öncelikle yukarıda da özetle izah ettikleri üzere davalının her ne kadar 29.08.2024 tarihli itirazında borca, faize ve diğer tüm ferilere itiraz etmekteyse de borcun varlığını açıkça kabul ettiğini, ayrıca davalı her ne kadar icra takibine itiraz etmekteyse de borcunu icra takibi açıldıktan sonra ödediğini, davalı kötü niyetli olarak diğer ferileri ödemedi beyan ederek davalının yapmış olduğu haksız ve mesnetsiz itirazın kaldırılması ile takibin devamına, Borçlunun bu itiraz başvurusu bakımından kötü niyeti sabit olduğundan yasa gereği takip konusu alacağın Y620' sinden az olmamak üzere hakkında icra inkâr tazminatına/kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, Yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalıya yüklenmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.SAVUNMADavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirket ile davalı şirket arasında ticari ilişkinin bulunduğunu, söz konusu davacının fatura alacağından kaynaklı davacı şirkete kısmi ödeme yapıldığını, kalan bakiyenin ödemesi konusunda davacı ile sözlü olarak anlaşılmış ise de davacı yan bu sözlü anlaşılan vadeden önce bakiye 70.000 TL alacak hakkında ------- İcra Müdürlüğü ---------- Esas sayılı dosyasında 19.08.2024 tarihinde icra takibini başlattığını, davalı şirket tarafından ekte sundukları banka ödeme dekontundan da anlaşılacağı üzere davacı yanın bakiye alacağı olan 70.000 TL'yi 20.08.2024 tarihinde davacının banka hesabına ödediklerini, Davacı yan tarafından açılan bu haksız takibe borç ödendiğinden bahisle itiraz edildiğini, davacı yanın dava dilekçesi incelendiğinde dava değerinin 74.069,11 TL üzerinden gösterildiğinin anlaşıldığını, davacı yanın dava açarken peşin harcı da bu bedel üzerinden yatırdığını, oysa ki dilekçesinde davalı tarafından ödeme yapıldığını beyan ettiği halde icra dosyasındaki tahsil edilen bedeli düşmeden ve haricen yapılan tahsilatı icra dairesine bildirmeden tam değer üzerinden eldeki davayı ikame ettiğini, davacı yanın, davalı tarafından yatırılan miktarı haricen tahsil edilen bedelin ödendiğini icra dairesine bildirmediğini, bu sebeple icra dairesinde bakiye borç üzerinden alacak için faiz devam ettiğini, bu yönü ile davacı yan kötü niyetli olarak halen dosya hesabına faiz işletilmesini sağladığını, davacı yan tarafından icra takibi ikame edildikten sonra ancak itirazın iptali davası ikame edilmeden önce davalı tarafından asıl alacağın ödendiğini, bu halde davacı yan dava açılmadan önce yapılan ödemeyi dikkate almadan asıl alacak üzerinden itirazın iptali davası ikame ettiğini," beyan ederek Davacı yan tarafından haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, davacının asıl alacak yönünden (likit alacak) eldeki davayı ikame etmekte kötü niyetli olduğundan asıl alacağın %20' sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.İNCELEME VE GEREKÇE
: Dava hukuki niteliği itibariyle,--------- İcra Müdürlüğünün ---------- Esas sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez.İtirazın iptali istemine konu, ---------- İcra Müdürlüğünün ---------- Esas esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi tarafından alınan kök ve ek raporda özetle; Takip konusu asıl borcun 70.000,00 TL, Takip sonrası işlemiş faizin 100,62 TL, Bu suretle takipte kesinleşen miktarın 70.100,62 TL olduğu, Bu tutara ayrıca 962,275 oranında 1.595,02 TL harici tahsil harcı, 8.412,07 TL nispi vekâlet ücreti, 724,20 TL icra masrafı eklendiğinde toplam borç tutarının 80.831,91 TL olduğu, Davalı tarafından 20.08.2024 tarihinde yapılan 70.110,88 TL ödemenin öncelikle masraflar, harç ve vekâlet ücretine mahsup edilmesi sonrasında kalan tutarın ana paraya işlendiği, Bu mahsup sonucunda 10.721,03 TL asıl alacak bakiyesinin kaldığı, Kalan anaparaya dava tarihine kadar işleyen faizin 1.017,16 TL olduğu, Böylelikle dava tarihi itibariyle kalan borç miktarının (anapara * faiz) toplam 11.738,19 TL olduğu hususları beyan ve rapor edilmiştir.Türk Borçlar Kanunu’nun m. 100 uyarıca uyarınca öncelikle takip giderleri, harç, masraf ve vekâlet ücretine mahsup edilmesi, bakiye kısmın ise asıl alacaktan düşülmesi gerektiği değerlendirilmiştir. Usul ve yasaya uygun yapılan mahsup işlemi sonucunda 10.721,03 TL asıl alacak bakiyesinin kaldığı, kalan anaparaya dava tarihine kadar işlemiş faiz tutarının 1.017,16 TL olduğu ve böylelikle dava tarihi itibarıyla toplam kalan borç miktarının (anapara ve faiz dahil) 11.738,19 TL olarak tespit edildiği anlaşılmakla, davanın bu miktar yönünden kabulüne karar vermek gerekmiştir. Ayrıca ödemenin takipten sonra ancak davadan önce yapıldığı gözetilerek fazlaya yönelik talep yönünden davacının hukuki yararının bulunmadığı anlaşılmıştır. Aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Takip talebi ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde alacak likit olduğu anlaşılmakla asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalının tahsiline ilişkin talebin kabulüne karar verilmiştir.Kötüniyet tazminatı, takibe girişmekte kötüniyetli bulunduğu borçlu tarafından açıkça kanıtlanmış olan ya da öyle olduğu ayrıca kanıtlanmasına gerek bulunmaksızın dosya kapsamından açıkça anlaşılabilen alacaklıya yönelik bir yaptırım niteliğindedir. Anılan yasa hükmüne göre, alacaklının anılan tazminata mahkum edilebilmesi, açıkça, takibin kötüniyetle yapılmış olması koşuluna bağlanmıştır. Hemen belirtmek gerekir ki, alacaklının icra takibini kötüniyetli olarak yaptığı hususu, borçlu tarafından kanıtlanmalıdır. Öğretiye ve Yargıtay uygulamasına göre, alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu halde, icra takibine girişen alacaklı, kötüniyetli kabul edilir. Açıklanan bu yasal durum ve ilke çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde davalı, davacının icra takibinde kötüniyetli olduğunu yasal delillerle kanıtlayamamış olup, dosya içeriğinde de kötüniyetin varlığını açıkça ortaya koyacak bir yöne rastlanmamıştır.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE;2-Davalının --------- İcra Müdürlüğünün ---------- Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin 10.721,03 TL asıl alacak yönünden devamına, alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz işletilmesine, fazlaya yönelik talebin hukuki yarar yokluğundan usulden reddine,3-Alacak likit olduğundan kabul edilen asıl alacak miktarının %20'si oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,4-Şartları oluşmadığından davalı lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına,5-Karar harcı 732,35 TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 894,57 TL harcın mahsubu ile arta kalan 162,22 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,6-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvurma harcı, 894,57 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.322,17 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,7-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere gideri ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.932,50 TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 1.003,44 TL sinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,8-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,9-Davanın kabul edilen kısmı için davacı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 10.721,03 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,10-Davanın reddedilen kısmı için davalı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 45.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,11-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca -------- bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre 521,08 TL'nin davalıdan, 3.078,92 TL'nin ise davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,12-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,Dair taraf vekillerine (e- duruşma sistemi üzerinden) , kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ----------- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2026