Anahtar kelimeler: Marmariste Muğla Otel Yıllardır Bankacılık Yazim Gıda Uzun Layihalar Dinlenip

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: MUĞLA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2023
NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ Karar
DAVANIN KONUSU
: Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (Tazminat )
KARAR TARİHİ
: █████/2026
KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026
Muğla 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2023 tarih ████████ Esas ████████ Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket uzun yıllardır Marmaris'te otel işletmeciliği ve gıda alanında ticari faaliyette bulunduğunu, şirkete ait ....adlı işletmede muhasebe bölümünde 10.04.2006 tarihinde göreve başlayan .... (....) isimli çalışan şirket yetkilisi ....'ın imzasını taklit ederek çeşitli bankalardan para çekme talimatı ve kredi kullanma evraklarını düzenleyerek müvekkili şirketi zarara uğrattığını, müvekkili şirketin bu işlemlerin yapıldığı dönemde bankalarda mevduatları ve hazır kredileri bulunduğunu,.... bu mevduatları ve hazır kredileri müvekkili şirket tarafından herhangi bir şekilde sözlü ya da yazılı olarak yetkilendirilmediği halde düzenlemiş olduğu bu para çekme ve kredi kullanma evraklarını düzenleyerek müvekkili şirkete ait hesaplardan kendi uhdesine para aktardığını, davalı bankanın Marmaris Şubesi dava dışı kişi tarafından bu işlemler gerçekleştirilirken müvekkili şirket yetkilisi teyit için haberdar edilmediğini ve yetkiliden onay alınmadığını, bütün bu işlemler yapıldıktan bir süre sonra müvekkili şirket yetkilisi olan ....'ın 27.05.2009 tarihinde ...bank ... Şubesini arayarak kardeşi ve aynı zamanda şirket ortağı olan ....'ın 4.000,00 TL rotatif kredi kullanacağını, daha önceden de 27.000,00 TL kredi borcu olduğunu banka görevlisi....'e söylemesi üzerine ....'in kredi borçlarının 27.000,00 TL değil de 119.000,00 TL olduğunu söylemesi üzerine şubeye gittiğini, bu durumu öğrenen .... şirket yetkilisi ....'ın bankaya gitmesinden önce .....'i aradığını, .... ise bu durumu ....'a bildirerek kredi borcunun 27.000,00 TL değilde 119.000,00 TL olduğunu söylediğini, bunun üzerine bankadaki para çekme ve kredi kullanma evraklarındaki imzaları inceleyen ..... imzaların kendisine ait olmadığını anladığını, davanın kabulüne, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla müvekkilinin davalı bankanın kusuru nedeniyle uğramış olduğu zarar karşılığı olarak şimdilik 10.000,00 TL'nin usulsüz kredi kullanım ve para çekme tarihlerinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline , yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Yazılı ve iddia edilmiş olmakla birlikte müvekkili banka .... Bankası A.Ş.'nin adı davalı kısmı dışında dilekçenin hiçbir kısmında yer almadığı gibi müvekkili banka ile ilgili herhangi bir iddia ve hukuki ilişkiden dahi bahsedilmediğini, müvekkili banka açılan işbu davanın davalısı konumunda gösterilmiş ise de müvekkili banka nezdinde kim tarafından işlem yapıldığı - hangi iddia ve taleplerin yöneltildiği hangi tarihlerdeki hangi para çekme/kredi kullanma işlemlerine ilişkin talepte bulunulduğu - müvekkil banka hakkında hangi sözde zarar nedeniyle husumet yöneltildiği yazılı olmayıp dilekçede tümüyle belirsizliğin hakim olduğunu, müvekkili banka ve çalışanlarının mevzuata aykırı bir işlem ve davranışının olmadığını, dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmeyen tarafın bizzat davacı anonim şirket olduğunu ve şayet uğranılan bir zarar var ise bunun davacı .. Şirketin ağır kusurundan kaynaklandığını, para çekme işlemlerinin talimat ile yapılması nedeniyle bu hususta teamül oluştuğunu, ... şirket olan ve yanında gerekli denetim ve kontrol mekanizmasını sağlama imkanı bulunan kurumsal bir şirketin uzunca dönem yapılan para çekme işlemlerinden şirketin muhasebe-ön büro çalışanı-yazdırılan hesap defterleri v.s. hususlar ile birçok kanaldan hesap hareketlerini kontrol etme imkanı bulunurken işbu para çekme işlemlerinden haberinin olmamasının hayatın ve ticari iş hayatının doğal akışına aykırı olduğunu, para çekme işlemlerine itiraz edilmeyerek işbu işlemlere zımnen muvafakat verildiğini, para çekme işlemleri ile zarar arasında illiyet bağı bulunmadığını, müvekkili bankanın ise herhangi bir kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını, itirazlarının kabulü ile hukuka usul ve yasalara hakkaniyete iyi niyet kurallarına aykırı ve dayanaksız talepler içeren maddi ve hukuki dayanaktan yoksun davanın tüm talepler açısından reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirkette bir dönem muhasebeci olarak çalışan dava dışı ... (...)'in şirket yetkilisi ...'ın imzasının taklit ederek birtakım bankalardan para çekme ve kredi kullanma işlemleri yaptığından bahisle şirketin zarara uğradığı iddiası görülmekte olan davanın açıldığı, .... hakkında özel belgede sahtecilik suçu nedeniyle Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılama yapılarak bir takım sahte imzalı belgelerle işlem yaptığı sabit olduğu, ceza dava dosyası ve davalı banka nezdinde yapılan tüm işlemlere ait belge ve deliller celp edilmiş edilerek davacı tarafın ticari defterleri ve banka kayıtları üzerinde bilirkişi heyet raporu alındığı, █████/2023 tarihli kök raporda davacı şirket yetkilisi ....'ın eli ürünü olan ve olmayan imzalı talimatların irdelendiği, birçok para çekme işlemine dayanak talimat evrakındaki imzaların ....'ın eli ürünü olduğu, birkaç evrakta yer alan imzanın ise kuvvetle muhtemel eli ürünü olduğu ve 17.890,00 TL'lık işlemine ait talimat evrakındaki imzaların ise ....'a ait olmadığının belirtildiği, ancak bu paranın şirket uhdesine geçip geçmediği değerlendirilmediğinden bunun açıklığa kavuşması için ek rapor alındığı, █████/2023 tarihli ek raporda yapılan tüm para çekme işlemlerinin şirket defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının zararının bulunmadığının belirtildiii, her ne kadar dava dışı .... tarafından usulsüz para çekme işlemleri yapılmış ise de bu işlemlere ait kayıtların şirket defterlerine işlendiği, şirketin zararının bulunmadığının tespit edildiği, davacı tarafın herhangi bir zararı bulunmadığından davalı bankanın sorumluluğu bulunmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ
: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verildiği ancak Marmaris İş Mahkemesi'nin ███████ Esas ███████ Karar sayılı dosyasına sunulan 13.09.2022 tarihli bilirkişi raporunda tek düzen hesap planına uygun olmayan kredi kullanım kayıtlarının belirlendiğini, yer alan tespitlere göre bankadan paranın çekildiğini ve kasadan da bankaya para yatırıldığını gösterdiğini, defter kayıtları ve hesaplarda bankadaki bakiye ile şirket kayıtlarındaki bakiyelerin kasa hesabının tutarlı olması gerektiği, ancak şirket kayıtlarında kredi kullanımına ait bilgilerin görünmeyeceğini, banka ekstresinin sonunda bankada bulunan para ile kayıtlarda bulunan paranın tutarlı görüneceğini ancak gerçek durumu yansıtmayacağını, detaylı incelemeyle bunun fark edilebileceğini, ....'in şirkette ön muhasebe elemanı olarak çalıştığını, bilirkişi raporlarında tespit edilen kayıtların .... tarafından yapıldığını, davalı şirket yetkilisin imzası taklit edilerek çekilen paraların fark edilmemesi için ticari defterlere usule aykırı olarak kaydettiğini, bu durumun ancak bir banka görevlisiyle kredi görüşmesi yapılırken anlaşılabildiğini,....'ün savcılık ve mahkemede verdiği ifade ve beyanlarda banka yetkililerinin ibraz edilen talimatlardaki imzaları kontrol etmediklerini, şirkete de telefonla veya başka bir şekilde sormadıklarını beyan ettiğini, şirket yetkilisinin imzasını taşımayan talimatlar ile çekilen paraların tamamının çekenin zimmetinde olduğunu, bu paraların şirket kasasına girmediğini, bankanın talimatta yer alan imzayı kontrol etmemiş olması nedeniyle kusurlu olduğunu, dava dışı çalışan ....'in davalı bankadan toplamda 17.980,00-TL para çektiğinin bilirkişi raporuyla tespit edildiğini, bu paranın şirket kasasına konulmadığını, bankanın görevini yapmış olması halinde şirketin zarara uğramayacağını, Bankacılık Kanunu'nun 30, 75 ve 76. Maddeleri gereğince bankanın sorumluluğunun bulunduğunu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun █████████ Esas █████████ Karar sayılı içtihadında bankanın sorumluluğuna dair davacı lehine değerlendirmeler bulunduğunu, bankanın müşteri işlemlerinin sağlığı için gerekli önlemleri alması gerektiğini, Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin █████████ Esas ██████████ Karar sayılı içtihadında müşteri imzası karşılaştırılmadan yapılan ödemelerden dolayı bankanın sorumluluğuna karar verildiğini, Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin ████████ Esas █████████ Karar sayılı içtihadında banka çalışanının kusurundan dolayı bankanın sorumluluğu bulunduğuna, Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin █████████ Esas █████████ Karar sayılı içtihadına bankanın müşteri imzasını sistemde yer alan imzayla karşılaştırmadan işlem yapmasından sorumlu olduğuna dair karar verildiğini, Bankacılık Kanunu ve mevzuat hükümleri ile Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre davalı bankanın zarardan sorumlu olduğuna, banka personelinin para çekme talimatlarında yer alan imzaları kontrol etmesi gerektiği halde bu hususta görevini yapmaması nedeniyle oluşan zarardan bankanın sorumlu olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE
: Dava, davacının davalı banka nezdindeki hesabından davacı şirket çalışanı tarafından, şirket yetkililerinin bilgisi ve onayı dışında talimat yoluyla para çekilmesi sonucunda uğranıldığı iddia edilen zararın davalı bankadan tazmini istemine ilişkindir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Bilindiği üzere bankalar, özel yasa ile kurulan ve kendilerine alanlarında çeşitli imtiyazlar tanınan, topladıkları mevduatı ve katılım fonlarını sahteciliklere karşı özenle korumak zorunda olan kuruluşlardır. Bankalar sahip oldukları bu vasıfları sebebiyle bankacılık işlemlerinin güvenilen tarafı konumundadırlar. Bu durum, bankaların bir güven kurumu olarak kabul edilmesini ve bankanın sorumluluğunun özel güven sebebiyle ağırlaştırılmasını gerektirir. Bu nedenle bankalar, ağırlaştırılmış sorumluluğun bir gereği olarak objektif özen yükümlülüğü altında bulunmakta olup, buna karşılık hafif kusurlarından dahi sorumludurlar. Bankacılık hizmetleri sözleşmeleri, hukuki nitelikleri itibariyle vekalet benzeri isimsiz sözleşme ya da vekalet sözleşmesi niteliğinde olup, TBK'nın 506/2 maddesi gereği, vekil (banka) üstlendiği hizmetleri, vekalet verenin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle yürütmekle yükümlü olup, bankalar gibi, devletten aldıkları imtiyazla hizmet veren kurumların, ortalama bir vekilin göstermesi gereken özenden, daha yüksek derecede özen göstermesi gerekmekte olup, bankalar hafif kusurlarından dahi sorumludur. Banka, ancak özen borcunu ihlali sayılan kusurlu fiili bulunmadığını ispat ederek sorumluluktan kurtulabilecektir.
Dosya kapsamının incelenmesinde ceza dava dosyası ve yargılama sırasında alınan bilirkişi raporlarına göre davacı şirket adına şirket çalışanı .... tarafından gerçekleştirilen ve üzerlerindeki imzalar davacı şirket yetkilisi ... tarafından atılmamış talimatlar yoluyla 17.890,00-TL para çekildiği ve bu paraların davacı şirkete ait ticari defterlerde kayıt altına alındığı anlaşılmıştır.
Dava konusu edilen para çekme işlemlerinin önemli bir kısmının davacı şirkete ait ticari defterlerde kayıt altına alınmış olduğu sabit olup, davacı tarafça para çekme işlemini gerçekleştiren ....'ün ön muhasebe işlemlerini de yerine getirmesi nedeniyle bu kayıtlara itibar edilemeyeceği ileri sürülmekte ise de davacı şirketin basiretli bir tacir olarak kendi ticari defterlerinde kayıt altına alınmış bir para giriş işleminin gerçek dışı olduğunu davalı bankaya karşı ileri süremeyeceği, davacının para çekme işlemini gerçekleştiren işçisini aynı zamanda şirket kasasına giren paranın kayıt altına alınmasında da görevlendirmesinin şirket içi organizasyonda önemli bir zafiyet olduğu ve şirket çalışanı tarafından gerçekte kasaya girmeyen paranın gerçek dışı olarak şirket kayıtlarına işlenmesinin davalının sorumluluğu sonucu doğuramayacağı, yukarıda da açıklandığı üzere davacı şirketin basiretli bir tacir olarak işçisinin gerçekleştirdiği iş ve işlemlerin kontrolünü sağlamak üzere gerekli denetim mekanizmaları oluşturması gerektiği, bunun yanında davacının dava konusu işlemleri gerçekleştiren işçisi ....'ün davalı banka nezdinde çok sayıda yazılı talimat yoluyla para çekme işlemi gerçekleştirdiğinin sabit olduğu, keza aynı uyuşmazlıkla ilgili farklı bankalara karşı aynı mahiyette tazminat davaları açıldığı ve bu dosyalarda yapılan incelemelerde de talimatlarda yer alan imzaların davacı şirket yetkilisinin imzası ile çıplak gözle ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunun tespit edildiği, 2007 ila 2009 yılları arasında yaklaşık iki yıllık süre içerinde yalnızca davalı banka şubesinden toplam 74 kez para çekme işlemiyle toplam 32.515,00-TL para çekildiği, bu işlemlerden 43 adet talimatta yer alan imzaların davacı şirket yetkilisi ....'ın eli ürünü olmadıkları, bunun dışında kalan talimatlarda yer alan imzaların davacı şirket yetkilisine ait olduğunun tespit edildiği, davacı şirketin basiretli bir tacir gibi hareket etme yükümlülüğü altında olduğu, 2 yıllık süre içerisinde banka hesaplarıyla şirket kasasında oluşan farklılıkların tespit edilememesinde davacı şirketin kusurlu olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde, söz konusu para çekim işlemlerinde davalı banka çalışanlarının talimatlarda yer alan imzaların davacı şirket yetkilisine ait olup olmadığını çıplak gözle inceleyip bu tespitte bulunulmasının beklenemeyeceği, nitekim talimatlarda yer alan imza aidiyetlerinin bilirkişi incelemesi yoluyla tespit edilebildiği nazara alındığında davacı şirketin kendi çalışanının eylemleri nedeniyle uğradığı iddia edilen zararın oluşumunda davalı bankanın özen yükümlülüğünü yerine getirmeyerek kusurlu olduğunun kabulünün mümkün olmadığı, banka çalışanlarının görevlerinin gerektirdiği özen ve dikkati gösterdikleri, kasıt ve ihmal şeklinde kusurlarının bulunmadığı ve davacı şirket ile davalı banka arasında süregelen talimatla para çekilmesi işleminde imza sirkülerindekilerle aynı ya da ayırt edilemeyecek derecede benzer imzayı taşıyan dava konusu talimatları işleme koyması nedeniyle, davalı bankanın sorumlu tutulması ve hafif kusur dahi izafe edilmesi mümkün olmayıp, davacı şirket çalışanının ceza mahkemesi kararıyla sabit olan ağır kusuru, zararın oluşumunda davalı bankanın özen sorumluluğundaki illiyet bağını kesecek ağırlıktadır.(Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 22.03.2022 tarih █████████ Esas █████████ Karar sayılı ilamı). Bu nedenle ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmediğinden davacı istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir.
Bu durumda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 732,00 TL'den peşin alınan 269,85 TL'nin mahsubu ile bakiye 462,15 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!