Anahtar kelimeler: Esaskarar Eskişehir Başkan Rücuen Yazim Katip Alım Üye Hmk Eksiklik

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ
T.C.A N K A R AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ23. H U K U K D A İ R E S İ(İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U NE S A S T A N R E D D İ)ESAS NO
: █████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IBAŞKAN
: ... ...ÜYE
: ... ...ÜYE
: ... ...KATİP
: ... ...İNCELENEN KARARIN
:MAHKEMESİ
: ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2021ESAS-KARAR NUMARASI
: ████████E., ████████K.DAVA
: Rücuen Alacak (Hizmet Alım Sözleşmesi)KARAR TARİHİ
: █████/2026YAZIM TARİHİ
: █████/2026Davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili özetle
: Müvekkili şirketin, Kamu İhale Kurumu tarafından açılan ihale sonucunda davalı şirkete Hizmet Alımı Sözleşmesi kapsamında █████/2015-█████/2015 tarihleri arasında güvenlik hizmeti verdiğini, müvekkil şirket ve davalı şirket ile Güvenlik İş Sendikası arasında Toplu İş Sözleşmesi görüşmelerinin uyuşmazlıkla sonuçlandığını ve Güvenlik İş Sendikasının Yüksek Hakem Kuruluna başvurduğunu, yapılan yargılamalar sonucunda YHKB kararı ile yeni oluşan alacak kalemlerinin en yüksek banka mevduat faiziyle müvekkil şirket ile davalı şirketten tahsiline karar verildiğini, icra tehditi altında müvekkil şirket tarafından dava dışı işçilere toplamda 86.478,45 TL ödeme yapıldığını ileri sürerek davanın kabulü ile, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla dava dışı işçilere ödenmiş olan toplam 84.478,45 TL'nin temerrüt tarihi olan █████/2018 tarihinden (davalı kuruma başvuru tarihi) itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı kurumdan rücuen tahsiline, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalı kuruma tahmiline karar verilmesini istemiştir.Davalı vekili özetle
: Davacı tarafça ödenmek zorunda kalınan meblağların hukuki temelini yönetmelik hükümleri değil, mahkeme kararlarının oluşturduğunu, davacının Yüksek Hakem Kurulunun kararının yerine getirilmemesi üzerine açılan davalar sonucunda hüküm altına alınan meblağların tamamını değil, yarısını (kendi payına düşen miktarın tamamını) ödediğini, ödemiş olduğu meblağlara ilişkin herhangi bir rücu hakkının bulunmadığını ileri sürerek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.İlk derece mahkemesince "... davacının talebinin personel çalıştırmasına dayalı hizmet alımlarında toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan fiyat farkının ödenmesine dair yönetmeliğin 5/1 maddesi gereği ve Yüksek Hakem Kurulu Başkanlığının █████/2016 tarih ████████ esas ███████ karar sayılı toplu iş sözleşmesi nedeniyle dava dışı işçilere ödenen bedelin rücuen tazminatına yönelik olduğu, davaya ilişkin delillerin taraflarca sunulduğu ve ilgili yerlerden getirtildiği ve bu deliller üzerinde bilirkişiler tarafından incelemelerin yapıldığı, öncelikle davacı tarafından ödemelerin yapılıp yapılmadığının tespit edilmesinin gerektiği ve bilirkişi raporunun 4. sayfasında dava dışı işçilere ödeme yapılan icra dairelerinin ve miktarların açık bir şekilde gösterildiği ve davacı vekilinin iddia ettiği gibi toplam 86.478,45 TL ödeme yapıldığı, ödemenin yapıldığının tespitinden sonra bu bedelin rücuen tazminata uygun olup olmadığının değerlendirilmesinin gerektiği, öncelikle davacı şirket adına toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde yetkili sendikanın tespit edilmesi gerektiği ve bu sendikanın Türk Ağır Sanayi ve Hizmet Sektörü Kamu İşverenleri sendikası olduğu ve sendikanın sözleşme konusunda yetkili olduğu, Yüksek Hakem Kurulunun █████/2016 tarihli toplu iş sözleşmesiyle ve bu sözleşmenin █████/2015 tarihinden itibaren yürürlüğe girmesi ve █████/2016 tarihinde sona ermek üzere 1 yıl süreli olarak kararlaştırıldığı, sendikanın yetkisi ve sözleşme süresi de belirlendikten sonra davacı tarafından dava dışı işçilere ödenen bedellerin fiyat farkından kaynaklanıp kaynaklanmadığının tespit edilmesinin gerektiği ve mahkeme kararlarının incelenmesinde alacakların ücret farkı, ikramiye alacağı, bayram harçlığı alacağı, silah tazminatı alacağı ve ulusal bayram genel tatil ücreti alacağı yani fiyat farkı alacağından kaynaklandığı, fiyat farkına ilişkin tespit yapıldıktan sonra davalının bundan sorumlu olup olmadığının tespit edilmesinin gerektiği, bu hususta anayasal bir hak olan toplu iş sözleşmesi ve toplu sözleşme yapma hakkı hukuki kaynağını anayasadan alan ve sosyal taraflara yasa gücünde düzenleme yapma yetkisi veren sosyal bir haktır. Toplu iş sözleşmesinde aksi belirtilmedikçe iş sözleşmeleri toplu iş sözleşmesine aykırı olamaz. İş sözleşmelerinin toplu iş sözleşmesine aykırı hükümlerinin yerini toplu iş sözleşmesindeki hükümler alır. Toplu iş sözleşmesinde iş sözleşmesine aykırı hükümlerin bulunması halinde ise iş sözleşmesinin işçi yararına olan hükümleri geçerlidir. 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununun "fiyat farkı verilebilmesi" başlıklı 8. maddesinin 3. fıkrasında; 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu 62. maddesinin 1. fıkrasının e bendi uyarınca ihale edilen işlerde 4857 sayılı İş Kanununun 2. maddesinde tanımlanan asıl işveren alt işveren ilişkisi çerçevesinde alt işveren tarafından münhasıran bu kanun kapsamına giren kamu kurum ve kuruluşlarına ait işyerlerinde çalıştırılan işçileri kapsayacak olan toplu iş sözleşmeleri; alt işverenin yetkilendirmesi kaydıyla merkezi yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin üyesi bulunduğu kamu işveren sendikalarından birisi tarafından 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu hükümlerine göre yürütülür ve sonuçlandırılır. Toplu iş sözleşmesinin kamu işveren sendikası tarafından bu fıkraya göre sonuçlandırılması halinde, belirlenen ücret ve sosyal haklardan bedel artışı kadar idarece fiyat farkı ödenir." düzenlemesi getirilmiştir. Taraflar arasında imzalanan sözleşmelerde aksine hüküm bulunsa dahi işveren kanundan kaynaklanan (asgari ücret artışı, toplu iş sözleşmeleri gibi) ücret artışlarını işçilere yansıtmak zorundadır. Bu ödeme sorumluluğunu sözleşme hükmünü gerekçe göstererek yükleniciye yükleyemez. 4735 sayılı Kanunun 8. Maddesinin 3. Fıkrasında yazılı usulle toplu iş sözleşmesi yapılması halinde bu toplu iş sözleşmesi uyarınca işçiye ödenen ücretten asıl işveren sorumlu olacaktır. Dosyamıza sunulan bilirkişi raporu ve diğer deliller hep birlikte değerlendirildiğinde davacı tarafından ödenen fiyat farkı ödemelerinin asıl işveren olan davalıdan alınmasının gerektiği görülmekle ve yukarıdaki gerekçelerle davacının davasının kabulü ile; 86.478,45-TL'nin davalıya başvuru tarihi olan █████/2018 tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, ayrıca dava açılmadan önce taraflar dava şartı olan arabuluculuğa başvurmuş, anlaşmazlık sonucu işbu dava açıldığından 7036 sayılı yasa ile değişik 6325 sayılı yasanın 18. maddesi gereğince hukuk uyuşmazlıklarında arabuluculuk kanunu yönetmeliğinin 26. ve 6100 sayılı HMK'nun 297 ve 326 maddeleri uyarınca tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil edilmek üzere adalet bakanlığı bütçesinden ödendiği sarf kararından anlaşıldığından bu ücretin de davalıdan tahsiline..." karar verilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Davacıların davasını dayandırdığı yönetmeliğin işbu davada uygulanma imkanının bulunmadığı, 22.01.2015 tarihli ve 29244 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan yönetmelik hükümlerinin koşullarının oluşmadığı nedenleriyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:Dava, hizmet sözleşmesi kapsamında dava dışı işçilere yapılan ödemelerin rücuen tahsili taleplidir.Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre davalı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-) Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK m. 353/1.b.1 gereğince esastan reddine,2-) Alınması gereken 5.907,34-TL istinaf karar harcından, peşin alınan 1.476,83-TL harcın düşümü ile kalan 4.430,51-TL harcın davalıdan alınıp Hazine'ye gelir kaydına,3-) İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine,4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına,dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 361 gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. █████/2026Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...