Anahtar kelimeler: Değerden Cihetle Vermesinin Edenin Görüşü Adana Neticesinde Suçlar Mala Kasten
6. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI
: █████████ E., █████████ K.
SUÇLAR
: Nitelikli mala zarar verme, Kasten yaralama
HÜKÜM
: Temyiz isteminin reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onama, Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığından cihetle hukuki değerden yoksun Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesi'nin 26.11.2024 günlü ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı “Sanık hakkında kasten yaralama ve mala zarar verme suçları yönünden verilen kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-a maddesi uyarınca temyiz edilebilecek kararlardan olmaması nedeniyle temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 296/1. maddesi uyarınca reddine” ilişkin ek kararı kaldırılarak yapılan incelemede;
I. HUKUKİ SÜREÇ
A.1 İlk Derece
Adana 13. Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 29.09.2022 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında nitelikli mala zarar verme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 151/1, 2-a, 58... . maddeleri uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86/2,3-a, 58... . maddeleri uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
B.1 İstinaf
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesi 27.03.2024 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamı ile; "1- Somut olayda; müşteki ...'ın, sanık ...'ın babası olduğu, 5237 sayılı Kanun'un 167/1-b maddesi gereğince mala zarar verme suçunun üstsoy veya altsoya karşı işlenmesinin şahsi cezasızlık sebebi olarak düzenlendiği, sanık hakkında atılı mala zarar verme suçundan dolayı şahsi cezasızlık hali sebebiyle ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, 2-Mahkemece yapılacak yargılama sonucunda; sanık hakkında mala zarar verme suçundan dolayı ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi halinde; sanığın üzerine atılı 5237 sayılı Kanun'un 86/2, 86/3-a maddelerinde düzenlenen üst soya karşı kasten yaralama suçunun basit yargılama usulü kapsamında kalan suçlardan olması sebebiyle 5237 sayılı Kanun'un 251/1. maddesi uyarınca basit yargılama usulünün uygulanması koşullarının oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayinin de zorunluluk bulunması" gerekçesiyle bozma kararı vermiştir.
A.2 İlk Derece
Adana 13.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 24.09.2024 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli mala zarar verme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 167/1-b ve 5271 sayılı Kanun'un 223/4-b. maddeleri gereğince ceza verilmesine yer olmadığına, kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86/2,3-a, 58... . maddeleri uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
B.2 İstinaf
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesi'nin, 05.11.2024 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
C.1 İstinaf
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesi'nin, 26.11.2024 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ek kararı ile 5271 sayılı Kanun'un 296-1. maddesi uyarınca sanık müdafiinin temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Daha önce Bölge Adliye Mahkemesince dosyada bozma kararı verilmiş olduğundan temyiz yolu açık bırakılmayarak temyiz taleplerinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğuna, sanığın atılı suçları işlediğine dair mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığına, suçların maddi ve manevi unsurlarının gerçekleşmediğine, eksik araştırma ile karar verildiğine, sanığın beraat etmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
5271 sayılı Kanun’un 280/1-e maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Adana 13. Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 29.09.2022 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı dosyasında verilen nitelikli mala zarar verme ve kasten yaralama suçlarından mahkûmiyet hükümlerine yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesi 27.03.2024 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararında belirttiği gerekçe ile hükümlerin bozulmasına karar verildiği, ancak bu bozma kararının 5271 sayılı Kanunu’nun 280/1-e. maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, Bölge Adliye Mahkemesince yapılan uygulama kanuna açıkça aykırılık teşkil ettiği gibi bazı hallerde tarafların temyiz hakkını ortadan kaldırılmasına yol açabilmektedir. Anayasa Mahkemesi bu konuda verdiği bir kararında "İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermesi başvurucu yönünden önemli sonuçlar doğurmaktadır. Nitekim İstinaf Dairesi, 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşma açarak ve tarafları da çağırarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda bir karar vermesi gerekirken dosya üzerinden karar vermiş; başvurucuyu mahkemeye erişim hakkının yanında bölge adliye mahkemesi önünde sözlü yargılanmadan ve bununla bağlantılı diğer usul güvencelerinden yoksun bırakmıştır." değerlendirmeler bulunarak Bölge Adliye Mahkemesinin yasaya aykırı bozma kararının başvurucunun Anayasa'nın 36. Maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkını ihlal ettiğine hükmetmiştir. (Ömer Oral [GK], B. No: ██████████, 9/1/2025, § …). Aynı konuda Yargıtay Ceza Genel Kurulu ise "Bölge adliye mahkemelerinin hükmün bozulmasına karar verebileceği hâller, 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde tahdidi olarak sayılmıştır. Bu düzenlemelere göre istinaf mahkemeleri şu hâllerde hükmün bozulması kararı verebilecektir:
1. İlk derece mahkemesinin kararında 5271 sayılı Kanun'un 289. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (g) ve (h) bentleri hariç diğer bentlerinde belirtilen bir mutlak hukuka aykırılık nedeninin bulunması,
2. Soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmediğinin veya ön ödeme ve uzlaştırma usulünün uygulanmadığının anlaşılması ya da davanın ilk derece mahkemesinde görülmekte olan bir dava ile birlikte yürütülmesinin zorunlu olması. ..........
Açıkça görüldüğü gibi bölge adliye mahkemesinin bozma kararı verebileceği hâller, kati surette davanın esasına ilişkin değil ve fakat yargılamaya dair usul kurallarının ağır ve açık ihlalleri ile hükme müessir usul kurumlarının ihmali suretiyle hüküm kurulması durumlarına münhasırdır. Nitekim Yargıtay kararlarına karşı direnme yetkisi bulunan ilk derece mahkemesinin, bölge adliye mahkemelerinin bozma kararlarına direnememesinin temelinde yatan düşünce de buna dayanmaktadır. Direnme yasağına ilişkin normun, maddi ceza adaletiyle doğrudan bir ilgisinin bulunmadığı, esas itibariyle makul sürede yargılanma hakkı bakımından bir teminat alanı oluşturduğu söylenmelidir.
Hukuki düzenlemeler ve yapılan açıklamalar karşısında, mesele tartışmaya ihtiyaç bırakmayacak açıklıktadır. Buna rağmen uygulama, bölge adliye mahkemelerinin iş yoğunluğu gibi mülahazalarla kanunun kendisine tanımadığı bir yetkiyi kullanarak bozma kararları verilegeldiği bilinen bir gerçektir. Bu uygulamanın, yukarıda yer verilen tespitler yanında, görevli/teminatlı mahkemede yargılanma ve mahkemeye erişim/ kanun yoluna etkin başvuru hakları yönünden ciddi sorunlar taşıdığı da tartışmadan varestedir. 5271 sayılı Kanun'un 286. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin bozma dışında kalan kararları temyiz edilebileceğinden, bölge adliye mahkemesinin Kanun'un açık hükmüne aykırı şekilde verdiği bozma kararının temyiz edilebilmesi de mümkün değildir. Bu nedenle ilk derece mahkemesi hükmünün hukuka aykırılık taşıdığının tespit edilmesi durumunda bölge adliye mahkemesi ceza dairesince ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırarak yeniden hüküm kurulması gerektiği hâlde bozma kararı verilmesi nedeniyle sanığın temyiz hakkının kısıtlanması da söz konusu olabilmektedir." şeklinde değerlendirmelerde bulunarak bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle "hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları" gerektiğine hükmetmiştir (YCGK, T.:30.04.2025, E.: 2024/6-490, K.:████████).
Bu açıklamalar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesi 27.03.2024 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı bozma kararı ile bozma kararı üzerine verilen Adana 13. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 24.09.2024 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hükmün bozulmasına karar verilmesinde, hukuka aykırılık bulunmuştur.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ... müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2 maddesi uyarınca Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
18.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!