Anahtar kelimeler: Tespitte İkisi Gebze Tespite Seviyesinin Sakarya Yapıp İnşaatı Etmediğini Arsa
6. Hukuk Dairesi         ████████ E.  ,  ███████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Gebze 7. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacılar vekili asıl dava dilekçesinde; taraflar arasında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığını, davacıların üç arsa sahibinden ikisi olduğunu, yüklenicinin süresi içerisinde inşaatı yapıp teslim etmediğini, yapılan tespitte inşaat seviyesinin %65,58 olarak hesaplandığını, yüklenicinin tespite itiraz etmediğini, sözleşmeye göre davacı arsa sahiplerine verilecek daire metrekarelerinin azaltıldığını, diğer taraftan diğer arsa sahibi ile yükleniciye düşen dairelerin büyüklüklerinin sözleşmeye aykırı şekilde arttırıldığını belirterek sözleşmenin, yüklenici tarafından yapılan imalatlardan herhangi bir hak talep edilmemesi suretiyle geriye etkili feshine karar verilmesini talep etmiş, 25.11.2020 tarihli ıslah dilekçesi ile sözleşmenin geriye etkili olarak feshini, iş bu talepleri kabul edilmediği takdirde; davalıya verilmesi kararlaştırılan (sözleşmeyi kabul etmemekle birlikte) 16 no.lu bağımsız bölüm yerine davalıya 13 no.lu bağımsız bölümün verilmesini, 16 no.lu bağımsız bölümün davacılardan ...'a verilmesini, sözleşmenin bu şekilde uyarlanmasını, tapu kaydının bu şekilde iptali ve davacı adına tescilini, davanın belirsiz alacak davası olarak görülerek, davacıya teslimi gereken net 81 m² ve 130 m²'lik dairelerin, eksik m²'li ve farklı konumda yapılmış olması nedeni ile oluşan değer düşüklüğü değerlerinin tespiti ile bu miktarın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
2. Davacılar vekili birleşen dava dilekçesinde; yüklenici ile birlikte diğer arsa sahibini de taraf göstererek, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmenin geriye etkili olarak feshini, iş bu talep kabul edilmediği takdirde; davalıya verilmesi kararlaştırılan (sözleşmeyi kabul etmemekle birlikte) 16 no.lu bağımsız bölüm yerine davalıya 13 no.lu bağımsız bölümün verilmesini, 16 no.lu bağımsız bölümün davacılardan ...'a verilmesini, sözleşmenin bu şekilde uyarlanmasını, tapu kaydının bu şekilde iptali ve adlarına tescilini, davanın belirsiz alacak davası olarak görülerek, kendilerine teslimi gereken net 81 m² ve 130 m²'lik dairelerin, eksik m²'li ve farklı konumda yapılmış olması nedeni ile oluşan değer düşüklüğü değerlerinin tespiti ile bu miktarın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmişlerdir.
II. CEVAP
1. Davalı yüklenici şirket vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; sözleşmede teslim için ruhsat tarihinden itibaren 20 ay sürenin belirlendiğini, dava tarihi itibariyle henüz bu sürenin dolmadığını, sözleşme eki krokide yükleniciye düşen dairelerin belirlendiğini, inşaatın nerdeyse %100 tamamlandığını, davacıların vekaletten azlederek iskân alınmasını engellediğini, sözleşmeyi imzalayan diğer arsa sahibi ...’in davada yer almamasının dava şartı yokluğu olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
2. Davalı yüklenici şirket vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde özetle; davanın öncelikle dava şartı, hukuki menfaat yokluğu nedeniyle reddine, aksi halde hakkın kötüye kullanılması niteliğindeki davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
3. Dava dilekçesi davalı ...'a usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, ancak davalı ... kanuni süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin ████████ Esas, ███████ Karar, 19.02.2021 tarihli kararı ile davanın HMK 114/1 d ve 115/2 maddeleri gereği usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin ████████ Esas, ███████ Karar, 19.02.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ████████ Esas, ████████ Karar, 21.10.2021 tarihli kararı ile davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davacının sözleşmenin geriye etkili fesih talebinin esastan reddine, sözleşmenin uyarlanması ve değer düşüklüğü taleplerinin usulden reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. Bölge Adliye Mahkemesinin ████████ Esas, ████████ Karar, 21.10.2021 tarihli kararının süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemiz █████████ Esas, █████████ Karar, 03.11.2022 tarihli kararı ile davacılar vekilinin yargılama sırasında 25.11.2020 tarihinde verdiği ıslah dilekçesi ile davada talep ettiği sözleşmenin geriye etkili olarak feshi istemine terditli talepler eklediği, ıslah dilekçesinde asıl talebinin “sözleşmenin geriye etkili olarak feshi” olduğunu belirttiğine göre, mahkemece öncelikle sözleşmenin geriye etkili feshi isteminin incelenip değerlendirilmesi gerektiği, feshi istenilen sözleşmede davacı arsa sahipleri dışında, ... isimli arsa sahibinin de imzası bulunduğu, sözleşmenin tarafı olan ...’a husumet yöneltilmediğinin anlaşıldığı, dava dışı arsa sahibi ...’ın davaya muvafakatinin alınamadığı, Mahkemece, dava dışı ... davaya muvafakat etmediği takdirde iş bu dava ile birleştirilmek üzere bu kişi hakkında dava açması için davacılara süre verilmesi ve ara kararında da bu hususun belirtilmesi gerekirken davacılara dava dışı paydaşa dava açmaları için süre verilmediğinin anlaşıldığı belirtilerek, kararın bozulmasına karar verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesinin ███████ Esas, ████████ Karar, 22.05.2024 tarihli kararı ile yapılan keşif sonrasında alınan bilirkişi raporunda belirtildiği üzere dava konusu binada tüm inşaat işlerinin anahtar teslimi olarak tamamlandığı, bir kısım dairelerde oturulduğu, aboneliklerin ve bağlantılarının yapılmış olduğu, keşif tarihi itibariyle dahi inşaat seviyesinin %90'ın üzerinde olduğu gözetildiğinde artık geriye etkili fesih talebinin yerinde olmadığı, asıl ve birleşen davadaki sözleşmenin geriye etkili feshi talebinin reddine, asıl davadaki diğer taleplerinin ise geçerli bir ıslah bulunmadığından usulden reddine, birleşen davadaki diğer talepler yönünden ise sadece asıl davadaki talep yönünden mecburi dava arkadaşlığı bulunması nedeniyle taraf teşkilinin sağlanabilmesi amacıyla verilen süre içerisinde açılan dava yoluyla işbu yargılamanın konusu haline getirilemeyeceğinden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
3. İlk Derece Mahkemesinin ███████ Esas, ████████ Karar, 22.05.2024 tarihli kararının süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının isterse dava dilekçesini tamamen ıslah ederek dava konusunu değiştirebileceği, yeni dava konusunun önceki dava konusunun yerine geçeceği ve yine tek bir davanın söz konusu olacağı, dolayısıyla ıslahla, dava konusu olmayan bir istemin dava kapsamına alınmasının mümkün olmadığı, somut olayda, davacının dava dilekçesinde sözleşmenin geriye etkili feshini talep ettiği, ıslah dilekçesinde de bu istemi devam etmekle birlikte, bu talep kabul görmediği takdirde terditli taleplerde bulunduğu, ıslah tam ıslah olmayıp, bu halde dava dilekçesinde yer vermediği diğer talepleri dava konusu haline getirmesinin mümkün olmadığı, mahkemece bu gerekçeye dayalı ıslah değerlendirmesi yapılması gerekirken ıslahın HMK'nın 182. maddesi uyarınca kötü niyetli olduğu hukuki değerlendirmesinin isabetli değil ise de, sonuç değerlendirmesi itibariyle yerinde olup, davanın esasının incelenmesi gerektiği, dava konusu binada tüm inşaat işlerinin anahtar teslimi olarak tamamlanıp, bir kısım dairelerde oturulup, aboneliklerin de bağlantılarının yapılmış olduğu, keşif tarihi itibariyle inşaat seviyesinin %90'ın üzerinde olduğu gözetildiğinde artık geriye etkili fesih talebinin yerinde olmadığı anlaşıldığı belirtilerek, bu taleplerinin reddine, diğer taleplerin ise geçerli bir ıslah bulunmadığından usulden reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde;
a. Islah talebinin reddinin hatalı olduğunu,
b. Dava tarihi itibariyle davalarında haklı olduklarını, aleyhlerine yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, asıl davada arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili feshi, birleşen davada sözleşmenin geriye etkili feshi, kabul edilmemesi halinde sözleşmenin uyarlanması ve tescil ile eksik metrekare ve konum farklılığı nedeniyle ... zararın tazmini istemlerine ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle taraflar arasında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığı, bir kısım arsa sahibi davacılar ... ve ... tarafından asıl davada dava dilekçesinde sadece sözleşmenin geriye etkili feshinin talep edildiği, ardından dosyaya sunulan ıslah dilekçesi ile sözleşmenin geriye etkili feshi istemine, sözleşmenin uyarlanması ve tescil ile değer düşüklüğünden ... zararın giderilmesine yönelik terditli talepler eklendiği, Bölge Adliye Mahkemesi'nin asıl davada davacılar vekilinin ıslah dilekçesi ile sözleşmenin geriye etkili feshi istemine eklediği terditli talepler olan sözleşmenin uyarlanması ve tescil ile değer düşüklüğünden ... zararın giderilmesine yönelik talepleri hakkında ıslah yapılamayacağına ilişkin tespiti ile asıl davada sözleşmenin geriye etkili feshi talebinin reddine ve sözleşmenin uyarlanması ve değer düşüklüğü taleplerinin reddine dair verilen karar ıslah dilekçesi aracılığıyla dava dilekçesinde yer verilmeyen taleplerin terditli şekilde istenmesinin mümkün olmaması karşısında isabetli bulunmakla, asıl dava dosyasına yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Birleşen dosyada ise asıl davada da sözleşmenin geriye etkili feshinin talep edildiği anlaşıldığından, birleşen iş bu dosyada geriye etkili feshin derdestlik nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi yerinde görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
3. Diğer taraftan taraflar arasında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yapılmış olup arsa sahibi davacılar ... ve ... asıl ve birleşen davada sözleşmenin geriye etkili feshini, birleşen davada ayrıca fesih taleplerinin kabul edilmemesi halinde sözleşmenin uyarlanması ve tescil ile kendilerine bırakılan bağımsız bölümlerdeki metrekare eksikliği ile konum farklılığından kaynaklanan değer düşüklüğünün tazminini talep etmişlerdir. Bölge Adliye Mahkemesinin asıl davada davacılar vekilinin ıslah dilekçesi ile sözleşmenin geriye etkili feshi istemine eklediği terditli talepler olan sözleşmenin uyarlanması ve tescil ile değer düşüklüğünden ... zararın giderilmesine yönelik talepleri hakkında ıslah yapılamayacağına ilişkin tespiti az yukarıda açıklandığı üzere yerinde ise de birleşen davada sözleşmenin geriye etkili feshine ilaveten uyarlama ve metrekare eksikliği ile konum farklılığı nedeniyle değer düşüklüğünden kaynaklanan bedelin dava dilekçesi ile istenmesinde yasal olarak bir engel bulunmamaktadır. Mahkemenin bu talepleri de değerlendirerek bir karara bağlaması gerekirken yazılı şekilde karar vermesi yerinde olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. (1) no.lu maddede belirtilen nedenlerle davacılar vekilinin asıl davaya yönelik temyiz itirazlarının reddi ile asıl davaya ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
2. (2) ve (3) no.lu maddelerde belirtilen nedenlerle davacılar vekilinin birleşen davaya yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Asıl dava yönünden fazla yatırılan harcın istek halinde asıl davada davacılara iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!