Anahtar kelimeler: Tatvan Otoyol Bitlis Toplulaştırma Edremit Aleyhlerine Van Köyünde Tarla Geliştirme
Danıştay 4. Daire Başkanlığı         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No
: ██████████
Karar No
: █████████
TEMYİZ EDEN TARAFLAR
: 1- ...
VEKİLİ
: Av. ...
2- ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ
: Av. ...
İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
:
Dava konusu istem
: █████/2015 tarih ve 29459 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, █████████ sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile uygulama alanı ilan edilen Bitlis ili, Tatvan ilçesi, ... köyünde Van Edremit ve Merkez (otoyol) Arazi Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Projesi kapsamında yapılan toplulaştırma işleminin ... ada ... parsel, ... ada ... parsel ve ... ada ... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin kısmının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K: ... sayılı kararda; dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporu bir bütün halinde dikkate alındığında, davacıya ait taşınmazların, Van Merkez ve Edremit Arazi Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Projesi (Otoyol) kapsamında toplulaştırma işlemine dahil edilmesi sonucunda, davacıya verilen taşınmazlar ile önceki taşınmazlar karşılaştırıldığında; ... nolu parsel dışında, davacının yeni taşınmazlarının nitelikleri yönünden konum, verimlilik, büyüklük olarak hak kaybına uğramadığı, katılım ortaklık payının da yasanın ön gördüğü orandan az olduğu, dikkate alındığında dava konusu toplulaştırma işleminde, davacıya tahsis edilen ... nolu parsel dışında, davacının parsellerinin toplulaştırılması yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı, yapılan toplulaştırma işleminin davacıya tahsis edilen ... nolu parsel yönünden incelenmesi sonucunda ise; toplulaştırma işleminden önce davacıya ait olan ... ada ... nolu parselin, toplulaştırma sonrasında bir kısmının ... nolu parsel olarak davacıya tahsis edildiği, yapılan karşılaştırma sonucunda davacıya tahsis edilen ... nolu parselin işlemeli tarıma uygun olmadığı, konum, verimlilik ve büyüklük açısından toplulaştırma öncesi parsel ile eşdeğer olmadığı anlaşıldığından, söz konusu toplulaştırma işleminin ... nolu parselin davacıya tahsisi yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen iptaline, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: Bölge İdare Mahkemesince; davacı tarafın istinaf başvurusu yönünden; aynı konuya ilişkin olarak dava konusu edilen ve istinaf aşamasında bulunan Dairelerinin E:... sayılı dosyasında davalı idareye yapılan ara karar ile; başka hususlar yanında, "Arazi toplulaştırması işlemi kapsamında toplulaştırmaya dahil olan taşınmazlardan yapılan kesintilerin çevre yoluna ayrılıp ayrılmadığı" sorulduğu, idare tarafından verilen cevapta; "... köyünde yapılan toplulaştırma çalışmalarında çevre yoluna vatandaş mülkiyetindeki parsellerin taşınmadığı, ilgili Yönetmelikte davaya konu proje kapsamında ortak tesislere katılım payının yol, kanal ve tahliye gibi proje gereği için ihtiyaç duyulan yerler için kullanılacağı belirtildiğinden, tarla içi yollar için DOP kesintisi uygulandığı, otoyol için Maliye Hazinesine ait taşınmazların kullanıldığı" bilgilerine yer verildiğinin görüldüğü, bu durumda her ne kadar davalı idarenin davaya konu toplulaştırma işlemini Karayolları Genel Müdürlüğü ile toplulaştırma yapılan güzergahta yapılacak otoyol projesinine ilişkin protokolün imzalanması sonrasında yaptığı ve davacı tarafından dava dilekçesinde ve istinaf başvurusunda bu hususun toplulaştırma amacına aykırı olduğunun dile getirildiği görülmekte ise de; davalı idare tarafından yapılan toplulaştırma işlemi ile uyuşmazlığa konu uygulama alanı olarak belirlenen davaya konu tarım arazilerinin otoyol projesi nedeniyle parçalanması ve kullanılamaz hale gelmesinin önlendiği, otoyol alanında kalan arazilerin karşılığında çiftçiye arazi verilmesi suretiyle, çiftçinin tarımsal faaliyetine devam etmesi, toprağın verimli şekilde işletilmesi ve işletilmesinin korunmasının sağlandığı, bu nedenle de Anayasaya ve anılan Kanun'un 1. maddesinin (a) ve (e) bendinde öngörülen amaçlara ve kamu yararına aykırılık bulunmadığı, dolayısıyla mülkiyet hakkına yapılan müdahalenin Kanuna dayalı olarak, meşru ve kamu yararı amacıyla yapıldığı sonucuna varıldığından, dava konusu işlemde bu yönüyle de hukuka aykırılık görülmediği sonucuna varıldığı, davalı idarenin istinaf başvurusu yönünden ise; davalı idare tarafından her ne kadar süresinde savunma dilekçesi verilmediğinden bahisle Mahkemesince davalı idare lehine hukuki yardım karşılığı olan avukatlık ücretine hükmedilmediği görülmekte ise de; Mahkemesince █████/2020 tarihinde taşınmazın mahallinde gerçekleştirilen keşifte davalı idare vekilinin yapılan keşfe katılmak suretiyle davalı idareyi temsil ettiği anlaşılmakla hukukî yardımda bulunduğu açık olan davalı idare lehine Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi gereğince vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davacı tarafın istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçe de eklenmek suretiyle reddine, davalı idarenin istinaf başvurusunun kısmen (dava konusu işlemin iptale ilişkin kısmı yönünden) reddine, kısmen (vekâlet ücretine ilişkin kısmı yönünden) kabulü ile istinaf konusu Mahkeme kararının davalı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesine ilişkin kısmının kaldırılmasına, istinaf yoluna başvuran davalı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI
:Toplulaştırma projesinin amacına aykırı bir saikle yürütüldüğü, kamulaştırma amaçlı toplulaştırma yapıldığı, toplulaştırma işleminde hiçbir şekilde öngörüşme yapılmadığı, gerekli bilgilendirmelerin yapılmadığı, proje aşamasında köy sakinlerinin rızalarının alınmadığı, bilirkişi raporunun gerçeklikten uzak olup, ağır hesap hataları barındırdığı, köyde arazileri yer değiştiren malikler arasında anlaşmazlıklar yaşanmaya başlandığı, toplulaştırma işlemi uygulamasının bölgede yapımına başlanan çevreyolu projesi için yapılması hem idarenin sebep, konu ve maksat unsurlarına aykırı nitelik taşıdığı, hem de arkasında başka amaçların aralandığı ve kuşku ortamına yol açtığı, toplulaştırmanın ruhuna ve amacına aykırı şekilde yapılan işlem neticesinde vatandaşın hukuka olan güveninin sarsıldığı ve Anayasa tarafından korunan mülkiyet hakkının işgal edildiği, yargılama aşamasında davalı kurum tarafından köy sakinlerinin rızalarının alındığına ilişkin imzalarını içeren belgelerin dosyaya sunulduğu, fakat söz konusu imzaların hayali imzalar olduğu, bu hususta Tatvan Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunulduğu, hatta söz konusu imzalarda ismi köy muhtarı olarak geçen E. D.'nin bugüne kadar köy muhtarlığı görevini kesinlikle yapmadığı, bu hususun da Tatvan Cumhuriyet Başsavcılığının ... Esas sayılı dosyasında mevcut olduğu, dava dosyasına davalı tarafça sunulan belgelere bakıldığında da açıkça görüldüğü, yerel Mahkemece bu hususun değerlendirilmediğinin denildiği, bu gerekçenin gerek hukuken ve gerekse vicdanen kabul edilebilecek bir gerekçe olmadığı, söz konusu kararın gerekçesinde yalnızca alınan bilirkişi raporunun dayanak olarak alındığı, davacının mülkiyet hakkına ilişkin hiç bir şahsi değerlendirme yapılmadığı, yine proje aşamasında toplulaştırmanın bölge üzerindeki sosyo-kültürel etkileri geri plânda bırakıldığı, olaylara yalnızca ekonomik açıdan yaklaşıldığı, zira köyde arazileri yer değiştiren malikler arasında anlaşmazlıklar yaşanmaya başlandığı, önlem alınmaması hâlinde çok daha vahim sonuçların doğacağının kuvvetle muhtemel olduğu, yapılan işlemin hukuka aykırı olduğu belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI
: Davanın yasal süreler içerisinde açılmadığı, Arazi Toplulaştırma Kanununa göre DOP kesinti oranının %10 olarak belirlendiği, proje kapsamında yapılan kesintinin davacı iddialarının aksine %4.9 olduğu ve yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI
: Cevap verilmemiştir.
DAVALININ SAVUNMASI
: Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY
:
█████/2015 tarih ve 29459 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, █████████ sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile uygulama alanı ilan edilen Bitlis ili, Tatvan ilçesi, ... köyünde Van Edremit ve Merkez (otoyol) Arazi Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Projesi kapsamında yapılan toplulaştırma işleminin ... ada ... parsel, ... ada ... parsel ve ... ada ... parsel sayılı taşınmazlara İlişkin kısmının iptali istemiyle açılan davada verilen kısmen iptal, kısmen ret kararı taraflarca temyiz edilmiştir.
Arazi toplulaştırması; toprağın verimli şekilde işletilmesini sağlama, ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalanan tarım topraklarının gerektiğinde ve imkanlar ölçüsünde genişletilmesi, tarım arazilerinin parçalanmasının ve küçülmesinin önlemesi amacına yönelik olup, bu amaç çerçevesinde yapılacak uygulamaların ne şekilde olacağı da mevzuatta belirlenmiştir. Buna göre, maliklere mümkün olduğu ölçüde eski arazisine eşdeğer ve tek parselde arazi verilmeye çalışılacak, bu mümkün olmadığı takdirde, verimliliğin artırılması, optimum büyüklüğün sağlanması, işletme bütünlüğünün tesis edilmesi amacıyla, teknik gereklilikler ortaya konularak, kişilere farklı alanlarda taşınmaz tahsisleri yapılabilecektir. Bununla birlikte, idarelerce farklı alanlardan yapılan tahsislerin hukuki ya da teknik gerekliliğinin belirtilmesi gerekmektedir. Hukuki ya da teknik bir gerekçesi olmadan, sadece tahsis edilen taşınmazın aynı verimliliğe sahip olduğu belirtilerek, eski kadastral taşınmazın bulunduğu yerden tahsis yapılmaması, mülkiyetlerin farklı kişilere devrine imkan vereceği gibi kişilerin mülkiyet haklarının göz ardı edilmesine de sebebiyet verecektir.
Tarım Reformu Genel Müdürlüğü tarafından Haziran 2010'da çıkarılan "Arazi Toplulaştırması Teknik Talimatı"nın "Yeni Parsel Planlarının Hazırlanması" başlıklı 19. maddesinde yer alan "Yeni Parselasyon Planlamasında Dikkat Edilecek Hususlar" başlıklı bölümde, maliklere mümkün olduğu ölçüde eski arazisine eşdeğer ve tek parselde arazi verilmeye çalışılması, maliklerin istekleri dikkate alınarak arazisinin yoğun olduğu bölgede veya en büyük parselinin etrafında toplanarak arazi verilmeye çalışılması, umumi yola (asfalt, şose) bitişik olan parsellerin yine imkanlar ölçüsünde aynı yerde verilmesi, her parselin yol ve sudan faydalanacak şekilde planlanması, küçük işletmelere ait parsellerin, yol ve sudan faydalanabilmesi için, gerektiğinde hisselendirilmesi, parsel şeklinin zorunlu durumlar dışında dikdörtgen olmasına ve en/boy oranının 1/3 - 1/7 arasında bulunmasına dikkat edilmesi, toplulaştırma yapılan köyler arasında sınır düzeltmesinin 3083 sayılı Kanunun 14. maddesine göre ve değer eşitliği sağlanarak yapılması, değişiklik yapıldığında köy sınırlarının yol, kanal gibi sabit sınırlara dayandırılmasına çalışılması, ancak zorunlu hallerde parsel sınırının köy sınırı olarak değerlendirilmesi, işletmeyi oluşturan maliklere ait arazinin bir arada değerlendirilebilmesi, maliklerin istekleri halinde tek parselde payları oranında adlarına hisseli olarak tescil edilmesi, parsel yerleştirilmesinde hısım ve hasım ilişkilerine dikkat edilmesi, arazi maliklerinden birden fazla ve komşu köylerde arazisi bulunanların arazilerinin ikamet ettikleri köyün sınırına yakın olacak şekilde planlanmaya çalışılması, blokların düzgün şekilli olmayan kısımlarına büyük parsellerin yerleştirilmeye çalışılması, düşük dereceli arazinin mümkün olduğu ölçüde eski sahiplerine bırakılması veya kendi aralarında toplulaştırılması, verasete iştiraklerden aynı maliklere ait olan arazinin bir işletme olarak değerlendirilmesi, davalı arazinin her birinin ayrı bir işletme olarak değerlendirilmesi, hisse uyuşmazlıkları giderilemeyen parsellerin her birinin ayrı bir işletme olarak değerlendirilerek eski maliklerine aynı hisselerle tescil ettirilmesi, bu araziden malik ve hisse oranları aynı olanların bir arada toplulaştırılabilmesi, Talimatın 9. maddesi kapsamında yer alan tesislerin bulunduğu parsellerin, planlamada öncelikle bulunduğu yerde bırakılmaya çalışılması hususlarına dikkat edilmesi gerektiği kurallarına yer verilmiştir.
Dava konusu olayda, dava konusu edilen arazi toplulaştırması ve tarla içi geliştirme hizmetleri işlemiyle, bahsi geçen protokol doğrultusunda, otoyol projelerinin geçtiği alanlarda yapılacak toplulaştırma projelerine öncelik verilerek toplulaştırma ve otoyol projelerinin birlikte yürütülmesi sonucunda, uyuşmazlığa konu alanların uygulama alanı olarak belirlenmesi ile tarım arazilerinin otoyol projesi nedeniyle parçalanması ve kullanılamaz hale gelmesi önlenerek, otoyol alanında kalan arazilerin karşılığında çiftçiye arazi verilmesi suretiyle, çiftçinin tarımsal faaliyetine devam etmesi, toprağın verimli şekilde işletilmesi ve tarım işletmelerinin korunmasının amaçlandığı anlaşılmaktadır.
Otoyol projesinin yapıldığı alanda aynı zamanda arazi toplulaştırması yapılması ile tarım arazilerinin kullanımının ve ekonomiye katkısının devam ettirilmesi ve çiftçinin kamulaştırma ile topraksız kalmasının önüne geçilmesinin amaçlandığı, ancak bu kapsamda yapılacak arazi toplulaştırmasının Teknik Talimat ve toplulaştırma mevzuatına da uygun gerçekleştirilmesi gerektiği göz ardı edilmemelidir. Dalda köyünde yapılan toplulaştırma projesiyle müstakil parsellerin müstakil, hisseli parsellerin hisseli olarak bırakıldığı, toplulaştırmanın amacına aykırı olarak birleştirmelerin yapılmadığı, bazı parsellerin şekillerinin Teknik Talimata uygun olmadığı, bunun teknik ve fiili zorunluluktan kaynaklanıp kaynaklanmadığının açıklanmadığı, İlk derece mahkemesince yaptırılan keşif sonrasında düzenlenen bilirkişi raporunda ise, sadece dava konusu parsellerin toplulaştırma öncesi ve sonrası bulundukları konum, verimlilik ve m2 birim değerleri açısından bir değerlendirme yapıldığı toplulaştırma mevzuatı ve Teknik Talimatta belirtilen toplulaştırma ilke ve esaslarına uyulup uyulmadığı, toplulaştırma ile amaçlanan hedeflere ulaşılıp ulaşılmadığı yönünde gerekli değerlendirmelerin yapılmadığı görülmektedir.
Bu kapsamda dava konusu toplulaştırma işleminin mevzuata, toplulaştırma ilke ve esaslarına uygun yapılıp yapılmadığının açıklığa kavuşturulabilmesi için bölge üzerindeki sosyo-kültürel etkileri (toplulaştırmaya tabi tutulan arazi malikleri arasında anlaşmazlıklara sebep olup olmayacağı vb.) başta olmak üzere davacı iddiaları da karşılanmak üzere üniversitelerin ilgili bölümlerinden seçilecek bir bilirkişi heyetinin katılımıyla, yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması suretiyle, düzenlenecek rapor değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporu esas alınarak, davanın kısmen iptal, kısmen reddi yolunda verilen karara karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun ek gerekçeyle reddine ilişkin temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesi kararının davacıya ilişkin kısmının bozulması gerektiği görüşü ile onamaya ilişkin Dairemiz kararına katılmıyorum.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!