Anahtar kelimeler: Bozdoğan Ustası Yürütüm Tamir Aşye Santralinde Değişmesine Bakım Alım İşçisi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Bozdoğan 1. Asliye Hukuk (İş) MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... Üretim AŞ'ye bağlı ... Santralinde 2006 yılında alt işveren işçisi olarak işe başladığını, alt işverenler değişmesine rağmen kesintisiz bir şekilde elektrik tamir bakım ustası olarak iş sözleşmesinin feshedildiği 30.04.2017 tarihine kadar çalıştığını, davalı Kurum ile hizmet alım sözleşmesi yapan alt işveren Şirketlerin işin yürütüm ve yönetiminde herhangi bir yetki ve işlevleri bulunmadığını, alt işverenlerin herhangi bir uzmanlıkları ve işyerinde oluşturulmuş iş organizasyonları mevcut olmadığını, davacının işyerinin asıl işi olan tamir ve bakım işlerinde çalıştığını ve işyerinde örgütlü ... İşçileri Sendikasına (... Sendikası) üye olduğunu ancak alt işveren işçisi olarak gösterildiğinden üyesi olduğu toplu iş sözleşmesinden yararlanamadığını iddia ederek alt işverenler ile davalı Kurum arasındaki alt işverenlik ilişkisinin muvazaalı olduğunun tespiti ile fark ücret, ilave tediye, ikramiye, giyim yardımı, yemek yardımı, sosyal yardım, iş güçlüğü tazminatı, bakım tazminatı, hizmet teşvik primi, gıda yardımı, elektrik yardımı, denge ödeneği, fark kıdem tazminatı ile ihbar tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'i ve husumet itirazında bulunduklarını, davacının, müvekkili Kurum ile yapmış olduğu herhangi bir hizmet sözleşmesi olmadığını, davacının davalı bünyesinde çalışmadığını, iş ilişkisinin doğrudan, ihale ile iş ilişkisi kurulmuş olan Şirketler ile davacı işçi arasında kurulduğunu, sözleşmelerde hiçbir şekilde muvazaa ve alt işveren asıl işveren ilişkisinin söz konusu olmadığını, davacıya toplu iş sözleşmesinden ... ve kendisine ödenmeyen hiçbir alacağı olmadığını, düzenlenen tahakkuk bordrosu ile kıdem tazminatı ödemesi yapıldığını, sözleşmelerin nitelik itibarıyla belirli süreli sözleşme olduğundan ihbar tazminatı koşullarının oluşmadığını, puantaj kayıtlarında da belli olduğu üzere yıllık izinlerin kullandırıldığını ayrıca uzun süre yapılan çalışmalarda hiç yıllık izin kullanılmamasının hayatın olağan akışına aykırı olacağını savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı Şirkete bağlı olan Aydın ili ... İlçesi ... üzerine kurulu bulunan ... Santralinde makine tamir bakım ustası olarak çalıştığı, davacının çalıştığı pozisyon itibarıyla bakım ve onarım uzmanı olduğu ve birim sorumlularının emir sevk ve idaresinde çalıştığı, öte yandan işyerinde yapılan incelemelerde dava dışı yüklenici Şirkete ait herhangi bir ekipman ve organizasyonun bulunmadığı, davacının tamamen davalı Şirkete ait ekipman ve malzemeler ile davalı Şirketin çalışanı gibi davalı Şirketin yetkililerinden emir ve talimat aldığı hususları da nazara alındığında davacının işçi temini amacı ile ve daha uygun koşullarla çalıştırılması için yüklenici firmalar bünyesinde sigorta girişlerinin yapıldığı, dolayısı ile davalı Şirket ile dava dışı yüklenici firmalar arasındaki asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaalı olduğu, davacının 4857 sayılı İş Kanunu'nun (4857 sayılı Kanun) 2. maddesi gereği asıl işveren olan davalı işçisi sayılması gerektiği, davalı Şirket ile değişik işverenler arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğu, davacının 15.04.2015 tarihinde ... üyesi olduğu, ... ile davalı Şirket arasında 16.09.2015 tarihinde toplu iş sözleşmesinin imzalandığı, 16. Dönem olan bu Toplu İş Sözleşmesi'nin 01.03.2015-28.02.2017 tarihleri arasında yürürlükte olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde davacının, davalı bünyesinde çalışan işçilerin yararlandığı tüm haklardan yararlanması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesince taraflarca gösterilen delillerin toplanmasında, değerlendirilmesinde usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde;1. Bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını,2. Muvazaa tespitini kabul etmediklerini,3. Yasal düzenlemelere göre asıl işlerin bölünerek hizmet alımı yolu ile yaptırılmasında yasal bir engel bulunmadığını, kaldı ki davacının yaptığı işlerin asıl işin bölünerek verilen işlerden olmadığını, bu itibarla müvekkili Kurum ile dava dışı şirketler arasında imzalanan sözleşmelerin 4857 sayılı Kanun'un 2. maddesine ve Alt İşveren Yönetmeliği'ne uygun olduğunu,4. Davacı işçinin yaptığı işin, yardımcı iş niteliğinde olup asıl iş olan elektrik üretiminin herhangi bir aşamasında faaliyet de göstermediğini, dolayısıyla davacı işçinin davalı Kurumun asıl işçisi sayılamayacağını,5. Dava konusu taleplerin zamanaşımına uğradığını ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, davalı Kurum ile dava dışı alt işverenler arasındaki ilişkinin muvazaalı olup olmadığı ve davacının baştan itibaren davalının işçisi olarak kabul edilip edilmeyeceğine buna göre davacının dava konusu alacaklara hak kazanıp kazanmadığı ve zamanaşımı noktalarında toplanmaktadır.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle temyiz nedenlerine göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeple;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,10.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.