Anahtar kelimeler: Akaryakıt İstasyonunun Yazim Kiralanması Maliki Layihalar Menfi İzmir Dinlenip İstenmiş

DOSYA NO
: █████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: 12.04.2023NUMARASI
: ████████ E. - ████████ K.DAVANIN KONUSU
: Menfi TespitKARAR TARİHİ
: 08.05.2026KARAR YAZIM TARİHİ
: 08.05.2026İzmir 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 12.04.2023 tarih ████████ E. - ████████ K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
: Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı ... arasında, bu davalının maliki olduğu akaryakıt istasyonunun kiralanması hususunda sözleşme düzenlendiğini, kira bedellerinin ödenmesi hususunda 27.03.2016 vade tarihli 9.375,00 TL bedelli ve 25.04.2016 vade tarihli 21.650,00 TL bedeli bonoların davalı ...'a teslim edilmek üzere davalı ...'a teslim edildiğini, akaryakıt istasyonu sahibi ... ile kira sözleşmesinin karşılıklı olarak feshedildiğini, ancak bonoların iade edilmediğini, davalı ...'ın bonoları ....'e ciro ettiğini ve tahsile verildiğini, ...'a 10.03.2016 tarihli ihtarname gönderdiklerini, ancak muhatabın bedelsiz kalan bonoları iade etmediğini, ihtarnameye cevap verilmediğini, ayrıca savcılığa suç duyurusunda bulunduklarını iddia ederek, bonolar nedeniyle davalılara borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.CEVAP
: Davalı ... vekili, davacı ile davalı ... arasında imzalanan kira sözleşmesine istinaden davacının dava konusu bonoları davalı ...’a teslim etmek üzere diğer davalı ...’a verdiğini, müvekkilinin kira sözleşmesinde taraf olmadığını, senedi ciro ile devraldığını, bedelsizlik definin sadece senet lehtarına karşı ileri sürülebileceğini, senedi ciro yoluyla devralan iyiniyetli 3. kişilere karşı ileri sürülemeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ..., kira sözleşmesine konu bonoların kendisine hiçbir zaman teslim edilmediğini, davalılar ... ve ...'ü tanımadığını, bonolarda cirosunun da olmadığını savunarak davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... cevap dilekçesi sunmamıştır.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalı ... arasında 28.01.2016 tarihli kira sözleşmesi imzalandığı, protokol başlıklı belgede yazılı senetlerin davacının kiraladığı dört ayrı yerdeki akaryakıt istasyonlarının kira bedellerine karşılık alındığının ve belgede yazılı kişilere teslim edildiğinin belirtildiği, senetler arasında işbu davaya konu iki adet senedin de bulunduğu, protokolün senet alan sıfatıyla davalı ... ve dava dışı ... ile senet veren sıfatı ile isim ve kaşe bulunmadan imza edildiği; Ankara 4. İcra Müdürlüğü'nün ██████████ E. sayılı dosyasında alacaklı ... tarafından borçlu ... .., ... ve.... Şti. aleyhine dava konusu iki bono hakkında kambiyo takibi başlatıldığı; davalı ...'ın isticvap beyanında kira sözleşmesi altındaki imzanın kendisine ait olduğunu ve cevap dilekçesinde sözleşmeyi kabul ettiği, ancak senetlerin kira sözleşmesi için verildiğini kabul etmediği, bonolarda bu davalının isim ve imzasının bulunmadığı, bu davalı yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği, bonoların lehdarının davalı ... olduğu, bonoların kira sözleşmesi nedeniyle verilmiş olduğu, ancak sözleşmenin uygulanmadığı ve geçersiz olduğu, protokolün üzerinin çizilerek iptal işleminin yapıldığı, bu nedenle davacının bonolar nedeniyle davalı ...'a borçlu olmadığı; davalı ...'ün dava konusu bonoların cirantası olduğu, iyi niyetli 3. kişi olduğu, bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı ... yönünden kabulüne, keşidecisi ... ... Şti., lehdarı ... olan 27.03.2016 vade tarihli 9.375,00 TL bedelli bono ve 25.04.2016 vade tarihli 21.650,00 TL bedelli bono yönünden davacının davalı ...'a borçlu olmadığının tespitine, davalı ... hakkında açılan davanın HMK'nın 114/1-d ve 115/2 maddesi gereği pasif husumet ehliyeti yokluğundan usulden reddine, davalı ... hakkında açılan davanın yönünden davanın esastan reddine; dava konusu senet bedellerinin %20'si oranında kötü niyet tazminatının davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.İSTİNAF NEDENLERİ
: Davacı vekili, tüm davalılar yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin davalı ...’ın maliki bulunduğu akaryakıt istasyonu hakkında kira sözleşmesi imzalandığını, kira bedellerinin ödenmesi amacıyla protokol gereği 27.03.2016 vade tarihli 9.375,00 TL bedelli ve 27.04.2016 vade tarihli 21.650,00 TL bedelli iki adet bono verildiğini, bonoların ...’a teslim edilmek üzere davalı ...’a teslim edildiğini, sonrasında davalı ... ile görüşülerek kira sözleşmesinin karşılıklı olarak feshedildiğini, ancak bonoların iade edilmediğini, bedelsiz kalan bonolar müvekkili şirkete teslim edilmediği gibi davalı ... tarafından davalı ...'e ciro edildiğini, davalı ...’a 10.03.2016 tarihli ihtarname gönderildiğini, ancak bedelsiz kalan bonoların iade edilmediğini, kira sözleşmesinin tarafının ... olduğunu, bonolar üzerindeki ciro sahibinin de ... olduğunu, bu davalılar yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, delil dilekçesinde tanık delililine dayanılmış olduğunu, dosya kapsamında mevcut protokol bulunduğunu, protokolün yazılı delil başlangıcı sayılacağını istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.GEREKÇE
: Dava, bonodan dolayı menfi tespit istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle, davalı lehtar ...'a karşı açılan davanın kabulüne, diğer davalılara karşı açılan davanın reddine karar verilmiştir.Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Menfi tespit davalarında ispat yükü kural olarak davacı alacaklıdadır. Ancak kambiyo senetleri soyut borç ikrarını içeren senetlerdir. Kambiyo senetlerinde soyutluk prensibinin en önemli işlevi ispat açısından kendisini gösterir. Buna göre, bir kambiyo senediyle borç altına giren kimse, borçlu olmadığını iddia ediyor ise bu hususu ispat etmekle yükümlüdür. Bu nedenle ilke olarak kambiyo senedi uyarınca açılan menfi tespit davasında ispat külfeti davacı borçluya düşer.Dava konusu 27.03.2016 vade tarihli 9.375,00 TL bedelli ve 25.04.2016 vade tarihli 21.650,00 TL bedeli bonolarda, keşidecinin davacı şirket, lehtarın davalı ... olduğu, her iki bononun da lehtar ... tarafından davalı ...'e ciro edilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Her ne kadar davacı şirket ile davalı ... arasında akaryakıt istasyonu hakkında kira sözleşmesi düzenlendiği, dava konusu bonoların da davalı ...'a ulaştırılmak üzere keşide edildiği iddia edilmiş ise de, davalı ...'ın dava konusu bonolarda lehtar ya da ciranta olarak yer almadığı anlaşılmakla, ilk derece mahkemesince bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmesi isabetli olmuştur. Yine davacı şirketin, bonolarda son yetkili hamil olan davalı ...'e karşı kira sözleşmesine dayanarak bonolar nedeniyle borçlu olmadığının tespitini istemesi mümkün olmayıp, ilk derece mahkemesince davalı ...'e karşı açılan davanın da reddine karar verilmesi yerindedir. Davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde değildir.Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmektedir.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 732,00 TL'den peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacının yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 08.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.