Anahtar kelimeler: Servisleri Platformu Defalarca Kurumsal Akademi Almadığını Niyetli Yazim Anonim Menfi

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2026
YAZIM TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin, ..... Bilişim Servisleri Anonim Şirketi tarafından müvekkili şirketin aleyhinde Bakırköy .... İcra Dairesi .... Esas dosyası ile .... Akademi Kurumsal Eğitim Platformu Taahhütnamesi sözleşmesi sebebi ile düzenlenen 10 adet fatura ile müvekkilin borcu olduğu iddia ettiğini, davalı taraf kötü niyetli hareket ettiğini, Müvekkilinin davalı şirketten hiçbir şekilde hizmet almadığını, ilgili sözleşmede verilmesi taahhüt edilen hiçbir hizmet yerine getirilmediğini ve müvekkili tarafından ilgili sözleşmenin feshi amacı ile defalarca davalı şirket ile iletişime geçilmesine rağmen davalı şirket tarafından hiçbir şekilde dönüş sağlanmadığını, davalı tarafın icra takibine dayanak olarak sunmuş oldukları faturaların tarihlerinin 6 sene öncesine dayandığını, TTK kapsamında tacir sıfatına haiz gerçek veya tüzel kişinin tacir sıfatı sebebi ile bir alacağını 6 sene bekletmiş olması hayatın olağan akışına ve tacir sıfatının gereklerine aykırı olduğunu, Müvekkilinin, davalı şirkete karşı Bakırköy ...... İcra Dairesi ..... Esas numaralı takibe konu faturalardan dolayı borçlu olmadığının tespiti için işbu menfi tespit davasını açtıklarını, ihtiyati tedbir istemlerinin kabulü ile Bakırköy ..... İcra Dairesi ...... Esas sayılı dosyasının durdurulmasını ve hacizlerin kaldırılmasını talep ettiklerini, ilgili taahhütnamenin, davalı şirket ile müvekkili arasında imzalanmamış olduğu, müvekkili şirket ilgili taahhütnameyi ..... Satış ve Dijital İş Servisleri Anonim Şirketi ile imzalanmış olduğunu, ilgili taahhütnamede davalı şirket yer almamakta olduğu, bu sebeple Bakırköy ..... İcra Dairesi ..... E. Sayılı icra takibi dosyasında davalı şirketin alacaklı sıfatı ile bulunuyor olması dahi takibin iptalini gerektirmekte olduğu, davalı şirketin Bakırköy ..... İcra Dairesi .... E. Sayılı takibe dayanak olarak 10 adet fatura ve faturalara dayalı gecikme faizini konu etmiş olduğu,nu, ilgili Faturaların, toplam 10 adet fatura için toplam 6.000 TL bedel etmekte olduğu, ancak icra takibine konu borcun bu bedelin fahiş miktarda üzerinde olduğu, Müvekkilinin hiçbir borcu bulunmadığı ilgili faturaların toplam bedelinin yaklaşık 5-6 katı bedelde takip başlatılmış olması dahi karşı tarafın kötü niyetli olduğunu göstermekte olduğu, ayrıca ilgili faturaların tarihleri ve vade tarihlerine bakıldığında üstünden 5-6 sene geçmiş olmasına rağmen hiçbir surette faturalara dair müvekkili ile iletişime geçmemiş olduklarını, davalı karşı taraf faturalar ile alakalı faturaların üstünden 3-4 sene geçtikten sonra Kartal ..... Noterliği 07.09.2021 tarih ve ..... Yevmiye numarası ile ihtarname çekmiş ve ihtarnamede ilgili taahhüde dayalı borcun bulunduğu ve ödenmesi gerektiği yazılmış olduğu, akabinde müvekkili şirket tarafından Üsküdar ..... Noterliği 15.09.2021 tarih ve ..... yevmiye numaralı ihtarname ile ilgili faturalara dair hiçbir borcunun olmadığını ihtar etmiş olduklarını, ilgili ihtarların üzerinden 2 sene geçtikten sonra ise davalı tarafın icra takibi başlatmış olduğunu, müvekkili tarafından ilgili taahhüdün iptali için defalarca iletişim kurmaya çalışılsa ve ilgili talep iletilse de hiçbir surette talep karşılanmamış olduğu, müvekkili şirket, davalı şirketten hiçbir hizmet ve ürün satın almamış olduğunu, karşı taraf çekmiş olduğu ihtarda, müvekkili şirketin bir ürün satın aldığı beyan ve iddia edilmiş, ancak müvekkili tarafından davalı şirketten hiçbir ürün satın almamış olduklarını, ayrıca müvekkili şirket tarafından davalı şirketten hiçbir hizmet de alınmamış olduklarını belirterek davacı vekili davanın kabulünü, Bakırköy ..... İcra Dairesi ..... Esas sayılı dosyasının durdurulmasını, müvekkilinin borcunun olmadığının tespitini, davalı şirket aleyhine %20'den aşağı olmamak kaydı ile Kötü Niyet Tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin haksız davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.
CEVAP
: Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır.
ARAŞTIRMA;
1-Bakırköy ..... İcra Dairesinin ..... Esas sayılı icra takip dosyası UYAP aracılığıyla getirtilmiştir.
2-Küçükyalı Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün █████/2025 Tarih ve .... sayılı yazısı ile; davalı tarafın 2017 yılı Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım ve Aralık aylarının ve 2018 yılı Ocak ve Şubat aylarına ait Ba/Bs formları getirtilmiştir.
3-Üsküdar Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün █████/2025 Tarih ve ..... Sayılı yazısı ile; davacı tarafın 2017 yılı Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım ve Aralık aylarının ve 2018 yılı Ocak ve Şubat aylarına ait Ba/Bs formları getirtilmiştir.
4-Bakırköy ..... İcra Dairesi'nin ...... Esas sayılı dosyasına ait kapak hesabı getirtilmiştir.
5-İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün █████/2025 Tarih ve ..... Sayılı yazısı ile; davacı tarafın sicil kaydı getirtilmiştir.
6-Kadıköy Sosyal Güvenlik Merkezi'nin █████/2026 Tarih ve ..... Sayılı yazısı ile; davacı tarafın 2017 ve 2018 yılı çalışan listesi getirtilmiştir.
Mahkememizce SMMM bilirkişisinden rapor aldırılmıştır.
█████/2025 Tarihli Bilirkişi Raporunda;
1-) Davacı yan tarafından 20.06.2025 tarihinde yerinde inceleme talep edilmiş olduğu, ancak, Davacı yan tarafından ticari defterler bulunamadığı belirtilerek Davacı ticari defterlerinin incelemeye sunulmamış olduğu,
2-) Davalı yan 04.06.2025 tarihli beyan dilekçesinde, dosyaya 17.12.2024 tarihinde ibraz ettikleri belgeler ve dava konusu alacağın takip dosyası içeriğindeki faturaların dikkate alınarak bilirkişi raporu tanzim edilmesi taleplerinde bulunmuş oldukları görülmekte olduğu,
3-) Davalı yan tarafından Davacı yana 2017 yılında Toplam Tutarı 4.800 TL olan 8 Adet Fatura ve 2018 yılında Toplam Tutarı 1.200 TL olan 2 Adet Fatura olmak üzere kümülatif tutarı 6.000 TL olan 10 Adet Fatura düzenlemiş oldukları ve işbu faturaların Davacı yan tarafından ödenmemesi nedeniyle İcra takibi yapmış oldukları, İcra Dosyasına sunulmuş işbu Matbu olarak düzenlenmiş Faturalar üzerinde Davacı yana işbu faturaların teslimine ilişkin imza görülmemiş olduğu, işbu Faturaların Davalı yana teslim edilmiş olduğuna dair teslim belgesine dosya içeriğinde rastlanmamış olduğu, Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu,
4-) Davalı yan tarafından İcra Takibinde dayanak olarak gösterilen belgelerden 15.03.2017 tarihli
Davalı şirkete hitaben düzenlenmiş ..... KURUMSAL EĞİTİM PLATFORMU TAAHHÜTNAMESİ’nde davalı yan Kaşesi üzerinde imza olduğu görülmekte olduğu, İşbu Taahütname belgesi üzerinde ..... ismi ve .....@......com.tr mail adresi ve ..... no.lu telefon numarası olduğu görülmekte olduğu, Dosyaya sunulu mevcut belgelerle ..... ’nın davacı yan çalışanı olup olmadığı anlaşılamamış olup, Dosyaya sunulu Vekaletname’den Davacı şirket yetkilisinin ..... olduğu tespit edilmiş olduğu, Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu,
5-) Davalı yan tarafından Davacı yana 07.09.2021 tarihinde Kartal ..... Noterliği ve .... yevmiye numarası ile konusunun “Davacı şirket tarafından .....’e hitaben imzalanmış 15.03.2017 tarihli .... Akademi Kurumsal Eğitim Platformu Taahhütnamesi kapsamında davacı şirkete sunulan ürün sebebiyle davacı tarafa tanzim edilen faturalar kapsamındaki muaccel borcun ödenmesi ve bu borcun ödenmemesi halinde yasal yollara başvurulacağı” olan ihtarname gönderilmiş olduğu,,
Davacı yan tarafından, Davalı yan tarafından gönderilen ihtarnameye cevap niteliğinde, 14.09.2021 tarihinde Üsküdar ..... Noterliği ve ..... yevmiye numarası ile ihtarname gönderilmiş olduğu,
İşbu ihtarnamede davacı taraf ile davalı ..... arasında bahsi geçen 15.03.2017 tarihli .... Kurumsal Eğitim Platformu Taahhütnamesi sözleşmesi düzenlenmemiş olduğunu, şirketin ..... Satış Ve Dijital İş Servisleri A.Ş. ile ..... Kurumsal Eğitim Platformu Taahhütnamesi imzalanmış olduğu ve işbu Taahhütnamede davalı tarafın yer almadığı, ....... Satış Ve Dijital İş Servisleri A.Ş.ile davacı taraf arasında kurulmuş olan ....... Akademi Kurumsal Eğitim Platformu Taahhütnamesi sözleşmesi bitiş tarihi 18.02.2018 olduğu, bu tarihten önce ....... yetkilileri ile görüşülmek istenmiş olduğunu, bununla ilgili talep üzerine dört defa ....... yetkilileri tarafından randevu verilmiş, ancak ....... yetkililerince işbu randevulara katılım sağlanmamış olduğu, söz konusu ve davacı tarafın yer almadığı taahhütname ile taahhüt edilen eğitimin ise taraflarınca alınmamış olduğunu, eğitimin verildiğinin ispatının davalı şirket yükümlülüğünde olduğu, 6.000 TL tutarındaki faturaların ve gecikme faizinin kabulünün mümkün olmadığı ve doğacak hiçbir borcu kabul etmediklerinin davalı şirkete ihtar edilmiş olduğu, ancak ihtarnamelerin tebliğ şerhlerine dosya içeriğinde rastlanmamış olduğu,
6-) Davalı yan tarafından 12.12.2024 tarihinde beyan dilekçesi ekinde Verilen hizmetin eğitim durumlarını gösterir pdf dökümü açıklaması ile aşağıdaki belgenin sunulmuş olduğu, işbu belgede 07 Haziran 2017 tarihinde olduğu anlaşılabilen ve .... @......com.tr mail adresi olan ..... tarafından MS Office Excel 2013 Başlangıç Seviyesi eğitiminin kullanılıyor olduğu, devam ediyor olduğu, Sütunlar ve Satırlar, Kaydetme ve Yazdırma Telefonda İletişimin üstadı olun ve başlarken eğitimlerini tamamlamış olduğu görülmekte olduğu,
7-) Davalı yan tarafından dosyaya sunulan hizmete dair davacı tarafa ait personel bilgilerini gösterir pdf dökümünde, davacı taraf adına kullanıcı olarak tanımlı kişilerin ..... mailinin davacı şirket maili, diğer şahısların maillerinin .....com.tr olduğu görülmekte olduğu, ancak sunulan belgede eğitimi sadece 0..... telefon ile ..... tarafından alınmış olduğu anlaşılmakta olduğu, Kullanıma ilişkin sunulan belgede kullanımın 06.06.2017 ve 07.06.2017 tarihlerinde olduğu anlaşılmakta olduğu, Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu,
8-) Tarafların bağlı oldukları Vergi Daire Müdürlükleri tarafından Sayın Mahkemeye gönderilmiş cevap yazı ekleri olan karşılaştırmalı BA BS Bildirimlerinde tarafların birbirleri ile ilgili BA BS Bildirimi olmadığı, Davalı tarafından Davacı yana düzenlenmiş faturaların aylık bazda BA BS Bildirim alt tutarı olan 5.000 TL altında olduğundan tarafların BA BS Bildirim yükümlülüğü bulunmamakta olduğu,
9-) Davalı yan 01.01.2023 tarihli icra takibinde 6.000,-TL Fatura Alacağına 17.246,85 TL işlemiş Faiz talep etmiş olduğu, Faturaların ödeme vadeleri dikkate alınırsa sözleşmede belirtilen aylık %4 (yıllık %48) faiz oranı üzerinden 6.000 TL için işlemiş faiz 14.848,18 TL olarak hesaplanmış olduğu,
Davalı tarafından alacağın ödenmesi için 07.09.2021 tarihinde ihtar gönderilmiş olduğu görülmekte olduğu, ancak tebliğ şerhi görülmemiş olduğu, davacı yan tarafından davalı tarafından yapılan ihtara cevap olarak 14.09.2021 tarihinde ihtar göndermiş olduğu, bu nedenle temerrüt tarihi 14.09.2021 tarihi olarak dikkate alınarak işlemiş faiz tutarı 3.740,05 TL olarak hesaplanmış olduğu, Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu,
Sonuç ve kanaatine varılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, Bakırköy ...... İcra Dairesinin ..... Esas sayılı icra takip dosyası ve dayanağı faturalardan dolayı davacının davalıya borçlu bulunmadığının saptanması ile davacının kötü niyet tazminatı istemlerine ilişkin menfi tespit davasıdır.
Tarafların üzerinde anlaşamadıkları konuların; davacının icra takibi ve dayanağı faturalardan dolayı davalıya borçlu bulunup bulunmadığı, faturalara konu işlerin davalı tarafından yapılıp yapılmadığı, davalının icra takibi başlatmasında kötü niyetli olup olmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce Bakırköy ..... İcra Dairesinin ...... Esas sayılı icra takip dosyasının celp edilerek incelenmesinde, davalı tarafından davacı aleyhine başlatılan ilamsız icra takibi olduğu, her biri 600,00-TL olan 10 adet fatura bedeli olarak 6.000,00-TL asıl alacak ve 17.246,85-TL işlemiş faiz olmak üzere takip çıkışının 23.246,85-TL olduğu anlaşılmıştır.
Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer. Davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukukî ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukukî ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 190; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m.6). Fakat, menfi tespit davasını açan davacı (borçlu), davalının (alacaklı) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkinin hiç doğmadığını iddia etmeyip, bilakis bu ilişkinin doğduğunu bildirerek başka bir nedenle hukukî ilişkinin geçersiz olduğunu veya son bulduğunu ileri sürmekte ise bu iddiayı ispat yükü TMK’nın 6. maddesi gereğince davacıya düşer. Örneğin; alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer (Kuru-El Kitabı, s.370 ilâ 372).
Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi hükmü uyarınca; Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatlamakla yükümlüdür. Gerek doktrinde, gerek Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere ispat yükü, hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. 6100 sayılı HMK 'nın 190/1 maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Yine aynı Yasanın 200/1 maddesi gereğince eldeki davanın değer ve miktar itibariyle yazılı belgeyle ispat edilmesi gerekmektedir.
İspat yükü üzerine düşen taraf ancak ispata “elverişli” deliller ile iddiasının haklılığını kanıtlayabilir. Kanun koyucu HMK’nın 200. maddesinde belli miktarın üzerindeki uyuşmazlıklar yönünden bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukukî işlemlerin senetle ispatını zorunlu kılmış ve bu miktar dâhilinde kalan bir alacağın takdiri delillerle ispatına imkân vermemiştir. Nitekim aynı hususlara Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28.09.2021 tarihli ve 2017/(19)11-936 E., █████████ K. sayılı kararında da değinilmiştir.
Davacı dava dilekçesinde, davalı şirketten faturalara konu hizmeti almadığını, sözleşmenin feshi için defalarca davalı ile iletişime geçilmesine rağmen geri dönüş olmadığını ileri sürmüştür.
İcra dosyasında bulunan ....... Akademi Kurumsal Eğitim Platformu Taahhütnamesi başlıklı belge incelendiğinde, söz konusu hizmet alım taahhütnamesinde davacı şirketin kaşesinin bulunduğu, eğitim yönetici tablosu kısmında "......" isminin yer aldığı ve e posta adresinin davacı şirketle bağlantılı olduğu anlaşılmıştır. Yine dosya kapsamında, Kartal ...... Noterliğinin █████/2021 tarihli, ..... yevmiye sayılı ihtarnamesinin yer aldığı, davalının takip başlatmadan önce davacıya çektiği söz konusu ihtarname ile toplam 6.000,00-TL olan fatura bedellerinin 7 gün içinde ödenmesini ihtar ettiği anlaşılmıştır.
Davalı vekili delil olarak sunulan hizmete dair davacı şirketin personel bilgilerinin yer aldığı belgeyi dosyaya sunmuştur.
Mahkememizce davalı şirkete ....... şirketi ile bağlantısının olup olmadığı hususunda beyanda bulunmak üzere süre verilmiş, davalı şirket .... Akademi Kurumsal Eğitim Platformunun, ....... ve grup şirketleri çatısı altında yer alan ..... Bilişim Servisleri A.Ş. altında hizmet sunduğunu beyan etmiştir. Ayrıca dosyamız arasına alınan İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtlarından ..... İletişim Hizmetleri A.Ş.'nin davalı şirketin ortağı olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce SGK'ya müzekkere yazılarak davacı şirketin 2017-2018 yılları çalışan listesi istenmiş, incelendiğinde taahhütnamede adı bulunan ....'nın davacı şirket çalışanı olduğu, yine davalının sunduğu listede yer alan bazı kişilerin davacı şirket çalışanı olduğu görülmüştür.
Mahkememizce deliller toplanmış, tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde uyuşmazlık hususunda inceleme yapılarak SMMM bilirkişiden rapor aldırılmasına karar verilmiştir.
Bilirkişi yukarıda özetine yer verilen █████/2025 tarihli raporunu dosyaya sunmuştur.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanun' da ticari defterlerle ispata ilişkin hükümlere yer verilmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi “Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil olması” başlığı altında ticari defterlerle ispata ilişkin hükümler getirmiştir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde; "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-███████ md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükümlerine yer verilmiştir.
Yargıtay uygulamasına göre; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi gereğince; ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delildir. (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin █████/2018 tarih █████████E. █████████K. sayılı ilamı).
Türk Ticaret Kanunu faturayı tanımlamış değildir. Ancak kanun faturanın düzenlenmesi hakkında bazı kurallara yer vermiştir. Fatura tanzim edilmesinin öncelikli koşulu, tacirin ticari işletmesi bağlamında mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olmasıdır. Bu koşul, faturanın nitelik itibarıyla sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belge olmasının da gereğidir. Dolayısıyla taraflar arasında bir sözleşme olmadan gönderilen belge, faturanın şekil şartlarını taşısa bile, gerçek anlamda bir fatura olmayıp, öneri (teklif) niteliğinde bir yazıdır. Şüphesiz, taraflar arasındaki sözleşmenin hukuken geçerli olması gerekir. Bu anlamda batıl bir sözleşmeye dayanılarak gönderilen faturaya süresi içinde itiraz edilmemesi, fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılması sonucunu doğurmaz. Fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılmasına ilişkin karinenin uygulanması temel borç ilişkisi doğuran bir sözleşmenin varlığı halinde söz konusu olabilir. Taraflar arasında sözleşmenin bulunup bulunmadığı hususu çekişmeli ise, ispat yükü kuralları çerçevesinde öncelikle sözleşmenin varlığı ispat edilmelidir. (Özçelik, Volkan; Fatura İçeriğinin Kabul Edilmiş Sayılması, TBB Dergisi 2018 (138), s. 212 vd.).
Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil, ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura, akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir.
Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2).
Mahkememizce taraflara ticari defterlerini ibraz etmek üzere usulüne uygun bildirim yapılmasına rağmen tarafların ticari defter ve belgelerini incelemeye esas olmak üzere mahkemeye ibraz etmediği görülmüştür.
Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, yapılan açıklamalar ve belirtilen yasal düzenlemeler çerçevesinde tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde, davalı şirketin ....... Akademi Kurumsal Eğitim Platformu Taahhütnamesi kapsamında, davacıya düzenlediği 10 adet fatura bedeli ve takip öncesi işlemiş faizin tahsili amacıyla davacı aleyhine davaya konu ilamsız icra takibini başlattığı, davacının ise, davalıdan söz konusu faturalar ve taahhütname kapsamında herhangi bir hizmet almadığını iddia ederek iş bu davayı açtığı anlaşılmaktadır. Yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler çerçevesinde fatura düzenlenmesi tek başına faturaya konu malın teslim edildiğini veya hizmetin verildiğini ispatlamamaktadır. Bu nedenle, davalının söz konusu hizmeti davacıya verdiğini ortaya koyması gerekli olup, dosya kapsamında yer alan taahhütname ve taahhütnamede davacı şirketin kaşesinin ve imza bulunması ve davacı şirket çalışanı olan ...... 'nın isminin yazılı olması, yine davalı şirket tarafından kullanıma ilişkin gönderilen listede davacı şirket çalışanlarının bulunması ve de bunlara karşılık davacı şirketin ticari defterlerini ibraz etmemesi dikkate alındığında, davalı şirketin sözleşme (taahhütname) kapsamında davacı ile aralarındaki ticari ilişkiyi ve hizmet verdiğini ispatladığı sonuç ve kanaatine varılmıştır. Bu nedenle, davalının icra takibindeki 6.000,00-TL asıl alacak talebinin yerinde olduğu anlaşılmakla, davacının asıl alacak yününden menfi tespit istemi kabul edilmemiştir.
Davalının takibe konu ettiği takip öncesi işlemiş faiz talebi yönünden ise, davalı her ne kadar takipte faturaları dikkate alarak 14.848,18-TL işlemiş faiz talebinde bulunmuş ise de, fatura ödeme vadesine göre işlemiş faiz talebinde bulunulamayacağı, işlemiş faiz talep edilebilmesi için TBK'nın 117. maddesi gereğince borçlunun temerrüte düşürülmesi gerektiği, somut olayda, davalının davacıya çektiği ihtarname ile temerrütün █████/2021 tarihinde oluştuğu, buna göre davalının temerrüt tarihinden takip tarihine kadar 3.740,05-TL takip öncesi işlemiş faiz talebinde bulunabileceği anlaşılmakla, davanın kısmen kabulüne, Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı takip dosyasında, davacının, davalıya 13.506,80-TL işlemiş faiz yönünden borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, takibin 6.000,00-TL asıl alacak, 3.740,05-TL işlemiş faiz üzerinden devamına karar vermek gerekmiştir.
Davacının kötü niyet tazminatı talebi yönünden ise, mahkememizce asıl alacak yönünden davanın reddedildiği, sadece takip öncesi işlemiş faiz talebi yönünden davanın kısmen kabulüne karar verildiği, bu kapsamda davalının kötü niyetle takip başlattığı hususunda delil bulunmadığı, kötü niyet tazminatı şartlarının oluşmadığı anlaşılmakla, davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Açıklanan nedenlerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE,
Bakırköy ...... İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı takip dosyasında, davacının, davalıya 13.506,80-TL işlemiş faiz yönünden borçlu olmadığının TESPİTİNE, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, takibin 6.000,00-TL asıl alacak, 3.740,05-TL işlemiş faiz üzerinden DEVAMINA,
Davacının kabul edilen kısım üzerinden davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi talebinin yasal koşulları oluşmadığından REDDİNE,
2-Alınması gereken 922,65-TL harçtan, peşin alınan 427,60-TL peşin harcın indirilmesi ile kalan 495,05-TL eksik harcın, davalıdan alınması ile Hazine'ye gelin kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL peşin harç ve 427,60-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 855,20-TL'nin davalıdan alınması ile davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 7.493,90-TL yargılama giderinin kabul ret oranına göre hesaplanan 4.353,96-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geriye kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,
5-7155 Sayılı Kanun ile değişik 6325 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanunun 18/A maddesinin 14. fıkrası uyarınca arabulucuk ücreti olan 3.600,00-TL'nin kabul ret oranına göre 1.508,40-TL'sinin davacıdan, geriye kalan 2.091,60-TL'sinin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen tutar üzerinden hesaplanan 13.506,80-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca reddedilen tutar üzerinden hesaplanan 9.740,05-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Kullanılmayan avansın kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa geri verilmesine,
Dair, kabulüne karar verilen kısım yönünden istinaf sınırının altında kaldığından kesin olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026
Katip .....
e-imzalıdır
Hakim ....
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!