Anahtar kelimeler: Aşması Onur Şeref Cumhurbaşkanına Sunulduğu Süreç İfadelerin Edenin Görüşü Özgürlüğü
4. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ
:Ceza Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.
SUÇ
: Cumhurbaşkanına hakaret
HÜKÜM
: İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında Cumhurbaşkanına hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen beraat hükmüne yönelik Bölge adliye mahkemesi ceza dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz istemi; davaya konu ifadelerin eleştiri sınırlarını aşması dolayısıyla, ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceği ile katılanın onur, şeref ve saygınlığını hedef alarak atılı suçun unsurlarını oluşturduğuna ve matufiyet unsurunun gerçekleştiğine yöneliktir.
III. GEREKÇE
Davaya konu paylaşımda yer alan ifadelerin anlamı ve gerçekleştirilme amacı birlikte değerlendirildiğinde, anılan sözlerin katılana yönelik olduğunun duraksanmayacak nitelikte olması nedeniyle matufiyet şartının sağlandığı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Büyükçekmece 5. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.01.2026 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY
Sayın çoğunluk ile aramızdaki uyuşmazlık, Cumhurbaşkanına hakaret suçunun oluşup oluşmadığı noktasındadır.
Sanığın sosyal paylaşım sitesinde tartıştığı bir kişiye yönelik olarak yazdığı sözler nedeniyle açılan kamu davası sonucunda İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi sözlerin Cumhurbaşkanına yönelik olarak söylenmediğini, tartıştığı kişiye yönelik olarak söylediğini kabul etmiştir. Sanık da tüm aşamalarda suç konusu yazıyı sosyal medyada tartıştığı kişiye yönelik olarak yazdığını, Cumhurbaşkanını kast etmediğini bildirmiştir.
Dosyanın incelenmesinde sanığın yazdığı sözler bağlam bütünlüğü içinde yine tartışmanın sonucunda yazıldığının anlaşılması karşısında yorumun Cumhurbaşkanına yönelik olmadığı, tartıştığı kişiye yönelik olduğu yönündeki mahkemelerin değerlendirmesinin yerinde olduğu düşüncesindeyim.
Cumhurbaşkanına yönelik olmayan sözlerden dolayı verilen beraat kararı hukuka uygun olmakla kararın onaması yerine bozulması yönündeki sayın çoğunluğun görüşüne karşıyım.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!