Anahtar kelimeler: Müdafiden Zaptının İsteyip Cumhurbaşkanına İstemediği Gerçeğe Sunulduğu Süreç Sorulmadığına Edenin

MAHKEMESİ
:Ceza DairesiSAYISI
: █████████ E., █████████ K.SUÇ
: Cumhurbaşkanına hakaretHÜKÜM
: İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇSanık hakkında Cumhurbaşkanına hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik Bölge adliye mahkemesi ceza dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanığın temyiz istemi, kendisine müdafiden yararlanma ve savunma için süre isteyip istemediği hususlarının sorulmadığına, duruşma zaptının gerçeğe aykırı düzenlendiğine ve davaya konu paylaşım tarihlerinde açık cezaevinde bulunduğuna yöneliktir.III. GEREKÇEYapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dava dosyası içeriğine göre, 5271 sayılı Kanun'un 222. maddesinde düzenlenen "Duruşmanın nasıl yapıldığı, kanunda belirtilen usul ve esaslara uygun olarak yapılıp yapılmadığı, ancak tutanakla ispat olunabilir. Tutanağa karşı yalnız sahtecilik iddiası yöneltilebilir." hükmü uyarınca, 30.09.2021 tarihli duruşma zaptında sanığa müdafi seçme hakkının tanındığı, buna karşın sanığın müdafi talebinde bulunmadığını ve savunma yapmak için süre talep etmediğini beyan ettiği anlaşılmış, 07.01.2018 tarihli araştırma raporunda yer alan tespitler ve 03.02.2020 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı doğrultusunda sanığın atılı suçu işlediğine yönelik Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiş ve bu yöndeki temyiz sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. Ancak;1. Gerekçeli karar başlığında "05.01.2018" olan suç tarihinin "16.01.2018" olarak gösterilmesi,2. Dosya içerisinde bulunan davaya konu paylaşımlara ilişkin ekran görüntülerinin incelenmesinde, anılan paylaşımların herkese açık seçeneği işaretlenmeden gerçekleştirildiğinin anlaşılması karşısında, aleniyet ögesinin oluşmadığı gözetilmeyip 5237 sayılı Kanun'un 299/2. maddesinin uygulanması nedeniyle sanık hakkında fazla ceza tayini hukuka aykırı görülmüştür.IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 44. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,15.01.2026 tarihinde karar verildi.